Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Süleyman Soylu’ya tepki gösterdi: Kabul edilemez

31 Mart yerel seçimleri kapsamında Ankara’nın Polatlı ilçesinde konuşma yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Almanya’da terör örgütü toplantılarına katılıp” tatil amacıyla Türkiye’ye gelenlerin havalimanlarında tutuklanacaklarını ifade etmişti.

Soylu’nun Alman vatandaşlarını tehdit eden açıklamalarına Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, tepki gösterdi. Ankara-Berlin hattında tansiyonu artıran Süleyman Soylu’nun tehdidine karşılık cevap veren Bakan Heiko Maas, “Bunlar kabul edilemez ve bizi endişelendiren açıklamalardır” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarının ardından “Türk Hükümetinin sorumlularıyla irtibat halindeyiz” diyen Almanya Dışişleri Bakanı Maas, ayrıca kapsamlı değerlendirmeler neticesinde genel resmi gördükten sonra atılacaklar adımlar konusunda da karar verileceğini kaydetti.

Maas konuşmasının devamında, “Bu adımları atma hakkını saklı tutuyoruz” sözleriyle tamamladı.

Soylu’nun açıklamalarının ardından Almanya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye seyahat edecek olan vatandaşlarını uyardıklarını belirtti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Adebahr,“Seyahat tavsiyelerinde belirli bir süredir Türkiye’de tutuklanma riski bulunduğu konusuna işaret edildiğini de hatırlatmak istiyorum, bu özellikle Türkiye’nin algısına göre terör örgütlerine yakın olanlar için geçerli. Bunlar zaten tavsiyelerimizde yer alıyor… Türkiye’ye giden herkesi seyahat uyarılarımıza dikkatlice bakmasını öneriyorum. Orada Almanya’da düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilen sözlerin, Türkiye’de ceza kovuşturmasına yol açabileceği belirtiliyor.” ifadesini kullandı.

SÜLEYMAN SOYLU NE DEMİŞTİ?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Mart’ta Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya’da, Bodrum’da, Muğla’da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım havalimanlarından içerisi girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil. Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil.”

İçişleri Bakanı Soylu ayrıca 26 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenen bir mitingde de Türkiye’nin terörle mücadele faaliyetleri konusunda, “Bu işin böyle sonlandığını düşünmeyin. Türkiye’ye dışarıda karşı çıkanlar, sonrasında da Akdeniz şehirlerinde ve Antalya’da tatil planı yapanlar, havalimanlarında polislerin aleyhlerinde hazırladığı dosya yığınıyla tutuklanacaklar. İnanıyorum ki sonrasında bize dünyada düşmanlık yapan kalmayacaktır” şeklinde konuşmuştu.

Tacizci polise “evladım” diyen Süleyman Soylu, bu sefer de tehdit etti

Dünya

Merkel’in partisinde seçimi Armin Laschet kazandı

Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) yeni başkanı Armin Laschet seçildi. Laschet, NATO üyesi ve AB’nin komşusu olduğuna vurgu yaptığı Türkiye’nin Almanya için önem taşıdığını savunan bir isim olarak biliniyor.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisi ve iktidarın büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) 33. kongresinde bugün genel başkanlık seçimi yapıldı. Seçimin galibi Armin Laschet oldu.

Sözcü’nün haberine göre delegelerin en fazla desteğini alan iki aday Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Armin Laschet ile Friedrich Merz arasında yapılan ikinci tur seçimden zaferle çıkan isim 521 oyla Armin Laschet oldu. Rakibi Merz ise 466 delegenin oyunu aldı. Seçimde, 1001 delegenin 992’si oy kullandı.

Seçim sonrası konuşan Laschet, partisi CDU’yu yaklaşan eyalet seçimlerine hazırlamak ve Eylül ayındaki federal meclis seçimlerinde de “başbakanı çıkartan parti” yapmak için elinden gelen çabayı göstereceğini söyledi. Resmi sonucun cuma günü kamuoyuna açıklanması beklenirken Laschet görevi, şubat ayında parti liderliğinden istifa eden Annegret Kramp-Karrenbauer’den devralacak.

ARMİN LASCHET KİMDİR?

Almanya’nın en yüksek nüfuslu eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’nın Başbakanı Armin Laschet, Merkel’in partisini merkez sağda konumlandıran, diğer parti seçmenlerine de hitap eden ılımlı politikalarına yakınlığı ile tanınıyor. 2015 yılındaki mülteci krizi sonrasında Merkel’in izlediği “açık kapı” politikasına destek veren 59 yaşındaki Laschet, Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin uyum bakanı olarak da görev yaptı. Göçmen kuruluşları ve temsilcileri ile yakın ilişki içerisinde olan Laschet, liberal görüşleri nedeniyle sağcı kesimlerin eleştiri oklarının hedefindeki bir siyasetçi.

Laschet, Alman basını ve kimi siyasetçiler tarafından “Türklerin Armin’i” olarak da adlandırılıyor. Yeşiller Partili Cem Özdemir, bir televizyon programında, sunucunun Laschet’ten söz ederken bu takma adı kullanması üzerine, “Ben bu tanımlamanızı reddediyorum” sözleriyle tepki göstermiş, sağcılar tarafından kötü amaçla takılan bu tür lakapların demokratlar tarafından kullanılmaması gerektiğini savunmuştu.

DW Türkçe’nin aktardığına göre Armin Laschet, geçmiş yıllarda Türkiye iç siyasetinde yaşanan gerilimin, Almanya’daki Türk toplumuna yansımalarını frenlemeye çalışan, bu gerilimin Almanya topraklarına taşınmaması çağrısı yapan siyasetçilerden.

DİYALOG TARAFTARI

Laschet, Türkiye ile Almanya arasında yaşanan gerilim ve krizler sırasında “şantaj ve tehditlere boyun eğilmemesi” gerektiğini savunmakla birlikte, NATO üyesi ve AB’nin komşusu olduğuna vurgu yaptığı Türkiye’nin ülke olarak Almanya için önem taşıdığına dikkat çekerek, iki ülke arasındaki tüm görüş ayrılıklarına rağmen diyalogun muhafaza edilmesini, sorunların bu yolla çözümlenmesi gerektiğini savunmuştu.

Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olan ama daha önceki federal hükümetlerin verdiği sözlere bağlı kalınması gerektiğini savunan Laschet, Türkiye’nin AB üyelik sürecine son verilmesine de karşı çıkıyor.

Geçen yıl AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Kapıyı açtık” sözleri üzerine Yunanistan sınırında yaşanan göçmen akınının yol açtığı kriz sırasında, “Şantaja boyun eğmemeliyiz” diyerek tepki gösteren Laschet, bununla birlikte Türkiye’ye ağırladığı Suriyeli mülteciler için daha fazla mali yardım yapılması gerektiğini savunuyor.

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa’da Kovid-19 aşısı sonrası yaşanan ölümlere soruşturma başlatıldı

Avrupa ülkelerinde Kovid-19 aşısı sonrası yaşanan ölümlerle ilgili soruşturma başlatıldı. Almanya, Norveç ve Belçika’da aşı yapıldıktan sonra ölen insanlar olduğu bildirildi. Ölümlerin aşıyla ilgili olup olmadığı inceleniyor.

BOLD – Avrupa ülkelerinde Kovid-19 aşısıyla, aşı olduktan sonra yaşanan ölümler arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılıyor.

Avrupa’da bir yandan aşılama çalışmaları devam ederken, Belçika’da ABD’li ilaç şirketi Pfizer ile Alman şirketi BioNTech’in koronavirüs aşısından olan 82 yaşındaki bir kişi 5 gün sonra hayatını kaybetti. Norveç’te ise aşı uygulamasından sonra 23 kişi yaşamını yitirdi. Ölüm haberleri üzerine soruşturma başlatıldı

Independent Türkçe’nin aktardığı habere göre, Belçika’da Federal İlaç ve Sağlık Ürünleri Ajansı (FAMHP) tarafından yapılan açıklamada, aşının uygulandığı 82 yaşındaki bir kişinin 5 gün sonra hayatını kaybettiği bildirildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Açıklamada, “Aşılama ile bireyin ölümü arasında bir bağlantı olup olmadığını belirlemek için durum daha ayrıntılı bir şekilde araştırılacaktır” denildi.

NORVEÇ’TE AŞI OLAN 23 KİŞİ ÖLDÜ

Norveç İlaç Ajansı tarafından yapılan açıklamada ise, Pfizer/BioNTech’in geliştirdiği aşıyı yaptıran 23 kişinin hayatını kaybettiği, soruşturmanın devam ettiği aktarıldı. Norveç’te 23 kişinin ölümünün ardından, Almanya’da da can kaybı yaşandı. Ülkede salgına ilişkin durumu takip eden Paul Ehrlich Enstitüsü gerçek sayıyı açıklamadı.

PFİZER: SONUÇLAR BEKLENTİLERLE UYUMLU

Pfizer’dan bir yetkili, Norveç’te yaşanan ölümlerle ilgili inceleme yaptıklarını ve Norveç İlaç Ajansı ile birlikte bilgi topladıklarını açıkladı. Bununla birlikte yetkililer tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Norveç yetkilileri, huzurevlerinde yaşayanların aşılanmasına öncelik verdi. Öncelik verilenler arasında çok yaşlı ve ağır hastalar da var. Norveç İlaç Ajansı şu ana kadar yaşanan ölüm sayısının endişe verici olmadığını ve beklentilerle uyumlu olduğunu onayladı.

Bildirilen tüm ölümler, bu olayların aşı ile ilgili olup olmadığını belirlemek için Norveç tarafından yürütülen incelemeyle birlikte değerlendirilecek. Norveç hükumeti ayrıca hastaların sağlığını daha fazla dikkate almak için aşılama talimatını değiştirecek.”

AŞI SONRASI YAŞANAN ÖLÜMLER

Pfizer-BioNTech aşının sağlık görevlilerine yapıldığı ABD’de, aşı olan Gregory Michael adlı doktor aşıdan 2 hafta sonra hayatını kaybetmişti. Michael, ilk dozu vurulduktan 3 gün sonra ellerinde ve ayaklarında küçük lekeler ortaya çıktığı ardından da öldüğü belirtilmişti.

Portekiz’de Onkoloji Enstitüsü Pediatri Bölümü’nde (OPI) çalışan 41 yaşındaki hemşire Sonia Acevedo, koronavirüs aşısı olduktan 2 gün sonra hayatını kaybetmişti.

Okumaya devam et

Dünya

Hollanda’da çocuk yardımı krizi büyüyor, hükumet istifa etti

Hollanda’da bir süredir gündemi meşgul eden çocuk bakım yardımlarının hatalı yönetilmesi krizi büyüyor. Göçmen ailelerin “dolandırıcı” olarak suçlanması nedeniyle hedef olan hükumet, seçimlere iki ay kala istifa etti. 

BOLD – Hollanda’da çifte vatandaşlığa sahip ebeveynlerin kasıtlı bir şekilde dolandırıcılıkla suçlanarak, mağdur edildiğini ortaya çıkaran çocuk bakımı ödeneği skandalı sonrası hükumet istifa etti. Seçimlere 2 ay kala görevi bırakan hükumet, seçimlere kadar salgınla mücadele konusundaki programı uygulamaya devam edecek.

ÖZÜR VE TAZMİNAT YETERLİ OLMADI

BBC Türkçe’de yer alan habere göre Hollanda Meclis Soruşturma Komisyonu, Aralık ayı ortalarında yayımladığı raporda, 2. Mark Rutte Hükumeti (2012-2017) döneminde çifte pasaportlu yaklaşık 30 bin ebeveyne, “eşi görülmemiş adaletsizlik” yapıldığını belirtti. Başbakan Rutte, raporun ardından aileler ve kamuoyundan özür dileyerek mağdur edilen ailelere tazminat ödeneceğini açıkladı. Ancak koalisyon ortağı siyasi partiler, skandalın ekonomik sonuçlarının yanı sıra siyasi sorumluluğunun da üstlenilmesi gerektiğine işaret ederek istifa konusunu gündeme getirdi.

TOPLANTI SONRASI İSTİFA GELDİ

Hükumeti oluşturan 4 siyasi partinin lideri, bir araya gelerek istifa kararını görüştü. Liderler skandalla ilgili siyasi sorumluluğun üstlenilmesini benimsedi. Cuma günkü bakanlar kurulu toplantısı, 2017’den beri görevde olan 3. Rutte hükumetinin son kabine toplantısı oldu.

AİLELER DOLANDIRICI OLARAK SUÇLANDI

Hollanda’da misafir işçi anlaşması kapsamında Türkiye ve Fas kökenli göçmenlerin çifte vatandaşlık hakkı bulunuyor. Ülkede çocuk yardımı alan yabancı kökenli aileler, 2012 yılından itibaren vergi makamları tarafından sıkı bir şekilde araştırmaya tabi tutuldu. Ek başvurularını eksik dolduran ya da az miktarda kişisel katkı ödeyen aileler, vergi dairesi tarafından dolandırıcı olarak suçlandı ve herhangi bir neden göstermeden birçok göçmen ailenin ödeneği kesildi.

20 yıllık AKP iktidarının utancı: Yoksulluk intiharları!

Okumaya devam et

Popular