Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Karaciğer nakli yapılan tutuklu Engin Kara’nın eşi: Eşimin durumu kritik, kanunlara göre cezasının ertelenmesini istiyoruz

Karaciğer nakli yapılan öğretmen Engin Kara için kritik dönem başladı. Eşi Olcay Kara endişeli: Temiz, stressiz, hijyenik bir ortamda tedavisine devam edilmezse ölümle sonuçlanabilir. 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlar. Eşim cezaevine dönmemeli.

SEVİNÇ ÖZARSLAN
BOLD ÖZEL

5 Şubat 2017’de tutuklanan, 22 yıllık öğretmen Engin Kara’ya Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde önceki gün karaciğer nakli yapıldı. Oğlundan alınan karaciğerin yüzde 70’i babaya nakledildi. Doktorların ifadesine göre nakil başarıyla gerçekleştirildi fakat karaciğerin uyum süreci kritik bir dönem.

6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Engin Kara’nın mikrop kapmaması için tedavisine hijyenik ve sağlıklı bir ortamda devam edilmesi gerekiyor. Oysa Ordu E Tipi Cezaevi’nde 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlar. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’na göre hasta tutukluların cezalarının ertelenmesi belirtiliyor. Engin Kara’nın eşi Olcay Kara bu talebi yetkililere ilettiklerini söylüyor.

BOLD’a konuşan Olcay Kara yaşadıkları süreci anlattı:

BİR İTİRAFÇI ADINI VERDİ

Benim eşim 22 yıllık öğretmen. Türkiye’nin birçok yerinde görev yaptı. Dershane öğretmeniydi. Genel müdürdü bir taraftan. Onu sevmeyen, yardımının dokunmadığı, işini halletmediği kimse yoktu. Ordu’dan bir itirafçının ismini vermesiyle içeri alındı. Oğlunu Gülen Cemaati’nin okullarına gönderdiği için, Bank Asya’da parası olduğu için tutuklandı. Bunlar 2,5 yıl önce Türkiye’de suç değildi. 26 aydır haksız bir şekilde cezaevinde eşim.

ÖNCE KOLUNDA BİR ÇATLAMA OLUYOR

Ordu E Tipi Cezaevi’ne ilk girdiği günlerde tahliye olan biri, sevincini paylaşmak üzere eşimin boynuna atlayınca yere düşüyorlar ve kolunda bir çatlama oluyor. Revire gitmişler aslında, ama çok üstünde durulmamış. Eşim de zaten pek ilgilenilmiyor diye 16 ay kadar hiç revire gitmemiş. O süreçte bacaklarında şişmeler, yüzünde sarılık-beyazlık oluyor. Hapiste güneş görmüyorlar, hareket edemiyorlar, D vitamini eksikliği diye düşünmüştük. Aklımıza başka bir ihtimal gelmemişti.

SİROZ TEŞHİSİ KONULDU, OĞLUMUN KARACİĞERİ NAKLEDİLDİ

Son dönemde vücudunda benek benek yaralar çıktı, anlayamadık çok durumu. Oysa bunların hepsi karaciğer hastalığının belirtisiymiş. Kaşıntı ve yaralar artınca doktora tekrar çıkıyor. Ordu Devlet Hastanesi’nde bir bayan doktorun dikkatiyle önce kemik kanserinden şüpheleniyorlar. Sonra siroz teşhisi konuluyor. Zaten sirozun üç evresi varmış. İlk iki evre enjektör tedavisiyle iyileşebiliyor. Üçüncü evre nakil gerektiriyor. Eşimin karaciğeri o durumdaydı. Bir hafta kadar Ordu Devlet Hastanesi’nde kaldı. İş ciddiye binince Ordu’da nakil imkanı olmadığı için Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Burası nakil konusunda çok başarılı bir hastane. İyi ki gelmişiz, ameliyat başarılı geçti.

BAKIM SÜRECİ ÇOK ÖNEMLİ

Vücudunun vereceği tepkiye göre, karaciğerin uyup sağlayıp sağlamamasına göre eşimin bir ay mı olur, iki ay mı olur artık hastanede kalması gerekiyor. Çünkü hastanede karaciğer nakli yapılmış ve sonra enfeksiyon kapmış hastalar var. Eşim şu an kritik bir dönem geçiriyor. Bakım çok önemli. Karaciğeri ölmüştü eşimin.

CEZA ERTELEME DİLEKÇESİ VERDİK, ÜMİTLE BEKLİYORUZ

Savcılığa ceza erteleme dilekçesi verdim. Eşim hükümlü olduğu için cezasının infazı için 1 yıl erteleme istedik. İnfaz koruma dilekçesinin de işleme konulduğunu söylediler. Ordu Cezaevi hastaneden, dilekçeden dolayı hasta bildirim raporu istedi. Bir ay içinde cevabın elimize ulaşmasını bekliyoruz. Doktorların ifadesine göre eşimin enfeksiyon kapma riski çok yüksek ve en ufak bir komplikasyon ölümle sonuçlanabilir. Ameliyatın tekrarlanma tehlikesi doğabilir. Bu yüzden cezasının ertelenmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Daha önce karaciğer nakli yapılan ve tekrar cezaevine gönderilen bir hasta ihmaller sonucu hastalığı kansere dönüştü. Ailesi korku içinde. Son günlerini yaşadığını söyledikleri başka bir vaka daha var. Bu durumların göz önünde bulundurulmasını istiyoruz.

Bize bekleyin ve gelişmeleri takip edin dendi. Biz de endişeli ama ümitli bir şekilde bekliyoruz. Bu ameliyat bitmiş bir ciğere bir operasyon için yapıldığından daha da önem arz ediyor. Temiz, stressiz, steril bir ortamda devam etmezse ölümle sonuçlanabilir. Eşim cezaevine dönmemeli. Yoğun bakım ana girişinde her gün 4 jandarma bekliyor. Onlar da işlerini yapıyor. Kimseden şikayetim yok.

20 KİŞİLİK KOĞUŞTA 44 KİŞİ KALIYORLAR

Eşim 2 yıldır Ordu E Tipi Cezaevi’nde bulunuyordu. 5 Şubat 2017’de tutuklandı. 6 yıl 10 ay hapis cezası verildi. 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlar. Dört kişinin yatağı yok. Gecenin bir yarısına kadar biri yatıyor, sonra o kalkıyor, diğeri yatıyor. 44 kişilik yerde 2 tuvalet var. Sıraya giriyorlar. 1,5 saat sonra sıra geliyor bir kişiye. Sonra günlük suları kesiliyor. Günde 5 saat su veriyorlar. Farklı farklı zamanlarda. Gün içinde 10 dakika sıcak su veriliyor. Genelde tavuk yemeği çıkıyormuş, eşim onu yiyemiyor. Cezaevi şartları hastalar, ameliyatlı insanlar için uygun değil. Eşimin cezasını ertelenmesi gerekiyor. Zaten TC. Anayasası’nda hasta tutuklularla ilgili kanun var. Bunun uygulanmasını istiyoruz.

BOLD ÖZEL

ABD’den Saray’a uzanan bir yolsuzluk ve kara para hikayesi

Bold Medya, Reza Zarrab olayına benzerliğiyle dikkat çeken, Saray’a yakın iş insanı SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz olayının gerçek hikayesini işledi.

BOLD – Bold Medya, ana akım medya ve havuz medyasında Saray ve Erdoğan ile ilişkileri örtülerek verilen, SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz olayının gerçek hikayesini ele aldı.

Geçen aralık ayında terörün finansmanının önünü kesmek amaçlı hazırlanan yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından 4 ilde eş zamanlı ‘kara para’ operasyonu düzenlendi. ABD’yi 132 milyon dolar dolandırdığı iddia edilen Sezgin Baran Korkmaz dahil 19 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Adreslerinde bulunan 10 kişi gözaltın alınırken Korkmaz’ın kısa bir süre önce yurtdışına çıktığı ortaya çıktı.

17/25 HAFTASINDA OPERASYON

Polise 17/25 Aralık Yolsuzluk Haftasında, Saray’a yakın bir iş adamına yolsuzluk operasyonu yaptırılması meydana okuma olarak nitelendirildi.

İlk kez geçen Ekim ayında malvarlığına tedbir konan Korkmaz’ın kaçması için ise karanlık eller devreye girdiği ileri sürülüyor. Kaçış öncesi ilk olarak Korkmaz’ın malvarlığına konan tedbir kararı kaldırıldı. Kararda imzası bulunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Hasan Yılmaz da kısa bir süre sonra Adalet Bakanı Yardımcılığına getirildi.

İşte Saray’ın başını ağrıtacak ikinci Reza Zarrab olayı olarak da anılan Sezgin Baran Korkmaz olayının gerçek hikayesi:

90’lardan bugüne sadece arabanın markası ve rengi değişti

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İlayda Tekgöz’ü iki çocuğuyla hücreye attılar: “Bizi çıkarın!”

Biri elinde, diğeri kucağında iki çocuğuyla tutuklanan ve polisler eşliğinde adliyeden çıkarılırken çekilen fotoğrafla gündeme gelen İlayda Tekgöz, ailesiyle görüştü: “Elinizden geleni yapın, bizi buradan çıkartın!”

BOLD ÖZEL Geçen hafta pazartesi günü tutuklanıp iki çocuğuyla birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi karantina hücresine konulan İlayda Tekgöz, bugün ailesiyle ilk telefon görüşmesini yaptı. “Biz iyiyiz ama elinizden geleni yapın, bizi buradan çıkartın. Burası bildiğiniz hücre” diyen Tekgöz bir haftadır 1,5 yaşındaki oğlu Ekrem ve 4 yaşındaki kızı Zülal ile bu hücrede kalıyor. İlayda Tekgöz 4 Şubat’ta tekrar hakim karşısına çıkacak.

Bir buçuk yıl önce doğumhane kapısında gözaltına alınan İlayda Tekgöz 18 Ocak 2021’de Çağlayan 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada tutuklandı. 19 Temmuz 2019’da Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesinde doğum yaptıktan iki saat sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan İlayda Tekgöz o gün adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Kapatılan dershanelerde matematik öğretmeni olarak görev yapan 32 yaşındaki İlayda Tekgöz’ün eşi Hasan Tekgöz de 11 aydır Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor. 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan makine mühendisi Hasan Tekgöz Şubat 2020’de tutuklanmıştı.

Serbest bırakıldığı günden beri İstanbul’da yaşayan ve eşini ziyaret eden İlayda Tekgöz’ün ‘kaçma şüphesi var’ denilerek tutuklandığı öğrenildi. Mesajlaşma programı Bylock, Bank Asya hesabı, mahkemeye geldiği halde dinlenmeyen bir tanığa dayanılarak hakkında dava açılan İlayda Tekgöz’ün oğlu Ekrem bebek anne sütüyle besleniyor.

Ekrem bebek ve ablası Zülal, annelerinin mahkemesini adliye koridorunda böyle beklemişti. 18 Ocak 2021, Çağlayan Adliyesi.

 

Ekrem bebeğin annesi tutuklandı

1.5 ve 4 yaşındaki iki kardeş anneleriyle birlikte karantina hücresinde!

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

Temmuz 2016 ile Ocak 2021 arasında Türkiye cezaevlerinde tam 41 insan kanser nedeniyle hayata veda etti. 9 kanser hastası ise hala tutsak.

BOLD ÖZEL | SEVİNÇ ÖZARSLAN 

KURGU: BARBAROS KAYA

Cezaevlerindeki hak ihlalleri birçok insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Özellikle son 4 yılda pek çok insan kanser olup ya cezaevinde öldü ya da tahliye edildikten kısa bir süre sonra sevdiklerine veda etti.

Hasta tutuklular için bugün en büyük sorun sağlık hizmetlerine zamanında ulaşamamak. Koronavirüs salgını nedeniyle bu zorluk ikiye, üçe katlandı. Cezaevinde sadece kanser olup ölenler yok elbette. Kalp krizi, beyin kanaması, beyin tümörü, koronavirüs nedeniyle de hayatını kaybeden çok fazla insan var. Hazırladığımız haber “Temmuz 2016 ile Ocak 2021 arasında cezaevinde kanser olup ölenleri” kapsıyor. Ortaya çıkan ve bilinen vaka sayısı 41. Bu sayı daha da fazla olabilir. Bazı aileler gördükleri baskı ve yaşadıkları hukuksuzluklar nedeniyle yaşadıklarını saklıyor, susmayı tercih ediyor.

Cezaevinde kanser olduktan sonra ilk hayatını kaybeden kişi öğretmen Fatih Korkmaz. Bartın Cezaevinde tutukluyken beyin kanserine yakalanan Korkmaz 25 Ekim 2016’da hayatını kaybetti. Son kişi ise çok genç bir öğrenci. Sincan Cezaevinde lenf kanserine yakalanan kursiyer teğmen Ercan Dağhan 4 Ocak 2021’de vefat etti.

“KEŞKE EŞİM ÖLMEDEN KONUŞSAYDIM”

Akademisyen Ahmet Turan Özcerit, tıbbı mümessil Deniz Hakan Şen, polis memuru Kadir Eyce, öğretmen Engin Erol, işadamı Medeni Arifoğlu, yönetmen Fatih Terzioğlu, gazeteci Mevlüt Öztaş, komiser Ümit Gökhasan, öğretmen Tacettin Toprak, askeri öğrenci Yusuf Kurt sosyal medyada en çok gündeme gelen isimler olduğu için ölüme giden süreçte neler yaşadıkları biliniyor. Bold Medya olarak bu hastaların maruz kaldığı haksızlıkları belgeleriyle ortaya koyduk.

Ancak ne yaşadığı bilinmeyen birçok kanserli var. Bazıları hakkında çok az bilgiye ulaştık. Özellikle ilk dönemlerde vefat edenler hakkında bilgi, belge ve fotoğraf yok denebilir. Son 2-2,5 yıldır ölenlerle ilgili nispeten daha çok bilgi vardı. Aile yakınlarının da zaman geçtikte maruz kaldıkları hukuksuzlukları ortaya çıkarmada daha bilinçlendikleri görülüyor.

Malatya ve Bingöl cezaevlerinde kaldıktan sonra böbrek kanserine yakalanan Bingöllü işadamı Medeni Arifoğlu 25 Ocak 2020’de hayatını kaybetti. Nuran Arifoğlu eşinin neler çektiğini, bir hasta yakını olarak resmi süreçlerde kendisinin neler yaşadığını ancak eşinin vefatından sonra anlatabilmiş ve bir pişmanlığını da şöyle dile getirmişti: “Keşke eşim ölmeden önce konuşsaydım.”

ŞU ANDA CEZAEVLERİNDE KAÇ KANSERLİ VAR?

Şu anda Türkiye cezaevlerinde tespit edebildiğimiz 9 kanserli hasta bulunuyor. Lenf kanseri Ali Kaya Rize Kalkandere Cezaevinde, testis kanseri Ahmet Karakuş Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu. Tiroid kanseri Abdülaziz Örpek ile bağırsak kanseri Ali Osman Ünal Kırşehir Cezaevinde. Cilt kanseri Ahmet Polat Önel 4 yıldır Kandıra Cezaevinde kalıyor. Lösemi Rıdvan Yıldız Silivri, lösemi Yasin Akaslan ise Sincan Cezaevinde tutuklu. Adının açıklanmasını istemeyen iki kanser hastası daha var. E. K. Antalya L Tipi Cezaevinde, 1 kişi de Amasya’da.

İŞTE 4 YILDA BİLE BİLE ÖLÜME GÖNDERİLEN 41 CAN 

1- Fatih Korkmaz (30), öğretmen, beyin kanseri, Bartın Cezaevi,25 Ekim 2016.

2- Ahmet Kemal Kaya (71), iş adamı, kanser, Isparta Cezaevi, 19 Kasım 2016.

3- Hüseyin Penbe (62), din kültürü öğretmeni, kanser, Samsun, Erzurum ve Sincan cezaevleri, 29 Mayıs 2017.

4 – Selman Aşçı (32), Kimse Yok mu Derneği gönüllüsü, bağırsak kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 27 Aralık 2017.

5- Lokman Ersoy (48), öğretmen, kolon kanseri, Balıkesir Kepsut Cezaevi, 8 Ocak 2018.

6- Naim Çıtır, iş adamı, Konya Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği Kurucu Başkan, kanser, Konya Cezaevi, 21 Ocak 2018.

7- Ahmet Turan Özcerit (49), akademisyen, bağırsak kanseri, Balıkesir ve Sakarya cezaevleri, 12 Şubat 2018.

8- Nihat Baymiş, kan kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 26 Şubat 2018.

9- Deniz Hakan Şen (42), tıbbi mümessil, mide kanseri, Silivri Cezaevi, 6 Mart 2018.

10- Kadir Eyce (33), polis, mide kanseri, Sivas Cezaevi, 11 Nisan 2018.

11- Cemal Gürer, öğretmen, kanser, Elazığ Cezaevi, 25 Nisan 2018.

12- Yıldırım Sarp, emniyet müdürü, kanser, Diyarbakır Cezaevi, 27 Nisan 2018.

13- Ali Hocaoğlu, esnaf, mide kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 6 Mayıs 2018.

14- İsmail Ülker (42), emniyet müdürü, kolon kanseri, 17 Haziran 2018.

15- Bayezıt Yıldırım, işadamı, kanser, 2 Temmuz 2018, Bursa Cezaevi.

16- Bahri Demirulus (78), emekli öğretmen, kanser, 30 Temmuz 2018.

17- Mehmet Ali Başar, muhasebeci, lenfoma kanseri, Silivri Cezaevi, 23 Eylül 2018.

18- Elmas Cankurt (63), gazeteci, kanser, Kırklareli Cezaevi, 5 Ekim 2018.

19- İsmail Aygün (56), esnaf, kolon kanseri, Bursa Cezaevi, 20 Kasım 2018.

20- Recep Türk, postacı, pankreas kanseri, Samsun Bafra Cezaevi, 25 Kasım 2018.

21- Vasıf Bayram (65), mali müşavir, mide kanseri, Sakarya Ferizli Cezaevi, 13 Aralık 2018.

22- Ramazan Üzer, başçavuş, kanser, 30 Aralık 2018.

23- Mehmet Ali Tokel, öğretmen, akciğer kanseri, Antalya Cezaevi, 6 Ocak 2019.

24- Saim Uyanık, okul müdürü, beyin kanseri, Adana Cezaevi, 15 Mart 2019.

25- Mustafa Çelikbilek (35), yazılım uzmanı-mühendis, beyin kanseri, Sincan Cezaevi, 22 Nisan 2019.

26- Yavuz Bölek (52), emniyet müdürü, kolon kanseri, İzmir Şakran Cezaevi, 16 Haziran 2019.

27- Tacettin Toprak (36), fen bilgisi öğretmeni, mesane kanseri, Manisa T Tipi Cezaevi, 24 Ağustos 2019.

28- Bilal Gülfidan (27), kursiyer subay, testis kanseri, Ankara Sincan Cezaevi, 15 Ekim 2019.

29- Mustafa Ali Mutlu (34), uzman çavuş, mide kanseri, 18 Ekim 2019.

30- Engin Erol (41), öğretmen, lenfoma kanseri, Erzurum H Tipi Cezaevi, 19 Aralık 2019.

31- Medeni Arifoğlu (51), iş adamı, böbrek kanseri, Malatya-Bingöl cezaevleri, 25 Ocak 2020.

32- Özgür Doğan, edebiyat öğretmeni, Manisa Salihli ve İzmir Kırklar cezaevleri, akciğer kanseri, 7 Nisan 2020.

33- Caner Durukan (42), sağlık memuru, bağırsak kanseri, Nevşehir Cezaevi, 3 Haziran 2020.

34- Yusuf Uzun (36), muhasebe öğretmeni, kanser, Kandıra Cezaevi, 7 Ağustos 2020.

35- Mevlüt Öztaş (49), gazeteci, pankreas kanseri, Afyon Cezaevi, 19 Ağustos 2020.

36- Fatih Terzioğlu (40), yönetmen, mide kanseri, Silivri Cezaevi, 23 Ağustos 2020.

37- Ahmet Kaplan (48), emekli trafik polisi, akciğer kanseri, İskenderun Cezaevi, 10 Kasım 2020.

38- Yusuf Kurt (25), askeri öğrenci, kemik kanseri, Silivri Cezaevi, 21 Kasım 2020.

39- Ümit Gökhasan (46), komiser, mide kanseri, Afyon Cezaevi, 23 Kasım 2020.

40- Mustafa Kılıç, kanser.

41- Ercan Dağhan (31) kursiyer teğmen, lenf kanseri, Sincan Cezaevi, 4 Ocak 2021.

Okumaya devam et

Popular