Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Eren Erdem: Savcı, partimi satmamı istedi

CHP eski milletvekili Eren Erdem, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunma yaptı. Erdem, savcının kendisinden partisi CHP’yi satmasını istediğini söyledi.

Kapatılan Karşı Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni de olan Erdem, “Savcı cezaevinde partimi satmamı istedi ve CHP’yi suçlamam yönünde telkinde bulundu.” dedi. Erdem savcının Partisini Hizmet Hareketi’yle ilişkilendirmeye çalıştığını da belirtti.

SAVCI CHP’YE BİR ŞEYLER BULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR

17-25 Aralık soruşturmalarına ilişkin ses kayıtlarını servis ettiği iddiasıyla yargılandığı davada bugün bir kez daha hakim karşısına çıkan Erdem, “Savcı, CHP’ye bir şeyler bulaştırmaya çalışıyor” dedi. Erdem, dokuz aydır cezaevinde olduğunu hatırlattı ve aleyhinde ifade veren gizli tanık Yusuf’un kim olduğunu sordu.

GİZLİ TANIK YUSUF’U GÖREN TANIYAN YOK

Eren, “Heyetiniz vicdani bir karar verecektir. 65 klasör dosyayı, sıralı 24. Ağır ceza heyeti ne çabuk okudu da beni yeniden tutuklatmaya karar verdi. OHAL KHK’sı ile tutuklandım. Savcı tutuklanmam için tek bir gerekçe koymuş; TUSKON’dan gelen Yusuf adlı kişi ile irtibatlı olduğumu söylemiş. Böyle bir şeyin olmadığı gizli tanık beyanıyla da ortaya çıktı. Yusuf adlı kişi icat edildi. Savcı ısrarla bu kişiyi arıyor. Yusuf’u tanıyan gören yok. Gizli tanık da bilmiyor, görmemiş” ifadelerini kullandı.

GİZLİ TANIK BEYAZ TV’DE YALAN SÖYLÜYOR

Erdem savunmasında şunları dile getirdi: “Gizli tanık, 4 gün Beyaz TV’de yalan söylüyor. Bana çikolata kutusunda belge geldiğini söylüyor. İlk duruşmada bunu yalanlamıştı. AİHM’in, AYM’nin ve Yargıtay’ın kararlarına göre, benim hiçbir suçum yok. Ortada bir eylem yok çünkü. Bir Yusuf uyduruldu; kim bu Yusuf? Yusuf’u bulmanızı istiyorum.”

İDDİANAMEDEKİ HERŞEY ÇÜRÜTÜLDÜ

İddianamede yazan her şeyin tartışıldığını ve hepsinin çürütüldüğünü belirten Erdem, “Üç ayrı savcı değişti bu dosyada. İtiraz edilen 24. Ağır Ceza, Dursun Çiçek’e kumpas kuranlara tahliye veriyor, benim tutuklu kalmamı istiyor. Dursun Çiçek de burada… O da benim yanımda. Her söylediği yalan çıkan bir gizli tanık var. Ben bu dosyadan beraat edeceğim. TUSKON’a gitmediğim ortaya çıktı. Dışarıdan para gelmediği ortaya çıktı. 9 aydır yatıyorum. Bana ceza verecekseniz, “F…”den vermeyin ve sırtıma bu yükü yüklemeyin. Benim iki örgütüm var; biri CHP diğeri BJK’dir” dedi.

PARTİMİ DE NAMUSUMU DA SATMAM

Aydınlık’ın aynı haberden beraat ettiğini ve hâlâ neyle suçlandığını bilmediğini söyleyen Erdem, “Savcı CHP’yi “F…” ile ilişkilendirmeye çalıştı. Benim partimi satmamı istiyorlar. Partimi de namusumu da satmam. Çünkü bir suçum yok. Bana ne ceza verecekseniz verin. Bana nasıl ceza vereceksiniz! Benim sicilime bu kara lekeyi çalmayın.” dedi.

Politika

İktidardan gitmemek için göze alamayacakları hiçbir şey yoktur

Gelecek Partisi’ne geçmiş olsun ziyaretinden bulunan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu düzenlenen ortak basın açıklamasında, gündemi değiştirmek için iktidarın her şeyi yapabileceğini söyledi.

BOLD – Selçuk Özdağ’ın evinin önünde uğradığı saldırı sonrası, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu kurmaylarıyla Gelecek Partisi’ne geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Ziyaretin ardından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Saldırıya ilişkin konuşan Davutoğlu, “Eğer Türkiye’de bir korku atmosferi yaratmak istiyorlarsa bizi korkutamayacaklarını bilsinler. Bu bir Gelecek Parti meselesi değil ülke meselesidir” diye konuştu

HER ŞEYİ YAPABİLİRLER

Bir gazetecinin “Bu sertleşen dilin bilinçli bir tansiyon yükseltme olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: “Tansiyon yükselir mi ya da iktidar gündemi değiştirmek için bu tür yollara tevessül edebilir mi? Edebilir. Her şeyi yapabilirler. Her şeyi. Altını özenle çiziyorum. Her şeyi yapabilirler. İktidardan gitmemek için göze alamayacakları hiçbir şey yoktur.”

Kılıçdaroğlu, Özdağ’a yapılan saldırı konusunda da şu ifadeleri kullandı: “Gayet açık ve gayet net söylüyorum. Eğer başkentte, Ankara’da bir siyasal partinin genel başkan yardımcısına planlı bir şekilde geliniyorsa ellerinde silahlar ve sopalarla, darp ediliyorsa, bu genel başkan yardımcısına hastanede 18 dikiş atılıyorsa kafasına, kan kaybı varsa, failler hala yakalanamıyorsa veya tespit ediliyorsa, bunlar birer adi suçlu muamelesi görüyorsa…konuşan kişiye terörist, elinde sopayla genel başkan yardımcısına darp eden kişi adi suçlu…Böyle bir devlet anlayışı olamaz. Terörist asıl o. Nerede yargılanması lazım? Hangi polisin bakması lazım? Organize suçlar. Gidiyor mu organize suçlara? Gitmiyor. Nereye gidiyor? Adi suçlar. Yok böyle bir şey. Ama ben bütün yurttaşlarıma seslenmek isterim. Biz vatandaşlarımıza şunu demek zorundayız. Önce Allah’a, sonra kendinize güvenin.”

SOĞUKKANLILIĞIMIZI KORUYACAĞIZ

Türkiye’de doğru dürüst siyaset yapan liderlere güvenilmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu: “Bu çerçevede biz yeni yol haritası çizmek zorundayız. Bu yolda yürümek zorundayız. Türkiye’yi bu badireden kurtarmak zorundayız. Bu tür organize işler olur, gündem saptırılmak istenebilir, başka şeyler yapılabilir ama biz soğukkanlılığımızı koruyacağız. Halkın hakemliği kadar değerli bir şey yoktur. Tansiyonu yükseltebilir, gerilimi artırabilirler ama bizi halkın gündeminden koparmak istiyorlarsa o gündemden kopmamaya özen göstereceğiz” dedi.

‘Saldırılarla ilgimiz yok’ diyen Bahçeli 3 gazeteciyi hedef gösterdi

Okumaya devam et

Politika

Vatandaşı yokluktan sokakta donarak ölen Türkiye bakın dışarıya ne kadar hibe gönderdi

Adıyaman Kongresinde konuşan AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye’nin dünyanın farklı coğrafyalarında ihtiyacı olan ülkelere 8,5 milyar dolar hibe gönderdiğini söyledi.

BOLD – AKP Adıyaman İl Kongresi, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın videokonferans yoluyla katılımıyla bugün gerçekleştirildi.

63 MLYAR LİRA HİBE

Kongreye AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli de katıldı. Canikli burada bir konuşma gerçekleştirdi. Erdoğan ile Türkiye’nin yeni bir tarih yazdığını yazdığını söyleyen Canikli: “Türkiye’nin ayağa kalkıp etrafında olan bitene bakma imkanı yoktu. Böyle bir ülkede ekonomi yerlerde sürünüyordu. Bugün en son 2018 yılı rakamları yayımlandığı için söylüyorum, Türkiye olarak dünyanın farklı coğrafyalarında ihtiyacı olan ülkelere 8,5 milyar dolar (63 milyar TL) yardım yaptık” dedi.

TÜRKİYE’NİN 2002 ÖNCESİ BÖLGEDE SÖZ HAKKI YOKTU

2002 öncesinde Türkiye’nin bölgede ciddiye alınan bir ülke olmadığını savunan Canikli konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Türkiye’nin etrafındaki coğrafyada çok büyük olaylar olurdu, Türkiye hiçbir şekilde olaylara müdahale edemezdi, söz hakkı yoktu. Türkiye sadece egemen ülkeler tarafından kendisine verilen talimatları yerine getirmenin ötesinde hiçbir şey yapabilme kabiliyetine sahip olmayan ülke konumundaydı.”

LİSTEYE TÜRKİYE’Yİ DE EKLESEYDİNİZ

Ülkenin, içeride de kardeş kavgasıyla meşgul edildiğini söyleyen Canikli, şunları kaydetti: “Şöyle düşünün, bir tanker petrolü veresiye alamayan bir ülkeden, bugün dünyanın ihtiyacı olan fakir topluluklarına 8,5 milyar dolar hibe yardımı yapan bir Türkiye. İşte aradaki fark bu.”

Canikli’nin sözleri sosyal medyada da gündem oldu. Dün gece Kadıköy’de hayatını kaybeden evsiz vatandaşın cenazesini paylaşan sosyal medya kullanıcıları, “Listeye Türkiye’yi de ekleseydiniz” diyerek tepki gösterdi.

AKP Milletvekili yeryüzündeki tüm felaketlerden İmamoğlu’nu sorumlu tuttu

Okumaya devam et

Politika

AKP Milletvekili yeryüzündeki tüm felaketlerden İmamoğlu’nu sorumlu tuttu

AKP Aydın İl Kongresinde konuşan Aydın Milletvekili Metin Yavuz, dünyada köklü değişimlere neden olan koronavirüs salgını dahil tüm felaketlerden Ekrem İmamoğlu’nu suçladı.

BOLD – AKP Aydın 7. Olağan İl Kongresi bugün, kentteki Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirildi. Kongreye katılan Aydın Milletvekili ve AKP MKYK üyesi Metin Yavuz, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında skandal bir iddiada bulundu.

Son bir yıldır Türkiye’de ve dünyada yaşanan felaketlere değinen Yavuz, isim vermeden bu felaketlerden Ekrem İmamoğlu’nu sorumlu tuttu.

LÜZUMSUZ BİRİ

Kovid-19 salgınıyla birlikte eğitimden ticarete, devletten özel sektöre, sanayiden sağlık hizmetine kadar her şey köklü bir değişim yaşandığını vurgulayan Yavuz konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Geçenlerde lüzumsuz biri çıktı ‘Martın sonu bahardır’ dedi. O günden sonra Türkiye’nin ve dünyanın başına gelmeyen kalmadı. Öylesine sıkıntılı ve zor bir süreç yaşadık ki, daha önce yapılan projeler olmasaydı koca İstanbul susuz kalacaktı.”

KHK’lı öğretmen Mehmet Dersulu cezaevinde darp edildi

Okumaya devam et

Popular