Bizimle iletişime geçiniz

Politika

10 soruda İstanbul seçimlerine ilişkin AKP’nin itirazı!

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin iptal istemini bugün görüşerek karara bağlaması bekleniyor. Kararın büyük ihtimalle bugün, düşük bir ihtimalle yarın açıklanacağı belirtiliyor.

CHP’li Ekrem İmamoğlu’na belediye başkanlığı mazbatasını veren YSK, bugünkü toplantısında AKP’nin 5 başlıkta toplanan, 3 valiz evrakla desteklemeye çalıştığı iddiaları doğrultusunda 39 ilçe seçim kurulundan gelen belgeleri inceledikten sonra kesin kararını açıklayacak. YSK’nın vereceği karara itiraz hakkı bulunmuyor. YSK, itirazı reddederse İmamoğlu, görevini sürdürecek. İptal isteminin kabulü halinde ise seçimin Haziran son ya da Temmuz’un ilk haftası yapılacağı konuşuluyor.

T24’ün haberine göre, YSK’nın bugün karara bağlayacağı iptal istemine ilişkin AKP’nin iddiaları ve muhalefetin tezleri, özetle şöyle:

1. AKP, İPTAL İSTEMİNİ HANGİ GEREKÇELERE DAYANDIRDI?

İstanbul’daki seçimlerin yenilenmesini isteyen AKP’nin üç valiz belgeyle desteklediği 44 sayfalık olağanüstü itiraz dilekçesinde, 5 binden fazla döküm cetvelinde mühür, 694 tanesinde imza, 214 tanesinde ise hiçbir yazı bulunmadığı, hükümlü, kısıtlı, ölü 19 bin 350 kişiye oy kullandırıldığı, kısıtlı seçmenler ve 5 bin 287 hükümlünün seçmen listesinde isimlerinin bulunduğu, 300 binden fazla usulsüz oy olduğu, 62 bin sandık başkanı ve memur üyenin yaklaşık 19 bininin kamu görevlisi olmadığı iddiaları yer alıyor. AKP, KHK ile kamu hizmetinden çıkarılan seçmenlerin oy kullanma hakkının bulunmadığını da öne sürdü.

2. YSK, BU İDDİALARA İLİŞKİN KARAR VERDİ Mİ?

YSK, KHK’lıların oy kullanamayacağı ve oylarının geçersiz sayılması yönündeki başvuruyu reddetti. Ancak AKP, bu karara karşı da ek dilekçe ile itiraz edeceğini bildirdi. Ancak YSK’nın kararının kesin nitelikte olması nedeniyle bu itirazın sonuç vermesi beklenmiyor. AKP’nin diğer iddiaları için İstanbul İl Seçim Kurulu ile İstanbul’daki 39 ilçe seçim kuruluna yazı gönderen YSK, 5 gün içerisinde yanıt verilmesini istedi. Yanıtların bir bölümü 5 günlük süre bittikten sonra gönderildi. Bu yüzden geçtiğimiz Cuma tamamlanması beklenen karar oturumu bugüne kaldı.

3. YSK, HANGİ ARAŞTIRMALARIN YAPILMASINI İSTEDİ?

Ara karar metninde ilçe seçim kurullarının; 1229 ölen kişi, 10 bin 290 taksirli suçlardan hükümlü, 5 bin 287 kasıtlı suçlardan hükümlü, 2 bin 732 kısıtlı seçmen, 236 yerleşim yeri cezaevi olarak görünen tutuklu ve hükümlü, 21 bin 358 zihinsel engeli nedeniyle kısıtlı seçmenle ilgili araştırma yapması isteniliyor. Ayrıca ölü seçmen araştırması da talep edildi. Böylece araştırılması istenen hükümlü, kısıtlı ve ölü seçmen 41 bin 132 oldu. Bu kişilerden kaçının oy kullanma hakkının bulunduğu, hakkı bulunmayanlardan oy kullananların olup olmadığının tespit edilmesi talep ediliyor. YSK, AKP’nin daha sonra 5 bin 315 kısıtlı seçmenle ilgili de araştırma yapılması istemini kabul etti. Böylece, durumu araştırılan kişi sayısı, 46 bin 447 oldu.

4. YSK, SANDIK KURULLARININ NASIL SEÇİLDİĞİNİ SORDU?

YSK, ilçe seçim kurullarından 6 bin 539 sandıkta sandık kurulu başkanının ve 13 bin 84 sandıkta sandık kurulu üyelerinin kamu görevlisi olmadığı iddiaları üzerine ilçe seçim kurullarından bu kişilerin nasıl seçildiğini bildirmelerini talep etti.

5. SEÇİM KURULLARININ CEVABI SONUCU NASIL ETKİLEYECEK?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu, seçimi 13 bin 729 farkla kazandı. Usulsüz oy kullandığı tespit edilen seçmen sayısı bu rakamın üzerindeyse, YSK’nın seçimi iptal etmesi söz konusu olabilecek. Örneğin oy kullanan kısıtlı seçmen sayısı 13 bin 730 olursa, YSK içtihatlarına göre seçimin iptali gerekecek. Sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu ve bunun sonucunda seçimin sonucunu etkileyecek usulsüzlüklerin yapıldığının tespiti halinde de seçim iptali gündeme gelebilecek. Anca CHP, ilçe seçim kurullarından gelen yanıtlara göre, kısıtlı seçmen sayısının aradaki farktan çok daha az olduğunun açığa çıktığını bildirdi. CHP’liler, sandık kurullarında sonucu etkileyecek usulsüzlük olmadığının da tespit edildiğini öne sürüyor.

6. KISITLI SEÇMEN İNCELEMESİ NASIL YAPILIYOR?

Medeni Kanun’a göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olma durumunda mahkemeler “kısıtlılık” kararı verebiliyor. Hakkında kısıtlılık kararı verilen kişiye vasi tayin ediliyor. Bu kişilerin ya da onun yerine vasisinin seçimlerde oy kullanma hakkı bulunmuyor. Seçmen kütüklerine bu kişilerin “kısıtlı” olarak işlenmesi gerekiyor. Listelerin askıda olduğu sürede seçmenler hakkında “Kısıtlılık” itirazında bulunulabiliyor. Hakkında kısıtlılık kararı olan ancak listeye seçmen olarak eklenen kişiler, itiraz üzerine listeden çıkartılıyor. İlçe seçim kurulları, kısıtlı olmasına rağmen oy kullanan seçmen olup olmadığını, bu kişilerle ilgili süresinde itiraz edilip edilmediğini inceleyecek. Kısıtlı olarak seçmen kütüğüne işlenmesine rağmen oy kullanan olup olmadığı da araştırılacak. YSK’nın içtihatları, oy kullanan kısıtlı seçmen sayısının seçim sonucunu etkileyecek sayıda olması durumunda, seçimin iptal edilebileceğini gösteriyor. Kısıtlı seçmene süresinde itiraz edilmemesi durumunda bile YSK, oyların geçersizliğine karar verebiliyor. Bu duruma göre, İstanbul seçimi için oy kullandırılan kısıtlı seçmen sayısı önem taşıyacak.

7. SANDIK KURULLARI NASIL OLUŞTURULUYOR?

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunu’nun 22 ve 23’üncü maddelerinde sandık kurullarının nasıl oluşturulacağı düzenleniyor. Söz konusu maddelerde “Yukarıdaki fıkralar gereğince belirlenen sandık kurulu asıl üyelerinden göreve gelmeyenin yerine, öncelikle, gelmeyen üyenin yedeği alınır. Sandık kurulu başkan ve üyelikleri için ad çekme işlemleri, ilçe seçim kurulu huzurunda, bu kurulun başkanı tarafından yapılır. Üyeliklerin bu şekilde doldurulması mümkün olmazsa, eksikler, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede bulunan ve sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimselerden doldurulur” hükmü yer alıyor. Buna göre, sandık kurullarının öncelikle kamu – görevlilerinden oluşturulması gerekiyor.

8. BANKACILAR SANDIK KURULLARINDA GÖREV ALABİLİR Mİ?

Hukukçuların yorumlarına göre, söz konusu düzenleme, İstanbul gibi nüfusu yoğun illerde, sandık kurullarında çalışacak yeterli sayıda kamu görevlisi bulunmaması durumunda, il ve ilçe seçim kuruluna sandık kurulunu oluşturmak için kamu görevlisi olmayanlardan yararlanma hakkı da tanıyor. Seçim kurulları, geçen yıl yapılan 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimde de İstanbul’da sandık kurullarını tamamlamak için bankacılardan yararlandı. 31 Mart seçiminde de aynı banka çalışanları “Kamu görevi” ile görevlendirildi. Seçim kurulunun bu görevlendirmesine bankacıların ya da başka meslek çalışanlarının itiraz hakkı bulunmuyor. AKP ise bunun hukuksuz olduğunu savunuyor.

9. YSK, BU KONUDA GEÇMİŞTE HANGİ KARARLARI VERDİ?

YSK, 2018 seçiminden önce Samsun Atakum İlçe Seçim Kurulu’nun görüş sorması üzerine, sandık kurullarının öncelikle o yerleşim yerindeki kamu görevlilerinden oluşması gerektiği, sayı yetersiz kalırsa, o ilçedeki diğer kamu görevlilerinden yararlanılması, bu sayı da yetersiz olursa seçim çevresinde görev yapan kamu görevlilerinden oluşturulması gerektiği’ kararını bildirdi. YSK, Erzurum Pasinler’le ilgili bir başka kararında ise sandık kurullarında kamu görevlisi sayısının yetersiz olması durumunda il ve ilçe seçim kurullarının uygun bulduğu isimlere bu görevi verebileceğini iletti. YSK, usulsüz üye atanması durumunda ise bu kişilerin seçim sonuçlarına nasıl etki ettiklerinin somut olarak belirlenmesi gerektiğini bildirdi. AKP’nin sandık kurulu itirazları için benzer kararların verilip verilmeyeceği, başkaca bir usulsüzlük iddiasının yansıyıp yansımayacağı, ilçe seçim kurullarının tespitlerinden sonra netleşecek.

10. KARAR NE GİBİ SONUÇLAR DOĞURACAK?

YSK’nın geçen hafta tamamlaması beklenen incelemesi bazı ilçe seçim kurullarının verilen 5 günlük inceleme süresini aşmaları nedeniyle bugüne kaldı. YSK üyeleri, bugün AKP’nin itirazlarını, muhalefetin karşı tezlerini, ilçe seçim kurullarından gelen bilgileri, Büyükçekmece ve Maltepe için ayrıca yapılan itirazları hep birlikte değerlendirecek ve kararını büyük olasılıkla gün içinde açıklayacak. Düşük bir olasılıkla kararın açıklanmasının yarına kalabileceği de belirtiliyor. 11 üyeli YSK’nın oturumlarına Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin YSK temsilcisi de katılabiliyor. Ancak parti temsilcilerinin oy hakkı bulunmuyor. 11 üyenin salt çoğunluğuyla karar alan YSK’ya karşı itiraz yolu yok. Kurulun kararları kesin nitelikte. YSK, iptal istemini reddederse İmamoğlu’nun başkanlığı kesinleşecek ve sürecek. İptal halinde ise YSK’nın yeni bir seçim takvimi oluşturarak, seçimi yenilemesi gerekiyor. Kulislerde olası bir iptal durumunda Haziran’ın son ya da Temmuz’un ilk haftasında seçim yapılabileceği konuşuluyor. Kulislerdeki bir diğer iddia ise YSK’nın kesin karar açıklamayarak, tüm oyların yeniden sayımı gibi bir ara formül üretebileceği yönünde. Ancak özellikle seçim hukuku uzmanları, siyasilerden gelen bu yorumun gerçekleşmesinin mümkün olmadığı görüşünü paylaşıyor.

AKP 40 bin kısıtlı seçmen var dedi, YSK 776 kişi tespit edebildi

Politika

Muhalefete ‘lebalep’ yasak

AKP il ve ilçe kongrelerini lebalep dolu spor salonlarında sürdürürken Sol Parti’nin Keçiören’de açmak istediği stantlara pandemi gerekçesiyle izin verilmedi. Geçen aylarda da muhalif etkinliklere de valilikler aracılığı ile izin verilmemişti.   

BOLD – Yeni mutasyonları ortaya çıkan pandemi geçen bir yılda tüm dünya gibi Türkiye’yi de esir aldı. Salgına karşı birçok kısıtlama getirilirken, iktidardaki AKP ve onun ortağı MHP’nin bu kısıtlamalardan muaf olması tepki çekiyor.

AKP İÇİN PANDEMİ YOK

Lebalep dolu spor salonlarında il ve ilçe kongrelerini yapan AKP, 23 Mart’ta büyük kongresini yapmaya hazırlanıyor. MHP de 18 Mart’ta AKP gibi büyük bir spor salonunda kongresini yapacak. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, partisinin kongreleri dışında sosyal mesafe kurallarına uyulmayan cenazelere ve etkinliklere katılması dikkat çekiyor.

STANT AÇMASINA İZİN VERİLMEDİ

“AKP’yi Sol’la kurtul” kampanyası başlatan Sol Parti’nin açmak istediği stantlar kaymakamlara katıldı. Partinin Keçiören İlçe Örgütü tarafından ilçe Kaymakamlığı’na yaptığı stant açma başvurusu, pandemi gerekçesiyle reddedildi. Pandemiye rağmen AKP’nin ‘lebalep’ salonlarda kongre yaptığını hatırlatan parti temsilcileri, kendilerinin çalışmalarına ise izin verilmemesine tepki gösterdi.

ÖĞRENCİLER VE AVUKATLARA DA İZİN VERİLMEMİŞTİ

Çoklu baro düzenlemesinin yasalaşması sürecinde teklife tepki gösteren baroların eylemleri de pandemi gerekçesiyle yasaklanmıştı. Türkiye Barolar Birliğinin genel kurulunun yapılmaması için İçişleri Bakanlığı koronavirüs önlemleri kapsamında, sivil toplum kuruluşu ve meslek örgütü etkinliklerini ertelemişti. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne AKP’li Melih Bulu’nun atanmasına yönelik yapılan eylemleri İstanbul Valiliği salgını gerekçe gösterip yasaklamıştı.

AİHM Hizmet Hareketi gönüllülerinin yargılandığı 4 davada daha Türkiye’den savunma istedi

Okumaya devam et

Politika

Lütfiye Selva Çam’ın Soylu uyarısı koltuğuna mal oldu

Süleyman Soylu’nun yaklaşık bir yıl önce istifasını verdikten sonra Twitter’dan “Erdoğan’ın gücünü nasıl paylaştığı unutulmamalı” diyen AKP Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam koltuğundan oldu.

BOLD – AKP Kadın Kolları Genel Başkanı Lütfiye Selva Çam görevden alındı. Ankara Milletvekili Çam’ın yerine Düzce Milletvekili Ayşe Keşir atandı. Keşir, bugün yapılacak Kadın Kolları Kongresinde başkan adayı olacak.

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) kökenli olan Lütfiye Selva Çam, Soylu’nun istifasının ardından attığı şu tweet çok tartışıldı:

“Sn. Süleyman Soylu’yu tabanımız sevmişti. Ancak, başarının nereden geldiğini, imkan ve yetkileri kimin verdiğini, liderimiz Erdoğan’ın gücünü nasıl paylaştığını asla unutmamalı. Şayet liderinden destursuz ayrılır ise bu muhabbeti yitirir. Kardeşane hatırlatmak istedim.”

Okumaya devam et

Politika

TBMM Başkanı Şentop’tan suya sabuna dokunmayan İstanbul Sözleşmesi açıklaması

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İstanbul Sözleşmesi hakkında yaptığı açıklamada, Türkiye’de kadına karşı şiddeti engelleyebilecek hukuki zeminin oluşturulduğunu savundu. “Fakat bunların uygulanması konusunda kararlılık ve bilinç lazım” dedi.

BOLD – Gündeme ilişkin açıklamalar yapan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, kadınlar için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesi ile ilgili konuştu. “Türkiye’deki düzenlemeler büyük ölçüde kadına karşı şiddeti engelleyebilecek hukuki zemin oluşturuyor. Fakat bunların gerek uygulanması konusunda titizlik hem de toplumsal bilinçlenme önemli. Bu konuda kararlılık ve bilinç lazım” açıklamasını yaptı.

Yeni Anayasa konusundaki görüşlerini de paylaşan Şentop, “Meclis’te bu konuda samimi bir kararlılık olursa bütün siyasi partilerimizde, Türkiye’nin yeni anayasa yapabileceğine inanıyorum. Bunun yolları, yöntemleri var” ifadelerini kullandı.

AYM’nin kararı sonrası tekrar milletvekili Enis Berberoğlu hakkında konuşan Şentop, “Eğer kesin hükmü kaldırma yetkisi Anayasa Mahkemesi’nde olsa, bunu İstanbul’daki 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nden istemez. Demek ki Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruda bunu kaldıramıyor. Bunu kaldırma yetkisi, mahkemelere ait. Dolayısıyla Anayasa’ya göre bireysel başvurunun sonucunu beklemek mecburiyeti yok. Daha önce uygulama bu şekilde olmuştu. Henüz daha karar gelmedi. Onunla ilgili değerlendirmeyi daha sonra yapacağız” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0