Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Halkın döviz birikimi yeni rekorlara koşuyor, TL için iyimser olmak her geçen gün daha da zorlaşıyor

Halkın döviz birikimi 105.7 milyar dolara yükselerek tarihi rekoru kırdı. Konunun uzmanları, TL için iyimser olmanın çok zor olduğunu ve halkın dolar/TL'deki her düşüşü bir alım fırsatı olarak gördüğünü belirtiyor.

Dolar/TL, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) piyasaları şaşırtan en az bu yıl sonuna kadar faiz artırmayacağı açıklamasıyla gerilese de yerel seçim öncesi lokallerin artan döviz talebi ve Türkiye-ABD ilişkilerine yönelik endişelerle yeniden yükselişe geçti.

Fed’in, faizlerin en az bu yıl boyunca mevcut seviyesi olan yüzde 2.25 ile yüzde 2.50 arasında kalacağı mesajı gelişmekte olan ülke para birimlerine destek oldu.

TL’de ise Fed kararları ilk etki olarak değer kazancına neden olsa da bu kazanımların neredeyse tamamı ortadan kalkmış durumda.

DOLAR KARŞISINDA KAZANIMLARINI KORUYAMAYAN TEK PARA BİRİMİ TL

TL, Türkiye-ABD ilişkilerine yönelik endişeler başta olmak üzere lokallerin 6 aydır aralıksız her hafta devam eden döviz alımlarının da etkisiyle dün dolar karşısında kazanımlarını koruyamayan tek gelişmekte olan ülke para birimi oldu.

Dolar/TL, Fed kararı öncesi 5.4850 civarında işlem görürken, karar sonrası gece saatlerinde 5.4069’a kadar gerilese de dün günü 5.46’nın hemen üzerinde tamamlayarak neredeyse Fed öncesi seviyelere yeniden yükselmiş oldu. Kur bugün saat 09:23’de 5.4660 seviyesinde yer aldı. Aynı saatte euro/TL 6.2230’da bulunuyor.

Bankacılar, “Dolar/TL’deki düşüşü sınırlayan en önemli etken” sözleriyle ABD-Türkiye ilişkilerine yönelik endişeleri öne çıkarırken, bunun yanında İsrail-Suriye arasındaki Golan Tepeleri’ne yönelik açıklamalar da bölgede jeopolitik endişelerin kısa sürede sona ermeyeceğini gösterdi.

“HALK, DOLAR/TL’DEKİ HER DÜŞÜŞÜ YENİ BİR ALIM FIRSATI OLARAK GÖRÜYOR”

Bir bankanın döviz masası işlemcisi, “ABD ile ilişkileri daha kötü bir noktaya götürebilecek yeni bir gelişme, İsrail-Suriye arasındaki Golan Tepeleri’ne yönelik egemenlik tartışması olacak. Bunun ötesinde yerel seçimleri bekleyen piyasalarda lokallerin dövize her geçen gün daha da yöneldiğini görüyoruz. Makro gelişmeler de henüz piyasa dostu diyebileceğimiz boyutta değil” dedi ve ekledi:

“Dolayısıyla bugünlerde TL açısından iyimser olmak çok zor. Teknik olarak dolar/TL’de aşağı yön mümkün olsa da özellikle lokallerin döviz talebine baktığımızda beklentilerdeki bozulma düzelmeden bir iyimserlikten bahsetmek oldukça zor. Çünkü yereller şu an her düşüşü yeni bir alım fırsatı olarak görüyorlar. Bunun için önce seçimlerin sonuçlanması gerekecek.”

ABD’li yetkililer, Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının verilmesi hazırlıklarının yakında askıya alınabileceğini belirtti. Atılması halinde bu adım, Washington’ın Ankara’nın aynı anda hem F-35 uçaklarına hem de Rusya’nın S-400 hava savunma sistemine sahip olamayacağına dair şimdiye kadar verdiği en güçlü sinyal olacak.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in 1967 yılında Suriye’den ele geçirdiği Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıma zamanının geldiğini belirtti. Trump, ABD politikasında önemli bir değişikliği yansıtan bu açıklamasıyla İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya 9 Nisan’da yapılacak seçimlerde yeniden seçilmek için kampanya yürüttüğü bir ortamda destek verdi.

6 AYDIR KESİNTİSİZ ARTAN HALKIN DÖVİZ BİRİKİMİ TARİHİ REKORU KIRDI

Lokallerin devam eden döviz talebi de kurdaki olası düşüşleri engelleyen önemli bir neden olmaya devam ediyor. Yaklaşık 6 aydır döviz birikimlerini kesintisiz artırmaya devam eden bireylerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları 15 Mart haftasında 1.64 milyar dolar artışla 105.7 milyar dolar ile tarihi zirveye yükseldi.

TCMB verilerine göre bireylerin yanında kurumları da içeren yurt içi yerleşiklerin toplam kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları ise 15 Mart ile biten haftada 4 milyar dolar artışla 175.8 milyar dolara yükselerek yine rekor kırdı.

Söz konusu rakamlar sadece resmi verileri kapsıyor. Yani halkın yastık altında ne kadar döviz tuttuğu bilinmiyor.

İnsanların kurumlara karşı güveninin her anlamda düştüğü ve Türkiye’nin adeta bir istihbarat devletine dönüştüğü bu zaman diliminde vatandaşın yastık altında tuttuğu dövizin bankalardaki tutardan çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

Ekonomi

Hükumet bütçe açığını 10 yılda ona katladı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2020 yılına ait merkezi yönetim bütçesi verilerini açıkladı. 2011 yılında 17.4 milyar lira olan merkezi yönetim bütçesi açığı, geçen yıl yüzde 38,5 artarak 172 milyar 743 milyon liraya çıktı.

BOLD – Hükumetin bütçe açığı artmaya devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre merkezi yönetim bütçesi 2020’de 172,7 milyar lira açık verdi.

GİDERLER YÜZDE 20 ARTTI

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2020 yılı aralık ayı ve ocak-aralık dönemi bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Bu kapsamda Türkiye’nin merkezi yönetim bütçesi gelirleri 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 17,6 artarak 1 trilyon 29 milyar 493 milyon lira, giderleri de yüzde 20,2 yükselerek 1 trilyon 202 milyar 236 milyon lira oldu. Merkezi yönetim bütçesi açığı, geçen yıl yüzde 38,5 arttı ve 172 milyar 743 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Bakanlık verilerine göre, Aralık 2020’de bütçe gelirleri, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34 artarak 97 milyar 559 milyon liraya yükseldi. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 32,2 artışla 138 milyar 250 milyon liraya çıktı. Geçen ay bütçe açığı 40 milyar 691 milyon lira olarak hesaplandı.

AÇIK HER GEÇEN YIL ARTTI

2020 yılında 172 milyar 743 milyon lira açık veren merkezi yönetim bütçesinin açığı son 10 yılda ona katlandı. 2011 yılında 17.4 lira olan merkezi yönetim bütçesinin açığı, 2012’de 28.8, 2013’te 19.4, 2014’te 22.7, 2015’te 22.6, 2016’da 29.3 milyar liraya çıktı. Son yıllarda giderek artan açık 2017 yılında 47.4 milyar liraya, 2018’de 72.6 milyar liraya, 2019 yılında ise 123.7 milyar lira çıktı.

20 yıllık AKP iktidarının utancı: Yoksulluk intiharları!

Okumaya devam et

Ekonomi

Merkez Bankası’nın kara günleri: Son 7 yılda sadece 2 kere artıda kalabildi

2001 krizi ve 2008 küresel finans krizinin dışında hiç eksileri görmeyen Merkez Bankası rezervleri, son 7 yılın 5’inde artı bakiye göremedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın istifasına neden olduğu ileri sürülen Merkez Bankası (MB) rezervleri son 7 yılın 5’inde eksiden kurtulamadı. Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı dönemde, sadece kur artışını dengede tutabilmek için MB’nin rezervlerindeki 128 milyar dolara yakın döviz satışına izin verdiği iddia ediliyor.

MB döviz rezerv varlıklarında tarihi düşüş 2020 yılında yaşandı. 2001 krizinde bile eksi 12,9 milyar Dolar olan Merkez Bankası rezervleri geçen yılın ilk 11 ayında eksi 38,6 milyar Dolara geriledi. Peki yıllara göre Merkez Bankası rezerv miktarı nasıl değişti?

AKP DÖNEMLERİNDE MERKEZ BANKASI REZERVLERİ

MB döviz rezervleri, AKP’nin ilk iktidara geldiği 2002 yılında eksi 200 milyon dolar seviyesindeydi. Bu tarihten 2007 yılına kadar hep artıda kalan rezervler, 2005 yılında 23,2 milyar dolar ile artı rezerv rekoru kırdı. Küresel finans krizinin yaşandığı 2008 yılında yine eksiye dönen rezervler eksi 2,7 milyar dolar oldu. Ardından 2014 yılına kadar yılık bazda hep artı rezerv girişi oldu.

SON 7 YILIN SADECE 2’Sİ ARTI

MB, son yedi yılın sadece 2’sinde artı döviz rezervi verdi. 2016 ve 2019 yıllarında artı rezerv girişi olurken, geriye kalan yıllarda hep eksiye düştü. En büyük düşüş ise eksi 38,6 milyar dolar ile 2020 yılının Ocak-Kasım döneminde yaşandı.

‘Sözde Cumhurbaşkanı’ tartışmasından sonra ‘Sembolik Cumhurbaşkanı’ önerisi

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Konut satışlarına faiz darbesi: 5 ayda 10 kat azaldı

Merkez Bankasının faiz politikası sonucu yükselen banka kredisi maliyetleri yüzünden, geçen Temmuz 130 bin 721’e ulaşan konut satış rakamları Aralıkta 14 bine geriledi.

BOLD – Merkez Bankası’nın (MB) politika faizlerini son olarak 200 baz puan arttırıp yüzde 17’ye çıkarmasından sonra yükselen banka kredisi maliyetleri, konut satışlarını vurdu.

Konut kredisiyle alınan alınan ev sayısı yüzde 90 oranında azaldı. Geçen senenin Temmuz ayında banka kredisiyle 130 bin 721 adet konut satılırken, Aralık ayında ise yükselen faizler yüzünden bu rakam 14 bin 631’e düştü. 2019 yılı Aralık ayında ise bu rakam 50 bin 278’di.

KREDİYLE 573 BİN 337 EV SATILDI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ipotekli konut satış verilerine göre 2020 yılında 573 bin 337 adet ipotekli konut satıldı. Bu satışların 183 bin 987 adedi yeni biten inşaat olurken, 389 bin 350 adedi ise ikinci el satış kayıtlarına girdi. 2019 yılında ise banka kredisiyle alınan ev sayısı 332 bin 508 adette kaldı.

DÜŞÜK FAİZ KONUT SATIŞINI ARTTIRDI

MB eski Başkanı Murat Uysal’ın faizleri yüzde 8,25’e düşürdüğü geçen yılın Haziran ayından itibaren ipotekli konut satışları patladı. Bankalarda yüzde 0,64 ile ev kredisi çeken 101 bin 504 kişi konut sahibi oldu. Temmuz ayında da 130 bin 721 kişi düşük faizle çektiği banka kredisini eve yatırarak bankaya borçlandı.

MERKEZ BANKASI BAŞKANI DEĞİŞTİ KONUT SATIŞI DÜŞTÜ

MB’nin geçen Eylül ayında yaptığı faiz artırımı konut satışlarını 35 bine düşürürken, asıl büyük düşüş ise yeni atanan MB Başkanı Naci Ağbal’ın faizi önce yüzde 15’e arkasında yüzde 17’ye çıkardığı Kasım-Aralık ayında gerçekleşti.

Erdoğan’ı aşılayan doktorun İmamoğlu’na benzerliği sosyal medyayı salladı

Okumaya devam et

Popular