Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Selahattin Demirtaş seçim sonuçlarını yorumladı: Sonun başlangıcı mı?

AKP’nin aldığı yenilgiyi ve HDP’nin seçim stratejisini yorumlayan Demirtaş, “Erdoğan için sonun başlangıcı mı?” sorusuna oldukça temkinli yaklaştı.

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Muhalefet bloğu bu seçimlerle birlikte demokratik bir seçeneği ete kemiğe büründürmeyi başardı” dedi.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, avukatları aracılığıyla DW Türkçe’ye yerel seçimleri değerlendirdi. Kendisine yöneltilen sorular ve Demirtaş’ın bu sorulara verdiği yanıtlar şöyle

* Özellikle İstanbul ve Ankara’da büyükşehir belediye başkanlıklarını CHP’nin kazanmasının önemli faktörlerinden birinin, HDP’nin aday çıkarmaması ve sizin yaptığınız çağrı olduğu konusunda neredeyse tüm siyasi gözlemciler hemfikir. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Çağrınıza beklediğiniz yanıtı aldınız mı?

Selahattin Demirtaş: Öncelikle şunun altını önemle çizmek gerekir; seçimler hiçbir şekilde adil ve eşit koşullarda yapılmıyor. Medyanın neredeyse yüzde 95’i iktidarın kontrolünde. Devletin hazinesinin tüm imkanları, hukuka aykırı bir şekilde, iktidarın seçim kampanyası için sınırsızca ve denetimsiz bir şekilde kullanılıyor. Yargı, bürokrasi, kolluk güçleri yine öyle, yasa dışı bir şekilde kullanılıyor. Binlerce siyasetçi, gazeteci, avukat, öğrenci hapishanelere doldurulmuş durumda. Muhalif partiler ve özellikle de partim HDP, seçim kampanyalarını ağır bir baskı ve tehdit altında yürütmeye çalıştı. Tüm bunlara karşın ortaya çıkan sonuç, iktidar bloğu için tam bir hezimettir. Muhalefet bloğu bu seçimlerle birlikte demokratik bir seçeneği ete kemiğe büründürmeyi başarmıştır. Elbette bunu çok önemli ve anlamlı buluyorum. Burada HDP’nin rolü belirleyici olmuştur. Bu başarıda, gece gündüz demeden fedakarca çalışan her arkadaşımın büyük bir emeği var. Başta HDP’li siyasetçiler olmak üzere tüm seçmenlerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. İçeride olmama rağmen benim de küçük bir katkım olmuşsa bundan mutluluk ve onur duyarım; kaldı ki bu da HDP’nin başarısıdır, benim başarım olarak okunması yanlış olur. Çünkü ben de bir HDP’liyim.

* Güneydoğu ve Doğu’da kayyım atanan belediyelerin büyük bölümünü geri aldınız. Erdoğan, “GBT’leri hazırladık” demişti. Yeniden kayyım atanma ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu türden hukuk ve meşruiyet dışı arayışlara girilmemesini temenni ediyorum. Herkes halkın iradesine saygılı yaklaşmalıdır. Ama halk, sandıktaki kararı görmezden gelinirse bunu ne kabul eder ne de unutur. 31 Mart seçimleri bunu bir kez daha ispatladı zaten.

* HDP’nin başta Muş olmak üzere itiraz sürecinde yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlçe ve il seçim kurulları, HDP dahil muhalefet partilerinin itirazlarını dikkate almayarak yasa dışı davranıyor. İktidar partisini koruyan ve kollayan tek yanlı bir hukuk işletiliyor. Muş’ta yaşanan hileler ortaya çıkarılabilse eminim ki, sonuç HDP lehine değişecektir. Mahkemelerde olduğu gibi birçok seçim kurulunda da maalesef, hukuk askıya alınmış durumda.

* HDP’nin bazı illerdeki oy kaybını nasıl değerlendiriyorsunuz? Parti içinde bir özeleştiri süreci yaşanacak mı?

Parti yönetimimizin, il ve ilçe sonuçlarının tamamını masaya yatırıp objektif bir analiz sürecinden geçireceğine eminim. Elbette HDP de, seçmenin verdiği pozitif ve negatif mesajları birlikte ele alıp doğru bir tutum sergileyecektir. HDP halka özeleştiri vermekten çekinecek bir parti değildir.

* Yerel seçimler ve özellikle İstanbul’daki durum Erdoğan iktidarı için sonun başlangıcı olabilir mi?

Abartılı yorumlara fazla prim vermek istemiyorum. Yerel seçimler önemlidir ama her şeyin de belirleyicisi değildir. İktidar bloğu zaten uzun süreden beri son derece yanlış bir yola girmiş durumda. Demokrasiye sırtını dönüp faşizm, baskı ve tehditten medet uman bir politik çizginin daha ne kadar süreceğini demokrasi mücadelesi belirleyebilir. Güçlü bir demokrasi cephesi oluşur ve siyasi mücadele her alanda yükseltilirse toplumun rotasını demokrasiye çevirmesi çok hızlı olacaktır.

AKP iktidarının topluma vereceği, vaat edebileceği tek bir olumlu şey yoktur. AKP yanlış tutumunda ısrar eder ve demokrasi mücadelesi de büyüyerek devam ederse halk kendilerine siyaseten çok daha ağır bedeller ödetecektir.

YSK gece yarısı kararını verdi: AKP’nin 31 ilçede oyların tamamının yeniden sayımı talebini reddetti

Politika

CHP’li Ünsal, damat Albayrak’ın yargılanmasını istedi

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun ardından CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ortaya çıkarılıp yargılanmasını istedi.

BOLD – CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ünsal, ekonomiyi batıran Albayrak’ın ortaya çıkarılıp yargılanması gerektiğini kaydetti.

“EKONOMİYİ BATIRAN DAMAT ORTAYA ÇIKARILMALI”

Türkiye’nin asıl gündeminin açlık, yoksulluk, sefalet, işsizlik, geçim sıkıntısı, faturalar, hacizler, icralar olduğunu dile getiren Ünsal, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimine zarar verdiğini ardından da ortalarda görünmediğini ifade etti. Ünsal, “Sihirbaz gibi kendini kaybeden damat, böyle kurtulamaz. Bütçeyi dibe vurduran, ekonomiyi batıran Damat, ortaya çıkarılmalı, sorgulanmalı hatta yargılanmalı” dedi.

HER AKP’Lİ BİR GÜN KULLANILIP ATILACAK

Cumhurbaşkanı danışmanı Hidayet Türkoğlu ile ilgili iddialar hakkında da konuşan CHP’li Ünsal, “Açığı kapatmaya çalışan Saray, paraları kontrolsüz şekilde ülkeye sokun dedi. Ama yurt dışındaki parasını Türkiye’ye getirmeyen Türkoğlu’nun odası boşaltıldı. Unutmayın, her AKP’li bir gün kullanılıp atılacak” dedi.

Cumhurbaşkanlığı araştırmasından çıktı: Türkiye’nin yüzde 80’i tasarruf yapamıyor

Okumaya devam et

Politika

Selçuk Özdağ hastaneden Erdoğan ve Bahçeli’ye meydan okudu

Evinin önünde silahlı sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, hastanede tedavisi sürerken açıklama yaptı. “Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” dedi.

BOLD – Selçuk Özdağ, tedavi gördüğü hastaneden telefonla KRT canlı yayınına bağlandı. Kendisine yönelik saldırıyla ilgili detayları aktaran Özdağ, “Sayın Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’ye sesleniyorum; korkmuyorum, susmayacağım. O gençlere sesleniyorum, kendinizi kullandırmayın. Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” ifadelerini kullandı. İşte Özdağ’ın açıklaması:

  • Ben Ülkü Ocakları Başkanlığı’nda yıllarca hizmet ettim. Burası orman kanunlarının olduğu Türkiye olmayacak.
  • Bu devam ederse Türkiye için kötü olur. Bundan sonra farklı şeyler söyleyeceğim.
  • Arkadan saldırdılar, yumruklaştık. Silah doğrulttular. Şoförüm silahla çıkınca korkup kaçtılar.
  • Bunlar Türkiye’de iktidarda kalırsa herkese küfür etmeye devam edecekler.
  • Bahçeli’ye sorular sormuştum, MHP yandaşları bana hakaretlerde bulundular.
  • Bahçeli istediğini söyleyecek; biz sorular sorduğumuz zaman bize sopalarla, silahlarla, saldıracaklar.
  • Bu bir hukuk reformu… Doğru hukuk reformu yapacaklar.
  • Ben buradan bunlara oy verenlere sesleniyorum. Dikişler var, elim kırık. Bunlarla boğuşmaktan. Boğuşmamış olsam, biz silahımızı çekmesek ateş etmesek belki de ölmüştüm.
  • Susmayacağım, korkmayacağım. Gençleri de kimse kullanmasın, gençler kullandırtmayın kendinizi. Ben soru sordum ’17-25 Aralık Bahçeli için ne ifade ediyor?’ dedim.
  • Selçuk Özdağ susmaz, Selçuk Özdağ ancak öldürürlerse susar.
  • Aziz millete sesleniyorum, bunların hukuk reformu bu. Kendilerini eleştirenleri susturmanın yolu silah, sopa, hakaret, küfür…
  • Bunları yapıyorlar. Ben 3 dönem milletvekilliği yaptım. Ben 5 sene ülkü ocaklarında çalıştım, 7 sene idamla yargılandım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yaptım.
  • Bu saldırı demokrasi ayıbıdır. Türkiye’yi zorbalar ülkesi yapmayacağız. Burası orman kanunlarının geçerli olduğu bir ülke olmayacak.
  • Sayın Cumhurbaşkanı bu failleri bulun.
  • Ben hayatım boyunca hiçbir zaman korkmadım. Kenan Evren’den de korkmadım. Konuşmaya da devam edeceğim. Farklı şeyler de söyleyeceğim.
  • Arabaya biniyordum, bana arkadan saldırdılar.
  • Onlarla boğuşmaya, yumruklaşmaya başladım. Bana hiçbir şey söylemediler.
  • İki kişi bana silah doğrultmuştu. Şoförüme de silah doğrultmuştu. Şoförüm silahla ateş etmeye başlayınca korktular ve çekildiler.
  • Milletimi uyandırmak istiyorum, uyarmak istiyorum. Aziz milletim uyanın.

Okumaya devam et

Politika

Tayyip Erdoğan’dan S-400 açıklaması: Asla kabul edemeyiz

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılan Türkiye’nin söz konusu savaş uçakları için çok ciddi ödemeler yaptığı halde hala uçakları teslim alamadığını söyledi. Erdoğan, “NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve Türkiye’nin ABD ile AB ilişkileri konusunda açıklamalar yaptı.

ABD’nin seçilmiş Başkanı Biden’ın görevi devraldıktan sonra S-400 konusunun çözüme kavuşturulacağını umduğunu dile getiren Erdoğan şunları söyledi: “Çok ciddi bir parayı ödediğimiz halde F-35’ler ne yazık ki hala verilmedi. Bu tabii bizim uluslararası diplomaside Amerika’nın bir müttefik ülke olarak bize yaptığı çok ciddi bir yanlıştır. Temenni ederim ki Sayın Biden’ın görevi üstlenmesiyle birlikte görüşmelerimizi yaptıktan sonra, çok daha olumlu adımları atar ve bunları da yoluna koyarız… Biz bir defa kendi savunma noktasındaki adımlarımızı bir yerlerden izin alarak yapamayız. Biz bir NATO ülkesiyiz. NATO ülkesi olarak da NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz…. Savunma sanayisi konusunda atacağımız adımları hiçbir ülke belirleyemez. Bu tamamıyla bizim alacağımız karara bağlıdır” dedi.

Erdoğan, AB ile ilişkilerle ilgili soruyu yanıtlarken, “Bugüne kadar AB bize verdiği sözleri hiç tutmadı. Şimdi yeni bir sürecin içerisindeyiz” diye konuştu.

Hulusi Akar’dan ABD’ye S-400’ler konusunda diyalog çağrısı

Okumaya devam et

Popular