Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Müsavat Dervişoğlu’ndan Süleyman Soylu’ya Milliyetçilik tepkisi

Muhalefet partilerinin bazı illerdeki belediye meclis üyesi adaylarının PKK ile ilişkisi olduğunu öne süren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, bir tepki de İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu’ndan geldi.

“MİLLİYETÇİLİĞİMİN ZEKATINI VERSEM BİR MİLYON SOYLU EDER”

Dervişoğlu, “Milliyetçiliğimin zekâtını versem bir milyon Süleyman Soylu, bir milyon Hamza Dağ eder” dedi. İyi Parti Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, “Bunu şiddetle reddediyorum. Hazırlanan listelerin mesûlü benim. Türkiye’nin neresinde İyi Parti’li bir aday varsa altında benim imzam var” diye konuştu.

TERÖR BAĞI ARAYANLAR CUMHUR İTTİFAKINA BAKSINLAR

“Müsavat Dervişoğlu’nu PKKlı adayları listeye yazmakla suçlayanlar akıllarını yitirmiştir” diyen Dervişoğlu, şöyle devam etti: “Hangi gelenekten geldiğimi ve nasıl bir siyasi geçmişe sahip olduğumu herkes iyi biliyor. Milliyetçiliğimin zekâtını versem, bir milyon Süleyman Soylu, bir milyon Hamza Dağ eder. Öncelikle terör örgütleriyle bağ arayanlar, araştırmalarını Cumhur İttifakı’nın içinde olduğu siyasi partiler içinde yapsınlar. Adaylar üzerinden araştırma yapmaya gerek yok, geçmişlerine baksak yeter.”

BEKA SORUNUNUN SEBEBİ 17 YILDIR ÜLKEYİ YÖNETENLERDİR

Dervişoğlu, “İyi Parti’nin listelerinde PKK’lılar var diyenlere verecek çok cevabımız var. Örgütlerle ilişkiyi adaylar üzerinden değil partilerin yaptığı icraatlar üzerinden kurmak gerekiyor. Beka sorunundan bahsediyorlar ama 17 senedir bu ülkeyi yönetenler beka sorunun asıl sebebidir” ifadelerini kullandı.

HEPSİNİN TEMİZ KÂĞITLARI ELİMDE

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Dervişoğlu, siyasette ortaya atılan hiçbir sözün ya da iddianın karşılıksız kalmayacağını belirterek, “Sizlerin içine sinmeyen, terör örgütüyle bağlı olan hiçbir ismin altına imza atmam mümkün değildir. İddiaya konu olan Siirt, Bitlis, Van ve Hakkâri gibi il, ilçe başkanlarının ve yöneticilerinin de kefili benim. Hepsinin ‘temiz kâğıtları’ elimde” dedi.

AHMET KAYA KASETİ TERÖR PROPAGANDASI İSE

YSK ve il seçim kurullarına göre listedeki kişilerin adaylıkları için bir engel olmadığını kaydeden Dervişoğlu, “Bir adayımız hakkında ‘Geçmişte hakkında açılmış soruşturma var’ diyorlar. Adamın arabasında yapılan bir aramada iki tane Ahmet Kaya kaseti bulunmuş. Emniyette yapılan sorgusunun ardından savcılık dosya açma gereği bile duymamış. Bu adamın ağabeyi şehit olmuş. Şimdi, Ahmet Kaya’nın kasetini arabasında bulunduranlar terör örgütü propagandası yapmış oluyor da Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret etmiş olanlar ne oluyor?” şeklinde konuştu.

30 VİLAYETİN 15’TEN FAZLASINI MİLLET İTTİFAKI KAZANIYOR

Ortaya atılan iddiaların ve kendilerine yönelik suçlamaların, Cumhur İttifakı’nın seçim sonuçlarından duyduğu endişeden kaynaklandığını savunan Dervişoğlu, şunları söyledi: “Ankara’yı, İstanbul’u, Denizli’yi, Balıkesir’i, Antalya’yı kaybediyorlar. 30 vilayetin 15’ten fazlasını bugün itibariyle Millet İttifakı kazanıyor. Bir panik ortamı doğdu. Güneydoğulu, Kürt kökenli vatandaşlarımızla bazı kesimleri karşı karşıya getirmek adına tahrikkâr planları devreye sokuyorlar.”

MİLLET İTTİFAKINA OY VEREN KÜRTLER PKK’LI OLUYOR

Dervişoğlu, “AK Parti’ye oy verdiklerinde hepsi ‘Sevgili Kürt kardeşlerimiz’ oluyor ama Millet İttifakı’na oy verdiklerinde ‘PKK’lı’ oluyor. Vatandaşların algılarını istismar etmekten vazgeçsinler. Biz, kutuplaştırmak için değil kucaklaştırmak için siyaset yapıyoruz. Herkes ağzından çıkan lafa özen göstermeli. Bu milletin hafızası diridir; bireyler unutabilir ama milletler unutmaz” dedi.

PKK’lı diye fişlenen CHP’li Güler: Ben siyasete AKP’de başladım

Politika

SP lideri Karamollaoğlu’ndan AKP ile ittifaka şartlı evet

Büyük oy kaybı yaşayan AKP, Cumhur İttifakı’na yeni üye arayışlarını sürdürüyor. Bu kapsamda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir dizi ziyaretler gerçekleştirirken, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ittifaka şartlı kapı araladı.

BOLD – Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP ile ittifak konusunda “talep gelirse konuşulacağını” ifade ederek, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla” dedi.

ZİYARETLERİ OLUMLU GÖRÜYORUZ

Habertürk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, gündeme ilişkin konularla ilgili açıklamalarda bulundu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret etmesiyle ilgili bir soruya Karamollaoğlu, “Bu ziyaretleri olumlu görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının bütün liderleri ziyaret etmesi, bütün liderleri masa etrafında oturup konuşması daha makul neticelerin elde edilmesine vesile olur kanaatindeyim. Bu ziyaretleri olumlu görüyorum. Buradan ne çıkar? Onu şimdiden söylemek mümkün değil. Seçim süresi başladığı zaman, seçim sathi mailine girildiğinde konuşulması gereken bir konudur diye düşünüyorum” dedi.

AKP İLE İTTİFAK YAPILABİLİR

AKP tarafından ittifaka ilişkin bir talep gelirse konuşulacağını söyleyen Karamollaoğlu, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla. Biz ilkeler üzerinde duruyoruz. Sanki bizim tabanımız bir yere yönlendirilmeyi bekliyormuş vs. gibi intibaların doğru olmadığı kanaatindeyim. Siz tabanın elbette sesine kulak verirsiniz, ama esas olan bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz, bu ülkenin yaşadığı sıkıntılardan kurtulabilmesi için hangi adımların atılması gerekir, bu noktadaki politikalar. Biz birinci mesele olarak Türkiye’de kavganın ortadan kalkması, kargaşanın kalkması, mutlaka diyalog ortamının oluşması gerekir dedik” diye konuştu.

Unutulmayan şarkılara özel albüm

 

Okumaya devam et

Politika

Türkiye’nin kurulması yasak partisi: PİA

Mehmet Kamaç ve arkadaşları İçişleri Bakanlığı önünde başlattıkları parti kurma eyleminin 9. gününde. Eylemin gerekçesi 2,5 yıldır devam ettikleri ama başarılı olamadıkları parti kurma mücadelesi.

BOLD – Mehmet Kamaç ve arkadaşlarının parti kurmaya karar vermelerinin üzerinden 2,5 yıl geçti. Ancak İçişleri Bakanlığı, İnsan ve Özgürlük Partisi’nin (PİA) kuruluş dilekçesini 2,5 yıldır çeşitli gerekçelerle almamaya direniyor. Türkiye’deki geçerli yasalara göre parti kurmak için İçişleri Bakanlığı’na internet üzerinden imzalı bir dilekçe vermek yeterli. PİA kurucuları, imzalı dilekçeyi vermek için 2,5 yıldır her yolu denediler. Ancak İçişleri Bakanlığı PİA’nın kuruluş başvurusunu almamakta kararlı.

OYLARIN BÖLÜNME KAYGISI

turkishminute.com’un haberine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetimindeki İçişleri Bakanlığı’nın dilekçeyi almamaktaki direncinin arkasında kurduğu ittifaka zarar verebileceği endişesi var.

PİA, barışçıl Kürt İslamcılar olarak nitelenebilecek bir hareketin temsilcisi olarak kurulmak isteniyor. Ancak Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar isimli başka bir Kürt İslamcı parti var. Türk Hizbullahı’nın temsilcisi olan Hüdapar, daha radikal görüşlere sahip bir yapılanma ve uzun yıllardır Erdoğan’a verdikleri destekle biliniyorlar.

PİA’nın kurulması, Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar’ın oylarında bölünme anlamı taşıyor. PİA ayrıca Kürt Hareketi’nin en büyük partisi HDP’yle de iyi ilişkileri olan bir grup. HDP, Erdoğan’ın en önemli hedeflerinden biri ve HDP’nin genel başkanı Selahattin Demirtaş, 4 yılı aşkın süredir tutuklu.

Gazeteci İrfan Aktan’a göre; PİA’nın kuruluş dilekçesinin alınmaması devletin Kürt İslamcılar arasında yaptığı ideolojik tercihin yansıması.

https://twitter.com/MemetkamacKamac/status/1351445600844308481?s=20

İlk başvuru 2018’de

PİA, ilk kuruluş dilekçesini 14 Mayıs 2018’de internet üzerinden yaptı. Başvuru işleme bir ay boyunca konmadı. Bakanlık ardından “başvuruyu posta yoluyla yapın” şeklinde bildirim yaptı. Kurucu heyet evrakları posta yoluyla da gönderdi. Ardından bizzat İçişleri Bakanlığı’na giderek başvurunun sonucunu sordular. Yaklaşık iki yıl boyunca her defasında aldıkları cevap, “evraklar inceleniyor” şeklinde oldu.

Partiyi kurmak isteyen heyetin başındaki isim olan Mehmet Kamaç, geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı yetkililerine dilekçeyi bu kez elden teslim etmek için mücadele ederken gözaltına alınmak istendi.

Bakanlığın PİA’ya verdiği son yanıtta parti iç tüzüğünde bulunan “Kürtlere anadilde eğitim talebinin” Anayasaya aykırı olduğu ve düzeltilmesi talep edildi.

İçişleri Bakanlığı’nın parti tüzüğünü denetleme yetkisi bulunmadığını, kuruluş dilekçesini almak zorunda olduğunu belirten PİA kurucu heyeti, İçişleri Bakanlığı önünde “evrakları teslim nöbeti” başlattı. 9 gündür devam eden eylemde, Bakanlık yeni bir faza geçti ve PİA kurucu heyetindeki isimlerin Bakanlık binasına girişleri yasaklandı.

Tayyip Erdoğan’ın son dönemde demokrasi ve hukuk reformu söylemlerini yeniden gündeme getirmesine atıf yapan Mehmet Kamaç, “Anayasa rafa kalkmış, bu ülkede parti kurdurulmuyor. Siz hangi reformdan bahsediyorsunuz?” diye soruyor.

30’dan fazla başvuru

“Süreç aylarca sürse de her gün bakanlığın önüne gidip oturmaya kararlıyız” diyen Kamaç, 30’dan fazla başvuru yaptıklarını ama Bakanlığın almamakta ısrarlı olduğunu söylüyor.

Türkiye’de yakın dönemde başka siyasi partilerin kurulduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın tavrının sadece kendilerine olduğunu belirten Kamaç, Bakanlık tarafından başvurularının kabul edilmemesini yürüttükleri Kürt merkezli siyaset ve seçimde HDP ile kurdukları ittifakın da etkisinin olduğunu düşünüyor. Kamaç yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Anlaşılan tabanı Kürdistan’da olan Kürt siyasi partilerin kurulmasına müsaade edilmiyor. İnsan ve Özgürlük Partisi dindar-muhafazakar kökenden gelen bir parti. Kanaatimce Kürt ve Kürdistan meselesini hak, adalet ve özgürlük ekseninde ele alan ve modern dünyanın değerleriyle birlikte İslami değerler ile meseleyi ortaya koyan partimizi bir tehdit olarak algılamış olabilirler. Olay bir parti meselesi olmaktan çıktı. Bu hukuk ve demokrasi meselesine dönüştü. Konuyu hukuk ve demokrasi olarak gören ve önceleyen kesimlerle paylaşarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Başvurumuz kabul edilene kadar bakanlıktaki bekleyişimiz devam edecek.”

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu: Her alanda sorunumuz var herkes sandığı bekliyor

Kırşehir’de bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AKP ve Erdoğan’ın Türkiye’yi artık yönetemediğini belirterek, “Herkes sandığı bekliyor. Sandığı koyun önümüze diyorlar” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli temaslar için Kırşehir’deydi. Ziyaret sırasında Kılıçdaroğlu gazetecilere açıklamalarda bulundu.

SOYLU VE GÜL POLEMİĞİ

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında başlayan polemiğe değinen Kılıçdaroğlu: “Türkiye’de en sorunlu alanlardan birisi yargı. Yargıya iktidarın müdahale ettiğini ve talimat verdiğini, bu talimat çerçevesinde yargının karar aldığını biliyoruz. Ama hükümetten iki ayrı bakanın bu konuda tartışma zemini yaratmaları, bu hükümetin Türkiye’yi nasıl yönetemediğinin açık göstergesidir. AKP Hükumeti, Erdoğan artık Türkiye’yi yönetemiyor. Her alanda sorunumuz var” yorumunu yaptı.

“SANDIK BEKLENİYOR”

Ülkedeki ekonomik krizin neden olduğu işsizlik ve yoksulluk sorununa da dikkat çeken CHP lideri: “Bu milletin temelde bir sorunu var. Herkes bekliyor. Neyi bekliyor. Herkes sandığı bekliyor. Sandığı koyun önümüze diyorlar” dedi.

Bir soru üzerine Kılıçdaroğlu erken seçim için herhangi bir tahmininin olmadığını söyledi.

ABD’de göreve başlayan Joe Biden ile ilgili bir soru karşısında Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: “Ben Türkiye’nin bütün ülkelerle barış içinde yaşamasını isterim. Türkiye’nin kendi demokrasisini geliştirmesini isterim. ‘Türkiye’de demokrasi vardır’ algısının bütün dünyaya yerleşmesini isterim. Türkiye bir baskı ve otoriter rejim içinde. Bu otoriter rejimden Türkiye’nin kurtulması lazım. Efendim, falan kişi eleştirdi, yakala hapse at. Ne yapsın bu adam, derdini de mi anlatamayacak? Derdini anlattı diye adamı yakalayıp hapse mi atarsınız, tutuklar mısınız?”

Erdoğan’ın terörist listesi

Okumaya devam et

Popular