Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Murat Belge: Erdoğan değişecekse, yumuşayarak değil, sertleşerek değişir

Seçim sonuçlarını analiz eden Murat Belge, seçmenin iktidara bakışının değiştiğini ama iktidardaki karşı değişimin hiç de yumuşak olmayacağını yazdı.

Murat Belge, Birikim için kaleme aldığı seçim analizinde, önce seçimleri analiz etti, ardından Recep Tayyip Erdoğan’daki muhtemel değişimi yorumladı.

Belgeye göre; Cumhur İttifakı bu seçimde verilen oyların yüzde elli ikisini aldı ancak toplum bunu başarı olarak görmüyor:

“Yüzde elli iki 31 Mart seçiminin AKP’ye verdiği tek ‘teselli mükafatı’. Ancak bu mükafatta da “İttifak”ın küçük ortağı kendisini sırtında taşımış büyük ortağa kıyasla çok daha kazançlı çıkmış gibi duruyor.

Büyük kentler… Bir toplumun geleceğinde olacak şeylerin işaretlerini büyük kentlerin verdiği sık sık söylenir. Mantıken de böyle olması gerekir. Üç büyüklerin en küçüğü İzmir başından beri AKP’ye iltifat etmemişti. Bu sefer arayı iyice açtı. İstanbul ile Ankara ise (özellikle Ankara) oylarını AKP’ye vermekten şaşmamıştı. Ama şimdi şaştılar. İstanbul’da hani “burun farkı” filan derler, öyle, kazananın tam kazanmış, kaybedenin tam kaybetmiş gibi görünmediği bir sonuç çıktı. Çıktı ama kaybeden, Başbakanlık’tan ve Meclis Başkanlığı’ndan gelen biri. Partinin ağır toplarından. ‘İstanbul’u mutlaka alalım’ diye buraya getirilmiş biri. Kazanan, bir ilçenin belediye başkanlığından geliyor.

Ankara’daysa kazanan aday iktidarın ağır saldırısına uğradı. Bu tutum, Cumhurbaşkanı’nın “kazanırsa görevden alırız” tehdidine kadar vardı. Mansur Yavaş bunların hepsine rağmen kazandı.

Ama olay bu “üç büyükler”le kapanmıyor. Adana ve Antalya ile iki büyük kent daha muhalefetin eline geçti. Bursa gibi bir yerde birinciyle ikinci arasındaki fark bayağı küçük. Bu da yalnız Bursa için söylenecek bir şey değil. Başka birçok ilde de ara kapanıyor.

Şimdiye kadar yapılan seçimlerden sonra gazetelerin sayfalarına koydukları Türkiye haritaları epey ‘yeknesak’ olur, her yer, AKP’ye verilen renk neyse, o renge boyanmış olur, Ege taraflarında birkaç yerde farklı bir renk görünürdü. Bu seferki harita farklı. Bilecik ya da Kırşehir gibi beklenmedik durumlar var.

Ama onların yanısıra MHP’nin AKP’den aldığı yerler de var: Kütahya, Iğdır, Erzincan, Karaman ve AKP’nin sağlam bir kalesi gibi görünen Bayburt! Bunlar “İttifak” içinde el değiştirdiği için genel sonucu etkilemiyor olabilir; ama AKP için bir hayli anlamlı olduklarını düşünüyorum.

Bunlar önemli sinyaller. Peki, ne oldu da gidişat böyle değişti?

Açıklama olarak genellikle “ekonomik durum”dan dem vurulduğunu görüyorum. Bu, doğru açıklama olabilir mi?

Şüphesiz, olabilir. Bütün dünyada ekonomi seçim kazanmakta ya da kaybetmekte en belirleyici etken olarak duruyor. Burada da böyle olmasında şaşacak bir şey yok.

Ancak ekonominin “kötüye gitme” durumu henüz toplumun üstüne çökmüş değil. Bir kriz geliyor ama şimdilik “geliyor”; henüz gelmedi. Gelişinin bayağı bayağı kötü olacağı tahmin ediliyor. Muhtemelen de öyle olacak. Gene de bunlardan “gelecek zaman”da söz ediyoruz. AKP’nin topluma “seçim armağanları” sunduğu bir sırada olacakları önceden gören, ekonomik bilinci gelişkin bir seçmen çoğunluğu mu var burada?

Ya politik olayların hiç mi payı yok? Cumhurbaşkanı, halkımızın ‘beka sorunu’ mesajını aldığını söyledi. Oysa, hiç de onun kastettiği biçimde mesaj almış bir hali yok halkımızın. Ya da, mesajı aldığını ve dolayısıyla oyunu MHP’ye verdiğini söyleyebiliriz ki Erdoğan herhalde bunu anlatmak istemiyor.

Erdoğan’ın anlatmak istediği şeyin, AKP’nin şimdiye kadar pek varlık gösteremediği Kürt bölgelerinde kazandığı birkaç belediye olduğunu sanıyorum. Ama Haziran seçiminden sonra o illerde yapılanlar ve bu seçimde bol miktarda saçılan tehditlerden sonra bunun “gönül rızası” ile verilmiş bir oy olduğunu düşünmek kolay değil. İşin içinde bir “beka” durumu olabilir ama bu Tayyip Erdoğan’ın sözünü ettiği ‘beka’ değil.

Sonuç olarak, 31 Mart’ın hafife alınmayacak bir değişim işareti verdiği söylenmelidir. Neyin değişimi? Toplumun, iktidara bakışının değişimi. Bu, iktidarın da topluma, daha önemlisi kendi davranışlarına bakışını değiştirecek mi?

Bir “tek adam rejimi”ne girdik. Şimdiye kadar epey bir yıldır tanıdığımız bu ‘tek adam’ın değişmeye eğilimli bir kişi olmadığı kanısındayım. Değişecekse, yumuşayarak değil, sertleşerek değişir. Göreceğiz.”

Ahmet Şık: Erdoğan seçimle iktidarı vermeyeceğini gösterdi

Politika

“Sıkışan Erdoğan yeni maceralara yönelecek” iddiası

TIME Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ian Bremmer, içeride ve dışarıda sıkışan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekçilerinin dikkatini dağıtmak için daha fazla dış politika macerası başlatmaya çalışabileceğini söyledi.

BOLD – İçeride ve dışarıda sıkışan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ülkeyi yeni maceralara sürüklüyor. Uzmanlar krizi aşamayan Erdoğan’ın milliyetçiliği körükleyerek muhalefet üzerinde baskı oluşturacak hamlelere daha fazla yöneleceğine dikkat çekiyor.

HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAYAN SEÇMENİNİ KAZANMAYA ÇALIŞACAK

Pandemiyle derinleşen krizin üstesinden gelemeyen Saray, kitleyi konsolide etmenin yollarını arıyor. TIME Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ian Bremmer, 2021’in küresel riskleri arasında Türkiye’nin dış politikasını da gösterdi. Yedinci sırada “Soğuk Türkiye” başlığıyla yayımlanan yazıda, “2021’deki ekonomik gerileme ve Türkiye’nin kötü Kovid-19 tepkisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 20 yıllık iktidarı ile hayal kırıklığına uğramış seçmenleri geri kazanma mücadelesine bırakacak” denildi.

DAHA FAZLA MACERA BAŞLATACAK

“Bu yıl, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın kendisini sonuçlardan koruyacak uluslararası arkadaşları olmayacak” ifadelerinin yer aldığı yazıda, “Bu dinamikler toplumsal gerilimleri körükleyecek, muhalefete karşı bir baskıya neden olacak ve Erdoğan’ı milliyetçiliği körüklemek ve destekçilerinin dikkatini dağıtmak için daha fazla dış politika macerası başlatmaya teşvik edecek” denildi.

ERDOĞAN’IN BÜYÜK OYUNU, AFRİKA

“Erdoğan’ın Büyük Oyunu” yazı dizisi kapsamında Türkiye’nin Afrika’daki faaliyetlerine odaklanan bir araştırma yayımlayan Financial Times da Türkiye’nin Afrika’daki varlığının Cumhurbaşkanı Erdoğan’la değiştiğini aktardı. Yazıda, Türkiyeli yetkililerin Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından Afrika’yı büyük ölçüde görmezden geldiğini ancak bugün Erdoğan’ın Afrika ülkelerini sık sık ziyaret ettiğine dikkat çekildi.

Kovid-19’un ciğerlerinde kalıcı hasar bıraktığı hasta tutuklu yeniden cezaevine gönderildi

Okumaya devam et

Politika

CHP’li belediyenin cami yapma istediğine AKP’liler karşı çıktı

Bolu’da CHP’li belediye, Borazanlar Mahallesi’nde cami yaptırmak istedi. Cami için bir hayırseverler arsa bağışlarken AKP’li Belediye Meclis Üyeleri, cami yapılacak olan alanın ilköğretim alanı olduğunu belirterek teklife karşı çıktı.

BOLD – Bolu’da hayırseverler cami yapılması için belediyeye arsa bağışladı. CHP’li belediyenin cami yapma teklifine AKP’li Meclis Üyeleri karşı çıktı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, “İlk defa CHP’li bir belediye cami yaptırmak istiyor ona da karşı çıkıyorsunuz” diye tepki gösterdi.

BELEDİYE BÜTÇESİNDEN YAPILACAK

Sözcü’den İsmail Akduman’ın haberine göre Bolu Belediyesi Meclisi toplantısı ocak ayı ikinci oturumunda konuşan Belediye Başkanı Tanju Özcan, belediye bütçesini kullanarak Borazanlar Mahallesi’nde cami yaptırmak istediklerini dile getirdi. Mahalle sakinlerinden gelen talepler doğrultusunda hareket ettiklerini ve cami yapılması için yerlerini belediyeye verdiklerini vurgulayan Özcan, “İlk kez belediyenin bütçesinden yapacağız. Tabi ki de bağış kampanyası yapacağız ama ilk defa kendi bütçemiz ile yapacağız. O bölgede hızlı bir şekilde Bolu Belediyesi olarak cami yapmak istiyoruz. Farklı bir mimarisi olan ve değişik bir cami olacak. İhtiyaç da var çünkü nüfus yoğunluğu olan bir bölge” dedi.

AKP GRUBU KARŞI ÇIKTI

Başkan Özcan’ın cami yaptırma teklifine AKP grubu tepki gösterdi. AKP’li meclis üyeleri cami yapılacak olan alanın ilköğretim alanı olduğunu, karşısında alkollü bir mekân bulunduğunu belirterek teklife karşı çıktı. Başkan Özcan ise cami yaptırmakta kararlı olduğunu ancak yargı yoluna gitmek isteyen varsa gidebileceğini söyleyerek, “Arkadaşlar mahkemeye müracaat ederse mahkeme de şartlar uygun değil derse uygulama duracaktır. Mahkeme kararına karşı biz de saygılı oluruz” ifadelerini kullandı.

BAŞKAN ÖZCAN TEPKİ GÖSTERDİ

AKP grubundan gelen tepkiler üzerine açıklama yapan Başkan Özcan, “İlk defa CHP’li bir belediye cami yaptırmak istiyor ona da karşı çıkıyorsunuz. Karşısında lokanta varmış, meyhane varmış. Karşısındakini kapatırız. Biz Allah’a inanan insanlarız. İbadetin farz olduğunu düşünen insanlarız. Türkiye’de belediye olarak ilk kez kendi bütçemizden cami yapmak istiyoruz” dedi.

Kovid-19’un ciğerlerinde kalıcı hasar bıraktığı hasta tutuklu yeniden cezaevine gönderildi

Okumaya devam et

Politika

Hükumet 2020 yılında 662 defa halkın sorunlarına sırt çevirdi

TBMM’ye geçen yıl toplam 808 yasa teklifi verildi. Aralarında emekliye bayram ikramiyesinin artırılması, asgari ücretliye zam, faturalardan verginin kaldırılması gibi teklifler vardı. 662 teklif hükumet tarafından reddedildi. 14 bin 245 soru önergesinden 6 bin 606’sı da yanıtlanmadı.

BOLD – Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) bir yılda 808 kanun teklifi verildi. Muhalefete ait tekliflerin 662’si gündeme alınmadı. Muhalefet partili vekillerin verdiği soru önergelerinin büyük kısmı ise yanıtsız bırakıldı.

AKP’NİN VERDİĞİ TEKLİFLER YASALAŞTI

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre muhalefet partilerince geçen yıl TBMM’ye verilen 662 kanun teklifinden hiçbiri gündeme alınmadı ve yasalaşmadı. TBMM Başkanvekili Sadi Bilgiç, CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere’nin bu konudaki önergesini cevaplandırdı. TBMM’ye geçen yıl toplam 808 yasa teklifi verildi. Bunların 62’si AKP, 488’i CHP, 114’ü HDP, 75’i MHP, 54’ü İyi Parti, 4’ü Saadet Partisi (SP), 2’si TİP, 1’i BBP ve diğerleri de bağımsız milletvekillerince hazırlandı. Muhalefetin verdiği 2 teklif geri çekilirken, AKP’nin verdiği 62 yasa teklifinden ise 22’si kanunlaştı, 40’ı da Genel Kurul ve komisyon gündeminde bulunuyor. TBMM’de sadece AKP’nin verdiği teklifler ile AKP-MHP’nin ortak verdiği 5 kanun teklifi yasalaştı.

6 BİN 606 SORU YANITSIZ KALDI

TBMM Başkanlığı’na sunulan ve 14 bin 245 soru önergesinin de 7 bin 419’u cevaplandı, 6 bin 606’sı yanıtlanmadı. Halen 217 önerge de işlemde bulunuyor. En çok önergeyi 7 bin 897 adet ile CHP verdi. AKP’den 1, MHP’den 538, İyi Parti’den bin 243, HDP’den 4 bin 409, SP’den 103 önerge geldi. AKP’nin 1, CHP’nin 2 bin 940, HDP’nin 3 bin 036, MHP’nin 163, İyi Parti’nin 403, SP’nin de 35 önergesi cevaplanmadı.

BAKANLAR GÖREVLERİNE YERİNE GETİRMEDİ

Önergeleri cevaplandırmayan bakanları açıklayan CHP’li Tutdere, “Önergeleri en çok cevapsız bırakan Adalet Bakanı ilk sırada. İkinci ise Sağlık Bakanı” dedi. Adalet Bakanlığı 2215 önergeden 213’üne cevap verdi. Sağlık Bakanlığı da 1436 önergeden 64’ünü cevapladı. Tutdere, “Bu tablo yürütmenin yasamayı dikkate almadığı ve görevini yerine getirmediğinin açık göstergesi. Bu tablo atanmış bakanlıkların kendisini millete karşı değil, kendisini atayan cumhurbaşkanına karşı görevli hissettiklerini ortaya koymaktadır” dedi.

TOPLUMUN SORUNLARINI İLGİLENDİREN TEKLİFLER REDDEDİLDİ

AKP’nin yasalaştırmadığı kanun teklifleri arasında CHP ve İyi Parti’nin, Ramazan ve Kurban bayramında emeklilere ödenen 1.000 TL bayram ikramiyesinin, 1.500 TL’ye çıkarılması, CHP-İyi Parti ve SP’nin, asgari ücretten vergi alınmaması, CHP’nin Kovid-19’un sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayılması, CHP’nin doğalgaz ve elektrik faturalarından alınan yüzde 18’lik KDV’nin yüzde 1’e indirilmesi, CHP’nin, EYT’lilerin mağduriyetinin giderilmesi, CHP’nin ev kadınının emeklilik hakkı kazanabilmesi ve emekliler için intibak düzenlemesi yapılması gibi çok sayıda toplumun sorunlarını ilgilendiren kanun teklifleri de bulunuyor.

Kovid-19’un ciğerlerinde kalıcı hasar bıraktığı hasta tutuklu yeniden cezaevine gönderildi

 

Okumaya devam et

Popular