Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Dünyada en çok fotoğraf çekilen ve paylaşılan 10 yer

Google Maps’in interaktif harita projesi Sightsmap dünyada fotoğrafı en çok çekilen yerlerin listesini yayınladı. İnternete en fazla yüklenen turistik konumların yer aldığı listede Türkiye’den de bir mekan var. İşte o en popüler on mekan…

10. AZİZ STEPHEN BAZİLİKASI- BUDAPEŞTE

1851-1905 arasında inşa edilen Aziz Stephen Bazilikası, Budapeşte’nin en büyük kilisesi olarak şehirdeki en görkemli yapılardan biri. Macaristan’ın 9.5 tonluk en büyük kilise çanı da bazilikanın güney kulesinde. Önceleri katedral olan kilise, Papa’nın emri ile bazilika statüsüne geçmiş.

9. CAMİNİTO- BUENOS AİRES

La Boca Buenos Aires’in 48 mahallesinin (barrio) en ünlüsü. Riachuelo Nehri’nin dünyanın en geniş nehri Río de la Plata’ya açıldığı ağızda yer alıyor, İspanyolcada La Boca ağız demek. Dışa açık kişiliğiyle Buenos Aires‘in en renkli mahallesi olarak kabul ediliyor. Caminito ie burada sadece yayalara açık olan bir sokak.

8. PİAZZALE MİCHALANGELO- FLORANSA

19. yüzyılda düzenlenen Piazzale Michelangelo, Floransa’nın en ünlü meydanlarından biridir. Floransa gezilecek yerler listesinde yer alan birçok önemli yapıyı bir arada seyredebileceğiniz meydan manzarası ile ünlüdür. Floransa ve çevresine hâkim bir noktada yer alarak eşsiz bir manzara sunmaktadır. Özellikle güneşin doğuş saatinde bu olayı izlemek isteyenlerin ziyaret ettiği bir yerdir.

7. HOTEL DE PARİS- PARİS

6. ACCADEMİA KÖPRÜSÜ- VENEDİK

Accademia Köprüsü Venedik, Büyük Kanal üzerindeki sadece dört köprüden biridir. Kanalın güney sonundan karşıya bağlanır ve Accademia galerileri olarak adlandırılır. İlk defa en erken 1488 yılında yapılması önerildi fakat 1854 yılına kadar inşa edilemedi.

5. KIZ KULESİ – İSTANBUL

1110 yılında yapılan Kız Kulesi, hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, efsanelere konu olan, İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır. Üsküdar’ın sembolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir.

4. MOULİN ROUGE- PARİS

Moulin Rouge, Joseph Oller ve Charles Zidler tarafından inşa edilen ve 6 Ekim 1889 tarihinde açılan bir kabare’dir. Paris’in 18. bölümünde bulunan Moulin Rouge, French Cancan adlı gösteriyle ünlü olmuştur.

3. PARK GÜELL- BARCELONA

1900-1914 tarihleri arasında, Güell ailesinin soyluluk göstergesi olarak yaptırılmıştır. Park, 1923’ten sonra halka açılmıştır. Ana girişte taştan yapılmış, mantarları anımsatan kubbe biçimli çatıları olan iki yapı bulunuyor. Yapıların birinde bir kule mevcut.

2. İSPANYOL MERDİVENLERİ VE TRİNİTA DEİ MONTİ KİLİSESİ- ROMA

Roma’nın ünlü kiliselerinden Trinita dei Monti, ünlü İspanyol Merdivenleri’nin hemen üst kısmında yer alıyor. 1503 yılında XII. Louis’in kurduğu manastırın bir bölümü olan kilise Fransızlar tarafından yaptırılmıştır. Kilisenin en güzel noktalarından olan iki kuleli ön cephesi Giacomo della Porta’nın (1584) eseridir. Kilisenin Barok iç mekânı sadece ayinlerde açılan demir parmaklıklarla üçüncü şapelde kapatılmıştır. Birbirine bağlı yan şapeller aralarında Daniele da Volterra’nın iki güzel eserinin de olduğu Maniyerist (1520-1580 tarihleri arasında ortaya çıkmış olan bir sanat üslubu) resimlerle süslenmiştir.

1. GUGGENHEIM MÜZESİ- NEW YORK

Frank Lloyd Wright tarafından 1943 yılında tasarımına başlanan ve 1959 yılında tamamlanan Solomon R. Guggenheim Müzesi New York şehrinin en ikonik yapılarından bir tanesi. Frank Lloyd Wright öldükten 6 ay sonra açılabilen Solomon R. Guggenheim Müzesi, bu bağlamda Frank Lloyd Wright’ın en uzun süren projelerinden bir tanesi. Wright, müzeyi tasarlarken Manhattan’ın alıştığımız dikdörtgensel, katı mimarisinden tamamen ayrı bir dil üretmiş. Müzenin organik ve kıvrımlı mimarisi, yapıyı kalabalık Manhattan sokaklarında fark edilir kılıyor. Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin dış cephesi gökyüzüne doğru kıvrılarak yükselen beyaz betonarme silindirlerden oluşuyor. Dönerek yükselen yapı, binanın dışında ve içinde eşsiz bir atmosfer yaratmakta. Yapının bu şekilde yükselmesi, Wright’ın tasarım aşamasında amaçladığı ‘devamlı bir zemin üzerinde tek bir geniş mekan’ fikri mimari ölçekte gerçekleştirilmiş.

Okumaya devam et
Reklamlar

Dünya

Almanya’da koronavirüse karşı aşıdan sonra antikor ilaçları da devreye giriyor

Almanya koronavirüse karşı Avrupa Birliği’nde antikor ilacını kullanan ilk ülke olmaya hazırlanıyor. Sağlık Bakanı Jens Spahn Almanya’nın antikor tedavisinden 200 bin doz satın aldığını açıkladı.

BOLD – Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn ülkesinin Avrupa Birliği’nde (AB) koronavirüse karşı antikor ilacını kullanan ilk ülke olmaya hazırlandığını duyurdu.

Alman medyasına konuşan Sağlık Bakanı Spahn, Almanya’nın 400 milyon euro karşılığında 200 bin doz antikor ilacı satın aldığını kaydetti. Bakan, antikor ilacının gelecek hafta üniversite hastanelerine dağıtılacağını ve Almanya’nın bu ilacı AB’de kullanan ilk ülke olacağını söyledi.

TRUMP’A ANTİKOR TEDAVİSİ UYGULANMIŞTI

“Pasif aşı gibi etki eden bu ilacın yüksek riskli hastalara erken dönemde uygulanması durumunda hastalığın seyrinin daha ciddi boyutlara ulaşmasından kaçınılabiliyor” diyen Spahn, ilaç üreticisi şirketin ismini açıklamadı. Söz konusu antikor ilacı, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın koronavirüs tedavisinde de kullanılmıştı.

Ekim ayında koronavirüse yakalanan eski Başkan Trump’a ABD’li Regeneron firmasının ilacı onay almadığı halde uygulanmış, Trump tedavinin “müthiş bir iş” başardığını söylemişti. ABD’li Eli Lily firmasının da benzer bir antikor tedavisi geliştirdiği biliniyor.

ANTİKOR TEDAVİSİ

Trump’ın tedavisinde kullanılan Regeneron firmasının REGN-COV2 isimli ilacı, laboratuvarda üretilen iki antikorun “kokteyli”nden oluşuyor. Antikorlar kendilerini virüsün dış yüzeyinde bulunan ve virüsün hücrelere girmesini sağlayan başak proteine (spike protein) eklemliyor ve yapısını bozuyor. Bu sayede virüsün insan hücrelerine saldırması engelleniyor.

Kovid-19 ilacı piyasaya çıkmaya hazırlanıyor

Okumaya devam et

Dünya

Hacettepe Üniversitesi’nde yöneticilere torpilli aşı

Hacettepe Üniversitesi’nde sağlıkçı olmayan rektör danışmanının ve sekreter yardımcılarının da aralarında yer aldığı birçok isme kovid-19 aşısı yapıldı. Sağlık Bakanlığı, torpilli aşı listelerinin üniversite hastanelerinin yönetimleri tarafından hazırlandığını belirtti.

BOLD – Koronavirüs salgını boyunca VIP hasta tartışmaları gündemden düşmezken şimdi de kovid-19 aşısında VIP dönemin başladığı açığa çıktı. Üniversite hastanelerinin hazırladığı ‘torpilli’ aşı listeleriyle şu an aşılama grubunda yer almaması gereken çok sayıda ismin aşılandığı bildirildi.

Hacettepe Üniversitesi’nde de sağlıkçı olmayan rektör danışmanının ve sekreter yardımcılarının da aralarında yer aldığı birçok isme kovid-19 aşısı yapıldı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin kovid-19 aşılama listesinde, sağlıkçı olmayan ve öncelikle aşılanması gereken grupta da yer almayan çok sayıda yöneticinin bulunduğu görüldüğü. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin aşı listesinde 8 bin 958 ismin yer aldığı görülürken şu isimler de dikkat çekti:

  •  Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran: Hacettepe Üniversitesi Rektörü
  • Prof. Dr. Vural Gökmen: Rektör Yardımcısı
  • Prof. Dr. Aydın Ulucan: Rektör danışmanı
  • Hakan Ay: Genel Sekreter
  • Y. Perran Varol: Genel Sekreter Yardımcısı
  • Av. F. Serpil Besni: Genel Sekreter Yardımcısı
  • Mustafa Cüneyt Aksoy: Genel Sekreter Yardımcısı
  • Güner Demirel: Genel Sekreter Yardımcısı
BAKANLIK, LİSTELERİ ÜNİVERSİTELERDEN ALMIŞ

Sağlık Bakanlığı kaynakları ise, kovid-19 aşılaması için üniversitelerden ve üniversite hastanelerinin yönetimlerinden personel listesi istendiğini ve bu listelere sağlıkçı olmayanların üniversite yönetimleri tarafından eklenmiş olabileceğini ifade etti.

Benzer bir skandal Ankara Üniversitesi’nde de ortaya çıkmıştı.

Şehir hastanelerinin 4 yıllık kirası ile 500’er yataklı 63 hastane yapılabilirdi

Okumaya devam et

Dünya

‘Korku İmparatorluğu’ KKTC’ye taşındı: Dışişlerinin şikayeti üzerine Kıbrıslı gazeteciye soruşturma

Kıbrıslı gazeteci Ayşemden Akın hakkında Dışişleri Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldı. Gazeteci Akın, “Türkiye’de üzülerek izlediğimiz korku imparatorluğunu buralara da taşımak isteyen bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi.

BOLD – Kıbrıslı gazeteci Ayşemden Akın hakkında Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine, KKTC’deki son cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde yaptığı sosyal medya paylaşımlarında Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi’ne hakaret ettiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma, “devlete ve temsilcisine hakaret amaçlı ve halkı kışkırtmaya yönelik paylaşım” suçlamasıyla yürütülüyor.

Gazeteci Akın, Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde KKTC Türkiye Büyükelçisi’nin aldığı siyasi tavrı eleştirdiği paylaşımlarla ilgili soruşturma başlatıldığını kaydederek, “KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir parti militanı gibi dahil olan Lefkoşa Büyükelçisi’ni eleştiren paylaşımlardı. Onları da ekte size sunuyorum. Ne hakaret ne de başka bir şey var. Sadece ve sadece siyasi bir anomaliye bir gazeteci olarak yaptığım siyasi yorum var” dedi.

“MUHALİF TÜM GAZETECİLERE KORKU VERİLMEYE ÇALIŞIYOR”

Ayşemden Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de üzülerek izlediğimiz korku imparatorluğunu buralara da taşımak isteyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Kıbrıs Türk toplumu demokrasiye bağlı, düşünce ve basın özgürlüğüne sahip çıkan, farklılıklarıyla bir arada yaşamayı başarabilmiş bir toplumdur. Bu tür olayların burada yaşanması sık rastladığımız bir olay değil, ancak Türkiye’den son zamanlarda buraya yönelik baskıların arttığını, sadece bana değil muhalif tüm gazetecilere bir şekilde korku verilmeye çalışıldığını söyleyebilirim.”

“ANLAŞILAN SIRA BİZE DE GELDİ”

Gazeteci Akın, hakkında açılan soruşturma için Twitter hesabı üzerinden de şu açıklamayı yaptı: “TC Dışişleri Bakanlığı’nın hakkımdaki suç duyurusu ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkımda soruşturma açılmış. Türkiye devletine ve temsilcisine hakaret amaçlı ve halkı kışkırtmaya yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle… Türkiye’de ifadeye çağrılmayan gazeteci kalmamıştı anlaşılan sıra bize de geldi.”

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu katledilişinin 28. yılında anılıyor

Okumaya devam et

Popular