Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AA Genel Müdürü Şenol Kazancı: Seçim gecesi yaşananları kızıma da anlatamadım

Anadolu Ajansı Genel Müdür Şenol Kazancı, seçim gecesi veri akışını durdurma kararını tek başına aldığını belirterek, "Erdoğan'ın yanındaydım. Sevsen de sevmesen de ben onun adamıyım arkadaş" dedi.

Odatv, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şenol Kazancı’nın ajans çalışanlarıyla yaptığı toplantıda “Erdoğan’ın yanındaydım. Sevsen de sevmesen de ben onun adamıyım arkadaş” dediğini yazdı.

Yerel seçim sonuçlarına ilişkin uzun süre İstanbul’da veri akışını durduran Anadolu Ajansı’nın Genel Müdürü özetle şunları söyledi:

“Her iki aday da ayrı ayrı ‘kazandım’ diye açıklama yaptı. Benim veri akışım durdu, ben ne yapabilirdim ki… Veri gelmedi. YSK veri göndermedi. Beni hedef gösterdiler. Ben bunlara şerbetliyim. Ekrem İmamoğlu’nun da Binali Yıldırım’ın da kazandığı sonucu vermedim. Kazandıklarını görmedim ki vereyim. Bu kararı tek başıma aldım.

“SEVSEN DE SEVMESEN DE BEN ERDOĞAN’IN ADAMIYIM ARKADAŞ”

Olanlara kızım çok üzüldü. Ona ‘yanlış hiçbir şey yapmadım’ dedim. Kafama taktığım şapkanın olduğu fotoğraf danışmanken çekildi. Baykal şapkası olsaydı kimse bir şey söylemezdi. O şapkayı ben tasarladım. Erdoğan’ın yanındaydım. Sevsen de sevmesen de ben onun adamıyım arkadaş. Hakaret ve küfürler yedim. Yediğim küfürler de maaşımın içinde.

YSK Başkanı bizi neden hedef gösterdi anlamıyorum. YSK Başkanı’nın bitiremediği seçimi ben nasıl bitireyim. Riski ben aldım. İkisini de vermedim. Biri de gelmedi buraya. Bunlar sadece konuşuyorlar. Ben dayağımı yerim temiz temiz. Doğrusunu yaptım.

Ben kızıma da anlatamadım. Başımıza bir şey gelirse hayırlısı olsun. Ailelerinize selam söyleyin. Siz de çocuklarınıza durumu anlatın. Muhtemelen onlar da benimki gibi ikna olmayacaklar.”

“AÇIKLAMA YAPMAYACAĞIM”

Haberde, “Kazancı açıklama yapmayacağını, çünkü açıklamasının kimseyi tatmin etmeyeceğini söyledi” ifadeleri yer aldı.

“ŞENOL KAZANCI’YA GELEN TELEFON SONRASI YAYIN DURDURULDU”

Anadolu Ajansı’nın seçim gecesi ‘performansı’na dair tartışmalar dün de devam etmişti. Muhalefet AA’nın tutumunu eleştirirken, OdaTV’de yer alan bir haberde yayın akışının AA Genel Müdürü Şenol Kazancı’ya gelen telefonun ardından verilen talimatla kesildiği iddia edilmişti.

AA kulislerine dayandırılan habere göre, Binali Yıldırım’ı önde gösteren ancak aradaki oy farkının kapanmaya başlamasıyla birlikte veri akışını kesen Anadolu Ajansı’nın tepki çeken bu hamlesi Kazancı’nın talimatı üzerine gerçekleştirilmişti.

Haberde, oy farkının 5 binin altına inmesinin ardından ‘yukarıdan’ telefon geldiği ve Kazancı’nın da AA Bilgi ve İletişim Teknolojileri Direktörü Yakup Şıvka’yı arayarak yayını durdurma talimatı verdiği kaydedilmişti.

YSK BAŞKANI VE AA GENEL MÜDÜRÜ BİRBİRİYLE ÇELİŞİYOR

YSK Başkanı Sadi Güven, Anadolu Ajansı’nın veri girişini durdurması üzerine aldığı tepkilere ilişkin, “AA benim müşterim değil, verileri benden almıyor, nereden alıyor bilmiyorum” demişti.

Şenol Kazancı’nın “Benim veri akışım durdu, ben ne yapabilirdim ki… Veri gelmedi. YSK veri göndermedi” ifadeleri ise YSK Başkanı’nın açıklamasıyla çelişiyor.

Hangisinin yalan söylediği meral ediliyor.

Gündem

Sebahat Tuncel’in tokat attığı o polis Cemaat soruşturmasından açığa alındı

HDP’li Sebahat Tuncel’in 2011 yılında attığı tokatla gündeme gelen Eski İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çetiner, Cemaat soruşturması kapsamında açığa alındı.

BOLD – Murat Çetiner, 2011 yılında Şırnak’ta Güvenlik Şube Müdürüyken HDP’lilerin Nevruz yürüyüşünde o dönem HDP Milletvekili olan Sebahattin Tuncel ile tartıştı. Tuncel gazetecilerin çekim yaptığı sırada Şube Müdürü Çetiner’e tokat attı.

O dönem yargıya taşınan olay kamuoyunda çokça tartışılırken Tuncel’e açtığı davayı kazanan Çetiner, 36 bin lira tazminat kazandı.

Odatv’den Can Özçelik’in haberine göre, adı daha öncede Cemaat soruşturmalarında geçen Çetiner, Cemaatin yargı ayağının hedefinde olduğunu iddia etti.

Çelik’in konuyla ilgili yazısının devamı şu şekilde: “Darbe girişiminden hemen sonra 16 Aralık 2016 tarihinde tanık olarak ifadesi alınan eski Emniyet Sağlık Daire Başkan Yardımcısı Bülent Çanakçı da Murat Çetiner ile Kemalettin Özdemir’in yakın ilişkisini anlatmıştı.

Çanakçı ifadesinde Kemalettin Özdemir ile Murat Çetiner’in yakınlığını şu sözlerle aktarmıştı: “Kemalettin Özdemir yanında bulunduğum süre içinde Murat Çetiner ile sık sık görüşüyordu. Ona çeşitli insanların yanına gitmesini ve söylemesi gerektiği işleri söylüyordu. Bir ara Kemalettin Özdemir’in yanında değildim.

Bana telefon açtı. Murat Çetiner’i çağırmamı söyledi. Ben de ‘Hocam, beni arayacağınıza Murat Çetiner’i arasaydınız, gelirdi zaten’ dedim. Kemalettin Özdemir bana ‘Şimdiye kadar Murat Çetiner ile görüşmek için herhangi bir haberleşme cihazı kullanmadım, bu nedenle senin araman daha doğru olur’ dedi.

Ben de söyleneni yaptım, Çetiner’i aradım. Özdemir normalde başka kişilerle konuşurken kendi telefonundan konuşma yapıyordu. Halbuki Çetiner ile konuşurken benim telefonumdan bunu gerçekleştirmişti.”

“KEMALETTİN ÖZDEMİR SIRLARINI ÇETİNER’LE PAYLAŞIRDI”

Bülent Çanakçı ifadesinde Murat Çetiner ile ilgili olarak şu bilgiye de yer vermişti: “Hatırladığım başka bir konu ise 2011-2012 yılıydı. Güvenlik Daire Başkanı İsmail Baş’ın yanına gittiğimde yanımıza Murat Çetiner geldi. İsmail Baş, Murat Çetiner’i kastederek ‘İşte Müsteşar Yardımcımız geldi” dedi. Ben de, rütbesinin emniyet amiri olduğunu ve müsteşar yardımcısı olamayacağını söyledim. İsmail Baş ise ‘Müsteşar yardımcısı olacak kapasitede bir arkadaş’ dedi. Örgüt içerisinde Murat Çetiner bir şey söylediğinde veya bir görev verdiğinde, bu Kemalettin Özdemir’in emri gibi algılanırdı. Çünkü Özdemir’in talimatı olmadan Çetiner bir işe girmezdi. Kemalettin Özdemir, çok özel sırlarını Çetiner ile paylaşırdı. Çünkü kimi zaman bizi dışarı çıkarırlar, ikisi baş başa özel görüşürlerdi.”

KHK’lı öğretmen Mehmet Dersulu cezaevinde darp edildi

Okumaya devam et

Gündem

Osmaniye Cezaevinde 1.300 kişi çıplak aramaya maruz kaldı

Cezaevlerinden resmi kayıtlara geçen çıplak arama belgesi gelmeye devam ediyor. Osmaniye’de tutuklu Ramazan Nazlıer, çıplak aramaya karşı çıktığı için hakkında açılan disiplin soruşturmasının belgesini ve mahkeme kararını Ömer Faruk Gergerlioğlu’na gönderdi.

BOLD – Cezaevlerinde ve gözaltı merkezlerinde yapılan çıplak aramayı TBMM gündemine taşıyan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na çıplak aramanın resmi kayıtlara geçtiğini kanıtlayan belgeler gelmeye devam ediyor.

Osmaniye T Tipi Cezaevinde kalan Ramazan Nazlıer, 29 Aralık 2020’de yazdığı mektubunda Osmaniye T Tipi Cezaevinde kendisi de dahil bin 300 mahpusun istisnasız çıplak aramadan geçtiğini söyledi. Uygulamaya karşı çıktığı için kendisine disiplin cezası verildiğini söyleyen Nazlıer, herkese aynı soruşturmanın açıldığını belirtti.

AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin “Çıplak arama yalan” dediği için cezaevi yönetiminin hakkında tuttuğu tutanağı, disiplin cezasına ilişkin kararı ve Osmaniye İnfaz Hakimliği’nin kararını Gergerlioğlu’na göndermeye karar verdiğini söyleyen Nazlıer, “İnfaz hakimliği farklı tarihlerde cezaevine giriş yapmış biz 6 kişinin dosyasını birleştirmiş. Çünkü o zaman cezaevinde 1300 küsur tutuklu ve hükümlü kalmaktaydı. Herkese birkaç tane disiplin soruşturması açtıkları için o kadar kişiyi ayrı ayrı duruşmaya götürüp getirmek yerine çözümü dosyaları birleştirmekte buldular. Osmaniye T Tipi Cezaevinde kalan bin 300 kişiyi aşkın tutuklu ve hükümlü istisnasız çıplak aramaya maruz kalmıştı.” dedi.

Nazlıer şöyle devam etti: “Çıplak aramayı tüzüğün 46. maddesine dayandırıyorlardı ama 46. maddede çıplak aramayı kuvvetli şüphe üzeri istisnai hallerde yapılabileceği belirtiliyor. Genelge hükümleri belli olmasına rağmen birçok cezaevinde istisnasız yapılmaktadır.”

Ramazan Nazlıer, elindeki resmi belgelerin birer nüshasını Özlem Zengin’e ve Meclis İnsan Hakları Komisyon Başkanvekili olması nedeniyle milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na da göndereceğini belirtti.

RAMAZAN NAZLIER’İN GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUBUN ORİJİNALİ

Cezaevlerinden çıplak arama belgesi yağıyor: Direneceğiz!

Okumaya devam et

Gündem

KHK’lı öğretmen Mehmet Dersulu cezaevinde darp edildi

5 aydır Bolu F Tipi Cezaevinde tutuklu olan KHK’lı Mehmet Dersulu, cezaevindeki hak ihlallerini protesto ettiği için darp edildi. Ayağının üzerine basamadığı belirtilen Dersulu’nun arkadaşı da hücreye atıldı.

BOLD – Tutuklu Yüksel Direnişçileri arasında bulunan KHK’lı öğretmen Mehmet Dersulu cezaevinde iki kez darp edildi. Kitap ve mektup hakları ellerinden alındığı için oturma eylemi yapan Dersulu, 7 ve 12 Ocak’ta olmak üzere cezaevinde saldırıya uğradı.

“ARKADAŞI HÜCREYE ATILDI, VÜCUDUNDA MORLUKLAR VAR”

Bold Medya’ya konuşan kardeşi Zehra Dersulu, “Geçtiğimiz günlerde abim ve hücre arkadaşı Bolu F Tipi Hapishanesinde yaşanan hak ihlallerini protesto ettikleri için bir hafta içinde 2 sefa saldırıya uğradılar. Abim şu an ayağına basamıyor, arkadaşının da vücudunda ciddi morluklar var” dedi.

“AMAÇLARI YALNIZLAŞTIRMAK”

Abisinin darp raporu almasının engellendiğini söyleyen Zehra Dersulu, “Mektup ve kitapları hala verilmiyor. Arkadaşı Deniz Şah’ı yaka paça küçücük bir hücreye atmışlar. Abim şu an tek başına kalıyor. Pandemi var denilerek oradaki arkadaşlarıyla sohbet hakkı engelleniyor. Amaçları siyasi tutsakları yalnızlaştırmak. Bunların kendisi telefon görüşünde anlattı. Havalandırmaya açılan kapısını bile kapatmışlar. Her zaman abimin ayağına vuruyorlar. Zaten ayağı önceden yaşanan bir olaydan dolayı iyileşmiyordu.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Çermik Alabuğday İlkokulu’nda 11 yıl teknoloji ve tasarım dersi öğretmenliği yapan Mehmet Dersulu, OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile görevinden ihraç edildi. Dersulu, Yüksel Direnişçileri Acun Karadağ, Alev Şahin, Nazan Bozkurt, Mahmut Konuk ile birlikte 22 Ağustos 2020’de tutuklandı ve Bolu F Tipi Cezaevine gönderildi.

Okumaya devam et

Popular