Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Kamu bankaları “iktidar lehine” kredi dağıtıyor

Yurt dışında çalışan iki Türk uzmanın yaptığı bir araştırma, AKP hükümetinin yerel seçimler öncesi kamu bankalarının kredi imkânlarını, kendi iktidarı lehine kullandırttığını ortaya koydu.

Yurt dışında çalışan iki Türk uzmanın yaptığı bir araştırma, AKP hükümetinin yerel seçimler öncesi kamu bankalarının kredi imkânlarını, kendi iktidarı lehine kullandırttığını ortaya koydu. Son üç yerel seçimde AKP’li belediyelerin olduğu illerin kredileri artarken, muhalefetin yönettiği illerde krediler azalmış.

BOLD – Türkiye ekonomisinin 2018’in son çeyreğiyle beraber yavaşlaması ve enflasyonun yüksek seyretmesi, bankaların birçok alanda sağladığı kredi teşvik paketlerinden belediyelerin kurduğu tanzim satış noktalarına kadar farklı alanlarda önlemlerin alınmasına yol açtı.

Konut sektöründe kredilerin uygun koşullarda sağlanmasının yanı sıra kamu bankalarının kredi kartı borçlularına piyasa koşullarına göre daha düşük oranlarda kredi sağladığı kampanyalar, hükümetin bir seçim hamlesi olarak değerlendiriliyor.

KAMUNUN BÜTÜN İMKANLARI SEFERBER EDİLDİ

Hatta kimi ekonomistler ve analistler atılan bu adımları hükümetin elindeki kamu kaynaklarını kendi lehine kullanması olarak değerlendiriyor. Zira hükümet seçim öncesi, ekonomide yaşanan krizin halka daha az yansıması için bütün kamu kaynaklarını seferber etmiş durumda.

Bu yüzden 31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken hükümetin devlet bankaları aracılığıyla kamu kaynaklarını rakiplerinin dezavantajına olacak şekilde değerlendirdiği eleştirileri yapılıyor.

KRİTİK SEÇİM BÖLGELERİNDE KREDİ DAĞILIMI

Son zamanlarda yayımlanan bir araştırma ise devlet bankalarının önceki yerel seçimlerde iktidar tarafından nasıl kullanıldığını inceliyor.

Bu araştırma, düzenlenen son üç yerel seçimde devlet bankalarının kritik seçim bölgelerinde özellikle ticari kredileri iktidarın lehine olacak şekilde dağıttığını öne sürüyor.

BBC Türkçe’den Özge Özdemir’in haberine göre, İngiltere’nin önde gelen üniversitelerinden London School of Economics’ten (LSE) araştırma görevlisi ve ekonomist Dr. Orkun Saka ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) baş ekonomistlerinden Çağatay Bircan, bu alanda önemli bir araştırmaya imza attı.

İKTİDAR PARTİSİNİN OLDUĞU İLDE KREDİ MUSLUKLARI AÇILIYOR

İki ekonomistin bu araştırmasına göre kamu bankaları, yerel seçimler öncesinde rekabetin yüksek olduğu seçim bölgelerinde iktidar partisinden belediye başkanının olduğu şehirlerde kredi musluklarını açarken, tam tersi muhalefetten bir belediye başkanının olduğu kritik şehirlerde kredi musluklarını kısıyor.

Araştırma aynı zamanda bu durumun ve yerel bölgelerdeki ekonomik göstergelerin seçim sonuçları üzerinde etkili olduğunu ortaya koyuyor.

ÜÇ YEREL SEÇİMDEKİ KREDİ DAĞILIMI İNCELENDİ

Araştırma kapsamında 2003 yılından 2017 yılına kadar geçen süre içinde çeyreklik bazda, devlet bankaları ve özel bankaların verdiği tüketici krediler ile ticari krediler incelenmekte.

Böylece 2004, 2009 ve 2014 yıllarında düzenlenen yerel seçimler araştırmanın kapsamında.

Makalede, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) detaylı veri edinilmesini sağlayan veritabanı FinTürk’ten, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan ve yerel seçim sonuçlarından edinilen veriler kullanılmış.

Araştırmanın sonuçlarına göre devlet bankaları, rekabetin güçlü olduğu seçim bölgelerinde eğer iktidar partisi AKP’den bir belediye başkanı yönetimdeyse daha fazla ticari kredi sağlıyor. Tam tersine eğer yönetimde bir başka partinin belediye başkanı varsa daha az ticari kredi verildiği görülüyor.

Bu durumun, yerel seçim tarihlerinin içinde bulunduğu çeyrek ya da bir önceki çeyrekte yükseliş gösterdiği belirtiliyor; bunun ‘iktidar partisinin yeniden seçilme olasılığını artırmak için kamu kaynaklarını kendi lehine kullanması stratejisi’ olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor.

Kamu bankalarının sağladığı kredi miktarı sadece rekabetin yüksek olduğu seçim bölgelerinde bu genel eğilimden farklı bir şekilde seyrediyor.

KREDİLERLE İŞSİZLİĞİ DÜŞÜRÜP İKTİDARA AVANTAJ SAĞLIYORLAR

Araştırmanın öne çıkan bir diğer sonucu ise kamu bankalarının iktidar lehine gerçekleştirdiği kredi dağıtımının seçim sonuçlarına da yansıdığı yönünde.

Özellikle imalat sektöründeki istihdam ve işsizlik rakamlarının bu durumdan etkilendiği belirtiliyor.

İktidar yanlısı belediye başkanlarının olduğu bölgelerde dağıtılan krediler sayesinde istihdam artışı yaşandığı ve bunun seçim sonuçlarına yansıdığı aktarılıyor.

Ancak muhalefet yanlısı belediye başkanlarının yönetimde olduğu yerlerde ise istihdamda ve şirket satışlarında azalış olduğu aktarılıyor.

EKONOMİK DURUM BELEDİYE SEÇİMLERİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Yayımlanan makaleye göre seçmenler, yerel ekonomide görülen dalgalanmaları görevdeki belediye başkanına bağlama eğiliminde.

“Bulgularımız, seçimler öncesinde ticari kredilerin stratejik dağılımıyla siyasetçilerin dolaylı olarak istihdamın yaratılmasını ve yatırımın artırılmasını hedefleyerek kendi belediye başkan adaylarının seçilme şanslarını artırmaya çalıştığını gösteriyor” diyen araştırmada, yerel ekonominin de bu kredi dağılımından etkilendiği belirtiliyor.

BBC Türçe’nin sorularını yanıtlayan araştırmanın yazarlarından Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) baş ekonomistlerinden Çağatay Bircan, ekonominin yerel seçimlere etkisini şu şekilde özetliyor:

SEÇMENLER YERELDEKİ İSTİHDAMA BAKIYOR

“Araştırmamızda seçmenlerin Türkiye ekonomisindeki gidişata nasıl cevap verdiğine yönelik olarak iki şey söyleyebiliyoruz. Birincisi yerel istihdamın özellikle de imalat sektörü istihdamının büyük bir önemi var. Seçmenlerin davranışı gayrisafi yurt içi hasıladan (GSYİH) daha çok yerel imalat ishtidamına göre değişiyor.

İkinci olarak seçmenler yerel seçimlerden hemen bir önceki dönemde ne olduğuna dikkat ediyor. Son iki yılda imalat sektöründe görülen istihdam artışından ziyade, yerel seçimlerden önceki bir yıl içinde görülen imalat sektöründeki istihdam artışı, görevdeki belediye başkanının performansıyla çok daha fazla ilişkilendiriliyor.”

BANKA KREDİLERİNİN ÜÇTE BİRİ DEVLET BANKALARINDAN

Türkiye’de mevduat bankası işlevi gören üç devlet bankası var: Ziraat Bankası, Halk Bankasıve Vakıfbank.

Araştırmanın diğer yazarı olan London School of Economics’ten (LSE) araştırma görevlisi ve ekonomist Dr. Orkun Saka, Türkiye’deki banka kredilerinin yaklaşık üçte birinin devlet bankaları tarafından sağlandığını ve bunun gelişmiş ülkelere göre halen yüksek bir oran olduğunu vurguluyor.

Tulumbada su kalmadı, “kamu bankaları” alarm veriyor!

Ekonomi

Kişi başına düşen milli gelirde doğunun hali harap

Kişi başına düşen milli gelir dağılımında en düşük pay Doğu ve Güneydoğu şehirlerinde oldu. TÜİK verilerine göre, 18 bin 708 TL ile Van, 17 bin 465 TL ile Urfa ve 16 bin 727 TL ile Ağrı son üç sırada yer aldı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 yılı il düzeyi cari fiyatlarla Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) hesaplamalarını açıkladı. Verilere göre, il düzeyinde cari fiyatlarla GSYH hesaplamalarına göre 2019 yılında İstanbul 1 trilyon 327 milyar 452 milyon TL ile en yüksek GSYH’ye ulaştı.

İstanbul’u 395 milyar 731 milyon TL ve yüzde 9,2 pay ile Ankara, 263 milyar 38 milyon TL ve yüzde 6,1 pay ile İzmir takip etti. İl düzeyinde GSYH hesaplarında son üç sırada 4 milyar 134 milyon TL ile Tunceli , 3 milyar 399 milyon TL ile Ardahan ve 2 milyar 840 milyon TL ile Bayburt yer aldı.

İSTANBUL İLK SIRADA

Kişi başına GSYH’de 2019 yılında, İstanbul 86 bin 798 TL ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u, 81 bin 228 TL ile Kocaeli ve 71 bin 27 TL ile Ankara izledi. İl düzeyinde kişi başına GSYH hesaplamalarında, 18 bin 708 TL ile Van, 17 bin 465 TL ile Urfa ve 16 bin 727 TL ile Ağrı son üç sırada yer aldı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde 2019 yılında cari fiyatlarla GSYH’den en yüksek payı alan İstanbul, tarım sektörü ve diğer hizmet faaliyetleri hariç, tüm faaliyetlerde de ilk sırada yer aldı. Bilgi ve iletişim faaliyetleri toplamı içinde İstanbul’un aldığı pay yüzde 65,4, finans ve sigorta faaliyetleri toplamından aldığı pay yüzde 58,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri toplamından aldığı pay yüzde 46,5, hizmetler sektörü toplamından aldığı pay yüzde 40,5, inşaat sektörü toplamından aldığı pay yüzde 35,6 olarak gerçekleşti.

TARIMDA KONYA ZİRVEDE

Konya yüzde 6,1 pay ile tarım, ormancılık, balıkçılık sektöründe 81 içinde ilk sırada yer alırken, Ankara yüzde 29,2 pay ile diğer hizmet faaliyetlerinde ilk sırada yer aldı. İstanbul’un toplam GSYH’si içinde en yüksek payı yüzde 32,1 ile hizmetler sektörü aldı.

Ankara, Türkiye’nin 2019 büyümesine en fazla katkı sağlayan il oldu. Yıllık GSYH’nin, zincirlenmiş hacim endeksiyle bir önceki yıla göre yüzde 0,9 artışına en fazla katkı veren il yüzde 0,43 ile Ankara oldu. Ankara’yı yüzde 0,40 ile İstanbul ve yüzde 0,14 ile Antalya izledi. Yıllık GYSH büyümesine 2019 yılında negatif yönlü katkı veren illerin başında yüzde 0,23 ile Kocaeli, yüzde 0,11 ile İzmir, yüzde 0,08 ile Bursa ve Hatay yer aldı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Borcunu ödeyemeyen çiftçi banka önünde kendini yakmaya çalıştı

Malatya’da Ziraat Bankası’ndan aldığı kredileri ödeyemeyen çiftçi, banka önünde kendini yakmaya çalıştı. Traktörüyle getirdiği tütünleri bankaya fırlatan çiftçinin kendini yakmaya çalışmasını çevredekiler engelledi.

BOLD – Bir tütün üreticisi, Malatya’daki Ziraat Bankası önünde borçları nedeniyle kendini yakmaya çalıştı. O anların görüntüsün paylaşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, sert sözlerle tepki gösterdi.

KENDİSİNİ YAKMASINI ÇEVREDEKİLER ENGELLEDİ

CHP’li Veli Ağbaba, bir tütün üreticisinin borçları nedeniyle kendini yakmaya çalıştığı görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntülerdeki çiftçi, önce üzerine benzin döktü, sonra traktörüyle getirdiği tütünleri bankaya doğru savurdu. Kendini yakmaya çalışan yurttaşı, çevredekiler engelledi.

1 MİLYAR DOLARLIK KREDİ KAYIP

Konuya tepki gösteren Ağbaba, “Görevi üreticiyi desteklemek olan Ziraat Bankası’nın hali; bir yanda Virgin Adaları’nda 1 milyar dolarlık kayıp kredi, Serdar Ortaç’ın borç ertelenmesi, yandaşlara verilen bitmek bilmeyen destekler diğer yanda, borcu yüzünden kendini yakmak isteyen Malatyalı tütün üreticisi” dedi.

Avrupa Konseyi’nden AİHM uyarısı: Kavala’nın serbest kalması rica değil yasal zorunluluk

 

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Avrasya tüneline yüzde 26 zam yolda

Avrasya Tüneli’nde, 1 Şubat’ta geçiş ücretleri yüzde 26 arttırılacak. Otomobiller için 36 TL 40 kuruş olan ücret, 46 TL’ye yükselecek. 54 TL 70 kuruş olan minibüs geçiş ücreti de 69 TL’ye çıkacak.

BOLD – Avrasya Tüneli’nde, devlet ile işletmeci şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince 1 Şubat’ta geçiş ücretleri artırılacak. Oran üzerinde çalışmalar büyük ölçüde tamamlandı. Geçiş ücretlerinin, yüzde 26 dolayında artması bekleniyor.

OTOMOBİL GEÇİŞ ÜCRETİ 46 TL’YE YÜKSELECEK

Zamla birlikte otomobiller için 36 TL 40 kuruş olan ücret, 46 TL’ye yükselecek. 54 TL 70 kuruş olan minibüs geçiş ücretinin de 69 TL’ye çıkacağı hesaplanıyor. Yeni tarife, 1 Şubat 2021 ile 31 Ocak 2022 tarihleri arasında uygulamada olacak. Habertürk’ten Olcay Aydilek’in haberine göre, kaynaklar, Avrasya Tüneli’ni işleten şirketin, sözleşmede yer alan formüller ve parametreler uyarınca hesaplamalarını yaptığını ve Ulaştırma Bakanlığı’na sunduğunu kaydetti.

Okumaya devam et

Popular