Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP-MHP, belediye başkanlarının yetkilerini Meclis’lere devredecek

Sözcü yazarı Emin Çölaşan, muhalefetten seçilen belediye başkanlarıyla ilgili çok konuşulacak bir tahminde bulundu. Çölaşan, “Çıkarılan yasalarla başkanların bir sürü yetkisi Belediye Meclislerine devredilecek. Bu Meclislerin yetkileri genişletilecek.” dedi.

Çölaşan, “İktidar muhalefetten seçilen bütün başkanların ellerini kollarını bağlayacak ve iş yaptırmayacak.” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL’U KAYBETMEK PANİKLETTİ

Çölaşan yazısında, “Özellikle İstanbul’u kaybetmek AKP’de panik yaşanmasına neden oldu. Öyle ya, İstanbul Büyükşehir onların en büyük ‘Hazinesi’ idi. Sonsuz para kaynağı, elinde sonsuz güç vardı. Mekanizma tıkır tıkır çalışıyor, İstanbul peşkeş çekiliyor, yağmalanıyor, yandaş kişiler, cemaatler, kuruluşlar, müteahhitler ve vakıflar bu peşkeşten, bu sonsuz yağmadan paylarına düşeni fazlasıyla alıyordu” dedi.

İKTİDARIN ARKA BAHÇESİ OLMUŞ BİR YSK

Çölaşan şunları dile getirdi: “Şimdi ellerinde bir tek koz var! Çeşitli gerekçeler üreterek İstanbul seçimlerinin tümüyle iptal edilmesini ve yenilenmesini sağlamak! Dün bunu da yaptılar. Ellerinde devlet gücü var. Ellerinde iktidarın arka bahçesi olarak görev yapan bir Yüksek Seçim Kurulu var. İktidarın emrindeki memurlardan oluşan il ve ilçe seçim kurulları var. Daha ne olsun yani!”

KİRLİ BELGELERİ YOK ETMEK İÇİN ZAMAN KAZANIYORLAR

Çölaşan, İstanbul’daki geciktirmenin temel amacının Büyükşehir’deki bazı kirli belgelerin ve dosyaların temizlenip yok edilmesine yönelik olduğunu belirterek, “İtirazlarla zaman kazanma peşindeler. YSK, İstanbul’u CHP’ye verebilir. O takdirde en önemli bilgi ve belgeler zaten yok edilmiş olacaktır. YSK seçimlerinin yenilenmesine de karar verebilir. Her şey beklenir. O takdirde İstanbul Büyükşehir bugünkü AKP kadrolarının elinde yeni seçime kadar kalır. Ancak Türkiye gerilir, büyük olaylar bile çıkabilir. Onca gerilime karşın, yenilenen seçimi kimin kazanacağı ise hiç belli olmaz!” dedi.

İKTİDAR MUHALEFETE İŞ YAPTIRMAYACAK

İstanbul, Ankara ve muhalefetin kazandığı diğer yerlerde başkanlara mazbataları verilse bile esas sorunların o aşamadan sonra başlayacağını vurgulayan Çölaşan, “İktidar muhalefetten seçilen bütün başkanların ellerini kollarını bağlayacak ve iş yaptırmayacak. Üzerlerine müfettişler salınacak, yargı el koyacak ve her biri hakkında soruşturmalar başlatılacak. Belki bazıları tutuklanacak” ifadelerini kullandı.

YASALARLA ELLERİNİ KOLLARINI BAĞLAYACAK

Çölaşan şunları dile getirdi: “Bence iktidarın AKP-MHP ikilisi Meclis açıldıktan hemen sonra yasa tasarıları getirip muhalefetteki başkanların elini kolunu bir kez daha bağlamaya çalışacak. Yine İstanbul’dan örnek vereyim. Belediye Meclisinde AKP çoğunluğu elde etmiş durumda. Çıkarılan yasalarla başkanların bir sürü yetkisi Belediye Meclislerine devredilecek. Bu Meclislerin yetkileri genişletilecek. Başkanları ekonomik, malî ve siyasi yetkileri budanacak. Yani o başkanlar seçilseler, en önemli işleri yapmaya çalışsalar bile ‘Topal ördek’ durumuna düşürülecek. Bu deyimi Recep Bey kullandı ve bunu ağzından kaçırmadı, özellikle ve bilerek söyledi.”

Murat Belge: Erdoğan değişecekse, yumuşayarak değil, sertleşerek değişir

Politika

Davutoğlu’dan Erdoğan’a ‘sessizlik’ çıkışı: Üç kişi onu eleştirse hemen ‘terörist’ diye konuşur

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu yardımcısı Selçuk Özdağ’ın maruz kaldığı şiddet sebebiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yüklendi. “Ben Sayın İçişleri Bakanı’nı muhatap almam” diyen Davutoğlu “Kendinize gelin, Sayın Cumhurbaşkanı” ifadelerini kullandı.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın Ankara’da şiddete maruz kalması gündemdekini yerini koruyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuyla ilgili sessiz kalmasına tepki gösteren Ahmet Davutoğlu  “Sayın Cumhurbaşkanı son dönemde alışkanlık edindi, istediği konuyu istediği kadar gündemde tutuyor, girmek istemediği konuya da ülke yangın yerine dönse de girmiyor. Selçuk Özdağ’ın temiz kanı döküleli 5 gün oldu ama Cumhurbaşkanı’ndan kamuya dönük bir açıklama yok. Ama üç kişi onu eleştirse hemen ‘terörist’ diye konuşmaya başlar. Herhangi bir yerde birisi bir soru sorsa ‘eyy’ diye hitap etmeye başlar” dedi.

DAVUTOĞLU ERDOĞAN’I HEDEF ALDI

Partisinin il başkanlarına konuşan Davutoğlu Erdoğan’a seslenerek “Ankara sokağından siz sorumlusunuz. Hesap sorması gereken sizsiniz, hesap vermesi gereken de sizsiniz” ifadelerini kullandı.

“ORGANİZE VE SENKRONİZE BİR TERÖR FAALİYETİ”

“Şimdi hesap sorulması gereken iki kişi söyleyeceğim size” diyen Davutoğlu “Sayın İçişleri Bakanı’nı bir çağırın. Deyin ki ‘hangi bilgiyle Selçuk Özdağ’a yapılan saldırının bireysel tepki olduğunu söyledin. Şu bilgileri ver de ben de paylaşayım kamuoyuyla’ Ben Sayın İçişleri Bakanı’nı da muhatap almam, Cumhurbaşkanı’na soruyorum. Net cevap istiyorum. Bu bireysel bir tepki midir, mazur mu görülmelidir? Yoksa organize senkronize bir terör faaliyeti midir? Ben size söyleyeyim kanaatimi, milletin de kanaati budur, bu organize ve senkronize bir terör faaliyetidir… Orhan (Uğuroğlu) beyi ifade için 7-8 saat bekletirken, ona saldıranları 4 saatte bırakıyorlar. Kimdir bunların arkasındakiler? Çağırın Adalet Bakanı’nızı. Bu ülkede ilk kez milletvekilleri yürütülmekte olan bir soruşturma ile ilgili Cumhuriyet Başsavcısı’nı açık bir şekilde tehdit etti. Sorun Adalet Bakanı’na, nerede yaşıyoruz? Cumhuriyet Başsavcıları’nın önünde ‘Cumhuriyet’ ifadesi var, Cumhuriyet’in teminatı altındalar da onun için var. Kim bunları tehdit ediyor Sayın Bakan? Bir bakın şunların hesabına, bir soruşturma başlattınız mı? Ne yaptınız bu savcıları tehdit edenlere?” ifadelerini kullandı.

“ÜZERİNİZDE PERİNÇEK VESAYETİ VAR”

Erdoğan’a sert sözlerle yüklenen Davutoğlu “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde tarafsız ve bağımsız yargı var diyorsun, neresi tarafsız, neresi bağımsız? Adaleti ipotek altına almaya kalkışanlar olursa Dicle kenarındaki kuzunun hukuku korunabilir mi? Kendinize gelin, Sayın Cumhurbaşkanı. Bunları yapamayacağınızı ben biliyorum. Çünkü vesayet altındasınız. Mesela Uygurlardan bahsedemezsiniz. Dünya soykırım ilanları yapıyor, bizim parlamentoda bile konuşulamıyor. Çünkü üzerinizde Perinçek vesayeti var” diye konuştu.

Okumaya devam et

Politika

Kan kaybeden Cumhur İttifakı’ndan seçimlere ince ayar

Kamuoyu araştırmalarında sürekli oy kaybettiği belirtilen Cumhur İttifakı’nın seçimlerde elini güçlendirmek için yeni yollar aradığı ileri sürüldü. İddiaya göre AKP ve MHP, yeni kurulan partilerin seçime girmesini zorlaştırmak için yeni bir düzenleme yapmaya hazırlanıyor.

BOLD – Cumhur İttifakı’nın seçim yasasını değiştireceği iddia edildi. Ankara kulislerinde konuşulan iddialara seçime girebilmek için gereken şartlar sertleştirilecek. Böylece yeni kurulan partilerin seçimlere girmesi zorlaştırılacak. Ayrıca milletvekillerinin parti değiştirmesi de engellenecek.

MUHALEFETİ KÖŞEYE SIKIŞTIRMA HAMLESİ

Cumhuriyet’in haberine göre iktidar, bir yandan ittifakı genişletme diğer yandan yasal düzenleme üzerinde çalışıyor. Bu çerçevede AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ardından da Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile görüştü. Bu ziyaretler “Cumhur İttifakı’nı genişletme hamlesi” olarak yorumlanıyor.

HEDEF YENİ KURULAN PARTİLERİN SEÇİME GİRMESİNİ ENGELLEMEK

İktidarın ikinci hamlesi ise siyasi partiler yasasını değiştirmek olacak. Mevcut Siyasi Partiler Yasası’nda, bir siyasi partinin seçimlere katılabilmesi için “illerin en az yarısında, oy verme gününden en az 6 ay önce teşkilat kurmuş olması ve büyük kongrelerini yapması” şartı aranıyor. İktidarın, bu madde üzerinde değişiklik yapacağı, “kongrelerini gerçekleştiren partilerin de seçimlere katılmalarını zorlaştıracak bir hamle üzerinde çalışıldığı” ifade ediliyor.

Buna göre “bir partinin seçimlere katılması için aranan 6 ay koşulunun değiştirilebileceği, bu sürenin uzatılabileceği” değerlendiriliyor. Eğer, iktidar cephesi yasada bu tür bir düzenleme yaparsa, kongrelerini gerçekleştiren ve mevcut koşullarda “seçimlere katılma şartını” sağlayan, yeni kurulan DEVA ve Gelecek partilerinin “2023 yılındaki seçimlere katılma şartları” ağırlaşabilecek. Bununla birlikte siyasi partiler için yasada yapılacak değişiklikle siyasi partilerin salt kurultaylarını gerçekleştirmeleri yeterli olamayabilecek.

‘15 MİLLETVEKİLİ’ YENİDEN GÜNDEMDE

Bir önceki seçimlerde, “İyi Parti’nin, il ve ilçe kongrelerini zamanında yapmadığı gerekçesiyle seçimlere katılma yeterliliği bulunmadığı” gündeme gelmiş, muhalefet bu durumu “İktidarın, İyi Parti’nin seçimlere katılmasını engelleme hamlesi” olarak değerlendirmişti. O dönemde CHP, 15 milletvekilini İyi Parti’ye vererek partinin TBMM’de grup kurmasını sağlamış ve seçimlere katılabilmesinin önünü açmıştı. İktidar cephesinde “15 milletvekili” tartışması yeniden gündemde.

Aynı durumun yeni kurulan partilerde de söz konusu olmaması için yine SPY’de yapılacak bir düzenlemeyle milletvekillerinin “seçildikten sonra parti değiştirmelerini engelleyecek” bir hükmün yasaya eklemlenmesi planlanıyor. Mevcut yasada, “Bir kimse, bir partiden önseçim veya merkez adaylığı yoklamasına katıldıktan sonra başka bir partiden merkez adayı gösterilemez ve partisinden istifa etmedikçe bağımsız aday olamaz” hükmü de yer aldığından, bu maddeye “Bir kimse seçildikten sonra da bir başka partiye üye olamaz” hükmünün getirilmesinin öngörüldüğü değerlendiriliyor.

Okumaya devam et

Politika

GP’li Kurbanoğlu’ndan Soylu’ya: Gerekçe uydurma, suçluyu yakala

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun saldırılara ilişkin açıklamalarına sert tepki gösteren Gelecek Partisi Yönetim Kurulu üyesi Bahadır Kurbanoğlu, “Senin görevin gerekçe uydurup mazur göstermek değil, suçluları yakalayıp adalete teslim etmek” dedi. 

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Gelecek Partisi (GP) Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu ve Ülkü Ocakları eski Başkanı Avukat Afşin Hatipoğlu’na yönelik saldırıların tepkisel olduğu açıklamasına tepki geldi. Gelecek Partisi Yönetim Kurulu üyesi Bahadır Kurbanoğlu, Soylu’ya yönelik “Senin görevin gerekçe uydurup mazur göstermek değil, suçluları yakalayıp adalete teslim etmek” dedi.

SAVSAKLAMA, GÖREVİNİ İFA ET

Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Soylu’nun açıklamalarına sert tepki gösteren Kurbanoğlu, “Bir İçişleri Bakanının görevi saldırıları hafifsetmek midir? Afşin Hatipoğlu’nun başına gelen “kişisel tepki” (!) Ayhan Sefer Üstün’ün ki “ticari mesele” (!) Hangi dosya bilgisi ile bunları söyler? Hatipoğlu diyor ki; “Sanki tutuklanan var da ifadesi alınmış!” Mahçup olacak! Ayhan Sefer Üstün de diyor ki: “O kanaate vardıran deliller var da dosyaya konmamışsa suçtur! Senin görevin gerekçe uydurup mazur göstermek değil, suçluları yakalayıp adalete teslim etmek!” dedi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İçişleri ve Adalet bakanlarına konu ile ilgili talimat verdiğini hatırlatan Kurbanoğlu, “Savsaklamaya mahal vermeden görev ifa etmeli!” dedi.

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Okumaya devam et

Popular