Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Karadeniz fıkrası gerçek oldu, oturduğu eve tadilat yaptırdığı için hapse girecek!

Kendi inşa ettiği ve 'koruma altında olduğunu' bilmediği evinde küçük bir tadilat yapan Karadenizli yaşlı amcanın hayatı kabusa döndü.

Trabzon’da yaşayan 83 yaşındaki Yusuf Gurbetoğlu, yıllar önce Karadeniz mimarisi ile inşa ettiği evine, yaşlılığında rahat etmek için tuvalet ekledi. Evinin, İl Kültür Müdürlüğü tarafından koruma altına alındığını bilmeyen Gurbetoğlu’nun hayatı, tadilatın ardından kabusa döndü. İşte Karadeniz fıkrası gibi olay…

BOLD – Sadece Karadeniz fıkralarında yaşanabilecek bir olay, Trabzon’da gerçek oldu. 1958 yılında, eski Karadeniz tarzında bir ev inşa ettirerek içinde oturmaya başlayan Yusuf Gurbetoğlu’nun hayatı, evinin İl Kültür Müdürlüğü tarafından çok beğenilmesiyle, tam anlamıyla kâbusa döndü.

Yaşlı adam, şimdi kendi inşa ettiği evinde küçük bir tadilat yaptığı için, “tarihi esere zarar vermek” suçlamasıyla hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya. Mahkemeden 1 yıl 8 ay hapis cezası alan Gurbetoğlu’nun infazı ertelendi ancak üst mahkeme kararı bozdu ve yaşlı adamın hapse girmesini istedi.

TORUNU SOSYAL MEDYADAN İSYAN ETTİ

Ancak Türkiye’deki hukuk sisteminde görülebilecek bu traji komik olayda sesini kimseye duyuramayan 83 yaşındaki Yusuf Gurbetoğlu’nun torunu Furkan Gurbetoğlu, şimdi sosyal medya hesabından seslerini duyurmaya çalışıyor.

İşte torun Gurbetoğlu’nun konuyla ilgili bilgiseli…

  • Şimdi sizlere ülkemizde güzel bir şeyler yapmanın dönüp dolaşıp insanın başına nasıl bela olabileceğini gösteren trajikomik bir dava anlatacağım. Anlatmaktan yoruldum artık, ama derli toplu olarak tüm olayı son kez anlatacağım. Dava 83 yaşındaki dedem Yusuf Gurbetoğlu hakkında.
  • Fotoğraftaki, 1958 yılında dedem tarafından inşa edilen ev, 2005 yılında Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kültür varlığı ilan edildi. Daha doğrusu edilmiş, biz biraz geç öğrendik. Harika bir şey. Ev inşa ediyorsunuz, sağolsun devlet koruma altına alıyor.
  • Biraz geç öğrendik dediğim gibi, ve de enteresan bir usulle. Normalde ne beklersiniz eviniz kültür varlığı ilan edilince? Gelirler evinize, tebrik ve takdir ederler. Derler ki bu ev bundan sonra devletin koruma ve gözetiminde. Bir ihtiyacınız olduğu zaman haber verin falan filan.

  • Tabii ki öyle olmadı ama. 2017 yılında savcılıktan dedeme gelen bir davetle evimizin kültür varlığı ilan edildiğini resmen öğrenmiş olduk. Yalnız şöyle ufak bir ayrıntı vardı; ilgili davet tebrik ve takdir içerikli değil, tarihi esere zarar verme soruşturması ile ilgiliydi.
  • Evimizi dedem geleneksel Karadeniz mimarisi ile inşa etmiş vakti zamanında. Malumunuz bu evler ahşap oluyor. Evde çatının damlatmasından dolayı çürüme riski olduğundan çatı kiremitlerini değiştirmemiz gerekti. 2007 yılında çatı kiremitlerini aslına uygun kiremitlerle değiştirdik.
  • 2011 yılında ise tarihi doku ile zerre kadar alakası olmayan, evin inşasından takribi 10-15 sene sonra inşa edilmiş, fotoğraftaki beton tuvalet kısmında dedemin ve babaannemin ilerleyen yaşından dolayı bazı genişletme ve tadilatlar yaptık.
  • Bu iki olay gerekçe gösterilerek dedeme Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalafet suçundan dava açıldı. Başta önemsemedik açıkçası, zira mahkemenin koruma altına alındığından haberimiz dahi olmayan evimizi tadil ettiğimiz için mahkumiyet vereceğine ihtimal vermedik
  • İÜHF’deki hocalarıma danışarak ve çevremdeki avukat abilerin yardımıyla mahkemeye TCK 30/4 ekseninde haksızlık yanılgısını esas alan bir savunma dilekçesi hazırlayarak sunduk. “İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.”
  • Bunun üzerine olay tabiatiyle bilirkişiye gitti. Bilir kişi! Bilirkişi raporunda yapılan değişikliğin tarihi dokuya zarar verdiği belirtilmiş :)) Üstelik uzman bilirkişilerimiz kanuna açıkça AYKIRI şekilde hukuki görüş belirtip hüküm verilmesi gereken TCK maddesini işaret etmiş.

  • Bunun üzerine bilirkişi raporuna itiraz ettik ancak mahkeme itirazımızı değerlendirmeye dahi almadan 1 yıl 8 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geriye bıraktı. Evet dedem, tarihi eser ilan edildiğini bilmediği evinin tadilatını yaptığı için hapis cezasına çarptırıldı.
  • Ancak işin esas rezil kısmına şimdi geldik. Davanın sonunda hakim bey dedeme demiş ki, dayı demiş ben senin suçsuz olduğunu biliyorum da demiş, eğer demiş beraat ettirirsem demiş, karşı taraf üst mahkemeye gider daha çok mağdur olursun demiş, olaya bakar mısınız hakim bu adam.
  • Bilin bakalım daha sonra ne oldu? Kültür Müdürlüğümüzün avukatı hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına itiraz etti. Devletimiz 83 yaşında dedemin illa hapis yatmasını istiyor, neden? Çünkü kendi evine tadilat yaptı. Üstelik tarihi eser ilan edildiğini bilmediği evine.
  • Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi de Kültür Müdürlüğünün avukatını çok haklı buldu ve HAGB kararını bozup davayı dedeme “sen haklısın dayı” diyen hakime geri gönderdi. Bir hafta sonra duruşma var. Bakalım dedem haklı mıymış değil miymiş göreceğiz :))
  • İstanbul Hukukta son sınıf öğrencisi olan bir vatandaş olarak -ki bunu özellikle belirtiyorum- şu an bu olayı medyaya yansıtmaya çalışıyorum. Çünkü medyanın gücüne, yargı sisteminin adaletinden daha çok güveniyorum.

 

Gündem

Göcek’te sessiz sedasız satılan limana orman arazisinden yol izni davalık oldu

Tatil beldesi Göcek’te karayoluyla bağlantısı olmayan  3. derece doğal sit alanında bulunan liman, sessiz sedasız 42 milyon liraya Nur Çetin Taşkent’in Mavi Göcek şirketine satıldı. Satışın ardından şirkete limana orman arazisinden geçiş izni verildi. Tepki çeken geçiş izni sonrası kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle ihaleye itiraz edildi.

BOLD – Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Göcek’te, 3. derece doğal sit alanında bulunan liman ve iskelenin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından sessiz sedasız satıldığı ortaya çıktı. İhale sürecinde Hazine zararı oluştuğu iddiasıyla ÖİB’ye iptal başvurusu yapıldı.

42 MİLYON LİRA BEDELLE SATILDI

Cumhuriyet’in haberine göre, Göcek’te marinaların bulunduğu Seka iskelesi Sümerbank’a aitti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sümerbank’ın özelleştirilmesinin ardından liman ve iskeleyi 2019’da ihaleyle satışa çıkardı. Karayoluyla bağlantısı olmayan iskele ve liman için açılan ihaleyi, 42 milyon lira bedelle Nur Çetin Taşkent kazandı. Liman ve iskelenin yakınında bulunan Dalaman Seka Kâğıt Fabrikası ise 2001 yılında MOPAK Kâğıt Karton şirketine satıldı. Bu satışla birlikte söz konusu liman ve iskelenin hemen arkasında bulunan 20 bin 510 metrekarelik orman sahası da 2031 yılına kadar MOPAK’a tahsis edildi.

GEÇİŞ İZHİ VERİLMESİ TEPKİ ÇEKTİ

Liman ve iskelenin özelleştirilmesinin ardından ortaya bu kez de geçiş krizi çıktı. Karayoluyla bağlantısı olmayan iskele ve limanı alan Taşkent’in sahibi olduğu şirkete, Göcek Orman İşletme Müdürlüğü tarafından MOPAK’a tahsis edilen araziden geçiş izni verildi. Bunun üzerine, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na başvuran MOPAK, “yol izniyle ilgili kendilerine bildirimde bulunulmadığını, kendilerine tahsisli arazinin bir kısmının Taşkent’in sahibi olduğu Mavi Göcek şirketine teslim edildiğini” belirtti. MOPAK’ın başvurusunda “Yola bağlantı kurulmasının kamu yararı ile bir ilgisi olmayıp, konu tamamen ticari faaliyetle ilgilidir” ifadeleri kullanıldı.

GEÇİŞ İZNİ OLSA FİYAT YÜKSELİRDİ

İhale açıldığında liman ve iskelenin karayoluyla bağlantısı olmadığının bilindiğine dikkat çekilen MOPAK’ın dilekçesinde, “İhaleye katılan tüm katılımcılar da parselin yola bağlantısının olmadığını göz önünde bulundurarak fiyat belirlemişler ve teklif sunmuşlardır. Yola bağlantı sağlanabileceği, buna izin verilebileceği ihale öncesi bilinseydi, katılımcıların ihalede daha yüksek fiyat teklifi sunmaları söz konusu olurdu. Verilen yol izni ile taşınmazını şartnamedeki durumu değişmiş ve değeri ihalede belirlenen 42 milyon liranın çok daha üzerine çıkmıştır. Bu durum ihaleye katılan diğer katılımcıların haklarını zedelemiş hem de ülkemizi kaynaklarının daha düşük bedel ile özelleştirilmesi sebebiyle Hazine zararı oluşmuştur” denildi.

 

Yeni videoda Peker’in hedefinde yine Soylu var: Sen benim jokerimdin

Okumaya devam et

Gündem

Bakanlıktan genelge: AVM’ler açılacak restoranlar sadece paket servis yapabilecek

17 günlük tam kapanma yasaklarının ardından İçişleri Bakanlığı, “kademeli normalleşme” genelgesi yayınlandı. 1 Haziran Salı gününe kadar 21:00-05:00, hafta sonları ise cuma gününden pazartesine kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacak. AVM’ler hafta içi açık olacak, restoranlar ise gel al paket servis hizmeti verebilecek.

BOLD – Koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan 17 günlük kısıtlamalar pazartesi sabah 05:00’de son bulacak. İçişleri Bakanlığı, valiliklere “Kademeli Normalleşme Tedbirleri” başlıklı genelgeyle yeni kısıtlamaları duyurdu.

Genelgeye göre, 17 Mayıs Pazartesi saat 05.00’ten 1 Haziran Salı günü saat 05.00’e kadar kademeli normalleşme dönemi tedbirleri uygulanacak. Bu döneminde hafta içi 21.00-05.00, hafta sonları ise cuma 21.00’den pazartesi 05.00’e kadar sokağa çıkma kısıtlaması olacak.

Bu dönemde, 65 yaş ve üzeri kişilerden iki doz Kovid-19 aşısını yaptırmış olanlar ile 18 yaş altındakiler için sokağa çıkma kısıtlaması olmayacak. Kovid-19 aşısı olmayan 65 yaş ve üzeri kişilerin sadece hafta içi 10.00-14.00 arasında sokağa çıkmasına izin verilecek.

65 yaş ve üzeri ile 18 yaş altındakilerin şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanmalarına müsaade edilmeyecek. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayan süre ve günlerde şehirlerarası seyahat serbest olacak.

RESTORANLAR PAKET SERVİS HİZMETİ VERECEK

Restoran ve lokantalar hafta içi 07.00-20.00 arasında gel-al ve paket servis, 20.00-24.00 arasında ise sadece paket servis olarak hizmet verecek. Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebilecek.

TATİLE GİDENE YASAK YOK

Bu dönemde 17 Mayıs-1 Haziran arasında, kahvehane, çay bahçesi, sinema salonu, halı saha, internet kafe, yüzme havuzu ve spor salonları kapalı kalmaya devam edecek. Konaklama tesislerinden yapılan ve ödemesi gerçekleştirilmiş rezervasyonu bulunan kişilerin şehirlerarası seyahat ve sokağa çıkma kısıtlamalarından muaf olacak.

AVM’LER HAFTA İÇİ AÇIK OLACAK

Alışveriş merkezleri hafta içi 10.00-20.00 arasında faaliyet gösterebilecek, hafta sonları kapalı olacak. Pazaryerleri hafta içi günlerde 07.00-19.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. Hafta sonları ise pazaryerlerinin kurulmasına izin verilmeyecek.

DÜĞÜN VE NİŞAN YASAĞI SÜRECEK

Kamu kurum ve kuruluşlarında esnek çalışma usulleri uygulanmaya devam edilecek, mesai saatleri 10.00-16.00 olarak uygulanacak. Evlendirme işlemleri yapılabilecek ancak nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler ile nişan ve kına gibi etkinlikler düzenlenemeyecek. Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi ve çocukevleri gibi yerlerdeki ziyaretçi kısıtlaması 1 Haziran’a kadar sürecek.

HAFTA SONU MARKETLERDE ÜRÜN KISITLAMASI

Zincir ve süper marketler dahil olmak üzere marketlerde elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, alkol, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye vb. ürünlerin satışına tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan hafta sonlarında izin verilmeyecek.

OKULLARIN DURUMUN MEB DUYURACAK

Halihazırda faaliyetlerine devam etmekte olan kreşlerle birlikte kademeli normalleşme döneminde anaokulları da faaliyetlerine devam edecek. Diğer tüm okul ve sınıf seviyeleri için Milli Eğitim Bakanlığı’nın duyurulduğu şekilde uygulama sürdürülecek.

Tam kapanmada AKP’liler “lebalep” bayram ziyareti yaptı

Okumaya devam et

Gündem

Yeni videoda Peker’in hedefinde yine Soylu var: Sen benim jokerimdin

Beşinci videosunu yayınlayan suç örgütü lideri Sedat Peker’in hedefinde yine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu var. Peker Soylu için “Sen benim dönüş biletimdin, her hafta canını yakacağım. Sen benim bütün bahislerimi üzerinde oynadığım jokerdin” dedi.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, ifşalarda bulunduğu yeni videosunu yayınladı. “Her günahın bir intikam meleği olur” başlığıyla yayınladığı videoda Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik sert eleştirilerine devam etti. Peker’in Soylu için “Sen benim dönüş biletimdin” demesi dikkat çekti.

EVİNİN BASILMASINDA AĞAR DETAYI

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, YouTube üzerinden beşinci videoyu yayınladı. Peker, daha önce videolarda dile getirdiği iddialarını bir savcının en fazla bir hafta içinde doğrulama imkanı olduğunu söyledi. Peker, Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu ile ilgili iddiaların bir savcının kişinin kısa sürede doğrulama imkanına sahip olduğunu belirtti. Peker, eşi ve çocuklarına silah doğrultan kişinin Mehmet Ağar’ın özel kalem müdürlüğünden emekli olan kişinin çalışma arkadaşı olduğunu iddia etti.

SAVCILIKLAR AĞAR VE SOYLU’NUN ADAMLARIYLA DOLDURULDU

Peker, 15 Temmuz sonrasında KHK ile ihraç edilen savcıların yerlerine Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu kontenjanından sokulan avukatların olduğuna işaret ederek, “Avukatlıktan savcılığa geçenlerin örgütlü suçlara yönlendirilmeleri kafa karıştırıcı” dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine “Kaçma fare gibi adalete sığın” dediğine ifade eden Peker, “Senin tayin ettirdiğin savcıya, hakime değil mi? Senin bakan olduğun içişleri bakanlığına geleyim değil mi temiz Sülü. Çok eğleneceğiz. Akıl dışı şeyler yaşadık” dedi.

SOYLU’YA O AKLI VERENİ BİLİYORUM

Süleyman Soylu’yu hedef almaya devam edene Soylu, “Bizim temiz sülü, tertemiz sülü, aslan sülü, kaplan sülü yardırmış böyle. Açıklama yapmış ama nasıl bir açıklama, insanın akıl sağlığını bozacak. Ama ona o aklı vereni biliyorum, tahmin ediyorum” dedi. Meclis’te konunun gündeme geleceğini hatırlatan Peker, “Yav pazartesi günü Meclis açılıyor. Sen oradaki insanların eline bu sermayeyi verdin, sana ne diyecekler? Temiz Sülüman, Semiz sülüman. Yazık ya, vallahi yazık. Hile için ayırdığın beynini devlet için ayırsaydın belki de kaç tane insanın intihar etmesine engel olacak başarıyı gösterirdin” dedi.

SEN BENİM BAHİSLERİMİ ÜZERİNE OYNADIĞIM JOKERDİN

Süleyman Soylu’nun beklentilerini boşa çıkardığını ifade eden Peker, “Şimdi diyor ya kanıtlasınlar idam edecem. Bak büyük konuşma. Yavaş yavaş, parça parça yapacağım. Her hafta canını bir kere yakacağım. Öyle ya sen benim dönüş biletimdin, sen benim bütün bahislerimi üzerine oynadığım jokerdin. Bizi yaktın sülü. Görüşeceğiz ama” diye konuştu.

DANIŞMANIN 1 MİLYON 600 BİN LİRALIK ARABAYA BİNİYOR

Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı olduğunu iddia ettiği Ali Faik Hocaoğlu’nun lüks aracı ve Trabzon’da yaptırdığı milyonluk evi de anlattı. Peker, “Bizim bu arkadaşımızın Ali Faik Hocaoğlu diye bir danışmanı var. Bu arkadaş 1 milyon 600 bin liralık arabaya biniyor. Danışman maaşları kaç lira? Benim bildiğim 10 bin lira bile yok. Trabzon’da 5 milyona ev yaptırıyor. Eee Danışmanın böyle zengin…” dedi.

SADIK SOYLU, ÇEVRE BAKANLIĞINI GÜNDE KÇA KERE ARIYOR

Süleyman Soylu’nun akrabası olduğunu iddia ettiği Sadık Soylu’nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığından çıkmadığını söyleyen Sedat Peker, “Bir de bunun bir akrabası var Sadık Soylu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan hiç çıkmaz. Ama hiç. Bu adamın orda bir bürokratlık görevi yok. Hani delil soruyorlar ya, Sadık Soylu’nun telefonundan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki bürokratlar günde kaç kere aranıyor bakın kardeşim. Ondan büyük delil mi olur ya? Orada bir görevi yok, nasıl oluyor da orada imar geliştirmelerin hepsi onun elinden geçiyor?” ifadelerini kullandı.

5 TON KOKAİN NEDEN ARAŞTIRLMADI?

Kolombiya’da yakalanan ancak Türkiye’de gündeme gelmeyen 5 tonluk kokoine de değinen Peker, “Kolombiya’da yüklenen kokainin açık kaynaklardan bile İzmir limanında bir kimya şirketine geldiği ortada iken Kolombiya Milli Savunma Bakanı, organize suçlar daire başkanı ve diğer yetkililer basın önünde açıklamışken bu ihbar kabul edilerek, Kolombiya şirketinden yazı gelmese bile bu şirketle ilgili çalışma yapılmış mı?” diye sordu.

SURİYE SİLAHLARINI DA KONUŞACAĞIZ NELER NELER ALAN VAR

Suriye’ye giden silahlarla ilgili de konuşacağını söyleyen Peker, şunları söyledi: “Biz o ülkenin ağacına aşığız. O ülkenin bir ağacını kesecek olanın canını çıkarırız. Halkın gözünde bizi düşürmek istedikleri duruma bak. Zengin ülke. Siz beni ne duruma düşürdünüz. Suriye silahlarını da konuşacağız. İş neden böyle oldu diye soruyorsunuz ya kardeşlerim. Suriye’de büyük sorun ama namussuzların dediği gibi değil. Orada para almışım. Siz namussuzsunuz, kansızsınız. Bunu diyen kahpedir. Ama alanlar var. Hem de neler neler alan var. Hepsini konuşacağız.”

 

 

İstanbullu köprüde dev Beşiktaş bayrağı yerine “128 milyar dolar nerede?” pankartı gördü

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0