Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter mesajı Ortadoğu’da tansiyonu yükseltecek

ABD Başkanı Donald John Trump, sosyal medya hesabı twitter üzerinden yaptığı paylaşımda İsrail tarafından işgal altında tutulan Suriye toprağı Golan Tepeleri’ni İsrail toprağı olarak tanımanın zamanının geldiğini söyledi.

Ortadoğu’da tansiyonu yükseltecek bir paylaşımda bulunan Donald Trump, “52 yılın ardından ABD için İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi.” dedi.

İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’den bu yana işgal altında tutuyor.

NETENYAHU TEŞEKKÜR ETTİ

Trump’ın bu açıklamasına sosyal medya kullanıcılarında tepki gelmesine rağmen, açıklamanın hemen ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Twitter hesabı üzerinden ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti.

İsrail 9 Nisan’da erken seçime hazırlanıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu yönetimi, ABD tarafından işgal altındaki Golan Tepeleri’nin “İsrail toprağı” olarak tanıması yönünde girişimlerde bulunduğu belirtilmişti.

Daha önce Küdüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan Başkanı Donald Trump’tan destek isteyen Netanyahu yönetimi, Trump’ın paylaşımı karşında memnuiyetlerini ifade etti.

ABD’nin Güney Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham, Başbakan Netanyahu ile 11 Mart’ta Golan Tepeleri’ne gerçekleştirdiği ziyaret esnasında yaptığı açıklamada, “Golan Tepeleri’nin İsrail’in toprağı olarak tanıması için ABD Başkanı Donald Trump ile görüşebilirim. Buranın bugün ve sonsuza dek İsrail’in bir parçası olarak tanınması için çalışmalara başlayacağım.” demişti.

ABD Dışişleri Bakanlığının 13 Mart’ta yayımladığı 2018 İnsan Hakları Raporu’nun İsrail bölümünde, daha önce “işgal altında” şeklinde tanımlanan Golan Tepeleri için ilk kez “İsrail kontrolündeki” ifadesinin kullanılması dikkati çekmişti.

İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’den bu yana işgal altında tutuyor.

İsrail erken genel seçime gidiyor

Dünya

ABD’den Schengen bölgesi ve dört ülkeye seyahat yasağı

ABD Başkanı Joe Biden yeni seyahat yasaklarını devreye koydu. Biden, Schengen bölgesindeki 26 Avrupa ülkesi ile birlikte İngiltere, İrlanda, Brezilya ve Güney Afrika’dan ABD’ye seyahat yasağı getiren kararnameye imza attı.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında, Brezilya, İrlanda, İngiltere ve 26 Avrupa ülkesini kapsayan Schengen bölgesine yönelik seyahat yasaklarını yeniden yürürlüğe koydu. Listeye Güney Afrika da eklendi.

Biden, önceki Başkan Donald Trump’ın Kovid-19 nedeniyle söz konusu ülkelere uygulanan seyahat yasağının, 26 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere kaldırılması kararını geçersiz kılan bir kararname imzaladı ve önceki listeye Güney Afrika’yı da ekledi.

İmzaladığı kararnamede Biden, “Kovid-19’un mutasyonlarını ve hastalığın yayılmaya devam ettiğini göz önüne alarak, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), uluslararası seyahat politikalarını yeniden inceledi. Schengen bölgesi, İngiltere, İrlanda, Brezilya ve Güney Afrika’daki sağlık durumlarının incelenmesinin ardından ABD’ye gelen kişilere yönelik seyahat kısıtlaması uygulanmasına karar verdik.” ifadesini kullandı.

Buna göre, kararnamede yer alan ülkelerden seyahat eden ya da son 14 günde bu ülkelerde bulunan ABD vatandaşı olmayan kişiler, ABD’ye kabul edilmeyecek.

Yeni kısıtlamalar Salı günü yürürlüğe girecek.

TRUMP, GİDERAYAK KISITLAMALARI KALDIRMIŞTI

Eski ABD Başkanı Donald Trump, 13 Mart 2020’de yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Kovid-19 nedeniyle Schengen ülkelerine seyahat kısıtlaması getirmiş, listeye daha sonra İngiltere, İrlanda ve Brezilya da eklenmişti.

Trump, 18 Ocak’ta imzaladığı kararname ile bu kısıtlamanın 26 Ocak 2021’de kalkacağını belirtmişti.

Beyaz Saray sözcüsü Jen Psaki, Güney Afrika’nın seyahat kısıtlaması getirilen ülkeler listesine ülke dışına da yayılan virüsün yeni türünün görülmesi sebebiyle eklendiğini söyledi.

Joe Biden’ın yeniden devreye aldığı seyahat kısıtlamalarından etkilenen 26 Avrupa ülkesi arasında Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İtalya, Letonya, Lichtenstein, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç ve İsviçre yer alıyor.

Virüsün Güney Afrika’da görülen yeni türünün ABD’de henüz tespit edilmediği, ancak İngiltere’de görülen türün bazı eyaletlerde görüldüğü biliniyor.

ABD’DE SON DURUM

ABD’de bir günde ortalama 3 bin 100 can kaybı görülüyor. Bir gün içinde görülen yeni vaka sayısı da 170 bin. 2 hafta öncesinde ülkede görülen yeni vaka sayısı 250 bin civarındaydı.

ABD Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezleri’ne (CDC) göre ülke genelinde yaklaşık 18 milyon kişi yani ülke nüfusunun yüzde 6’sından azı aşının ilk dozunu yaptırmış durumda. 3 milyon kişinin de ikinci dozu yaptırdığı belirtiliyor.

ABD’de virüs yüzünden can kaybı 420 bine dayandı. Vaka sayısı da 25 milyonu aştı. Washington Üniversitesi tarafından sık sık kaynak olarak gösterilen modellemeye göre, ABD’de virüs yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısının 1 Mayıs’a kadar 569 bine ulaşması bekleniyor.

Almanya Türkiye’nin koronavirüs risk kategorisini bir kademe düşürdü

 

Okumaya devam et

Dünya

Times: Erdoğan İsrail’in mesajını almış görünüyor

İngiliz The Times gazetesi, Türkiye ve İsrail ilişkilerini kaleme aldı. Gazete İsrail’le ilişkileri normalleştirmek isteyen Türk hükumetinin son haftalarda Hamas’ın ülke içi operasyonlarını kısıtlamaya başladığını yazdı.

BOLD – Times gazetesinde yayınlanan Anshel Pfeffer imzalı haberde, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Filistinli militanlarla bağlarını yeniden gözden geçirdiği’ belirtildi.

Hamas’ın Suriye’den çıkmaya zorlanması, Mısır’da da Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi yönetiminde barınamaması üzerine Türkiye’ye yöneldiği aktarılan haberde,”AKP, Hamas’ın ilham aldığı Müslüman Kardeşler’in ideolojisini paylaşıyor. Türkiye, Hamas’ın bazı önemli üyelerine uzun süreli vizeler hatta Türk vatandaşlığı verdi. Sahiplenilmenin getirdiği rahatlıkla Hamas başına buyruk davranmaya başladı.” ifadeleri kullanıldı.

“DIŞ POLİTİKASI DARMADAĞIN OLAN ERDOĞAN”

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikasını “darmadağın” diye niteleyen gazete, “Dış politikası darmadağın olan Erdoğan, ülkesinin eski müttefikleriyle yeniden bir araya gelmeye çalışıyor. İsrail dahil. Elinde, İsrail’in ilgilenebileceği bir pazarlık kozu var: Hamas… Erdoğan açıktan, Türkiye’nin Filistinlileri İsrail’e karşı desteklediğini söylüyor. Ama Hamas’ın, kendisinin haberi olmadan yetki sınırlarını aşması, Erdoğan’a örgütün faaliyetlerini kısıtlaması için bir gerekçe sağladı.” diye yazdı.

Türk hükumetinin son haftalarda Hamas’ın operasyonlarına sınırlamalar getirmeye başladığını ifade eden Times, “Türk medyasında yer alan haberlere göre üyelerine artık uzun süreli vizeler veya Türk vatandaşlığı verilmiyor. En azından bir defasında, bir Hamas üyesi İstanbul havalimanında gözaltına alınıp sınır dışı edildi” ifadelerini kullandı.

The Times gazetesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen ay ‘İsrail ile ilişkileri daha iyi bir noktaya taşımak istediği’ yönündeki sözlerini de aktarıp “İki ülke bir zamanlar stratejik müttefikti ama Erdoğan kendisini Filistin halkının koruyucusu olarak sergilemek istedi ve İsrail ile bağlarını zayıflattı” dedi.

Times gazetesi, Erdoğan’ın dış politikadaki zorluklarına dikkat çekerek, “Dünya genelindeki adımları geri tepti. Türkiye hala NATO üyesi ama ABD geçen yıl, Türkiye’nin Rus füze savunma sistemi S-400’ü satın alma kararıyla, F-35 savaş uçaklarının Türk Hava Kuvvetleri’ne satışını iptal etti. İsrailli yetkililer son haftalarda, Kudüs ile Ankara arasındaki ilişkilerin gelişmesinin anahtarının, Türkiye’nin Hamas’a olan desteğini çekmesi olduğunu söyledi. Erdoğan mesajı almış görünüyor” ifadelerini kullandı.

“İSRAİL BU KEZ İLİŞKİLERİ NORMALLEŞTİRME KONUSUNDA TEMKİNLİ”

İsrail, bölgede yalnızlık yaşadığı dönemlerde Türkiye’den gelen her türlü adıma olumlu karşılık vermiş ve Türkiye’yle ilişkileri normalleştirmek için adım atmaya hazır olduğunu ifade etmişti. Ancak son dönemde İslam dünyasından birçok ülke ile anlaşma imzalayarak diplomatik ilişki kuran ve bölgedeki yalnızlığını sona erdiren Tel Aviv yönetimi, bu kez Ankara’dan gelen açıklamalara temkinli yaklaşmıştı.

Hatta İsrail yönetimi, Ankara ile ilişkileri normalleştirme konusunu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve diğer bölge ülkeleriyle istişare etmek durumunda olduğunu ifade etmişti. İsrail, geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn dahil birçok İslam ülkesiyle anlaşma imzalamış ve ilişkileri normalleştirmişti. Ancak bu iki ülke ile Türkiye son dönemde birçok uluslararası sorunda karşı karşıya gelmiş durumda.

Erdoğan: İsrail’le ilişkileri daha iyi noktaya taşımayı arzu ediyoruz

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Konseyi’nden AİHM uyarısı: Kavala’nın serbest kalması rica değil yasal zorunluluk

Osman Kavala’nın tahliyesi konusunda Avrupa Konseyi’nden sert açıklamalar geldi. Genel Sekreter Marija Pejcinovic Buric, Kavala’nın serbest bırakılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı ile bir rica değil, yasal zorunluluk olduğunu söyledi.

BOLD – Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Osman Kavala’nın tutukluğunun AİHM kararına rağmen devam etmesinin ‘tamamen yanlış olduğunu’ söyledi ve “Bir rica değil, yasal zorunluluk” olduğunu ifade etti.

Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi’nde konuşan Buric, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni onaylayan üye ülkelerin mahkemenin kararına saygı göstermeyi kabul ettiğini hatırlattı ve “Bu bir rica değildir. Bağlayıcılığı olan yasal zorunluluktur” dedi.

AİHM’in geçen yıl verdiği kararda Kavala’nın ‘makul şüphe’ için gerekli kanıt olmadığına hükmettiğini anımsatan Buric, hükümsüz olarak tutuklanmasının Kavala’yı ve diğer insan hakları savunucularını caydırmak için gizli bir amaç taşıdığını belirtip “Kavala bu nedenle serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

Türk yetkililerin Kavala’nın tutukluğu için yeterli delil ortaya sunamadığını belirten Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, örgütün iki ana sözleşmesi olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Sosyal Şartı’na vurgu yaptı. Buric, bu sözleşmeler için “modern Avrupa’nın ruhunu” oluşturuyor tanımlamasında bulundu.

AİHM 10 Aralık 2019 tarihinde 1’e karşı 6 oyla aldığı kararla, iş insanı Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını hükmetmiş, söz konusu tutukluluğun hak ihlali olduğunu açıklamıştı.

Avrupa Birliği Bakanlar Komitesi de Osman Kavala davasını sürekli olarak inceliyor. Komite geçen ay aldığı yeni bir “ara kararla” iş insanı Kavala’nın serbest bırakılması çağrısını yinelemişti.

GEZİ DAVASININ TEK TUTUKLU SANIĞI

AİHM, Türkiye’nin Kavala davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. ve haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanmasıyla ilgili 18. maddelerini ihlal ettiğine karar vermiş ve Osman Kavala’nın “derhal” serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) ise geçtiğimiz aralık ayı sonunda tutuklu yargılanan Kavala’nın Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine hükmederek İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edileceğine karar vermişti.

Anadolu Kütür Yönetim Kurulu Başkanı olan Kavala, 24 Haziran 2019’da görülmeye başlanan 16 sanıklı Gezi Davası’nın tek tutuklu sanığı konumunda bulunuyor.

Avrupa Birliği Türkiye’ye ek yaptırımları rafa kaldırdı

Okumaya devam et

Popular