Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Ünlü yönetmen ‘Sarı Yelekliler’i beyaz perdeye taşıyacak

Usta yönetmen Jean-Luc Godard yeni filmi için hazırlıklara başladığını açıkladı. Godard, yeni filminde sarı yelekliler hareketinin içinde yer alan bir kadının hikâyesini anlatacak.

KURGU VE GERÇEKLİĞE YENİ BİR YORUM
Son olarak Cannes Film Festivali’nde Özel Altın Palmiye ödülü kazanan İmgeler ve Sözcükler – Le livre d’image‘a imza atan usta yönetmen Jean-Luc Godard, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda sinemaseverleri sevindirecek bir açıklamaya imza attı. Les Inrockuptibles’a konuşan Godard, yeni filmi için hazırlıklara başladığını açıkladı. Her daim yeninin peşinden giden Godard, bu kez erkek arkadaşından yeni ayrılan sarı yelekli bir kadının hikâyesini beyazperdeye taşıyacak.

Son filminin neredeyse tamamını arşiv görüntüleriyle hazırlayan usta yönetmen, bu kez çekimlerin de yapılacağını ama bu çekimlerde oyunculara yer verip vermeyeceğini henüz bilmediğini belirtti. Haber bültenlerinde gördüğümüz insanları alıp belgesel ile kurgunun karıştığı durumlar içinde resmetmek istediğini söyleyen Godard, şimdiden çekmek istediği insanların listesini yapmış gibi görünüyor. Usta yönetmen, listedeki isimlerden birinin de Fransız yazar ve gazeteci Natacha Polony olduğunu ama Polony’nin kurmaca bir sahnede rol almayı kabul edip etmeyeceğini bilmediğini belirtiyor.

Dünya

NATO 2030 planında Çin’i hedefe koydu

NATO liderleri Brüksel’deki zirvenin ardından yayımladıkları bildiride, Çin’i Batı ittifakına karşı bir güvenlik riski olarak nitelendirirken, Genel Sekreter Jens Stoltenberg de üye ülkeleri Çin’e karşı birlikte hareket etmeye çağırdı.

BOLD – NATO, Brüksel’de gerçekleştirdiği zirvede kabul ettiği 2030 planında Çin’i hedefe koydu. Zirve sonrası yayınlanan bildiride, “Çin’in hırsları ve iddialı tavırları mevcut kurallara dayalı uluslararası düzene ve ittifakın güvenliğiyle ilgili alanlara sistematik olarak meydan okuyor” denildi.

ABD Başkanı Joe Biden ilk kez katıldığı zirvede, ittifaka bağlılığını teyit ederken liderler zirvede yeni strateji konsepti “NATO 2030″u kabul etti. Zirve sonunda yayınlanan sonuç bildirisinde ise “uluslararası düzene yönelik sistematik bir sınama” olarak nitelendirilen Çin’e ilk kez geniş bir yer ayrıldı.

NATO Aile Fotoğrafı

Zirve sonrası yayınlanan ortak bildiride, Çin’in nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği, ordusunun modernizasyonunda “muğlak” olduğu ve Rusya ile askeri işbirliği yaptığı kaydediliyor.

Bildiride şu ifadeler yer alıyor:

“Çin’in sık sık şeffaf olmamasından ve dezenformasyona başvurmasından endişe duyuyoruz.”

Zirvenin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Jens Stoltenberg de, Çin’in dünyanın en büyük ekonomisi olduğunu hatırlatarak, “Çin’in yükselişine bir ittifak olarak birlikte cevap vermeye ihtiyacımız var” dedi.

Zirveden çıkan bu sonuç, Çin’in otoriterliğine ve büyüyen askeri gücüne karşı durmayı öncelik ilan eden ABD Başkanı Joe Biden’ın diplomatik bir zaferi olarak görülüyor.

ÇİN VE RUSYA’YA KARŞI BİRLİKTELİK MESAJI

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

Genel Sekreter Jens Stoltenberg, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında zirvede ‘ittifak için yeni bir sayfa açtıklarını’ belirtti.

“Küresel rekabetin” yaşandığı bu dönemde Avrupa ve Kuzey Amerika’nın NATO çerçevesinde “güçlü duruş” sergilemesi konusunda müttefikler arasında görüş birliği olduğunu kaydeden Stoltenberg, “Özellikle de Çin ve Rusya gibi otoriter rejimlerin kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okuduğu bir dönemde” ifadesini de sözlerine ekledi.

NATO ile Rusya arasındaki ilişkilerin Soğuk Savaş’tan bu yana “en düşük düzeyde” olduğunu ifade eden Stoltenberg, “Moskova’nın saldırgan eylemlerinin” güvenliği tehdit ettiğini vurguladı. Stoltenberg, buna rağmen NATO’nun “kendi pozisyonunu anlatmak, yanlış anlaşmaları engellemek ve gerilim tırmanmasını önlemek” için diyaloğa hazır olduğunu söylerken, Ukrayna ve Gürcistan ile NATO’nun dayanışma içinde olduğu mesajını da verdi.

TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK TEDBİRLERİNE KATKI HATIRLATILDI

“Zorlu güvenlik ortamına yanıt olarak ortak bir duruş sergilemeye ve birlikte hareket etmeye devam ediyoruz” denilen sonuç bildirgesinde, Türkiye için güvenlik tedbirlerine katkının artırıldığı belirtildi.

Bildiride, “Türkiye için güvenlik tedbirlerine katkılarımızı artırdık ve bunların tam olarak uygulanmasına yönelik bağlılığımız sürüyor” ifadesi kullanıldı.

Ayrıca Suriye’den Türkiye’ye gelebilecek tehditlere ilişkin olarak da Suriye’nin NATO ve müttefiklerinin topraklarına kadar ulaşabilecek kısa menzilli balistik füzelerinin olduğu hatırlatıldı. Bildiride, “Suriye’den Türkiye’yi vurabilecek veya hedef alabilecek füzelere karşı tetikte olmayı sürdürüyoruz. Suriye’den gelen balistik füze tehdidine karşı gözlem ve değerlendirmelere devam ediyoruz” denildi.

KABİL HAVALİMANI KONUSUNDA KARAR VERİLMEDİ

Genel Sekreter Jens Stoltenberg, Afganistan’daki uluslararası Kabil Havalimanı’nın kontrolünün ve güvenliğinin NATO’da kalmaya devam edeceğini ancak bunun nasıl yapılacağı konusunda henüz net bir karar alınmadığını açıkladı.

Stoltenberg, zirvede Afganistan’la ilgili olarak

  • Afgan güvenlik güçlerine maddi kaynak aktarılması,
  • Afgan özel kuvvetlerine ülke dışında eğitimler verilmesi,
  • NATO’nun Afganistan’da sivil varlığını sürdürmeye ve danışmanlık yapmaya devam etmesi,
  • Havalimanı ve diğer bazı altyapıların güvenliğinin sağlanması

konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi.

SİBER GÜVENLİK VE UZAY TEKNOLOJİLERİNE VURGU

Bunların yanı sıra zirvede Stoltenberg 30 NATO ülkesinin 8 konuda oybirliği ile karar aldığını açıklayarak o konuları da şöyle sıraladı:

  • Siyasi dayanışma, işbirliğinin ve iletişimin genişletilmesi. Bunun için daha sık toplantı ve müttefikler arasında daha sık ve yoğun bilgi akışı,
  • Daha caydırıcı bir savunma kapasitesine kavuşmak. Bunun için de askeri, sivil ve altyapı olarak üç bütçede daha fazla harcama,
  • Ulusal hedefler konularak toplumsal dirençlerin arttırılması. Gerek salgınlar gerek dezenformasyon gerekse siber güvenlik alanlarında daha güçlü hale gelmek,
  • Teknoljik üstünlüğün kazanılması ve bunun olması için üniversitelerin ve start upların birlikte çalışabileceği teknoloji merkezlerinin kurulması. Bununla birlikte bu ortak araştırma ve çalışmalar için inovasyon fonu oluşturulması,
  • Uzak bölgelerde daha güçlü ortaklıklar kurulması. Asya Pasifik, Afrika ve Latin Amerika’daki ülkelerle yakınlaşma girişimleri,
  • Ukrayna ve Gürcistan güvenlik güçlerine eğitimler verilmesi ve kapasite arttırımının sağlanması,
  • İklim değişikliğine karşı askeri operasyonlar ve NATO aktivitelerinde daha az emisyon salınımının sağlanması. Askeri olanaklar kullanılarak emisyonların daha sık ölçümlerinin yapılması
    2022’de yeni stratejik konseptin oluşturulması için çalışmaların hızlanması
  • NATO siber alan ve uzayda da yeni güvenlik planlarına ve yatırımlarına başlanması.

Liderler, siber güvenlik ve uzay alanlarına özel olarak eğildi. Bu iki alanın, NATO’nun daha aktif olması ve güvenliği sağlaması gereken yeni alanlar olduğu kabul edildi. Siber alanda askeri bir planlama ile en yeni teknolojilerin adapte edilmesi gerekliliği kayda alındı. Ayrıca NATO’nun sivil, askeri ve altyapı yatırım bütçelerinin tamamında arttırıma gidilmesi de kararlaştırıldı.

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

Okumaya devam et

Dünya

Cenevreli kadınlar ‘Saygı’ için sokakta

İsviçre’nin Cenevre kentinde kadın örgütleri artan ücret farklılıkları, ayrımcılık, kadınlar için düşük olan emeklilik maaşlarının düzeltilmesi talebiyle ‘saygı’ eylemi düzenledi.

BOLD – İsviçre Sendikalar Birliği (USS) öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik tüm İsviçre’de de yapıldı. Birleşmiş Milletler (BM) Kırık Sandalye gösteri alanında toplanan yüzlerce kişi, ellerindeki pankartlarla gelir adaletsizliğini ve emekli haklarındaki eşitsizliği mor renkle protesto etti.

Kadınlar için artan ücret farklılıkları, ayrımcılık, kadınlar için düşük olan emeklilik maaşları, yetersiz çocuk bakım hizmetleri gibi konularda adaletsizlik olduğuna vurgu yapılan gösteride yetkililerden daha iyi ücret, daha iyi emekli maaşı ve saygı talep edildi.

Salgın döneminde kadınların çoğunlukta olduğu birçok işin öneminin ortaya çıktığına dikkat çekilen eylemde ayrıca, satışta, bakımda veya temizlikte kadınların önde, çalışma koşullarının ve ücretlerinin geride kaldığı hatırlatıldı. Etkinliğe birçok sivil toplum kuruluşu farklı ülkelerin yöresel ezgileri ve danslarıyla destek verdi. Etkinlik sonunda kalabalık grup Gare Cornavin alanına kadar yürüdü.

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

Okumaya devam et

Dünya

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

AKP hükumetinin kriz yaşadığı ABD ile ilişkileri yumuşatmak için NATO Zirvesi öncesi sunduğu Kabil Havalimanı teklifi konusunda ittifak toplantısında bir karar çıkmadı. Taliban, daha önce yaptığı açıklamada Türkiye’nin de diğer NATO ülkeleri ile birlikte Afganistan’ı terk etmesi gerektiğini ifade etmişti.

BOLD – Brüksel’deki NATO Zirvesi sona erdi ancak Afganistan’daki Kabil Havalimanı konusunda bir karar çıkmadı.

NATO zirvesinin sona ermesinin ardından basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Jens Stoltenberg, NATO birliklerinin çekilmesinin ardından Afganistan’daki Kabil Havalimanı’nın güvenliğini kimin sağlayacağı konusunda bir karara varılmadığını söyledi.

Stoltenberg, “NATO liderleri, Afgan güçleri ile kurumlarını eğiterek ve finansal destek sağlayarak Afganistan’ın yanında yer almaya olan bağlılıklarını teyit etti. Türkiye kilit bir rol oynuyor konuşmalarda, ama henüz karar verilmedi” yanıtını verdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

Afgan güvenlik güçlerinin ülke dışında eğitimi üzerinde çalıştıklarını bildiren Stoltenberg, şöyle devam etti:

“Havaalanı dahil kritik altyapıların nasıl sürdürülebilir olacağı konusunda da çalışıyoruz. NATO destek sağlamayı planlıyor. Kabil’de uluslararası bir havalimanını nasıl sürdürülebilir yapacağımız konusunda ABD ve Türkiye gibi bazı NATO ülkeleri de doğrudan diyalog içindeler. Bu hem NATO müttefikleri hem de tüm uluslararası camia için diplomatik mevcudiyet ve yardımların devamı bakımından önemli.”

TALİBAN KARŞI ÇIKMIŞTI

Türkiye, belli koşullar halinde, NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Kabil Havalimanı’nın güvenliğini sağlamayı önermişti.

Öneriye karşı çıkan Taliban’ın Doha’daki sözcüsü Süheyl Şahin, Türk ordusunun da diğer NATO birlikleri ile birlikte ülkeden çekilmesi gerektiğini kaydetmişti.

Şahin, “Türkiye son 20 yılda NATO güçlerinin bir parçasıydı, bu nedenle ABD’yle 29 Şubat 2020’de imzaladığımız anlaşma uyarınca çekilmeliler” ifadelerini kullanmıştı.

TÜRKİYE, AKP’NİN ‘İSTİKBALİ’ İÇİN AFGANİSTAN BATAKLIĞINA MI ÇEKİLİYOR?

S-400 krizi ve Suriye’deki anlaşmazlıklar nedeniyle ABD-Türkiye ilişkilerinin dipte olduğu dönemde yapılan teklif ABD Başkanı Joe Biden’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bugün yaptığı ilk yüzyüze görüşme öncesi Ankara’nın Washington’la ilişkileri düzelte girişimi olarak değerlendirilmişti.

Türkiye’nin eski Washington Büyükelçisi Namık Tan, Kabil Havalimanı teklifine tepki gösterenlerden. Tan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “NATO içinde ise bizim sadece sert gücümüz para ediyor. Sanıyorum bu zirve sonucunda, bizi Afganistan’a jandarma olarak dikip, biraz sırtımızı sıvazlayacaklar, o kadar. NATO’nun demokrasi, özgürlükler, değerler bağlamındaki sorumluluklarını ise, rafta tutmaya razılar.” ifadelerini kullandı.

Rusya uzmanı Kerim Has da, “Erdoğan’ın Biden’la yeni bir sayfa açabilmek için TSK’yı “taşeron” olarak kullanıp Afganistan’da jandarma mahiyetinde bırakmayı teklif etmesi zannımca Rusya’nın da işine gelir.” diye yazdı.

Türkiye’nin Kabil Havalimanı teklifi konusunda gazeteci Zülfikar Doğan da sert bir yazı kaleme aldı. Ahval haber sitesindeki “Biden’a şirinlik hesabının faturası Afganistan batağına gönüllü olmak” başlıklı yazısında Doğan, “Kabil’de havalimanı ve Batılı ülkelerin büyükelçiliklerini, konsolosluklarını koruyucu bekçi olarak Türk askerlerini göndermek üzereler. NATO üyeliğinden NATO kapıcılığına” ifadelerini kullandı.

Doğan, yazısını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kurmayları Brüksel’deki NATO zirvesi öncesinde tüm enerjisini ve olası senaryolarını ABD Başkanı Joe Biden ile randevuya odakladı. Biden ile yakınlaşabilmek, olabildiğince ilişkileri yumuşatabilmek için bir anda 20 yıldır kurutulamayan Afganistan bataklığında gönüllü ABD muhafızlığına soyundu.

Ancak ABD ve tüm NATO ülkelerinin askerlerinin çekildiği bir ortamda, TSK’nın tek yabancı askeri güç olarak Afganistan’da kalmaya devam etmesi, Türkiye’yi ve Türk askerini Taliban’ın ve ülkedeki diğer silahlı cihatçı grupların hedefi haline getirecek.”

HER 4 İLÇE MERKEZİNDEN BİRİ TALİBAN KONTROLÜNDE

Bu arada Afganistan’ın kuzeyindeki Sar-i Pul vilayetinin Sayyad ilçesinin kontrolü Pazartesi günü itibariyle Taliban’ın eline geçti.

Yerel yetkililer, militanların dört koldan Sayyad ilçe merkezine saldırı düzenlediğini ve saldırı sonucu ilçe merkezinin Taliban’ın kontrolüne geçtiğini ifade ettiler. Güvenlik güçlerinin ilçe merkezinden geri çekildiği bildirildi.

En son iki gün önce, ülkenin batısındaki Gor vilayetinin Tulak ilçesinin kontrolü Taliban’ın eline geçmişti. Son 2 ayda ülke genelinde Taliban’ın kontrolüne geçen ilçe sayısı da 15’i geçti.

BM verilerine göre, Taliban kent merkezleri dışarıda tutulduğunda dahi ülke topraklarının yüzde 50 ila 70’ini elinde bulunduruyor.

Taliban, ülke genelinde 407 ilçeden 90 ilçeyi merkezleri dahil olmak üzere ele geçirmiş durumda. Bunlardan 60 kadarındaki bazı beldeler halen Afgan güvenlik güçlerinin elinde yer alıyor. Ülkenin 34 vilayet merkezi de tamamen devlet kontrolünde bulunuyor.

Afganistan topraklarının büyük bölümünde güvenlik güçleri ile Taliban arasındaki çatışmalar sürüyor, 407 ilçenin 250 kadarında çatışmalar devam ediyor.

ABD İSTİHBARAT RAPORU: TALİBAN TÜM ÜLKEDE İKTİDAR OLUR

Afganistan’da nihai bir anlaşmaya varılmadan yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi dolayısıyla Taliban’ın tüm ülkede iktidar olmasından korkuluyor.

ABD istihbaratının hazırladığı bir raporda, ABD liderliğindeki koalisyonun desteğini çekmesi halinde Afgan hükumetinin Taliban şiddetiyle mücadele etmesinin zor olacağı uyarısında bulunuldu.

ABD istihbaratının Kongre’ye gönderdiği rapor, Kabil yönetiminin savaş alanında yenilgiye uğramayı sürdürdüğü ve Taliban’ın askeri zafer elde edeceğinden emin olduğu şeklinde tespitler içeriyor.

Taliban’ın Türkiye’nin önerisini reddetmesi, topyekun bir savaşın Kabil’i tehdit etmesi durumunda Kabil’de misyonları bulunan ülkelerin ve örgütlerin personellerini nasıl güvenli bir şekilde tahliye edebilecekleri konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Avustralya geçen ay güvenlik gerekçesiyle ülkedeki büyükelçiliğini kapattı. Türkiye’nin havalimanını koruma önerisinin kabul edilmemesinin başka ülkelerin de diplomatik temsilciliklerini kapatmasını beraberinde getirebileceği belirtiliyor.

Ülkede savaş son dönemlerde artmış durumda.

ABD 11 EYLÜL’E KADAR ÇEKİLECEK

ABD, 29 Şubat 2020’de Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile anlaşma yapmış ve anlaşma gereğince 1 Mayıs’ta Afganistan’daki askerlerinin tamamını çekeceğini taahhüt etmişti.

20 Ocak 2021’de görevi devralan ABD Başkanı Joe Biden 1 Mayıs’ta tamamen çekilmenin mümkün olmadığını açıklamış daha sonra ise 11 Eylül’ün yıl dönümüne kadar ülkedeki tüm Amerikan askerlerinin çekilmesi talimatını vermişti.

ABD’nin çekilme takvimi açıklanmadan önce ülkede 2 bin 500 kadar ABD askeri bulunuyordu. Pentagon’un verdiği bilgilere Afganistan’daki ABD askerlerinin çekilmesinin yüzde 50’sinden fazlası tamamlandı. Afganistan’da 500’den fazla askeri olan Türkiye ABD’den sonra ülkedeki en büyük yabancı güç konumunda. Afganistan’da NATO kapsamında bulunan diğer ülkeler de Washington’dan sonra çekilme takvimlerini açıklamışlardı.

Bu yıl 16 Nisan’da Türkiye’nin düzenlemeyi planladığı uluslararası Afganistan Konferansı da Taliban’ın katılmaması üzerine 2 kez ertelenmiş, ardından rafa kaldırılmak zorunda kalınmıştı.

Erdoğan’ın Kabil Havalimanı planı Taliban engeline takıldı: Biden görüşmesi zora girdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0