Bizimle iletişime geçiniz

Politika

HDP karakol komutanının yakarım dediği köyü ziyaret etti

HDP, karakol komutanının ‘AK Parti’ye oy çıkmazsa burayı yakarım’ diyerek tehdit ettiği köye kitlesel bir destek ziyareti yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin İl Örgütü, 31 Mart yerel seçimlerine dair çalışmaları kapsamında Savur, Mazıdağı ve Derik ilçeleri ve köylerinde etkinlikler düzenledi. Etkinliklere HDP Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayları Ahmet Türk ve Figen Altındağ, milletvekilleri Mithat Sancar, Pero Dündar, Ebru Günay ve Tuma Çelik katıldı.

HDP’NİN ARACINA EL KONULDU

Mazıdağı ilçesine giden HDP heyeti, burada polisler tarafından kent girişinde durduruldu. Polis konvoyda bulunan araçları arayacağını ve GBT kontrolü yapacağını ifade etti. HDP’lilerle polisler arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışmanın ardından polisler, araçların geçişine izin verirken, HDP’nin anons aracına “yasak yayın olduğu” iddiasıyla polislerce alıkonuldu.

KÖYLÜLER: BİZİM OYUMUZ BELLİDİR

Ardından devam eden program kapsamında HDP heyeti, Mazıdağı’nın Karalanı (Miqar) ile karakol komutanı tarafından “AK Parti’ye en az 200-300 oy çıkmazsa ben bu köyü yakarım” sözleriyle tehdit ettiği Evciler (Qasrîk) kırsal mahallesine ziyaret gerçekleştirdi. Büyük bir ilgiyle HDP’lileri karşılayan köylüler, birlikte halaylar çekerek sloganlar attı. Köylüler, “Merak etmeyin bizim oyumuz bellidir” ifadelerini kullandı.

SANCAR: ONLAR KAYBEDECEKLER

MA’nın haberine göre Mithat Sancar, bu seçimlerin çok farklı sonuçlar doğuracağını belirterek, “İktidar da bunun farkında. O yüzden bu seçimi bir ölüm kalım mücadelesine dönüştürdü. ‘Seçimi kaybedersek, ülke yıkılır, devlet kaybeder’ diyerek propaganda yapıyorlar. Aslında gerçek şu; onlar bu ülkeyi zaten çürüttüler. Zaten toplumu böldüler. Halkların arasına kin ve nefret ektiler. Şimdi de kaybederlerse bunun hesabını vereceklerini biliyorlar” dedi.

ATLA GELDİLER, YÜRÜYEREK GİDECEKLER

Ahmet Türk ise 31 Mart yerel seçimlerinin Kürt halkı için bir referandum anlamı taşıdığını dile getirdi. Türk, “Her gün HDP düşmanlığı yapıyorlar. Hukuk, adalet, özgürlük ve yoksulluğa ilişkin hiçbir şey söylenmiyor. Kürt halkına karşı düşman siyaseti yürüten kişilere bizler cevabını vereceğiz. 95 belediyemize kayyum atadılar. Ama bizler iyi biliyoruz ki; halkımız seçim günü gereken en güçlü cevabı verecek. Kürtçe biz söz var ‘Atla geldiler yürüyerek gittiler’, işte öyle gidecekler” ifadelerini kullandı.

Komutandan köye tehdit iddiası: Sandıktan AK Parti çıkmazsa köyü yakarım

Politika

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a “Tek adamcağız” cevabı: Millet Saray Sosyetesi’nden kurtulacak

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu kendisine “Tek adamcağız” diyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Saray Sosyetesi” diyerek tepki gösterdi. Erdoğan’ın “tek adamlık” konusunda kendine yol arkadaşı aradığını söyleyen Kılıçdaroğlu “Adamcağız diyerek beni aklınca küçümsüyor” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında ‘tek adam’ polemiği yaşanıyor. Kendisine “Tek adamcağız” diyen Erdoğan’a cevap veren CHP lideri, “Bu söylemler zavallılığın ve korkusunun eseridir” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın, “Şu anda CHP’de tek adamcağız siyaseti işliyor. Esasen Türkiye’de CHP’ye ait bir siyaset yoktur. Hatta CHP diye bir parti olup olmadığı tartışmalıdır” sözlerine tepki gösterdi.

Cumhuriyet’e konuşan Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan ‘tek adamlık’ konusunda kendisine yol arkadaşı arıyor. Bunu yaparken de beni bu kez ‘Bay Kemal’ üzerinden değil, ‘Adamcağız’ diyerek aklınca küçümsüyor. Kendi ‘havuz medyası’ da beni ‘Çöpçüler Kralı’ olarak tanımlamıştı. Bu söylemler zavallılığın ve korkunun eseridir” dedi.

“SARAY SOSYETESİ”

Erdoğan’ın bu sözlerinin, sorunlar karşısında çaresiz kaldığının ve çözüm üretemediğinin göstergesi olarak yorumlayan Kılıçdaroğlu, “Çünkü Erdoğan şunu görüyor: Sorunları gören, anlayan ve bu sorunlara çözüm üreten biziz. Onun yarattığı buhranın bütün mağdurları ile görüşen biziz. Emeklilerle, esnafla, öğrencilerle, ev emekçisi kadınlarla, asgari ücretlilerle, işsizlerle, EYT’lilerle, apartman görevlileriyle, sokak satıcıları ve sanatçılarla bir araya gelen, onları dinleyen benim. Bunu yaptığım için rahatsızlık duyuyor, bunu da biliyorum. O ise Saray’ında, milletten kopuk bir yaşam sürüyor. Şunu da söyleyeyim gece rüyalarında da ‘Kılıçdaroğlu kâbusu’ görüyor. Asabiyetinin nedeni bu. ‘Bağırıp çağırırsam, davalar açarsam bu kâbustan kurtulurum’ sanıyor. Ama kurtulamaz. Çünkü beni susturamaz. Yapılacak ilk seçimde, Allah’ın izni, milletin desteğiyle o makamdan ayrılacak. Millet, Saray sosyetesinden de kurtulacak. O güne kadar, kâbusları da sürecek” diye konuştu.

Okumaya devam et

Politika

SP lideri Karamollaoğlu’ndan AKP ile ittifaka şartlı evet

Büyük oy kaybı yaşayan AKP, Cumhur İttifakı’na yeni üye arayışlarını sürdürüyor. Bu kapsamda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir dizi ziyaretler gerçekleştirirken, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ittifaka şartlı kapı araladı.

BOLD – Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP ile ittifak konusunda “talep gelirse konuşulacağını” ifade ederek, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla” dedi.

ZİYARETLERİ OLUMLU GÖRÜYORUZ

Habertürk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, gündeme ilişkin konularla ilgili açıklamalarda bulundu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret etmesiyle ilgili bir soruya Karamollaoğlu, “Bu ziyaretleri olumlu görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının bütün liderleri ziyaret etmesi, bütün liderleri masa etrafında oturup konuşması daha makul neticelerin elde edilmesine vesile olur kanaatindeyim. Bu ziyaretleri olumlu görüyorum. Buradan ne çıkar? Onu şimdiden söylemek mümkün değil. Seçim süresi başladığı zaman, seçim sathi mailine girildiğinde konuşulması gereken bir konudur diye düşünüyorum” dedi.

AKP İLE İTTİFAK YAPILABİLİR

AKP tarafından ittifaka ilişkin bir talep gelirse konuşulacağını söyleyen Karamollaoğlu, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla. Biz ilkeler üzerinde duruyoruz. Sanki bizim tabanımız bir yere yönlendirilmeyi bekliyormuş vs. gibi intibaların doğru olmadığı kanaatindeyim. Siz tabanın elbette sesine kulak verirsiniz, ama esas olan bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz, bu ülkenin yaşadığı sıkıntılardan kurtulabilmesi için hangi adımların atılması gerekir, bu noktadaki politikalar. Biz birinci mesele olarak Türkiye’de kavganın ortadan kalkması, kargaşanın kalkması, mutlaka diyalog ortamının oluşması gerekir dedik” diye konuştu.

Unutulmayan şarkılara özel albüm

 

Okumaya devam et

Politika

Türkiye’nin kurulması yasak partisi: PİA

Mehmet Kamaç ve arkadaşları İçişleri Bakanlığı önünde başlattıkları parti kurma eyleminin 9. gününde. Eylemin gerekçesi 2,5 yıldır devam ettikleri ama başarılı olamadıkları parti kurma mücadelesi.

BOLD – Mehmet Kamaç ve arkadaşlarının parti kurmaya karar vermelerinin üzerinden 2,5 yıl geçti. Ancak İçişleri Bakanlığı, İnsan ve Özgürlük Partisi’nin (PİA) kuruluş dilekçesini 2,5 yıldır çeşitli gerekçelerle almamaya direniyor. Türkiye’deki geçerli yasalara göre parti kurmak için İçişleri Bakanlığı’na internet üzerinden imzalı bir dilekçe vermek yeterli. PİA kurucuları, imzalı dilekçeyi vermek için 2,5 yıldır her yolu denediler. Ancak İçişleri Bakanlığı PİA’nın kuruluş başvurusunu almamakta kararlı.

OYLARIN BÖLÜNME KAYGISI

turkishminute.com’un haberine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetimindeki İçişleri Bakanlığı’nın dilekçeyi almamaktaki direncinin arkasında kurduğu ittifaka zarar verebileceği endişesi var.

PİA, barışçıl Kürt İslamcılar olarak nitelenebilecek bir hareketin temsilcisi olarak kurulmak isteniyor. Ancak Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar isimli başka bir Kürt İslamcı parti var. Türk Hizbullahı’nın temsilcisi olan Hüdapar, daha radikal görüşlere sahip bir yapılanma ve uzun yıllardır Erdoğan’a verdikleri destekle biliniyorlar.

PİA’nın kurulması, Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar’ın oylarında bölünme anlamı taşıyor. PİA ayrıca Kürt Hareketi’nin en büyük partisi HDP’yle de iyi ilişkileri olan bir grup. HDP, Erdoğan’ın en önemli hedeflerinden biri ve HDP’nin genel başkanı Selahattin Demirtaş, 4 yılı aşkın süredir tutuklu.

Gazeteci İrfan Aktan’a göre; PİA’nın kuruluş dilekçesinin alınmaması devletin Kürt İslamcılar arasında yaptığı ideolojik tercihin yansıması.

https://twitter.com/MemetkamacKamac/status/1351445600844308481?s=20

İlk başvuru 2018’de

PİA, ilk kuruluş dilekçesini 14 Mayıs 2018’de internet üzerinden yaptı. Başvuru işleme bir ay boyunca konmadı. Bakanlık ardından “başvuruyu posta yoluyla yapın” şeklinde bildirim yaptı. Kurucu heyet evrakları posta yoluyla da gönderdi. Ardından bizzat İçişleri Bakanlığı’na giderek başvurunun sonucunu sordular. Yaklaşık iki yıl boyunca her defasında aldıkları cevap, “evraklar inceleniyor” şeklinde oldu.

Partiyi kurmak isteyen heyetin başındaki isim olan Mehmet Kamaç, geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı yetkililerine dilekçeyi bu kez elden teslim etmek için mücadele ederken gözaltına alınmak istendi.

Bakanlığın PİA’ya verdiği son yanıtta parti iç tüzüğünde bulunan “Kürtlere anadilde eğitim talebinin” Anayasaya aykırı olduğu ve düzeltilmesi talep edildi.

İçişleri Bakanlığı’nın parti tüzüğünü denetleme yetkisi bulunmadığını, kuruluş dilekçesini almak zorunda olduğunu belirten PİA kurucu heyeti, İçişleri Bakanlığı önünde “evrakları teslim nöbeti” başlattı. 9 gündür devam eden eylemde, Bakanlık yeni bir faza geçti ve PİA kurucu heyetindeki isimlerin Bakanlık binasına girişleri yasaklandı.

Tayyip Erdoğan’ın son dönemde demokrasi ve hukuk reformu söylemlerini yeniden gündeme getirmesine atıf yapan Mehmet Kamaç, “Anayasa rafa kalkmış, bu ülkede parti kurdurulmuyor. Siz hangi reformdan bahsediyorsunuz?” diye soruyor.

30’dan fazla başvuru

“Süreç aylarca sürse de her gün bakanlığın önüne gidip oturmaya kararlıyız” diyen Kamaç, 30’dan fazla başvuru yaptıklarını ama Bakanlığın almamakta ısrarlı olduğunu söylüyor.

Türkiye’de yakın dönemde başka siyasi partilerin kurulduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın tavrının sadece kendilerine olduğunu belirten Kamaç, Bakanlık tarafından başvurularının kabul edilmemesini yürüttükleri Kürt merkezli siyaset ve seçimde HDP ile kurdukları ittifakın da etkisinin olduğunu düşünüyor. Kamaç yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Anlaşılan tabanı Kürdistan’da olan Kürt siyasi partilerin kurulmasına müsaade edilmiyor. İnsan ve Özgürlük Partisi dindar-muhafazakar kökenden gelen bir parti. Kanaatimce Kürt ve Kürdistan meselesini hak, adalet ve özgürlük ekseninde ele alan ve modern dünyanın değerleriyle birlikte İslami değerler ile meseleyi ortaya koyan partimizi bir tehdit olarak algılamış olabilirler. Olay bir parti meselesi olmaktan çıktı. Bu hukuk ve demokrasi meselesine dönüştü. Konuyu hukuk ve demokrasi olarak gören ve önceleyen kesimlerle paylaşarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Başvurumuz kabul edilene kadar bakanlıktaki bekleyişimiz devam edecek.”

Okumaya devam et

Popular