Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Kültürler şehri Toronto’da dil ve kültür festivali rüzgârı esti

Uluslararası Dil ve Kültür Festivali (IFLC) 2019 ayağında perşembe akşamı Kanada’da sahne aldı. 20 ülkedeki eğitim kurumlarında okuyan onlarca öğrenci, Toronto’da buluştu.

Etkinlik şehir merkezinde bulunan Metro Toronto Convention Center’da gerçekleşti. Rogers Medya çatısı altında yer alan OMNI TV’nin yöneticisi Jake Dheer’in sunduğu festivale, hem Kanada ve hem de Türk komitesinden büyük ilgi vardı. Salon tamamen doldu, biletler erkenden tükendi.

Festival ‘Colours of the World’ şarkı ve dans gösterisiyle başladı. Salonu dolduran kalabalık öğrencilerin birlik, beraberlik, kardeşlik ve küresel barış melodileriyle neşelendi.

Ardından sahneye çıkan sunucu Jake Dheer, Kanada’nın dünyanın en büyük kültür beşiği olduğunu, 200’den fazla kültür ve 140 dilin buluştuğu Toronto’da gerçekleştirilen festivalde yer almaktan büyük gurur duyduğunu söyledi. Dheer, sunumunu yer yer Türkçe yaptı.

Dil ve Kültür Festivali’ne dünyaca ünlü şarkıcı, komedyen ve NBA yıldızları da video mesajı gönderdi. Ünlü Rap Yıldızı ICE T, aktör ve komedyen Maz Jobrani ve olağanüstü smaçlarıyla ün yapan NBA oyuncusu Vince Carter’ın video mesajları ekrana yansıtıldı. Her 3 ünlü isim de IFLC’nin uluslararası dil ve kültür faaliyetlerinin dünya barışına büyük katkıda bulunduğunu dile getirip öğrencilerle gurur duyduklarını anlattı.

Ontario Başbakanı Doug Ford da festivale Hizmet Hareketi’nin uluslararası eğitim ve kültür faaliyetlerini öven bir tebrik mesajı gönderdi. Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin dünya barışına, kültür ve dillerin harmonisiyle kültürel farklılıkların zenginliğine büyük katkıda bulunduğunu belirten Başabakan Ford,  IFLC’ye farklı dil ve kültürlerin barış içinde bir arada bulunabildiğini gösterdiği için tebriklerini iletti. Ontario Eyaleti Başbakanı Ford, dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrencileri Toronto’da ağırlamaktan gurur duyduğunu iletti.

Festivalde Enes Kanter sürprizi yaşandı. IFLC’nin en büyük sponsoru olan NBA yıldızı Enes Kanter programa canlı bağlandı. Kanter, öğrencilere, velilere ve onları yetiştiren öğretmenlere teşekkürlerini iletti ve festivalde sahne alan öğrencilerin dünya barışı için son derece önemli bir faaliyette bulunduklarını anlattı. Kanter, festivale ev sahipliği yapan Kanada’nın kendisi için dünyanın en kıymetli yerlerinden biri olduğunu da dile getirdi. Enes Kanter Foundation, IFLC’nin en büyük sponsorları arasında liste başında yer alıyor.

Sahneye davet edilen AHF Başkanı Sadettin Özcan konuşmasında, IFLC’nin sevgiye adanmış bir etkinlik olduğunu ve festivalin fikir babasının Fethullah Gülen olduğunu anlattı. Bölge milletvekili Daisy Wai dünya barışına yaptıkları katkıdan dolayı AHF Başkanı Özcan’a plaket verdi. Wai, programda ter döken öğrencilere ve sponsorlara teşekkür etti ve milletvekili olarak IFLC’nin faaliyetlerine gönül desteği verdiğini ifade etti.

Festival, farklı ülkelerin şarkı ve dans gösterileriyle devam etti. Umuda ve hayata bağlı kalmanın öneminin anlatıldığı ‘Patricia Musical’, izleyicilere yer yer duygu dolu anlar yaşattı.

Öğrencilerin Türkçe şarkıları salondan büyük alkış toplarken zamanda yolculuğu konu alan ‘Best of World Songs Musicals’ gösterisi, Kanadalı misafirlere keyif dolu anlar yaşattı.

IFLC Washington ayağı Kongre Kütüphanesi’nde yapıldı

Dünya

Çad Cumhurbaşkanı İdriss Deby Itno çatışmada hayatını kaybetti

Çad Ordusu, Cumhurbaşkanı İdriss Deby Itno’nun cephe hattında yaşanan çatışmada hayatını kaybettiğini açıkladı. Itno, 30 yılı aşkın süredir ülkeyi yönetiyordu.

BOLD – Çad Ordu Sözcüsü Azem Bermandoa Agouna, ulusal televizyonda yaptığı açıklamada 68 yaşındaki Cumhurbaşkanı Itno’nun, hafta sonu ülkenin kuzeyinde ayrılıkçılara karşı düzenlenen operasyona katıldığını, çıkan çatışmada yaralandığını ve bugün hayatını kaybettiğini duyurdu.

30 yıldan fazla süredir Orta Afrika ülkesi Çad’ı yöneten Itno, 11 Nisan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini altıncı dönemde de kazanarak zaferini ilan etmişti.

Şok edici haber, seçim kurulu yetkililerinin Deby’yi cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi ilan etmesinden sadece birkaç saat sonra geldi.

2033’E KADAR ÜLKEYİ YÖNETMEYİ PLANLIYORDU

Cumhurbaşkanı Itno, 2018’de Anayasa değişikliğiyle, bu yıl görev süresinin dolmasının ardından, her biri 6’şar yıl olmak üzere 2 dönem daha seçilebilmesinin yolunu açmıştı. Çad lideri böylece 2033’e kadar görevde kalmayı planlıyordu.

Deby’nin cephede hayatını kaybetmesinin ardından kendi oğlunun liderliğindeki bir askeri konseyin iktidarı devraldığı öne sürüldü.

Itno’nun bölgeyi neden ziyaret ettiği ve kendi yönetimine karşı çıkan isyancılarla devam eden çatışmalara neden özellikle bugün katıldığı bilinmiyor. Haber bağımsız kaynaklarca da doğrulanmadı.

Türkiye Ukrayna’ya göndermek için cihatçı mı topluyor?

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da Merkel’in halefi belli oldu: Armin Laschet

Almanya’da Hristiyan Birlik partilerinin Başbakanlık adayı Armin Laschet oldu. Sosyal Demokrat Partinin başbakan adayı Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz, Yeşiller Partisinin başbakan adayı ise Annalena Baerbock.

BOLD – Almanya’da Başbakan Angela Merkel 26 Eylül’de yapılacak seçimlerle birlikte siyasete veda edecek. 2005’ten beri dört kez seçimi kazanarak 16 yıldır ülkeyi yöneten Başbakan Merkel’in bir daha başbakanlığa aday olmayacağını açıklaması diğer partilerin iktidara gelme umutlarını arttırdı.

Almanya’da siyasi partiler genel başkan dışında bir de başbakan adayı seçiyorlar. Bu durumda partilerin genel başkanı ile partinin başbakan adayı bazen aynı kişiler olmayabiliyor.

HRİSTİYAN BİRLİK PARTİLERİNDE LASCHET VE SÖDER YARIŞTI

İktidardaki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin başbakan adayı bugün belli oldu. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı Armin Laschet 26 Eylül’de yapılacak seçimde başbakanlık için yarışacak.

Bir süredir Almanya Başbakanlığı için ortak aday konusunda uzlaşı arayışında olan Hristiyan Birlik (CDU / CSU) partileri cephesinden beklenen açıklama geldi. Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi lideri ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, adaylığını geri çektiğini açıkladı. Rakibi Hristiyan Demokrat Parti (CDU) lideri Armin Laschet’in adaylığını kabul ettiğini ifade eden Söder, “Verdiğim söz hala geçerli” diye konuştu.

Pazartesi günü düzenlenen olağanüstü çevrimiçi toplantı öncesi Söder, başbakan adaylığı konusunda kararı CDU’ya bıraktığını açıklamış ve “CSU da, ben de karara saygı duyacağım” demişti.

Böylece 26 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde CDU ve CSU’nun ortak adayı olarak Armin Laschet başbakanlık için yarışacak.

Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU’nun yönetim kurulu yaklaşık altı saat süren görüşmelerin ardından sabaha karşı parti lideri Laschet’in başbakan adaylığına desteğini açıklamıştı.

Hristiyan Birlik partileri Almanya’daki 16 eyaletin 15’inde Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) adıyla seçimlere giriyor; Münih ve Nürnberg şehirlerini kapsayan Bavyera eyaletinde ise Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) adı altında teşkilatlanmış durumda.

Alman Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Genel Başkanı Markus Söder

CDU Genel Başkanı ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Laschet’in ardından, CSU lideri ve Bavyera Eyaleti Başbakanı Söder’in de yaklaşık 10 gün önce başbakan adayı olmak istediğini açıklamasıyla iki siyasetçi arasında mücadele başlamıştı.

CDU ve CSU geleneksel olarak genel seçimlere ortak bir başbakan adayı ile giriyor, genellikle de başbakan adayı CDU’dan seçiliyor.

Armin Laschet, Ocak ayında yapılan kongrede CDU Genel Başkanlığı’na seçilmişti.

YEŞİLLER’İN BAŞBAKAN ADAYI ANNALENA BAERBOCK

Alman Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanları Annalena Baerbock ve Robert Habeck

Almanya’da son dönemlerde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre siyasetin yükselen gücü Yeşiller’in başbakan adayı Annalena Baerbock oldu.

41 yaşındaki Baerbock, Avrupa politikası, yoksullukla mücadele ve iklimlerin korunması konularında uzman olarak biliniyor. Buna karşılık siyaset uzmanları, Baerbock’un ekonomi konularında eksiklikleri olduğunu vurguluyor. 2013’ten bu yana Yeşiller’den Federal Meclis milletvekili olan evli ve iki çocuk annesi Baerbock, 2018’den bu yana Robert Habeck ile partiye eş başkanlık yapıyor.

Kadın-erkek eşitliğine büyük özen gösteren Yeşiller’in tüzüğüne göre, partide makamlarda öncelik kadınlara veriliyor. Erkekler ise kadın adayın feragat etmesi durumunda söz konusu makam için aday olabiliyor.

TÜRKLERİN ARMİN’İ

Almanya’nın en çok nüsufa sahip eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’nın başbakanı Armin Laschet, Merkel’in partisini merkez sağda konumlandıran, diğer parti seçmenlerine de hitap eden ılımlı politikalarına yakınlığı ile tanınıyor.

2015 yılındaki mülteci krizi sonrasında Merkel’in izlediği “açık kapı” politikasına destek veren 59 yaşındaki Laschet, Türkiyeli göçmen nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nin uyum bakanı olarak da görev yaptı. Göçmen kuruluşları ve temsilcileri ile yakın ilişki içerisinde olan Laschet, liberal görüşleri nedeniyle sağcı kesimlerin eleştiri oklarının hedefindeki bir siyasetçi.

Angela Merkel ve Armin Laschet

Hatta Laschet, Alman basını ve kimi siyasetçiler tarafından “Türklerin Armin’i” olarak da adlandırılıyor. Yeşiller Partili Cem Özdemir, bir televizyon programında, sunucunun Laschet’ten söz ederken bu takma adı kullanması üzerine, “Ben bu tanımlamanızı reddediyorum” sözleriyle tepki göstermiş, sağcılar tarafından kötü amaçla takılan bu tür lakapların demokratlar tarafından kullanılmaması gerektiğini savunmuştu.

Armin Laschet, geçmiş yıllarda Türkiye iç siyasetinde yaşanan gerilim ve kutuplaşmanın, Almanya’daki Türk toplumuna yansımalarını frenlemeye çalışan, bu gerilimin Almanya topraklarına taşınmaması çağrısını yapan, hatta bunların iç güvenliği tehdit etme noktasına gelmesini önlemek için de aktif rol üstlenen siyasetçilerden.

“ÜYELİK SÜRECİNE SON VERMEK SADECE ERDOĞAN’I GÜÇLENDİRİR”

Laschet, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türk Hükümeti ile Almanya arasında yaşanan ağır siyasi gerilim ve krizler sırasında “şantaj ve tehditlere boyun eğilmemesi” gerektiğini savunmakla birlikte, NATO üyesi ve AB’nin komşusu olduğuna vurgu yaptığı Türkiye’nin ülke olarak Almanya için önem taşıdığına dikkat çekerek, iki ülke arasındaki tüm görüş ayrılıklarına rağmen diyalogun muhafaza edilmesini, sorunların bu yolla çözümlenmesi gerektiğini savunmuştu.

Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı olan ama daha önceki federal hükümetlerin verdiği sözlere, ahde vefa ilkesi ışığında, bağlı kalınması gerektiğini savunan Laschet, hukuk devleti alanındaki gerileme nedeniyle Türkiye’nin AB üyelik sürecine son verilmesine de karşı çıkıyor.

Laschet, “Bu ancak Erdoğan’ı güçlendirir” diyerek Türkiye’de AKP’ye oy vermemiş milyonlarca insan olduğunu, üyelik sürecine son vermenin akılcı bir adım olmayacağını savunuyor. Geçen yıl Erdoğan’ın “Kapıyı açtık” sözleri üzerine Yunanistan sınırına yaşanan göçmen akınının yol açtığı kriz sırasında, “Şantaja boyun eğmemeliyiz” diyerek tepki gösteren Laschet, bununla birlikte Türkiye’ye ağırladığı Suriyeli mülteciler için daha fazla mali yardım yapılması gerektiğini savunuyor.

YEŞİLLER ANKETLERDE İKİNCİ SIRADA

Yeşiller, son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre Hristiyan Birlik partilerinin ardından ikinci sırada bulunuyor.

Anketlerde Yeşiller’e artan destek, şu andaki Birlik Partileri-Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonunun son aylarda büyük eleştirilere uğrayan korona politikalarının ve KOVID-19 aşısını hizmete sunmaktaki başarısızlığının bir sonucu olarak tanımlanıyor.

Ayrıca maske tedariki sürecinde CDU ve CSU’lu bazı milletvekillerin karıştığı yolsuzluklar, Birlik Partileri’nde büyük oranda prestij kaybına yol açmıştı.

YEŞİLLER, TÜRKİYE’Yİ ÇOK SERT SÖYLEMLERLE ELEŞTİRİYOR

Yeşiller, son dönemde Türkiye’yi çok sert biçimde eleştiriyor. Alman hükümeti ve Avrupa Birliği’nin ‘demokrasi ve insan hakları konusunda Türkiye’ye baskı kurmak için elindeki tüm araçları kullanması’ gerektiği görüşünü ifade eden Yeşiller, bu bağlamda sıklıkla ekonomik yaptırımları da gündeme getiriyor. Yeşiller Partisi ayrıca AB ile Türkiye arasında imzalanan mülteci mutabakatının da sona erdirilmesini savunuyor.

SOSYAL DEMOKRAT PARTİ DE BAŞBAKAN ADAYINI BELİRLEDİ

Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz

Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise aday olarak Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz’u belirledi. Ancak Scholz’un başbakan olması olasılığı çok düşük.

Uzun süredir derin bir bölünmüşlük içerisinde olan SPD’nin oy oranı yüzde 16’larda seyrediyor. Son yapılan kamuoyu yoklamalarında Almanya’da bu hafta sonu genel seçim olsa CDU/CSU’nun yüzde 25, Yeşiller’in yüzde 23, Almanya için Alternatif’in (AfD) yüzde 11, Hür Demokrat Parti’nin (FDP) yüzde 10 ve Sol Parti’nin yüzde 9.5 oy alacağı saptandı.

Bu veriler ışığında Yeşiller öncülüğünde SPD ve FDP ile koalisyon veya Yeşiller, SPD ve Sol Parti’nin katılımıyla koalisyon oluşturulabileceği belirtiliyor. Böyle bir durumda Yeşiller Partisi’nden Baerbock, Başbakan Merkel’den boşalacak koltuğa oturarak tarihe geçecek.

Almanya’da ‘gri pasaport’ alarmı: Sınır dışı edilecekler

Okumaya devam et

Dünya

DSÖ’den 25-59 yaş arası için uyarı: Hastaneye yatışlar endişe verici şekilde arttı

Dünya Sağlık Örgütü, son dönemde 25-59 yaş arası koronavirüs vakalarının ve hastaneye yatışların endişe verici şekilde arttığını açıkladı.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Direktörü Tedros Ghebreyesus, dünya genelinde 25-59 yaş arasında Kovid-19 vakalarının ve bu vakalar arasında ağır semptomlar gösterenlerin oranının endişe verici şekilde arttığını söyledi.

Dünya genelinde Kovid-19 kaynaklı ölümlerin sayısının 3 milyonu geçmesinin ardından Pazartesi akşam saatlerinde videokonferans yöntemiyle basın toplantısı düzenleyen Ghebreyesus, geçen hafta koronavirüs vakalarının artmaya devam ettiğini ve 5,2 milyondan fazla vaka bildirildiğini hatırlattı. “Bu, şimdiye kadar bir haftada bildirilen çok vaka sayısıydı.” dedi.

Ghebreyesus, küresel çapta 25-59 yaş arasında da koronavirüs vakalarının ve hastalığı ağır geçirenlerin, hastaneye yatışların arttığını belirtti. Yeni ortaya çıkan mutasyonların ve gençlerin sosyalleşmesinin buna yol açtığını söyledi.

Dünya genelinde 832 milyon doz Kovid-19 aşısı uygulandığı bilgisini veren Ghebreyesus, “Ancak bunların yüzde 82’den fazlası, yüksek veya üst-orta gelirli ülkelere gitmişken, düşük gelirli ülkeler yalnızca yüzde 0,2 oranında aşıya ulaştı.” dedi.

Rus turistler için Türkiye defteri kapandı mı?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0