Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

YSK gece yarısı toplandı ve il seçim kurulunun verdiği kararı kaldırdı

Gece yarısı olan üstü toplanan Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili 7 ilçede başlatılan geçersiz oyların yeniden sayılmasını durduran İstanbul İl Seçim Kurulu kararını kaldırarak, sayımın sonuçlandırılmasına karar verdi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) İstanbul İl Başkanlığı’nın, İstanbul’da 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonucuna itirazı üzerine, 7 ilçede oyların yeniden sayılması kararlaştırıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul İl Seçim Kurulu’na başvurarak, Şile, Bayrampaşa, Ataşehir, Ümraniye, Beykoz, Fatih ve Gaziosmanpaşa İlçe Seçim kurullarının aldığı sayım kararlarına itiraz etti. İl Seçim Kurulu da oyların yeniden sayılması işleminin durdurulmasına karar vermişti.

İl seçim kurulunun kararının üzerine AKP Yüksek Seçim Kurulu temsilcisi Recep Özel, YSK’ya başvuruda bulundu. YSK, gece yarısı saat 01.00 sıralarında olağanüstü toplandı.

YSK Başkanı Sadi Güven başkanlığındaki toplantı yaklaşık 1,5 saat sürdü. Toplantının ardından saat 02.25 sıralarında yazılı açıklama yapıldı.

AKP’Lİ TEMSİLCİ ACİL TOPLANTI TALEP ETTİ

YSK Başkanı Sadi Güven imzalı açıklamada, AKP Yüksek Seçim Kurulu temsilcisi Recep Özel’in, “CHP’nin, Şile, Bayrampaşa, Ataşehir, Ümraniye, Beykoz, Fatih ve Gaziosmanpaşa İlçe Seçim Kurullarının tekrar sayım kararına itiraz ettiği, İstanbul İl Seçim Kurulu’nun itiraz üzerine seçim hukukunda olmayan bir tedbir kararı vererek, tüm sayım işlemlerini durdurduğu, başlanılan sayımın yarıda kesilemeyeceği, bütün çuvalların açıldığı ve oy pusulalarının açıkta olduğu, İstanbul İl Seçim Kurulu’nun esastan bir karar vermesi gerekirken tedir kararı vermesinin seçim hukukuna aykırı olduğu, bu nedenle İstanbul İl Seçim Kurulu’nun 2 Mart 2019 tarihli 2019/02/-99 sayılı kararının kaldırılmasının gerektiği” şeklindeki dilekçesine yer verildi.

YSK’DA OY ÇOKLUĞU İLE OY SAYIMINA DEVAM EDİLDİ

Yüksek Seçim Kurulu’ndan toplantı ile ilgili yapılan yazılı açıklamada durdurma kararının kaldırıldığı ifadesi yer aldı. Bu 7 ilçede durdurulan sayım işleminin yeniden başlatılması konusunda oy çokluğu ile karar alındığı belirtilen YSK’nın 4 madde halinde açıklaması şöyle:

“298 sayılı kanunun 118’inci maddesi gereğince İlçe Seçim Kurulu kararının uygulanması için kararın kesinleşmesi gerekmediğinden anılan maddede belirtilen kurala aykırı olarak verilen İstanbul İl Seçim Kurulu’nun kararının 1. maddesinin kaldırılmasına oy birliğiyle, İlçe Seçim Kurullarının yeniden sayım kararı ile sayıma başlanılmış ise sayımın sonuçlandırılması gerektiğine oy çokluğuyla, yeniden yapılan sayımla ortaya çıkan sonucun tüm siyasi pati ve bağımsız adaylar yönünden geçerli olması gerektiğine oy çokluğuyla, yeniden sayıma yönelik İlçe Seçim Kurulu kararının fiilen uygulanmasına başlanılmamış olması halinde İl Seçim Kurulunun 298 sayılı kanunun 112. maddesi uyarınca değerlendirme yapmak suretiyle sonucuna göre karar vermesi gerektiğine oy çokluğuyla karar verilmiştir.”

CHP “TAKİPTEYİZ” DEDİ

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, twitter hesabından yaptığı açıklamada YSK’nın kararını değerlendirdi. “İstanbul halkı rahat olsun,” diyen Kaftancıoğlu, sürecin takipçisi olduklarını vurguladı.

“Verdikleri her oya, halkın iradesine sonuna kadar sahip çıkmaya devam ediyoruz.” diyen Kaftancıoğlu, “Sandıktan çıkan iradeye saygı duymayanlar; algı operasyonları ve hukuksuz yollarla halkın iradesine ipotek koyamayacaklarını görecekler! TAKİPTEYİZ” dedi.

AKP’nin o tag’i sosyal medyada dalga konusu oldu

Gündem

Gökhan Güneş bulundu illegal işler ortaya döküldü: Kaçırılanlar bunları mı yaşıyor?

Kaçırıldıktan 6 gün sonra gözleri bağlı sokağa bırakılan Gökhan Güneş’in yüzündeki işkence izleriyle kamuoyunun karşısına çıkması Ulusalcı-AKP kavgasının ilk emareleri olarak da yorumlandı.

BOLD – Başakşehir’deki iş yerinin önünde indiği belediye otobüsünden kimliği belirsiz kişilerce apar topar kaçırılan elektrik işçisi Gökhan Güneş, bugün ailesine kavuştu.

Gözleri bağlı bir şekilde sokağa bırakılan Güneş’i kimlerin ve ne amaçla kaçırdığı bilinmezken, Güneş’in basın toplantısında anlattıkları kaçıranların kimliği hakkında ip uçları veriyor.

TEHDİT, DAYAK, ELEKTRİKLİ İŞKENCE…

Basın toplantısında Gökhan Güneş, kendisini kaçıranların yaptıkları işkenceleri bir bir anlattı. Kaba dayak, tecavüz tehditleri ve elektrikli işkenceyi anlatan Güneş, kendisine işbirliği teklifleri dayatıldığını söyledi.

Son yıllarda özellikle Cemaat mensubu bir çok insan Gökhan Güneş gibi zorla kaçırıldı. Bu kaçırılanlardan bazılarından hala bir iz bulunamadı. Yusuf Bilge Tunç 540 gün, Hürmüz Diril 385 gün, Mehmet Bal 369 gün ve Hüseyin Galip Küçüközyiğit ise 29 gündür kayıp.

Ailelerin kaçırılmaya ilişkin ulaştıkları görüntülere rağmen, iddialarla ilgili adli işlem başlatılmıyor yada ağırdan alınıyor. Kaçırıldıktan sonra bir anda ortaya çıkan mağdurlar ise konuşmaya cesaret edemezken, Gökhan Güneş’in anlattıkları ‘Kayıplar Gökhan Güneş’in yaşadıklarını mı yaşıyor?’ yorumlarına neden oldu.

SABOTAJ İHTİMALİ

Öte yandan, bir başka iddia ise sabotaj ihtimali. Minor Üniversitesi öğretim görevlisi Turgay Karagöz, Cumhur İttifakı’ndan rahatsız olan ulusalcıların meşruiyet tartışmalarına neden olabilecek sabotajlara yeltenebileceklerine dair uyarılarda bulunuyor. Ulusalcı kanadın askeri ve hukuk darbesi yapamayacak kadar güçsüzleştiğini ileri süren Karagöz, özellikle MİT içerisindeki bazı ulusalcıların ‘adam kaçırma’ gibi örtülü illegal işleri ifşa ederek AKP’yi sıkıştırmaya çalışacaklarını vurguladı.

AKP ile yürümeyeceğini gören ulusalcılar ve Erdoğan’ı bekleyen tehlike

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevindeki kanser hastalarına ‘düşman ceza hukuku’ uygulanıyor

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu cezaevindeki kanser hastalarına yönelik uygulamaların ağır mağduriyetlere neden olduğunu belirterek, “Hükümet bunlara karşı düşman ceza hukuku uyguluyor” dedi.

BOLD – Türkiye’nin insan hakları, mağduriyetler ve adalet gündemini değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevindeki hasta mahkumlara yönelik hak ihlallerini hatırlattı. Tanrıkulu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Cezaevlerinde bin 400’e yakın hasta var. Kovid döneminde bunların tedavileri yapılamıyor. Sağlığa erişimleri kısıtlı. Bunların ağır mağduriyetleri devam ediyor. Hükumet bunlara karşı düşman ceza hukuku uyguluyor. Ayrıca tutukluları yakınlarından uzak cezaevlerine gönderiyor ” dedi.

CEZAEVLERİNDE KANSERLİ HASTALAR VAR

Türkiye cezaevlerinde bilinen 9 kanserli hasta bulunduğunu söyleyen Tanrıkulu: ” Lenf kanseri Ali Kaya Rize Kalkandere Cezaevinde, testis kanseri Ahmet Karakuş Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu. Tiroid kanseri Abdülaziz Örpek ile bağırsak kanseri Ali Osman Ünal Kırşehir Cezaevinde. Cilt kanseri Ahmet Polat Önel 4 yıldır Kandıra Cezaevinde kalıyor. Lösemi Rıdvan Yıldız Silivri, lösemi Yasin Akaslan ise Sincan Cezaevinde tutuklu. Adının açıklanmasını istemeyen iki kanser hastası daha var. E. K. Antalya L Tipi Cezaevinde, adının açıklanmasını istemeyen 1 kişi de Amasya Cezaevinde” diye konuştu.

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

Okumaya devam et

Gündem

AKP ile yürümeyeceğini gören ulusalcılar ve Erdoğan’ı bekleyen tehlike

Turgay Karagöz, Erdoğan’ın korkulu rüyası olan Cumhur İttifakı’ndan rahatsız ulusalcı kanadın yapabileceklerini ve Erdoğan’ı bekleyen tehlikeyi anlattı. Karagöz, Erdoğan’ın karşı hamlelerini Erkam Tufan Aytav ile konuştu.

BOLD – İktidardaki Cumhur İttifakı’nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. HDP’nin kapatılması konusunda MHP ve AKP arasındaki derin ayrılıklar, partililer tarafından artık kamuoyu karsında tartışılır oldu. İttifaktaki tek problem MHP ile AKP arasında da değil. AKP, ittifakın ulusalcı kanadıyla da şu aralar pek anlaşamıyor.

UNUTMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL

AKP’li Binali Yıldırım Edirne İl Kongresinde aralarında Doğu Perinçek gibi Ergenekon sanıklarının da bulunduğu ulusalcılara geçmişi hatırlatan bir konuşma yaptı. Yıldırım konuşmasına şu ifadeleri kullandı:

“Balyoz’lar, Ergenekon’lar… Bunlar yalan mıydı, elbette bunlar vardı. Ortalığı karıştırmak için ellerinden geleni yaptılar. Çeşitli girişimlerde bulundular. Partimizi kapatmak istediler. Ordu göreve diye gösteri yaptılar. Bazı provokasyonlara imza attılar ve bu faaliyetler, Ergenekon diye dava konusu oldu. Bunları unutmamız mümkün değil. Unutursak olmaz. Benzeri gelişmelerin yaşanmaması için hafızamızda diri tutmalıyız bu yapılanları.”

VATAN’DA İSTİFA DEPREMİ

Yıldırım’ın birden bire Ergenekon ve Balyoz davalarını hatırlatması gözdağı olarak yorumlandı. Bu konuşmanın ardından yaşanan bir başka önemli gelişmede, Vatan Partisinin önemli isimlerinin de aralarında bulunduğu 108 kişinin istifa etmesiydi.

Gazeteci Erkam Tufan Aytav, tüm bu olayları Minor Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Dr. Turgay Karagöz ile konuştu. Gelişmeleri değerlendiren Karagöz, AKP ile yürümeyeceğini gören Perinçek dışındaki ulusalcıların ittifakı terk ettiğini söyledi. Erdoğan’ı bekleyen tehlikeleri anlattı.

SABOTAJ YAPABİLİRLER

Ulusalcıların, hükumetin örtülü işlerini deşifre ederek sabotaj eylemleri gerçekleştirebileceklerini söyleyen Karagöz: “Vur-kaç yapabilirler. Sabotaj eylemleri yapabilirler. Onun dışında büyük bir şey yapacak güçleri yok” diye konuştu. Karagöz, ulusalcı kanadın yapabileceği eylemlerden bazı örnekler de verdi.

İzmir’de ‘FETÖ Borsası’ olarak bilinen davayı yakından takip ettiğini de söyleyen Karagöz, ulusalcılara ait medyanın borsayı kontrol ettiği iddia edilen AKP’li Binali Yıldırım ile ilgili haberlerine dikkat çekti.

Ulusalcıların AKP sonrasına hazırlık yaptığını söyleyen Karagöz, emniyet, TSK ve MİT’teki yapılanmanın ötesi bir halk hareketinin baş gösterebileceğini söyledi. Karagöz, TSK’ya ait silahların Emniyet tarafından kullanılmasına izin veren kanun düzenlemesiyle AKP’nin ön almaya çalıştığını belirtti.

GÖZÜNÜ KIRPMADAN İŞKENCE YAPACAK POLİSLER

Geçen yaz İstanbul Emniyetinde görevli Mustafa Çalışkan’ı görevden almasını ‘darbe’ diye niteleyen Karagöz, Erdoğan’ın Gezi tarzı bir eyleme girişilmesi durumunda gözünü dahi kırpmadan işkence yapabilecek ülkücüleri İstanbul Emniyetine yığdığını belirtti.

SAKIN HA!

Alaattin Çakıcı’nın cezaevinden çıktıktan sonra il il konvoylarla gövde gösterisi yapmasını Erdoğan’ın karşı mesajı olarak yorumlayan Karagöz, “İktidar, sakın ha! Başınızı ezeriz tarzı mesaj göndermektedir. Bir diğeri de Ergenekon ve Balyoz davaları. Bu davalar Binali Yıldırım’ın bahsettiği gibi altı dolu davalardır.  Bu konuya siyasi anlamada kumpas demesine rağmen, kumpas iddialarını yargıya taşımamıştır” diye konuştu.

Kaçırılan Gökhan Güneş işkenceyi anlattı: Darp edip elektrik verdiler

Okumaya devam et

Popular