Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Verilmeyen mazbataları, KHK’lı başkanları ve renkli simalarıyla… YOK BÖYLE BİR SEÇİM!

Tartışmaları, itirazları, peş peşe yapılan canlı basın açıklamaları, verilmeyen mazbataları, KHK’dan ihraç olan belediye başkanları ve mücadeleci kadın başkanlarıyla… 31 Mart 2019 Yerel seçimleri uzun yıllar konuşulacak tarihi bir seçim oldu.

BOLD- 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri, İstanbul’da bir haftadan uzun süredir belirlenmeyen sonuçlarıyla konuşuluyor ancak Türkiye’nin farklı bölgelerinde birbirinden renkli ve ilginç seçim hikayeleri var.

Son yılların en güçlü mücadelesine dönüşen 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde hikayeleriyle heyecanlandıran renkli simalar da başkanlık koltuğuna oturdu.

İşte Türkiye’nin en tartışılan seçiminden tarihe geçen olaylar, renkli simalar ve unutulmayacak anlar…

EN GENÇ BAŞKAN

CHP’den Ordu Gülyalı Belediye Başkanı seçilen 28 yaşındaki Ulaş Tepe, Türkiye’nin en genç belediye başkanı unvanına sahip oldu.

AYRILDIĞI BELEDİYEYE BAŞKAN OLARAK DÖNDÜ

Zekiye Tekin, görev yeri değiştirildiği için ayrıldığı belediyeye, belediye başkanı olarak geri döndü. O artık Bilecik Pazaryeri Belediye Başkanı. Birlikte çalıştığı AKP’li belediye başkanı görev yerini değiştirip yerine bir meclis üyesinin kızını getirince, Tekin yaşadığı adaletsizlik karşısında şoke oldu ve mücadelesini başlattı. Seçimlerde aday olmaya karar verdi. Fakat AKP adaylık başvurusunu kabul etmedi. Bağımsız olarak adaylığını ilan eden ve seçim boyunca tek tek bütün evlere gidip hikayesini anlatan Tekin, tüm Pazaryeri’nin baştacı ettiği bir başkan olarak tarihe geçti.

12 ERKEK ADAYA KARŞI KAZANDI

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi Hasankeyf Mahallesi’nde yaşayan 40 yaşındaki Mesmegül Özdemir, seçimlerde 379 oy alarak mahallenin yeni muhtarı seçildi. 12 erkek adaya karşı yarışan Özdemir, ilçe merkezinde aday olan ve seçilen tek kadın muhtar oldu.

ÇOCUKKEN 23 NİSAN’DA OTURDUĞU KOLTUĞA BU KEZ GERÇEKTEN GEÇTİ

Nevşehir Avanos ilçesinde, Celal Alper İbaş (42), 1987’de ilkokul öğrencisiyken, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda oturduğu belediye başkanlığı koltuğuna, bu kez 32 yıl sonra CHP’den belediye başkanı seçilerek geçti. Mazbatasını alıp, Avanos Belediye Başkanlığı görevine başlayan İbaş’a, ziyaretine gelen anne- babası, 10 yaşında, başkanlık koltuğunda otururken, çekilen fotoğrafını hediye etti.

İSTANBUL’UN BAŞÖRTÜLÜ İLK BELEDİYE BAŞKANI

Daha önceki seçimlerde başörtülü adaylar belediye başkanı seçilmişti.
Ama AKP’li Şeyma Döğücü İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanı seçilerek İstanbul’un başörtülü ilk belediye başkanı oldu.

31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİNİN EN RENKLİ GÖRÜNTÜSÜ

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın Ümraniye Haldun Alagaş Spor Salonu’nda seçim torbaları üzerine yatarak verdiği bu pozlar 2019 seçimlerinin en renkli karesi olarak tarihe geçti.

HEM KOMÜNİST HEM SEMPATİK BAŞKAN

Sosyal medyada yaptığı itirazlarla tanınan, farklı belediye başkanlığıyla kimi zaman tarlada, kimi zaman alternatif ürünlerle görev alanındaki ekonomiyi kalkındıran ve bıyıklarıyla da sempati kazanan Fatih Mehmet Maçoğlu, Tunceli Ovacık’ta Türkiye Komünist Partisi’nden belediye başkanı seçilerek Türkiye’nin TKP’den seçilen tek başkanı oldu.

MAZBATASI VERİLMEYEN BELEDİYE BAŞKANLARI

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra mazbatası verilmeyen Halkların Demokratik Partisi (HDP)’li belediye başkanları bulunuyor. Seçilmelerine rağmen 13 belediye başkanına henüz mazbataları verilmedi.

* İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu
* Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Selçuk Mızraklı ile Hülya Alökmen
* Yenişehir Belediyesi Eşbaşkanları Belgin Diken ve İbrahim Çiçek
* Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanları Necati Pirinççioğlu ve Keziban Yılmaz
* Bağlar Belediyesi Eşbaşkanları Zeyyat Ceylan ve Zübeyde Zümrüt
* Sur Belediyesi Eşbaşkanları Filiz Buluttekin ve Cemal Özdemir
* Bismil İlçesi Beledi Eşbaşkanları Orhan Ayaz ve Gülşen Özer

KHK İLE ATILAN BELEDİYE BAŞKANLARI

* Kars’ın Digor İlçesi’ne bağlı Dağpınar Beldesi’nde seçim kazanan HDP Eşbaşkanı Abubekir Erkmen, 692 sayılı KHK ile kamu hizmeti yasaklanmış bir başkan oldu. KHK ile ihraç edildiği için mazbatası verilmedi.

* HDP Bağlar Belediye Başkanı seçilen Zeyyat Ceylan KHK ile ihraç edilen bir öğretmen.

*Siirt Belediyesi Eşbaşkanı seçilen HDP’li Berivan Helen Işık, 667 sayılı KHK kapsamında belediyedeki Kadın Danışmanlık Merkezi’nde koordinatörlük yaparken KHK ile İhraç edilmişti.

BİR TAVIR OLARAK İLK İCRAATLAR

Seçilen bazı belediye başkanları göreve başlar başlamaz AKP’yi eleştiren, bir mesaj niteliğinde ilk icraatlarda bulundular.

* Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş’ın ilk icraatı makam arabalarını azaltmak oldu.

* Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, halk ile belediye arasında örülen duvarları yıkmak için belediye önündeki duvarları yıktırdı.

* Artvin’de Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkanı olan Demirhan Elçin’in ilk işi ise belediyeye ait binayı Ensar Vakfı’ndan geri almak oldu. Bina, AKP’li başkan Mehmet Kocatepe tarafından Ensar Vakfı’na tahsis edilmişti.

 

Genel

AKP’li Belediye Meclisi Üyesi Kovid-19 aşısını hangi sıfatla yaptırdı?

AKP’li Belediye Meclis üyesi ve eski Eskişehir Gençlik Kolları Başkanı avukat Fatih Özata, Kovid-19 aşısı olduğunu açıkladı. Sağlık çalışanları ve riskli gruptaki 65 yaş üstü vatandaşlar bile henüz aşı olamamışken Özata’nın hangi unvanıyla aşı yaptırdığı tartışma konusu oldu.

BOLD –  AKP Eskişehir eski Gençlik Kolları Başkanı ve şimdiki dönemde Belediye Meclis Üyesi olan avukat Fatih Özata, instagram hesabında Kovid-19 aşısı olduğunu duyurdu. Özata’nın bu paylaşımı aşıyı hangi sıfatla yaptırdığı tartışmasını ve torpil iddialarını gündeme getirdi.

Türkiye’de aşılama çalışmaları Avrupa ülkelerinden oldukça geç başladı. Henüz sağlık çalışanları ve riskli olan gruplar aşılanmadı. Buna karşın bazı AKP’li isimlerin aşı olduğu iddiası tartışılırken AKP eski Eskişehir Gençlik Kolları Başkanı ve Belediye Meclisi üyesi Fatih Özata sosyal medya hesabından aşı olduğunu açıkladı.

İddiayı sosyal medya hesabından gündeme getiren CHP’li Barış Yarkadaş, “Özata aynı zamanda sağlıkçı değilse; aşıyı nasıl yaptırdı? Gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Umarım mantıklı bir cevabı vardır” ifadelerini kullandı.

 

Yarkadaş’ın paylaşımları üzerine, Özata özel hastanelerin avukatı olduğunu ve bu sıfatla aşı olduğunu açıkladı. Yarkadaş ise “Özata gerçek bir sağlık neferiymiş de haberimiz yokmuş! Veterinerler bile aşı olamazken hastane avukatı oluyor. Fatih Bey’i nöbete de bekliyoruz!” sözleriyle tepki gösterdi.

Okumaya devam et

Genel

AYM cezaevinde işkenceye tazminat cezası verdi: Gardiyanlara yeni soruşturma açılacak

Kırıkkale F Tipi Cezaevinde gardiyanların tutuklu Gökhan Gündüz’ü darp edip kolunu kırdığı görüntüler ortaya çıktı. Anayasa Mahkemesi, Gündüz için 70 bin lira manevi tazminata hükmedip, gardiyanlar hakkında soruşturma açılmasını istedi. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da konuyu Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu.

BOLD – 27 Mayıs 2017’de yaşanan ve cezaevinin güvenlik kameralarına yansıyan olayda, cezaevindeki hak ihlallerini protesto etmek amacıyla kantin önünde oturma eylemi başlatan Gündüz, kafası betona vurularak darp edildi. Ardından kolu bükülerek sürüklendi. Hastaneye kaldırılan Gündüz’ün kolunun kırıldığı tespit edildi.

TUTANAK: TUTUKLU KENDİNİ YERE ATTI

Olayla ilgili olarak nöbetçi müdürün de arasında bulunduğu 5 infaz koruma memuru, hakkında tutanak tutuldu.  Tutanakta olay, “Tutuklu koğuş şebekesi girişine getirildiğinde kapının açılması beklenirken kasten kolunun üzerine gelecek şekilde kendisini sertçe yere attı” diye anlatıldı. Memurlar hakkında açılan idari soruşturmadan ceza çıkmadı.

CEZA GARDİYANLARA DEĞİL, TUTUKLUYA VERİLDİ

Koru kırılan Gündüz’e ise marş söylediği için, bir ay haberleşme veya iletişim (mektup) araçlarından yoksun bırakma, onunla eylem yapan 3 arkadaşına da hücreye koyma veya ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezaları verildi.

BAŞSAVCILIK TAKİPSİZLİK VERDİ

Gündüz’ün kolunun kırılmasıyla ilgili Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmadan takipsizlik kararı çıktı. Gündüz’ün avukatı Engin Gökoğlu’nun itirazından sonuç çıkmayınca, olay AYM’ya taşındı.

AYM İŞKENCEYİ GÖRDÜ

Anayasa Mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda tutuklunun kolunun kırılmasını “eziyet” diye değerlendirerek, infaz koruma memurları hakkında yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi. Bu nedenle kararın örneğini Kırıkkale Başsavcılığı’na gönderen AYM, Gökhan Gündüz’e ise 70 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Olayın görüntülerini ise ANKA servis etti.

İŞKENCE ADALET BAKANINA SORULDU

Evrensel’in haberine göre HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde gardiyanların tutuklu Gökhan Gündüz’ü darp etmesini ve kolunu kırmasını Meclis gündemine taşıdı. Soru önergesi veren Gergerlioğlu, olayla ilgili olarak Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e şu soruları yöneltti:

-Kolu kırılan Gündüz’e marş söylediği için, bir ay haberleşme veya iletişim (mektup) araçlarından yoksun bırakma, onunla eylem yapan 3 arkadaşına da hücreye koyma veya ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezaları verildiği ve memurlar hakkında açılan idari soruşturmadan ceza çıkmadığı iddiaları doğru mudur?

-Yüksek Mahkeme’nin belirttiği Gökhan Gündüz’e yönelik işkence iddiasına dair ‘kamera görüntülerinin içeriklerinin ortaya konulamamış’ olmasının nedeni nedir?

-Eğer bu iddialar doğruysa Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı etkili bir soruşturma yürütemediği iddiası doğru mudur?

-Anayasa Mahkemesi’nin tespitine göre, bu işkenceyi uygulayan memurlar hakkında açılmış yeni bir soruşturma var mıdır?

-Açılmış soruşturma varsa hangi aşamadadır? Bu işkenceyi uygulayan memurlar hakkında idari bir yaptırım uygulanmış mıdır?

-Geçmişte Gökhan Gündüz hakkındaki işkence soruşturmasının avukatlığını yapan Engin Gökoğlu’nun da tutuklu bulunduğu Tekirdağ Cezaevi’ndeki görevli memurlar tarafından kolunun kırıldığı iddiaları doğru mudur?

-Eğer bu iddialar doğruysa bu konuda açılmış soruşturma var mıdır? Açılmış soruşturma varsa hangi aşamadadır?

-Son 5 yıl içerisinde, işkence ve kötü muamele iddiasıyla hakkında soruşturma açılan memur sayısı kaçtır?

-Son 5 yıl içerisinde, maruz kaldığı kötü muameleler ve işkenceler sonucunda yaralanma ve sağlık problemleri oluşan kişi sayısı nedir?

Okumaya devam et

Genel

SMA’lı çocuk annesi Mürüvvet Aydar: Çocuğum gözümün önünde ölüyor yardım edin

2 buçuk yaşındaki SMA hastası Havin Ömür Aydar, yaşamak için yardım bekliyor. SGK’nın bazı ilaçları ödemediğini, çok pahalı oldukları için ilaçları alamadıklarını söyleyen anne Mürüvvet Aydar “Çocuğun başında ölmesin diye bekliyorum. Yardım çığlımızı duyun” dedi.

BOLD – SMA hastası kızı olan Mürüvvet Aydar, kızının tedavisi için yardım çağrısı yaptı. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların çok pahalı olduğunu belirten anne Aydar, SGK’nın bazı ilaçları ödemediğini söyledi. Aydar ayrıca parası ödenen ilaçlar için de sayısız kriter arandığını bunun da ilaçlara ulaşmayı zorlaştırdığını belirtti.

SMA HASTASI ÇOCUĞUN AİLESİ YARDIM BEKLİYOR

Gazete Duvar’dan Ali Vefa Yurdal’ın haberine göre İstanbul’da yaşayan SMA hastası 2,5 yaşındaki Havin Ömür Aydar’ın annesi Mürüvvet Aydar, “Yardım çığlığımızı duysunlar. Kızım gözlerimizin önünde ölüyor” dedi.

YARDIM GECİKİRSE HAVİN’İN HAYATI RİSKE GİRECEK

Mehmet Şirin Aydar ve Mürüvvet Aydar çifti, Türkiye’deki Spinal Muskuler Atrofi (SMA) hastası binlerce çocuktan biri olan kızları 2,5 yaşındaki Havin Ömür Aydar için yardım bekliyor. Kızının 2 kilo daha alması halinde tedavisi için gerekli olan ilacın da önemini yitireceğini söyleyen anne Mürüvvet Aydar şunları anlattı: “Kızım 2,5 yaşında. Hastalığı 2 aylıkken fark edildi, tıbbı genetik testiyle 5 aylıkken SMA hastası olduğu tespit edildi. Biz de her aile gibi ilaç için mücadele ediyoruz. Kızım şimdi 11,5 kilo. Bu ilacı kullanması için 13,5 kilonun altında olması gerekiyor.”

“Kızım gözlerimizin önünde ölüyor” diyen anne Aydar ekonomik şartlardan ve ilaç fiyatlarından dert yandı. Kızının tedavisi için yardım isteyen Aydar “Kızımın şu an hayatta kalması için gereken ilaçlar bile çok pahalı. Öksürme cihazının parasını bile SGK ödemiyor. Bir çocuğum daha var, evin ihtiyaçları var, mutfak masrafları var… Çok zor günler geçiyoruz. Çocuğumuzun bir an önce tedavi olmasını istiyorum. Yardım çığlığımızı duysunlar. Kızım gözlerimizin önünde ölüyor. Bu hastalık ölümcül bir hastalık” ifadelerini kullandı.

İLAÇ BEKLERKEN KALBİ DURDU

Ülkede karşılanan ilaçlar için kriterlere girmenin çok zor olduğunu söyleyen Aydar şöyle devam etti: “SGK’nın karşıladığı ilaçlar için sayısız kriter var. O kriterlere girmek çok uzun sürüyor. Sıra beklerken çocuğun kalbi durdu. Yarın 7. dozunu almak için fizik ve solunum puanlamasına girecek ama büyük ihtimalle alınmayacak. Çocuk 6 cihaza bağlı yaşıyor. Solunumunu cihazla sağlıyor. Yutma yetisini kaybetmiş durumda, karnından tüple besleniyor. Sürekli nabzını kontrol eden cihazlara bağlı. Çocuğun başında ölmesin diye bekliyoruz. Kas sistemi çöktüğü için ağzında biriken tükürüğü bir makine yardımıyla ben çekiyorum.”

6 CİHAZA BAĞLI YAŞIYOR

Kızının vücuduna bağlı olan cihazlarla oyun oynamaya çalıştığını anlatan Aydar, “Bir yatakta sürekli gözetimimizde. Odasının yoğun bakım ünitesinden farkı yok. Odasındaki oyuncakları, kendisine bağlı olan sağlık üniteleri. Onlarla oyun oynamaya çalışıyor. Babası da ilaçları almak için sürekli rapor peşinde koşuyor. SGK ve hastane arasında sürekli mekik dokuyor. Çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak ve raporları toplamak için çalışıyor” dedi.

Okumaya devam et

Popular