Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD’den “seçim sonuçlarını kabullenin” uyarısı

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçim sonuçlarını kabullenmeyişine Amerika Birleşik Devletleri’nden uyarı gibi mesaj geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Palladino, pazar günü gerçekleştirilen yerel seçimlerle ilgili açıklamada bulundu.

“MEŞRU SONUÇLARIN KABUL EDİLMESİ”

Sözcü Palladino, “Haberleri gördük. Özgür ve adil seçimler her demokrasi için önemli. Buna meşru sonuçların kabul edilmesi de dahil. Dolayısıyla uzun ve gururlu bir geleneği olan Türkiye’den daha azını beklemiyoruz” dedi.

Times ve Guardian’dan seçim sonrasındaki olasılıklara ilişkin çarpıcı iki analiz

Dünya

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Jeffrey: S-400 ilişkilere en büyük darbeyi vurdu

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, S-400 krizinin Türkiye-Amerika ilişkilerine bugüne kadarki en büyük darbeyi indirdiğini belirtti. Jeffrey, Washington’da eskiden Türkiye’yi takdir eden çevrelerin de artık karşı tarafa geçtiğini söyledi.

BOLD – ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Atlantik Konseyi adlı düşünce kuruluşunun “Biden Yönetimi ve Türkiye: İkili İlişkilerde Değişim mi?” başlıklı online panelinde konuştu.

James Jeffrey, 20 Ocak’ta yemin ederek başkanlık görevine resmen başlayacak olan Joe Biden yönetiminde ilişkilerin geleceği konusunda çok iyimser olmadığını belirtti.

“İLİŞKİLER GÖRDÜĞÜM EN DÜŞÜK SEVİYEDE”

Jeffrey, “Şunu söyleyebilirim ki ilişkiler Türkiye’de ilk görev aldığım 1983 yılından bu yana gördüğüm en düşük seviyede” dedi. Bunun dört nedeninin bulunduğuna değinen Jeffrey, bunlardan birincisi olarak Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 füze savunma sisteminin yarattığı krizi gösterdi.

Jeffrey, “S-400/F-35 meselesinin ABD için ne kadar ciddi bir varoluşsal sorun olduğunu Türk dostlarıma binlerce kez söyledim. Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı hiçbir şey, ki buna 1974 Kıbrıs Harekatı da dahil, ilişkilere bu kadar darbe vurmadı çünkü Washington’da kimse bu kararı savunamıyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE ÇOK YALNIZLAŞTI”

İlişkileri olumsuz etkileyen bir diğer unsur olarak da, Ankara’nın diplomatik etki gücünü kaybettiği görüşünü dile getiren Jeffrey, kendisinin de Türkiye’de görev yaptığı dönemde, AKP iktidarının erken dönemlerinde izlenen “komşularla sıfır sorun” politikasının zamanla “sıfır dost” niteliğine büründüğünü ve Türkiye’nin bölgesinde “çok yalnızlaştığını” belirtti.

Merkel’in partisinde seçimi Armin Laschet kazandı

Okumaya devam et

Dünya

Trump, Kongre’yi basan göstericilerle yürümekten son anda vazgeçmiş

ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Ocak günü Kongre binasını basan göstericilerle birlikte yürümek istediği ancak Gizli Servis’in uyarıları üzerine bundan son anda vazgeçtiği ortaya çıktı. Bu arada Facebook ve Instagram, Trump’ın hesaplarını yeniden kullanıma açtı.

BOLD – ABD’deki kongre baskınından dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. İddiaya göre göstericilerle birlikte yürüme kararı alan Trump’ı Gizli Servis son anda vazgeçirdi.

Kasım ayında yapılan başkanlık seçimini kaybeden Donald Trump, bu yenilgisini kabul etmeyerek taraftarlarıyla birlikte 6 Ocak günü başkent Washington’da miting düzenlemiş ve ardından mitinge katılanlar kongre binasını basmıştı.

Konuşması sırasında “Beraber Pennsylvania Caddesi’ni yürüyeceğiz” diyen Trump, daha sonra Beyaz Saray’a dönmüştü. Beş kişinin hayatını kaybettiği olayların büyümesi üzerine Trump, göstericilerden geri çekilmelerini istemişti.

Reuters haber ajansına konuşan ve isminin verilmesini istemeyen bir kaynak, Trump’ın o gün eylemcilerle birlikte Kongre binasına yürümek istediğini söyledi. Ancak başkanı korumakla görevli Gizli Servis, bunun riskli olacağı ve başkanın hayati güvenliğinin sağlanamayacağı uyarısını yaptı.

Bunun üzerine Trump, yürüyüşe katılmaktan vazgeçti ve Kongre’de yaşananları Beyaz Saray’da canlı yayınlardan takip etti.

“DANIŞMANLARI KENDİSİNE GÖRÜNMEK İSTEMİYOR”

Bu arada Amerikan medyasına konuşan Beyaz Saray’dan kaynaklar, hükumet çalışanlarının görev süresinin son günlerinde Trump’tan kaçındığını öne sürdü.

Beyaz Saray’da öfkeli olduğu ve yalnız kaldığı belirtilen Trump’ın, kaybettiği seçim hakkında “gerçekleştirilmesi mümkün olmayan talepler” istediği gerekçesiyle kendisine yakın isimlerin dahi onu görmekten çekindiği iddia edildi.

Çok sayıda Beyaz Saray yetkilisinin istifa ettiği dönemde çalışanların idari işleri yürütmekte zorluk çektiği ifade edildi.

ABD tarihinde Temsilciler Meclisi tarafından iki kez azledilen ilk başkan olan Trump’ın görev süresi dolmadan önce kendisi ve ailesi için af çıkarıp çıkarmayacağı merak ediliyor. Trump’ın azil süreci kapsamında görev süresi dolsa bile Senato’da yargılaması yapılabilecek.

TRUMP’IN FACEBOOK VE INSTAGRAM HESAPLARI YENİDEN AÇILDI

Başkent Washington’da yaşanan Kongre baskınında taraftarlarını kışkırttığı gerekçesiyle bazı sosyal medya hesapları askıya alınan ABD Donald Trump’ın Facebook ve Instagram resmi hesapları yeniden kullanıma açıldı.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg 7 Ocak tarihinde, Trump’ın Facebook ve Instagram hesaplarını aktif olarak kullanmasının büyük risk olduğunu belirterek ‘barışçıl yönetim değişimi’ gerçekleşene kadar askıda kalacağını açıklamıştı.

Cuma gününden itibaren Trump’ın söz konusu hesapları açılırken, bu platformlarda henüz herhangi bir paylaşım yapılmadığı görüldü. Facebook ve bünyesinde barındırdığı Instagram platformlarından da konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Trump’ın Twitter ve Youtube engelleriyse hala devam ediyor. Bir başka sosyal medya platformu Snapchat ise Trump’ın hesabını bir süreliğine askıya alıp daha sonra da kalıcı olarak kapatmıştı.

Trump, görevi 20 Ocak’ta seçimi kazanan Demokrat Joe Biden’a devredecek.

Azledilmesi onaylanan Trump için son sözü Senato söyleyecek

Okumaya devam et

Dünya

Merkel’in partisinde seçimi Armin Laschet kazandı

Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) yeni başkanı Armin Laschet seçildi. Laschet, NATO üyesi ve AB’nin komşusu olduğuna vurgu yaptığı Türkiye’nin Almanya için önem taşıdığını savunan bir isim olarak biliniyor.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisi ve iktidarın büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) 33. kongresinde bugün genel başkanlık seçimi yapıldı. Seçimin galibi Armin Laschet oldu.

Sözcü’nün haberine göre delegelerin en fazla desteğini alan iki aday Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Armin Laschet ile Friedrich Merz arasında yapılan ikinci tur seçimden zaferle çıkan isim 521 oyla Armin Laschet oldu. Rakibi Merz ise 466 delegenin oyunu aldı. Seçimde, 1001 delegenin 992’si oy kullandı.

Seçim sonrası konuşan Laschet, partisi CDU’yu yaklaşan eyalet seçimlerine hazırlamak ve Eylül ayındaki federal meclis seçimlerinde de “başbakanı çıkartan parti” yapmak için elinden gelen çabayı göstereceğini söyledi. Resmi sonucun cuma günü kamuoyuna açıklanması beklenirken Laschet görevi, şubat ayında parti liderliğinden istifa eden Annegret Kramp-Karrenbauer’den devralacak.

ARMİN LASCHET KİMDİR?

Almanya’nın en yüksek nüfuslu eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’nın Başbakanı Armin Laschet, Merkel’in partisini merkez sağda konumlandıran, diğer parti seçmenlerine de hitap eden ılımlı politikalarına yakınlığı ile tanınıyor. 2015 yılındaki mülteci krizi sonrasında Merkel’in izlediği “açık kapı” politikasına destek veren 59 yaşındaki Laschet, Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin uyum bakanı olarak da görev yaptı. Göçmen kuruluşları ve temsilcileri ile yakın ilişki içerisinde olan Laschet, liberal görüşleri nedeniyle sağcı kesimlerin eleştiri oklarının hedefindeki bir siyasetçi.

Laschet, Alman basını ve kimi siyasetçiler tarafından “Türklerin Armin’i” olarak da adlandırılıyor. Yeşiller Partili Cem Özdemir, bir televizyon programında, sunucunun Laschet’ten söz ederken bu takma adı kullanması üzerine, “Ben bu tanımlamanızı reddediyorum” sözleriyle tepki göstermiş, sağcılar tarafından kötü amaçla takılan bu tür lakapların demokratlar tarafından kullanılmaması gerektiğini savunmuştu.

DW Türkçe’nin aktardığına göre Armin Laschet, geçmiş yıllarda Türkiye iç siyasetinde yaşanan gerilimin, Almanya’daki Türk toplumuna yansımalarını frenlemeye çalışan, bu gerilimin Almanya topraklarına taşınmaması çağrısı yapan siyasetçilerden.

DİYALOG TARAFTARI

Laschet, Türkiye ile Almanya arasında yaşanan gerilim ve krizler sırasında “şantaj ve tehditlere boyun eğilmemesi” gerektiğini savunmakla birlikte, NATO üyesi ve AB’nin komşusu olduğuna vurgu yaptığı Türkiye’nin ülke olarak Almanya için önem taşıdığına dikkat çekerek, iki ülke arasındaki tüm görüş ayrılıklarına rağmen diyalogun muhafaza edilmesini, sorunların bu yolla çözümlenmesi gerektiğini savunmuştu.

Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olan ama daha önceki federal hükümetlerin verdiği sözlere bağlı kalınması gerektiğini savunan Laschet, Türkiye’nin AB üyelik sürecine son verilmesine de karşı çıkıyor.

Geçen yıl AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Kapıyı açtık” sözleri üzerine Yunanistan sınırında yaşanan göçmen akınının yol açtığı kriz sırasında, “Şantaja boyun eğmemeliyiz” diyerek tepki gösteren Laschet, bununla birlikte Türkiye’ye ağırladığı Suriyeli mülteciler için daha fazla mali yardım yapılması gerektiğini savunuyor.

Okumaya devam et

Popular