Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Vizyonda 7 Yeni Film Var

Bu hafta Türkiye’deki sinemalarda 7 yeni film izleyiciyle buluşuyor. Hemen her yaş için film var. İşte fragmanları ve afişleriyle haftanın filmleri…

CAPTAIN MARVEL

Eski savaş uçağı pilotu Carol Danvers (Brie Larson), edindiği süper güçler sayesinde Captain Marvel olur ve Starforce’a katılır. Dünyayı işgal etmek isteyen 2 uzaylı ırkına karşı dünyayı savunmaya çalışacaktır.

Avengers: Infinity War’dan sonra daha da merakla beklenen, Marvel Sinematik Evreni’nin yeni süper kahramanı Captain Marvel’ın solo filmi Captain Marvel’in başrolünde Brie Larson yer alırken; filmin kötü karakteri Yon-Rogg’aysa Jude Law hayat veriyor. 21. Marvel filmi olma özelliğine de sahip olan Captain Marvel, Infinity War’daki birçok düğümü çözecek ve seyirciyi Marvel Sinematik Evreni’nin bir sonraki halkası olacak olan Avengers: Endgame’e hazırlayacak!

PAPİLLON-KELEBEK

Daha önce küçük suçlara bulaşmış Henri ‘Papillon’ Charriere, haksız yere cinayetten hüküm giymiş ve Fransa’nın kötü ünyle nam salmış Şeytan Adası’ndaki yüksek güvenlikli hapishaneye sevk edilmiştir. Papillon, hapishanede zengin ve savunmasız bir adam olan Louis Dega ile tanışır. Dega, korunma karşılığında hapisten kaçışlarını finanse etmeyi kabul eder ve ikili arasında firar planıyla birlikte ilginç bir arkadaşlık başlar.1973 tarihli orijinal filmde başrollerde Dustin Hoffman ve Seteve McQueen yer alırken bu gün gösterime giren yeniden çevrimde Rami Malek ve Charlie Hunnam’ı izleyeceğiz.

TODOS LO SABEN- HERKES BİLİYOR

Çocukları ve eşiyle birlikte Buenos Aires’te yaşayan Laura (Penelope Cruz), kız kardeşi Ana’nın (Inma Cuesta) düğünü sebebiyle memleketi İspanya’ya gelmiştir. Burada yıllar sonra gördüğü ailesi ve sevdikleriyle tekrar bir araya gelmenin mutluluğunu yaşamaktadır. Fakat düğün gecesi kızı Irene’nin (Carla Campra) aniden ortadan kaybolması, her şeyi alt üst eder. Laura’ya kızını araması için yardım eden kişi, gençlik aşkı Paco’dur (Javier Bardem). O gece ve sonrasında yaşananlar, Laura ve Paco’nun hayatını geri dönülmeyecek şekilde değiştirecektir. İranlı yönetmen Ashgar Farhadi’nin İspanyolca çektiği ilk film olan Herkes Biliyor, Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak prömiyer yapmıştı.

Dİ NAVBERE DE-ARADA

Ana dili Kürtçeyi konuşamayıp anlayan, ikinci dili Türkçeyi anlayamayıp konuşan Osman; zamanla bu özelliği nedeniyle iki işi aynı anda yapamamaya başlar. Çalışırken müşterilere cevap veremez, arkadaşlarının sohbetlerine katılmayı başaramaz ve hatta görüştüğü kadınlarla kalıcı ilişkiler kuramaz biri olan Osman, bir müşterisi onu bu özelliğinden kurtarabileceğini söylemesiyle hayatının değiştiğini görecektir.

WOMAN AT WAR

Sakin ve bağımsız bir kadın ile tutkulu bir aktivist arasında gidip gelen bir yaşamı olan Halla, içindeki tutkulu gözü kara aktivisti dinler ve bir gün gizlice yerel alüminyum endüstrisine savaş açmaya karar verir. Eylemleri ses getirmişken ve en etkili operasyonuna başlamaya hazırlanırken, aldığı bir mektupla her şey tepe taklak olur; evlat edinmek için yaptığı başvuru kabul edilmiştir. Fakat anne olacağı yeni hayatına hazırlanırken, alüminyum endüstrisine son bir darbe vurmaya kararlıdır.

HÜDDAM 2

Yeğeni tarafından tecavüze uğrayan bedensel ve zihinsel engelli Fatma, bir süre sonra hamile olduğunu fark eder. Annesiyle babasını doğumunda kaybeden Fatma için bu bebek bir umut olur. Fakat Fatma’nın amcası Recep bebeğin doğmasını istemez ve Fatma’ya şiddet uygulayarak bebeğin düşmesini sağlar. Bu olayla yıkılan Fatma ebesi Songül’den yardım ister ve Songül kendi canı pahasına Hüddam daveti ile bir ritüel gerçekleştirerek bebeği geri getirir. Bebek Fatma’nın yalnızlığının sonu, ona kötülük yapmış olanların laneti olacaktır.

KAPAN

Çocuklarına oldukça düşkün olan Antalya’nın sayılı zenginlerinden Süleyman’ın hayatı, oğlu Tarık’ın kız arkadaşının trajik ölümü ardından yaşadığı travmayla alt üst olmuştur. Zengin bir iş insanı olan Süleyman, ailesinden habersiz, içinde kızının aşık olduğu adamın da bulunduğu 100 milyon dolar ödüllü, ucunda ölüm olan “Doğruluk mu cesaret mi?” temalı bir yarışma düzenler. Dürüst olmaktan başka kurtuluş yolu olmayan bu yarışmayı öğrenen Süleyman’ın kızı Aslı, gerçekleri ortaya çıkarmaya ve babasıyla yüzleşmeye kararlıdır.

Okumaya devam et
Reklamlar

Kültür

Orhan Pamuk’un gözünden İstanbul fotoğrafları Almanya’da

Orhan Pamuk’un fotoğraf albümleri Balkon ve Turuncu’dan yola çıkılarak Almanya’nın Lübeck şehrinde 31 Ocak’a kadar görülebilecek bir sergi açıldı.

BOLD – 2006 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Orhan Pamuk’un İstanbul’da çektiği fotoğraflar Almanya’nın Lübeck şehrindeki Günter Grass Haus’da sergileniyor.

Fotoğraf sanatına merakıyla da bilinen Pamuk’un ilk fotoğraf albümü Balkon, yayıncısı ve küratör Gerhard Steidl imzasıyla 2019 yılında İstanbul Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Sanat’ta sergilenmişti. Pamuk, Balkon ile yetinmedi ve Turuncu adlı bir kitap daha hazırladı. Kitap ilk kez Almanya’da Steidl Yayınevi tarafından geçen haziran ayında, Türkiye’de ise Yapı Kredi Yayıncılık tarafından ekimde yayınlandı. Bu vesileyle kitabın yayıncısı Gerhard Steidl, Lübeck Müzesi bünyesinde yer alan edebiyat ve sanat merkezi Günter Grass Haus’ta “Turuncu ve Balkon” temalı özel bir sergi düzenledi. 13 Aralık 2020’de açılan ve 31 Ocak’a kadar görülebilecek “Balkon und Orange” sergisi her iki albümdeki yüzlerce fotoğraf karesinden oluşuyor. 

KORUMALARIYLA FOTOĞRAF ÇEKİYOR

İlk fotoğraf albümü Balkon’da objektifini çalışma evinin balkonundan görünen İstanbul manzarasına, göğe, denize, gemilere ve bu manzaranın değişimlerine çeviren Pamuk, bu kez objektifini kendisi gibi kahramanlarının da dolaşmayı sevdiği İstanbul gecelerine çeviriyor. Orhan Pamuk saat 22.00’den sonra korumaları eşliğinde yaptığı bu fotoğraf çekimlerini şöyle anlatıyor:

“Bir korumam olması İstanbul ile ilişkimi tamamen değiştirmişti. Artık her yere gidebiliyordum. (…) Kafama uzun siperlikli bir boyacı takkesi geçiriyor, İstanbul’un en ücra, en uzak sokaklarına, en tehlikeli mahallelere gidiyor ve hiç kimse beni tanımıyor ve durduramıyordu. Kısa süre sonra bu ücra mahallelerde dijital Leica makinemle fotoğraf çekmeye başladım. Bütün şehri görüntüleyebileceğim, çünkü korumam varken kimsenin bana karışmayacağı –bu yeni durum- bana çok çekici geliyordu. 2008 ile 2014 arasında yoksul mahallelerde, sokak satıcıları arasında geçen bir roman yazdığım için, Tarlabaşı, Kasımpaşa, Feriköy gibi yerlerde geceleri fotoğraf çekerek çok yürümüştüm.”

350 KAREDEN OLUŞAN ARŞİVİ VAR

Genelde Canon 5 ile çekimler yapan Pamuk’un cep telefonuyla da çektiği toplam 350 bin kareden oluşan bir arşivi bulunuyor. Pamuk Evrim Altuğ’a verdiği röportaj “Ben 65 yaş üstüyüm. Gece yarısı, saat 10:00 civarı, kimse yokken, arkamda korumam ile Beyazıt’tan ta Sirkeci’ye yürüdüm; Cihangir’den çıktım, Karagümrük, Balat, Fatih ve Topkapı, dört saat yürümüşüm. Canon 5 ile çekiyorum. Çok ağır bir makine. Onunla beş saat yürüyünce pazularınız gelişiyor. Adeleleriniz çoğalıyor, kilo veriyorsunuz.” demişti.

YENİ PROJE MODERN YIKINTILAR

Balkon ve Turuncu sergisinin küratörlüğünü Orhan Pamuk’un arkadaşı olan Steidl Yayınları’nın sahibi Gerhard Steidl yapıyor. Orhan Pamuk, Stedil Yayınları için “Yıkıntılar’ adlı bir kitap hazırlığı içinde. Pamuk, bu kitap için İstanbul’un Bizans’tan kalan yıkıntılarını değil, modern yıkıntıları fotoğraflıyor. Ayrıca Koronavirüs Zamanı adlı bir projesi de olduğu belirten Pamuk, bugünlerde Mart 2021’de çıkacak yeni romanı üzerinde de çalışıyor. 

Koronavirüs salgını nedeniyle serginin açılışına katılamayan Orhan Pamuk, Gerhard Steidel ile 13 Aralık 2020’de online bir görüşme yaptı. Sergiyi görmek isteyenlerin randevu alması gerekiyor. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

SERGİNİN HAZIRLANMA AŞAMASI

Okumaya devam et

Kültür

Elmalılı Hamdi Yazır’ın daha önce basılmamış bir meali bulundu

Araştırmacı Necmi Atik, Elmalılı Hamdi Yazır’ın torununda bulunan arşivde daha sade bir dille yazılmış farklı bir Kuran meali bulunduğunu söyledi.

BOLD – Elmalılı Hamdi Yazır üzerine doktora yapan araştırmacı yazar Necmi Atik, büyük tefsircinin torunlarından Mehmet Hamdi Yazır’ın izniyle kütüphanesindeki belgeler arasında yaptığı araştırmada daha önce basılmamış bir meal çalışmasının orijinal metnini buldu.

ELMALILI TEFSİR, MEHMET AKİF MEAL YAZACAKTI

Necmi Atik’in çalışması Hamdi Yazır’ın meal yazma sürecine de ışık tutuyor. 1924 yılında Diyanet İşleri Başkanı olan Rıfat Börekçi birçok kişinin önerisi üzerine Elmalılı Hamdi Yazır’la tefsir, Mehmet Akif Ersoy’la da meal yazımı için görüşür. Çalışmanın vebalinden endişe eden her iki isim de başta görev almak istemeseler de sonradan teklifi kabul ederler.

Elmalılı’nın daha önce basılmamış meal çalışmasını gün yüzüne çıkaran Necmi Atik

Cumhuriyetin ilk yıllarında sürekli takip altında olmaktan bunalan Mehmet Akif Mısır’a gittikten sonra meali yazmaktan vazgeçer ve bu kararını 1931 yılında noter kanalıyla da bildirir. Akif’in bu kararı üzerine meal yazma görevi de Elmalılı’ya verilir. “Tefsir ve mealin aynı anda basılması” şartı ile bu görevi de kabul eden Elmalılı çalışmayı tamamlar ve tefsirin orijinal metni 1936’da basılır.

Necmi Atik, keşfettiği yeni mealde daha sade bir dil kullanıldığını 29’uncu ve 30’uncu cüzlerin tamamen şiir vezninde yazıldığını ifade etti. Atik, Elmalılı’nın defalarca üzerinde çalışarak 8 yıllık çalışma ile ortaya koyduğu meali kısa süre sonra okurların dikkatine sunacağını söyledi.

ESKİ YAZIYLA FELAK VE NAS SURESİ MEALLERİ

Okumaya devam et

Gündem

Boğaziçili müzisyenlerden kayyım rektöre ‘Metallica’lı istifa çağrısı

Boğaziçili müzisyenler kayyım rektör Melih Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısının sözlerini uyarlayarak bir kez daha istifaya çağırdı.

BOLD– AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan rektör Melih Bulu’ya yönelik protestolar devam ediyor. Güney Kampüs’te bir araya gelen Boğaziçili müzisyenler, “ Ben Metallica dinliyorum.” diyen Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısına uyarladıkları sözlerle protesto etti. İşte o şarkı sözleri ve Boğaziçililerin protestosu…

BOYUN EĞMEYİZ KAYYIMA

“Elinde pankartla Boğaziçi’nde
Mücadele eden kim?
Kuzeyde güneyde şimdi her yerde
Öğrenci ve hocalar hepsi birlikte
Gecenin yarısı o haber geldi
Demokrasiye darbe!
Durur mu, haykırır tüm Boğaziçi
Hazırlan, bu söz sana, şimdi bak dinle
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!
Makalen çalıntı her şeyin yalan
Fark etmeyiz mi sandın?
Okulu şirkete çevirmek neymiş
O iş yatar kayyum bence anladın
Bugün de yarın da yine buradayız
Seçimdir hakkımız!
CV’nde neler var, bundan bize ne?
Kayyıma karşıdır tüm Boğaziçi
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!”

Okumaya devam et

Popular