Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Sezai Temelli: HDP dün ne yaptıysa yarın da onu yapacak

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, YSK’nın İstanbul kararı ile bütün meşruiyetini yitirdiğini söyledi. HDP’nin nasıl bir tavır alacağına ilişkin kafalardaki soruya da cevap verdi. “HDP daha önce ne yaptıysa yarın da onu yapacak. Mesele demokrasi mücadelesi meselesidir” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Temelli, YSK kararı ve Öcalan ile görüşme sonrası partilerinin ne yapacağına dair tartışmalara değindi. “Bizim ne yapacağımız ile vakit harcamayın. Esas siz ne yapacaksınız. Tecrit konusunda ne yapacaksınız” diye yanıt verdi.

Temelli, demokrasi güçlerine bütünlüklü bir mücadele önerirken, hükümete ise avukat ve aile görüşmelerinin devam etmesi çağrısı yaptı.

İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELER DİYE BİR ŞEY UYDURDULAR

Muhalefetin HDP’ye yapılanlar karşısında sessiz kaldığını anlatan Temelli, “Şimdi kıyamet kopuyor. Tabii ki kopacak, biz de koparacağız ama bunun böyle olacağı belliydi. Çünkü iktidar bu şaibelerin üzerinde kendi iktidarını var ediyor.

Hatırlayın, 7 Haziran seçimlerinden sonra ‘istikşafi görüşmeler’ diye bir şey uydurdular. Geçen gün köprüdeydi, birini kurtarıyordu. Ne istikşafisi, bu ülkenin kaç gününü yitirip bitirdiler. Sonra Suruç, Ankara Gar Katliamı’nı yaşattılar. Bunları unuttuk mu, asla unutmadık bizde fil hafızası var. Asla unutmayız. Şimdi çıkmış demokrasi havarisi kesiliyor. Bütün istikşaficileri biliyoruz” dedi.

MÜBAREK HERKES CHE GUEVARA OLMUŞ

AKP-MHP blokunun noterine dönmüş iktidardan ne talimat gelirse onu yerine getiren bir YSK olduğunu anlatan Temelli, “Şimdi, tartışmalar sürecek. Tabi 23 Haziran’a kadar bir seçim atmosferinde olacağız. Hukuksuzlukların devam etmemesi sadece seçim atmosferine sıkışıp kalmamaktan geçiyor.

‘HDP İstanbul’da aday çıkaracak mı, HDP ne yapacak.’ Kamuoyunun bunlarla meşgul olmasına gerek yok. Nerede bir haksızlık hukuksuzluk var HDP orada olacak. Unutmayın, HDP’siz 31 Mart olmazdı, HDP’siz gelecek de olmaz. Bizim ne yapacağımızla vakit harcamayın esas siz ne yapacaksınız?

Bu kalemşörler, bu twit uzmanları twitin başında bir okuyorsunuz ki herkes mübarek Che Guevara olmuş. Devrim yarın, hazır olup da cep telefonuyla sokağa çıkmak kalmış. Siz bırakın HDP’nin ne yapacağını, siz ne yapacaksınız?” ifadelerini kullandı.

MESELE SANDIK DEĞİL DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR

Meselenin sadece sandık ve sandık sonuçları olmadığını belirten Temelli şunları dile getirdi: “Mesele bir demokrasi mücadelesidir. Bu mücadele olmadıktan sonra o sandıktan ha Ali çıkmış ha Veli çıkmış? Gelin demokrasi mücadelesinde bulaşalım ki sandıklardan demokrasi, barış çıksın Türkiye’nin önü açılsın. O yüzden de diyoruz tecrit son bulmalı.

HDP ne yapacak? HDP’nin ne yaptığı belli. HDP’nin yaptıkları üzerinden bu ülkede manipülasyonlara gerek yok. HDP tecridi sonlandırmak için, savaşı sonlandırmak için, demokrasiyi ve barışı inşa etmek için mücadelesine dün olduğu gibi bugün de devam ediyor.

31 Martta bir strateji ortaya koyduk siyasetin kulvarını değiştirdik. 3 tane belediye başkanlığı için yapmadık bunu. Tam tersine Türkiye özlemini duyduğu barışın önünü açmak için mücadele ettik. Dün ne yaptıysak yarın da onu yapmaya devam edeceğiz.”

23 HAZİRAN PLEBİSİTTİR

Temelli, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistem, bu otoriter rejim kendisine plebisit arıyor. 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri bu otoriter sistemin kendisine aradığı plebisittir. Bugünden yarına tüm demokrasi güçlerinin bu otoriter rejim karşısında ortaklaşması çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu bir demokrasi ittifakı çağrısıdır. Demokrasi ittifakında Kürtler, Türkler, Aleviler tüm ezilenler bir an önce buluşmalıdır” dedi.

İMRALI’YA GİDİŞ VE GELİŞLERİN YASAL STATÜSÜ BELİRLENMELİ

Temelli şunları kaydetti: “Öcalan’la görüşme gecikmiştir, eksiktir ama hukuki anlamda olumlu bir adım olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bunun burada kalmaması gerekiyor, bunun bir yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor. Düzenli olarak avukat görüşünün gerçekleşmesi gerekiyor.

Türkiye’nin bu umudu bir kez daha söndürülmemelidir. Tüm hükümlülerin yararlandığı haklardan yasaların çizdiği çerçeveden sayın Öcalan’a da diğer 3 hükümlü de yararlanmalıdır. Ölüm oruçlarından, açlık grevlerinden bahsettik, o yüzden geç kalınmadan bunun yasal statüsünün bir an önce belirlenmesi ve adaya gidiş gelişlerde avukat ve aile görüşünün düzenini tesis edilmesinde yarar vardır.”

Ahmet Şık: Kimse Öcalan’ın açıklamasıyla YSK kararı arasında bağ kurmasın

Politika

MHP’den Perinçek’e: Çay içmemiz bile mümkün değil

“MHP’nin başına geçmek şereftir” diyen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ismini açıklamak istemeyen bir MHP’li yetkili eleştirdi. MHP’li yetkili, Perinçek’le ilgili “Çay içmemiz bile mümkün değildir” dedi.

BOLD – Cumhur İttifakı’nın gizli ortağı olarak görülen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “MHP’nin başına geçmek şereftir” sözlerine MHP’li yetkililer “Çay içmemiz bile mümkün değildir” diye yanıt verdi.

“MHP’NİN BAŞINA GEÇMEK ŞEREFTİR”

Perinçek, Haber Global ekranlarında konuk olduğu bir canlı yayında CHP’li hukukçu Gamze Pamuk Ateşli ile tartışmış, Pamuk, Perinçek’e, “Olur da Bahçeli siyaseti bırakırsa MHP’nin başına da geçersiniz, çok uygun bir pozisyonunuz var” diyerek yüklenmişti. Bunun üzerine Perinçek, “MHP’nin başına geçmek şereftir. MHP bugün vatansever bir parti. MHP vatansever bir konumda. Türkiye’nin bütünlüğü için çalışıyor, teröre karşı mücadele veriyor, Amerika’ya karşı duruyor, onun için MHP’nin başında olmak bir suç değil” diye yanıt vermişti.

“BERABER HAREKET ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Konuyla ilgili Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulunan MHP kaynakları, “MHP’nin Doğu Perinçek’e bakışı bellidir. MHP’nin Perinçek ile aynı yerde anılması hoş bir şey değil, şiddetle karşıyız biz bu duruma. Herhangi bir ilişkimiz, beraber hareket etmemiz, çay içmemiz bile mümkün değildir. 12 Eylül’den evvel ülkücü yöneticilerin hepsini Aydınlık Gazetesi’nde hedef göstermiştir. Gazetelere tam boy ilan verip adını, okulunu, adresini yayınlamıştır. MHP’ye üye olması bile mümkün değildir, bu şekilde kabul edilemez” diye yanıt verdi.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Politika

Kanal İstanbul: Boğazın güvenliği ya da rant projesi!

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul konusunda ısrarlı olduklarını belirterek, projeye karşı çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi eleştirdi. Hükumet kanalın yapımı için boğazın güvenliğini gerekçe gösterirken, muhalefet ise Kanal İstanbul’un rant projesi olduğu konusunda ısrarlı…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik eleştirilere bir kez daha sert bir dille yanıt vererek, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar” dedi.

ERDOĞAN: ÇILGIN DİYE TANIMLADIĞIM BİR PROJE

Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada Kanal İstanbul eleştirilere sert bir şekilde yanıt veren Erdoğan, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar. Biz ülkemizde hizmet etmek istiyoruz. Boğazın ne tür tehdit altında olduğunu benim İstanbul’da yaşayan halkım gayet iyi biliyor. Bu benim çılgın proje diye tanımladığım bir projedir. Dünya bu projeyi hayranlıkla izleyecek. Diğer projelerimizi izlediği gibi” dedi.

SUNULAN GEREKÇE BOĞAZIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK

AKP’nin 2011 seçimlerinde vaat ettiği projeler arasında yer alan Kanal İstanbul’un yapım gerekçesi ise İstanbul Boğazı’nın tarihsel dokusunun korunması ve güvenliğinin sağlanması, İstanbul Boğazı’nın trafik yükünün hafifletilmesi, İstanbul Boğazı’nın trafik güvenliğinin sağlanması, seyir emniyetinin sağlanması, yeni bir uluslararası su yolu ve yatay mimariye dayalı modern bir yerleşim alanı oluşturulması olarak sunuldu.

HER GEÇEN YIL GEMİ SAYISI AZALIYOR

AKP iktidarı, Kanal İstanbul için boğaz trafik yükünü gerekçe olarak sunsa da resmi istatistikler boğazdan geçen gemi sayısının azaldığını ortaya koyuyor. 2007’de İstanbul Boğazı’nı 56 bin 606 adet gemi geçerken bu sayı 2011 yılında 479 bine, 2019 yılında ise 41 bine geriledi.

DAMAT VE BABASININ ARSALARI GÜZERGAH YAPILDI

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, Kanal İstanbul güzergâhında yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde 2003 yılında yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Berat Albayrak da 2011 yılında babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı. Albayrak’ın tarla vasfındaki arazi imar planı değişikliğiyle konut + ticaret alanına dönüştü. Bu arazilerin 2018 yılında belirlenen güzergahta yer alması dikkat çekti.

KATAR EMİRİ’NİN ANNESİNİN DE ARAZİLERİ ÇIKTI

Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza’nın İstanbul’da 2018 yılında kurduğu şirket üzerinden Kanal İstanbul çevresinde Baklalı’daki 44 dönüm tarla aldığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehirlik Bakanlığı’nın hazırladığı yeni planlarda Katar Emiri’nin annesinin şirketinin satın aldığı arazi yapılaşmaya açıldı. Bu arazilere otel ve AVM yapımına izin verildi.

ARAPLAR DA BÖLGEDEN TARLA ALDI

Kanal İstanbul güzergahında Kuveyt uyruklu Shurak Al Ajdad Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 125 bin metrekare, Suudi Arabistan’da kendi adını taşıyan şirketler topluluğunun patronu olan Sulaiman Al Muhaidib’in 100 bin metrekare, Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu Noora Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 80 bin metrekare arazisi bulunuyor.

KURUMLAR OLUMSUZ RAPOR VERDİ

Kanal İstanbul’un yapımına TÜBİTAK, DSİ ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olumsuz rapor verdi. DSİ’nin ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun raporlarının gizlendiği ortaya çıkarken, TÜBİTAK ise rapor ortaya çıkınca görüşünü geri çekti.

DEPREMİN ŞİDDETİNİ ARTIRACAK

Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi, odalar ve üniversiteler olmak üzere hazırlanan birçok raporda çılgın projenin ormanlar, akarsulara, meralara ve tarım alanlarına ve hayvanlara zarar vereceği ortaya konuyor. İstanbul’da beklenen depremin gerçekleşmesi halinde Kanal’ın Marmara’daki ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecek. Kanal İstanbul’un deprem riskini daha da artıracak. Kanal İstanbul güzergahında 63’ü etkin 267 heyelan alanı tespit edildi. Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon metrekare tarım alanı yok ediliyor. Proje 264 kuş türünün yok olmasına neden olacak.

Türkiye’de 1 Mart’ta 5 şehirde lokanta ve kafeler açılıyor

Okumaya devam et

Politika

Bülent Arınç İyi Siyasetçi Vakfı!

AKP’nin kurucularından Bülent Arınç, siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetinde olduğunu açıkladı. “Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak, bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa eden eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TV 5 kanalında Necmettin Erbakan’ın vefatının yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Bir vakıf kurma niyetinde olduğunu da belirten Arınç, siyasetin eski ahlaki ölçüleri özlediğini söyledi. Arınç, vakıf projesine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetindeyim. Sadece siyasetin teorisi, nasıl yapılması gerektiği, bize ait ölçülerle, dünyevi ölçüler de olacak bunun içerisinde, bir siyasetçi nasıl yetişir, bunun örneklerini göstermemiz lazım. Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var.”

Arinç, ‘Millî Görüş’ hareketinin lideri Necmettin Erbakan’a dair düşüncelerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“Mükemmel bir insandı. AK Parti’de doğrusu özellikle kuruluş yıllarımızda onun öğretileri ve prensiplerini, kendi özel hayatımızda da siyasetimizde de temel unsurlar olarak kabul ettik. Bugün için bunları lütfen bana sormayın; ama o yolda epeyce mesafe kat ettiğimizi de söyleyebilirim.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0