Bizimle iletişime geçiniz

Politika

YSK kararı, “Aday olabilirsin ama başkan olamazsın” mantığı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart yerel seçimlerinden sonra bir ilke imza atarak, AKP’nin itirazı üzerine, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kamudan ihraç edildiği belirlenen belediye başkanlarının mazbatasının iptal edilmesine, ikinci sıradaki adayın belediye başkanı ilan edilmesine karar verdi.

Bu karar kapsamında 5’i HDP’li olmak üzere 7 belediye başkanının mazbataları iptal edildi. YSK’nın bu kararı neye dayandırdığı, ilerki günlerde yazılacak gerekçeyle ortaya çıkacak.

KHK İLE İHRAÇ SEÇİLMEYE ENGEL DEĞİL

BBC Türkçe’nin haberine göre, KHK ile kamudan ihraç edilmiş olmanın, “seçilme yeterliliğine engel durum” oluşturmadığını savunan HDP, mazbata iptali kararı verilen yerlerde seçimin yenilenmesi istemiyle YSK’ya “olağanüstü itiraz” başvurusunda bulunma kararı aldı. Peki, YSK’nın, kamuoyunda tartışma yaratan kararıyla ilgili süreç nasıl başladı, AKP’nin itirazının dayanağı neler, HDP karara hangi gerekçelerle karşı çıkıyor?

AKP: İTİRAZ EDİLMEDİĞİ İÇİN ADAY OLDULAR

AKP, KHK ile kamudan ihraç edilenlerin, “kamuda istihdam edilemeyeceği” gerekçesiyle itiraz başvurusu yaptı. AKP, YSK’nın bu isimlerin adaylığına, adaylık sürecinde “itiraz olmadığı” gerekçesiyle onay verdiğini savunuyor.

Adaylığa engel durumun sonradan tespiti halinde de hak düşürücü sonuç doğuracağından hareketle itiraz başvurusunda bulunan AKP, Adana Kozan’da MHP’den seçilen Nihat Atlı hakkındaki kesinleşmiş yargı kararı nedeniyle, “belediye başkanı seçilme yeterliliği olmadığı” gerekçesiyle mazbatasının iptalini buna örnek gösteriliyor.

YASADA KHK İLE İHRAÇ DİYE BİR MADDE YOK

HDP ise Kozan ile KHK’yla kamudan ihraç edilen belediye başkanlarının aynı statüde olmadığını savunuyor. HDP’li TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, Mahalli İdareler Yasası’nda seçilme yeterliliği ve kimlerin aday olamayacağının düzenlendiğini ve “KHK ile kamudan ihraç” gerekçesinin olmadığını savunuyor.

Sancar, YSK’nın söz konusu yasalar doğrultusunda, kimlerin aday olamayacağını net olarak düzenlediğini, ancak “kamudan ihraç” gerekçesini saymadığını belirtirken, bu nedenle de kamudan ihraç edilenlere adaylık vizesi verdiğine işaret etti.

İTİRAZ İÇİN YENİ BİR DURUMUN ORTAYA ÇIKMASI LAZIM

Sancar, “Adaylara seçilme yeterlilikleri açısından itiraz belli bir süreye tabidir. Bu süre geçtikten sonra adaylıklar kesinleşir. Seçimden sonra adaylara ilişkin seçilme yeterliliği taşımadıkları için itiraz edilebilmesi için yeni bir sebebin ortaya çıkması lazım. Mesela Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığının sonradan ortaya çıkması, 18 yaşını doldurmadığı, ya da adli sicilde seçilmeye engel bir kaydı olmamasına karşın, sonradan bu durumun ortaya çıkması gibi nedenlerle itiraz edilebilir, aksi taktirde edilemez” görüşünü dile getirdi.

Sancar, Kozan’da MHP’den seçilen Atlı’nın hüküm giydiğinin anlaşıldığını ve yasa uyarınca hüküm giymenin seçilmeye engel durum oluşturduğu için sonradan ortaya çıkan yeni durum kapsamında mazbatasının iptal edildiğini vurguladı.

BELEDİYE PERSONELİ DEĞİL BAŞKAN SEÇİLİYOR

Sancar, bu kararıyla YSK’nın, belediye başkanlarını da “kamuda istihdam edilen kişiler” olarak tanımladığına işaret ederek, bunun anayasaya ve ilgili yasalara aykırı bir durum oluşturduğu görüşünde: “Siz belediyeye personel almıyorsunuz, halkın iradesiyle belediyeye başkan seçiliyor. Eğer seçilmiş belediye başkanını idarede istihdam edilen kişi olarak görürseniz, demokrasinin ve seçimin anlamı kalmaz.”

DEMOKRATİK ESASLAR KÖKTEN REDDEDİLİYOR

Sancar, “Yerel yönetimlerin demokratik esaslara göre belirlenmesi anayasa hükmüdür. Bu hüküm ile kamu personeline ilişkin hükümleri aynı sayıyor. Eğer böyle yaparsanız, belediye başkanlarını bir belediye personeli statüsüne indirmiş olursunuz. Bu da demokratik esasları kökten reddetmek anlamına gelir. Bu kararda HDP’ye yönelik özel bir planın olduğunu düşündürtecek örnekler var. Kurul bu kararıyla seçime olan güveni ve seçim güvenliğini ağır şekilde yaralıyor. Bunun uzun süre kalıcı etkileri olur ve bu etkiler yıkıcı olur.” dedi.

YSK KARARI NE DİYOR

YSK kararında, herhangi bir gerekçe belirtilmiyor. YSK’nın HDP’den Van Çaldıran Başkanı Seçilen Leyla Atak’ın mazbatasının iptaline ilişkin kısa kararında şöyle deniliyor:

“İlgi (a) kayıtlı yazı ile, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde kesin olmayan sonuçlara göre Halkların Demokratik Partisi Belediye Başkan adayı Leyla Atak’ın seçimi kazandığı, Adalet ve kalkınma Partisi’nin itirazı üzerine yapılan araştırma neticesinde Leyla Atak’ın 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetinden ihraç edildiğinin tespit edildiği, Leyla Atak’a mazbatasının verilemeyeceği ile anılan kişiden sonra en çok oyu alan Adalet ve Kalkınma Partisi adayı Şefik Ensari’ye mazbatanın verilip verilmeyeceği hususunda görüş istenilmesi üzerine, ilgi (b)’de kayıtlı kurulumuzun kararı ile,

1- Leyla Atak’a mazbata verilemeyeceğine,

2- En çok oy alan ve seçilme yeterliliğine sahip ikinci sıradaki adaya mazbatanın verilmesi gerektiğine karar verilmiştir.”

AKP’nin talebini haklı gören YSK’nın bunu hangi gerekçelere dayandırdığı ise önümüzdeki günlerde yazılacak gerekçeli kararda netleşecek ve bundan sonraki seçimlerde de örnek niteliğinde olacak.

Yüksek Seçim Kurulu, KHK ile kamudan ihraç edilen milletvekilleri yönünden yapılan itirazı ise reddetmişti.

24 HAZİRAN’DA DA İTİRAZ EDİLDİ

24 Haziran 2018 genel seçimlerinde CHP’den İstanbul milletvekili seçilen İbrahim Kaboğlu ile CHP listelerinden aday gösterilen ve seçilen Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam ile 18. sıradan aday gösterilip seçilemeyen Yüksel Taşkın’ın adaylığına bir yurttaş itiraz etti.

YSK, Kaboğlu hakkındaki başvuruyu 28 Mayıs 2018 tarihinde karara bağladı. Kararda, 686 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan kişilerin, ” (…) bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler” hükmünün milletvekilleri yönünden geçerli olamayacağına hükmetti. YSK buna gerekçe olarak Anayasa’nın 76. maddesinde, kamu hizmetlerinden kısıtlılık halinin mahkeme kararına dayanması gerektiğine ilişkin 2. fıkrasını anımsatarak, Kaboğlu yönünden kısıtlılık kararı bulunmadığı için itirazı reddetti.

SEÇİLME YETERLİLİĞİ NEDİR, YASA NE DİYOR

2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkındaki Kanun’un seçilme yeterliliğini düzenleyen 9. maddesi, “2839 sayılı Milletvekili seçim kanunun 11. maddesinde belirtilen sakıncaları taşımamak şartıyla 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşının belediye başkanlığına, il genel meclisi ve belediye meclis üyeliğine aday olabileceği hükme bağlanıyor.”

Anayasa’nın 76. maddesindeki hükmün aynen yasaya aktarıldığı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11. maddesi 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşının “milletvekili seçilebileceğini” hükme bağlarken, “seçilemeyecek olanları” şöyle sıralıyor:

a) İlkokul mezunu olmayanlar,

b) Kısıtlılar,

c) Askerlikle ilişiği olanlar,

d) Kamu hizmetinden yasaklılar

e) Taksirli suçlar hariç, toplam bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar,

f) Affa uğramış olsalar bile;

1.Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar,

2. Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının, birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkum olanlar,

3. Terör eylemlerinden mahkûm olanlar,

4. Türk Ceza Kanununun 536’ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı eylemlerle aynı Kanunun 537’nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasi ve ideolojik amaçlarla işlemekten mahkum olanlar.

ŞARTLARI TAŞIYAN HER VATANDAŞ ADAY OLABİLİR

YSK’nın 15 Ocak 2019 tarihli kararında da Mahalli İdareler Yasası’nın 10. maddesine göre “Anayasa ve kanunlarda yazılı şartlara uygun olarak, seçilme yeterliğine sahip olan her vatandaş, bir siyasi parti listesinden veya bağımsız olarak, il genel meclisi üyeliğine, belediye başkanlığına veya belediye meclisi üyeliğine adaylığını koyabilir” hükmü uyarınca, yasaya göre seçilme yeterliliği taşıyan herkesin aday olabileceğine vurgu yapılıyor.

Ancak YSK kararında da kamudan ihraç edilenlere ilişkin özel bir ifade bulunmuyor.

BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNİN DURUMU NE?

YSK, KHK ile ihraç edilen belediye başkanları ile ilgili kararına paralel olarak, aynı durumdaki belediye meclis üyelerine de mazbata verilemeyeceği kararı aldı.

Ancak başkanlar yönünden, ikinci sıradaki partinin adayına mazbata verilmesine hükmederken, KHK ile ihraç edilen benzer durumdaki belediye meclis üyeleri için “aynı partinin aday listesinde kendisinden sonra gelen kişilere mazbata verileceğini” karara bağladı.

KHK’LI OLMAYAN HDP’LİLERE NEDEN MAZBATA VERİLMİYOR

YSK, kamundan ihraç edilen belediye başkan ve meclis üyelerinin mazbatalarının iptaline ilişkin karar almasına karşın aralarında Diyarbakır, Mardin’de HDP’den belediye başkanı seçilen Mızraklı ve Ahmet Türk’ün de aralarında bulunduğu HDP’li başkanlara mazbataları verilmedi.

Mithat Sancar, bu rakamı 26 olarak açıkladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Mızraklı milletvekili, Ahmet Türk ise önceki belediye başkanı. YSK kaynakları, bu isimlerle ilgili net bir bilgi vermezken HDP’liler, itiraz sürecinin sona ermesinin beklendiği duyumunu aldıklarını ifade ediyorlar.

HDP: “YSK’nın kararı tasarlanmış bir komplo”

Politika

CHP’li Ünsal, damat Albayrak’ın yargılanmasını istedi

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun ardından CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ortaya çıkarılıp yargılanmasını istedi.

BOLD – CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ünsal, ekonomiyi batıran Albayrak’ın ortaya çıkarılıp yargılanması gerektiğini kaydetti.

“EKONOMİYİ BATIRAN DAMAT ORTAYA ÇIKARILMALI”

Türkiye’nin asıl gündeminin açlık, yoksulluk, sefalet, işsizlik, geçim sıkıntısı, faturalar, hacizler, icralar olduğunu dile getiren Ünsal, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimine zarar verdiğini ardından da ortalarda görünmediğini ifade etti. Ünsal, “Sihirbaz gibi kendini kaybeden damat, böyle kurtulamaz. Bütçeyi dibe vurduran, ekonomiyi batıran Damat, ortaya çıkarılmalı, sorgulanmalı hatta yargılanmalı” dedi.

HER AKP’Lİ BİR GÜN KULLANILIP ATILACAK

Cumhurbaşkanı danışmanı Hidayet Türkoğlu ile ilgili iddialar hakkında da konuşan CHP’li Ünsal, “Açığı kapatmaya çalışan Saray, paraları kontrolsüz şekilde ülkeye sokun dedi. Ama yurt dışındaki parasını Türkiye’ye getirmeyen Türkoğlu’nun odası boşaltıldı. Unutmayın, her AKP’li bir gün kullanılıp atılacak” dedi.

Cumhurbaşkanlığı araştırmasından çıktı: Türkiye’nin yüzde 80’i tasarruf yapamıyor

Okumaya devam et

Politika

Selçuk Özdağ hastaneden Erdoğan ve Bahçeli’ye meydan okudu

Evinin önünde silahlı sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, hastanede tedavisi sürerken açıklama yaptı. “Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” dedi.

BOLD – Selçuk Özdağ, tedavi gördüğü hastaneden telefonla KRT canlı yayınına bağlandı. Kendisine yönelik saldırıyla ilgili detayları aktaran Özdağ, “Sayın Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’ye sesleniyorum; korkmuyorum, susmayacağım. O gençlere sesleniyorum, kendinizi kullandırmayın. Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” ifadelerini kullandı. İşte Özdağ’ın açıklaması:

  • Ben Ülkü Ocakları Başkanlığı’nda yıllarca hizmet ettim. Burası orman kanunlarının olduğu Türkiye olmayacak.
  • Bu devam ederse Türkiye için kötü olur. Bundan sonra farklı şeyler söyleyeceğim.
  • Arkadan saldırdılar, yumruklaştık. Silah doğrulttular. Şoförüm silahla çıkınca korkup kaçtılar.
  • Bunlar Türkiye’de iktidarda kalırsa herkese küfür etmeye devam edecekler.
  • Bahçeli’ye sorular sormuştum, MHP yandaşları bana hakaretlerde bulundular.
  • Bahçeli istediğini söyleyecek; biz sorular sorduğumuz zaman bize sopalarla, silahlarla, saldıracaklar.
  • Bu bir hukuk reformu… Doğru hukuk reformu yapacaklar.
  • Ben buradan bunlara oy verenlere sesleniyorum. Dikişler var, elim kırık. Bunlarla boğuşmaktan. Boğuşmamış olsam, biz silahımızı çekmesek ateş etmesek belki de ölmüştüm.
  • Susmayacağım, korkmayacağım. Gençleri de kimse kullanmasın, gençler kullandırtmayın kendinizi. Ben soru sordum ’17-25 Aralık Bahçeli için ne ifade ediyor?’ dedim.
  • Selçuk Özdağ susmaz, Selçuk Özdağ ancak öldürürlerse susar.
  • Aziz millete sesleniyorum, bunların hukuk reformu bu. Kendilerini eleştirenleri susturmanın yolu silah, sopa, hakaret, küfür…
  • Bunları yapıyorlar. Ben 3 dönem milletvekilliği yaptım. Ben 5 sene ülkü ocaklarında çalıştım, 7 sene idamla yargılandım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yaptım.
  • Bu saldırı demokrasi ayıbıdır. Türkiye’yi zorbalar ülkesi yapmayacağız. Burası orman kanunlarının geçerli olduğu bir ülke olmayacak.
  • Sayın Cumhurbaşkanı bu failleri bulun.
  • Ben hayatım boyunca hiçbir zaman korkmadım. Kenan Evren’den de korkmadım. Konuşmaya da devam edeceğim. Farklı şeyler de söyleyeceğim.
  • Arabaya biniyordum, bana arkadan saldırdılar.
  • Onlarla boğuşmaya, yumruklaşmaya başladım. Bana hiçbir şey söylemediler.
  • İki kişi bana silah doğrultmuştu. Şoförüme de silah doğrultmuştu. Şoförüm silahla ateş etmeye başlayınca korktular ve çekildiler.
  • Milletimi uyandırmak istiyorum, uyarmak istiyorum. Aziz milletim uyanın.

Okumaya devam et

Politika

Tayyip Erdoğan’dan S-400 açıklaması: Asla kabul edemeyiz

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılan Türkiye’nin söz konusu savaş uçakları için çok ciddi ödemeler yaptığı halde hala uçakları teslim alamadığını söyledi. Erdoğan, “NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve Türkiye’nin ABD ile AB ilişkileri konusunda açıklamalar yaptı.

ABD’nin seçilmiş Başkanı Biden’ın görevi devraldıktan sonra S-400 konusunun çözüme kavuşturulacağını umduğunu dile getiren Erdoğan şunları söyledi: “Çok ciddi bir parayı ödediğimiz halde F-35’ler ne yazık ki hala verilmedi. Bu tabii bizim uluslararası diplomaside Amerika’nın bir müttefik ülke olarak bize yaptığı çok ciddi bir yanlıştır. Temenni ederim ki Sayın Biden’ın görevi üstlenmesiyle birlikte görüşmelerimizi yaptıktan sonra, çok daha olumlu adımları atar ve bunları da yoluna koyarız… Biz bir defa kendi savunma noktasındaki adımlarımızı bir yerlerden izin alarak yapamayız. Biz bir NATO ülkesiyiz. NATO ülkesi olarak da NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz…. Savunma sanayisi konusunda atacağımız adımları hiçbir ülke belirleyemez. Bu tamamıyla bizim alacağımız karara bağlıdır” dedi.

Erdoğan, AB ile ilişkilerle ilgili soruyu yanıtlarken, “Bugüne kadar AB bize verdiği sözleri hiç tutmadı. Şimdi yeni bir sürecin içerisindeyiz” diye konuştu.

Hulusi Akar’dan ABD’ye S-400’ler konusunda diyalog çağrısı

Okumaya devam et

Popular