Bizimle iletişime geçiniz

Politika

HDP: “YSK’nın kararı tasarlanmış bir komplo”

HDP, seçimleri kazanan KHK’lı isimlere mazbata verilmemesi yönündeki Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararını “tasarlanmış bir siyasi komplo” olarak değerlendirdi.

YSK adaylık başvuruları sürecinde seçilme yeterliliğine sahip oldukları yönünde karar verdiği KHK’lı belediye eşbaşkanlarına mazbatalarının verilmemesi yönünde karar aldı. Karara HDP’den sert tepki geldi.

TASARLANMIŞ BİR KOMPLO

HDP Genel Merkezi’ne ait Twitter hesabından yapılan paylaşımlarda şunlar kaydedildi: “Van Edremit-Tuşba-Çaldıran; Erzurum Tekman ve Digor Dağpınar’da YSK seçilmiş başkanlarımıza mazbata verilmemesini kararlaştırdı. KHK’lı olanların adaylığını kabul edip seçime girmelerine izin veren YSK, aldığı bu kararla “tasarlanmış bir siyasi komplonun parçası” haline gelmiştir.”

YSK YENİ DÖNEMİN KAYYIM ATAYANI OLDU

HDP’nin paylaşımlarında, “Seçilme yeterliliği var diyen YSK, adeta oyun oynamış, tuzak kurmuştur. YSK, sandıktan çıkan halk iradesine karşı geliştirilen AKP darbesinin bir aracı haline gelmiştir. Halk sözünü söylemiş kararını vermiştir. YSK’ya düşen, halkın kararını ve iradesini kabul etmek ve gereğini yerine getirmektir. YSK bu kararıyla yeni dönemin kayyım atayanı rolüne soyunmuştur.” denildi.

BELEDİYE BAŞKANLARI TEPKİ GÖSTERDİ

MA’nın haberine göre YSK’nin aldığı karara, HDP’den Van’ın Edremit, Çaldıran, Tuşba belediyeleri ile Erzurum’un Tekman Belediyesi ve Kars’ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar Belde Belediyesi Eşbaşkanı seçilen isimlerden de tepkiler geldi.

ATSAK: BELEDİYEMİZİ ALMADAN KAYYIM ATANMIŞTIR

Çaldıran Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Leyla Atsak, “YSK’nın önce dosyamızı kabul edip sonra da mazbatayı vermemesini hukuksuzluk, adeletsizlik ve bir tuzak olarak kabul ediyorum. Benim şahsıma yönelik bir durum değil, Çaldıran halkının iradesi gasp edilmiştir. Daha belediyemizi almadan kayyım atanmıştır” dedi.

SAYİĞİT: İKİNCİ BİR İRADE GASPIDIR

Edremit Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ise “Bize iradesini teslim eden binlerce insana karşı sorumluluğumuz var. Biz bu sorumluluğun bilincinde olanlar YSK’yı da aynı hassasiyetle karar vermeye ve hukuktan, demokrasiden yana tavır almaya davet ediyoruz. Bu kararı tanımadığımızı da ifade etmek istiyorum. Bu karar, siyasi bir karardır. Seçimle alamadıklarını hukuksuzlukla almaya çalışıyorlar. İkinci bir irade gaspıdır. Kayyumdur.” ifadelerini kullandı.

BERKİ: İKTİDAR ALDIĞI YENİLGİNİN ACISINI HDP’DEN ÇIKARMAK İSTİYOR

Tuşba Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Yılmaz Berki de, “YSK’nin almış olduğu bu karar siyasi bir karardır. Hiçbir hukuki yönü yok. Bizler YSK’ye başvurarak aday olduk. YSK başvurularımızı kabul etti. Biz memur değiliz, biz seçilmişiz. Memurluk sınavla olur ve biz kamu haklarından mahrum değiliz. Kamu haklarından mahrum olmak için mahkeme kararı gerekiyor ve herhangi bir davamız ile mahkumiyet kararı hakkımda yok. Bize mazbatayı halk verdi” dedi.

Berki şunları dile getirdi: “Tüm baskı ve engellemelere rağmen büyük bir farkla kazandık. İktidar büyük şehirlerden aldığı yenilginin acısını bizim üzerimizden HDP’den çıkarmak istiyor. Hangi vicdan ve ahlakla gelip o koltuklara oturacaklar. Bu halkın iradesine saygısızlıktır, halkımız bunu biliyor. Bunların hukuksuzluklarına alıştı. Bu işin peşini bırakmayacağız. Hakkımızı yasal yollardan arıyacağız. Partimiz bu hukuksuzlukla ilgili gerekli adımları atacaktır, mücadelemiz devam edecektir.”

ERKMEN: HAKSIZ HUKUKSUZ BİR KARAR

Kars’ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar Belde Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Abubekir Erkmen ise “Haksız ve hukuksuz bir karardır. Hak, hukuk burada gasp ediliyor” diye konuştu.

KARAKUŞ: TÜM HUKUKİ YOLLARI ZORLAYACAĞIZ

Tekman Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Müzahit Karakuş şunları söyledi: “Bu yaklaşım hukuksuzdur. Başvuru sırasında sorun olmadı. Bize ‘herhangi bir yasal sorun yok’ denilerek aday olabileceğimiz söylendi. Yine adaylıklarında sorun olan belediye eşbaşkanları ve encümenlerin başvuruları kabul edilmedi. Bu yapılan hukuksuz uygulamadır. AİHM’e kadar tüm hukuki yolları zorlayacağız.”

DİGOR’DA VATANDAŞ TEPKİ İÇİN SOKAĞA ÇIKTI

Kars’ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar Beldesi halkı, oyları ile eşbaşkan seçtikleri HDP’li Abubekir Erkmen’e KHK’li olduğu gerekçesiyle mazbata verilmemesi yönündeki YSK kararına tepki göstermek için sokağa çıktı. YSK’nin kararı sonrası sokağa çıkan yüzlerce belde sakini, “İrademize sahip çıkıyoruz” sloganları atarak tepi gösterdi.

KHK’lılara bir darbede YSK’dan: O başkanlara mazbata verilmeyecek

Politika

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a “Tek adamcağız” cevabı: Millet Saray Sosyetesi’nden kurtulacak

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu kendisine “Tek adamcağız” diyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Saray Sosyetesi” diyerek tepki gösterdi. Erdoğan’ın “tek adamlık” konusunda kendine yol arkadaşı aradığını söyleyen Kılıçdaroğlu “Adamcağız diyerek beni aklınca küçümsüyor” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında ‘tek adam’ polemiği yaşanıyor. Kendisine “Tek adamcağız” diyen Erdoğan’a cevap veren CHP lideri, “Bu söylemler zavallılığın ve korkusunun eseridir” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın, “Şu anda CHP’de tek adamcağız siyaseti işliyor. Esasen Türkiye’de CHP’ye ait bir siyaset yoktur. Hatta CHP diye bir parti olup olmadığı tartışmalıdır” sözlerine tepki gösterdi.

Cumhuriyet’e konuşan Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan ‘tek adamlık’ konusunda kendisine yol arkadaşı arıyor. Bunu yaparken de beni bu kez ‘Bay Kemal’ üzerinden değil, ‘Adamcağız’ diyerek aklınca küçümsüyor. Kendi ‘havuz medyası’ da beni ‘Çöpçüler Kralı’ olarak tanımlamıştı. Bu söylemler zavallılığın ve korkunun eseridir” dedi.

“SARAY SOSYETESİ”

Erdoğan’ın bu sözlerinin, sorunlar karşısında çaresiz kaldığının ve çözüm üretemediğinin göstergesi olarak yorumlayan Kılıçdaroğlu, “Çünkü Erdoğan şunu görüyor: Sorunları gören, anlayan ve bu sorunlara çözüm üreten biziz. Onun yarattığı buhranın bütün mağdurları ile görüşen biziz. Emeklilerle, esnafla, öğrencilerle, ev emekçisi kadınlarla, asgari ücretlilerle, işsizlerle, EYT’lilerle, apartman görevlileriyle, sokak satıcıları ve sanatçılarla bir araya gelen, onları dinleyen benim. Bunu yaptığım için rahatsızlık duyuyor, bunu da biliyorum. O ise Saray’ında, milletten kopuk bir yaşam sürüyor. Şunu da söyleyeyim gece rüyalarında da ‘Kılıçdaroğlu kâbusu’ görüyor. Asabiyetinin nedeni bu. ‘Bağırıp çağırırsam, davalar açarsam bu kâbustan kurtulurum’ sanıyor. Ama kurtulamaz. Çünkü beni susturamaz. Yapılacak ilk seçimde, Allah’ın izni, milletin desteğiyle o makamdan ayrılacak. Millet, Saray sosyetesinden de kurtulacak. O güne kadar, kâbusları da sürecek” diye konuştu.

Okumaya devam et

Politika

SP lideri Karamollaoğlu’ndan AKP ile ittifaka şartlı evet

Büyük oy kaybı yaşayan AKP, Cumhur İttifakı’na yeni üye arayışlarını sürdürüyor. Bu kapsamda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir dizi ziyaretler gerçekleştirirken, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ittifaka şartlı kapı araladı.

BOLD – Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP ile ittifak konusunda “talep gelirse konuşulacağını” ifade ederek, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla” dedi.

ZİYARETLERİ OLUMLU GÖRÜYORUZ

Habertürk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, gündeme ilişkin konularla ilgili açıklamalarda bulundu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret etmesiyle ilgili bir soruya Karamollaoğlu, “Bu ziyaretleri olumlu görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının bütün liderleri ziyaret etmesi, bütün liderleri masa etrafında oturup konuşması daha makul neticelerin elde edilmesine vesile olur kanaatindeyim. Bu ziyaretleri olumlu görüyorum. Buradan ne çıkar? Onu şimdiden söylemek mümkün değil. Seçim süresi başladığı zaman, seçim sathi mailine girildiğinde konuşulması gereken bir konudur diye düşünüyorum” dedi.

AKP İLE İTTİFAK YAPILABİLİR

AKP tarafından ittifaka ilişkin bir talep gelirse konuşulacağını söyleyen Karamollaoğlu, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla. Biz ilkeler üzerinde duruyoruz. Sanki bizim tabanımız bir yere yönlendirilmeyi bekliyormuş vs. gibi intibaların doğru olmadığı kanaatindeyim. Siz tabanın elbette sesine kulak verirsiniz, ama esas olan bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz, bu ülkenin yaşadığı sıkıntılardan kurtulabilmesi için hangi adımların atılması gerekir, bu noktadaki politikalar. Biz birinci mesele olarak Türkiye’de kavganın ortadan kalkması, kargaşanın kalkması, mutlaka diyalog ortamının oluşması gerekir dedik” diye konuştu.

Unutulmayan şarkılara özel albüm

 

Okumaya devam et

Politika

Türkiye’nin kurulması yasak partisi: PİA

Mehmet Kamaç ve arkadaşları İçişleri Bakanlığı önünde başlattıkları parti kurma eyleminin 9. gününde. Eylemin gerekçesi 2,5 yıldır devam ettikleri ama başarılı olamadıkları parti kurma mücadelesi.

BOLD – Mehmet Kamaç ve arkadaşlarının parti kurmaya karar vermelerinin üzerinden 2,5 yıl geçti. Ancak İçişleri Bakanlığı, İnsan ve Özgürlük Partisi’nin (PİA) kuruluş dilekçesini 2,5 yıldır çeşitli gerekçelerle almamaya direniyor. Türkiye’deki geçerli yasalara göre parti kurmak için İçişleri Bakanlığı’na internet üzerinden imzalı bir dilekçe vermek yeterli. PİA kurucuları, imzalı dilekçeyi vermek için 2,5 yıldır her yolu denediler. Ancak İçişleri Bakanlığı PİA’nın kuruluş başvurusunu almamakta kararlı.

OYLARIN BÖLÜNME KAYGISI

turkishminute.com’un haberine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetimindeki İçişleri Bakanlığı’nın dilekçeyi almamaktaki direncinin arkasında kurduğu ittifaka zarar verebileceği endişesi var.

PİA, barışçıl Kürt İslamcılar olarak nitelenebilecek bir hareketin temsilcisi olarak kurulmak isteniyor. Ancak Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar isimli başka bir Kürt İslamcı parti var. Türk Hizbullahı’nın temsilcisi olan Hüdapar, daha radikal görüşlere sahip bir yapılanma ve uzun yıllardır Erdoğan’a verdikleri destekle biliniyorlar.

PİA’nın kurulması, Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar’ın oylarında bölünme anlamı taşıyor. PİA ayrıca Kürt Hareketi’nin en büyük partisi HDP’yle de iyi ilişkileri olan bir grup. HDP, Erdoğan’ın en önemli hedeflerinden biri ve HDP’nin genel başkanı Selahattin Demirtaş, 4 yılı aşkın süredir tutuklu.

Gazeteci İrfan Aktan’a göre; PİA’nın kuruluş dilekçesinin alınmaması devletin Kürt İslamcılar arasında yaptığı ideolojik tercihin yansıması.

https://twitter.com/MemetkamacKamac/status/1351445600844308481?s=20

İlk başvuru 2018’de

PİA, ilk kuruluş dilekçesini 14 Mayıs 2018’de internet üzerinden yaptı. Başvuru işleme bir ay boyunca konmadı. Bakanlık ardından “başvuruyu posta yoluyla yapın” şeklinde bildirim yaptı. Kurucu heyet evrakları posta yoluyla da gönderdi. Ardından bizzat İçişleri Bakanlığı’na giderek başvurunun sonucunu sordular. Yaklaşık iki yıl boyunca her defasında aldıkları cevap, “evraklar inceleniyor” şeklinde oldu.

Partiyi kurmak isteyen heyetin başındaki isim olan Mehmet Kamaç, geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı yetkililerine dilekçeyi bu kez elden teslim etmek için mücadele ederken gözaltına alınmak istendi.

Bakanlığın PİA’ya verdiği son yanıtta parti iç tüzüğünde bulunan “Kürtlere anadilde eğitim talebinin” Anayasaya aykırı olduğu ve düzeltilmesi talep edildi.

İçişleri Bakanlığı’nın parti tüzüğünü denetleme yetkisi bulunmadığını, kuruluş dilekçesini almak zorunda olduğunu belirten PİA kurucu heyeti, İçişleri Bakanlığı önünde “evrakları teslim nöbeti” başlattı. 9 gündür devam eden eylemde, Bakanlık yeni bir faza geçti ve PİA kurucu heyetindeki isimlerin Bakanlık binasına girişleri yasaklandı.

Tayyip Erdoğan’ın son dönemde demokrasi ve hukuk reformu söylemlerini yeniden gündeme getirmesine atıf yapan Mehmet Kamaç, “Anayasa rafa kalkmış, bu ülkede parti kurdurulmuyor. Siz hangi reformdan bahsediyorsunuz?” diye soruyor.

30’dan fazla başvuru

“Süreç aylarca sürse de her gün bakanlığın önüne gidip oturmaya kararlıyız” diyen Kamaç, 30’dan fazla başvuru yaptıklarını ama Bakanlığın almamakta ısrarlı olduğunu söylüyor.

Türkiye’de yakın dönemde başka siyasi partilerin kurulduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın tavrının sadece kendilerine olduğunu belirten Kamaç, Bakanlık tarafından başvurularının kabul edilmemesini yürüttükleri Kürt merkezli siyaset ve seçimde HDP ile kurdukları ittifakın da etkisinin olduğunu düşünüyor. Kamaç yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Anlaşılan tabanı Kürdistan’da olan Kürt siyasi partilerin kurulmasına müsaade edilmiyor. İnsan ve Özgürlük Partisi dindar-muhafazakar kökenden gelen bir parti. Kanaatimce Kürt ve Kürdistan meselesini hak, adalet ve özgürlük ekseninde ele alan ve modern dünyanın değerleriyle birlikte İslami değerler ile meseleyi ortaya koyan partimizi bir tehdit olarak algılamış olabilirler. Olay bir parti meselesi olmaktan çıktı. Bu hukuk ve demokrasi meselesine dönüştü. Konuyu hukuk ve demokrasi olarak gören ve önceleyen kesimlerle paylaşarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Başvurumuz kabul edilene kadar bakanlıktaki bekleyişimiz devam edecek.”

Okumaya devam et

Popular