Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Merkez Bankası doları durduramıyor

Merkez Bankası bugün ilk olarak 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi, ardından da zorunlu karşılıkları değiştirdi. Kurlar ilk tepkide hafif aşağı yönlü hareket etse de bu adımlara rağmen piyasada tansiyon düşmedi.

Seçimler ve ABD ile ilişkiler başta olmak üzere MB rezervleri, yüksek dolarizasyon gibi TL’yi zorlayan başlıkların gündemdeki yerini koruduğu ortamda Çin-ABD müzakerelerinde iyimserliğin kaybolması ve İran-ABD arasındaki gerilimin de etkisiyle dolar 6.25 sınırına, euro da 7 liraya tırmandı.

Yurt içi piyasalar bugün oldukça hareketliydi… TL’de değer kaybının hızlanması üzerine Merkez Bankası’ndan 2 müdahale geldi.

Dolar/TL bugün 6.2460’a kadar tırmandı ve 24 Eylül 2018’den beri en yükseğini gördü. Euro/TL de 11 Ekim 2018’den bu yana ilk kez 7 lirayı aştı ve 7.0334’ü test etti. Sterlin/TL’de ise 8.1373 seviyesi görüldü.

Küresel piyasalarda bozulan risk iştahı ve TL’deki kayıplara paralel BIST 100 endeksi 88.700 puana kadar geriledi. Türkiye’nin 5 yıl vadeli borcunu iflasa karşı sigortalamanın maliyetini gösteren CDS’ler de 11 baz puan artışla 483 baz puana kadar yükseldi.

Döviz kurlarındaki sert artışın ardından Merkez Bankası önce 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi ve ortalama fonlama maliyetini yüzde 25.5’e yükseltecek adımı attı.

Ardından TL zorunlu karşılıkları düşürdü, yabancı parada ise artırdı. Bu adımla da piyasaya 2.8 milyar dolar likidite verilmesi ve 7.2 milyar TL ile 3 milyar dolar likidite çekilmesi sağlandı.

Kurlar ilk tepkide hafif aşağı yönlü hareket etse de bu adımlara karşın piyasada tansiyon düşmüş değil. Saat 17:10’da dolar/TL 6.2400, euro/TL 7.0290 ve sterlin/TL 8.1370 seviyelerinde işlem gördü. Aynı saatte BIST 100 de 88.950 puanda yer aldı.

Analistler, seçimin tekrar yapılacağı 23 Haziran’a kadar TL’ye yönelik risk algısının devam etmesini beklerken, S-400 ve F-35 nedeniyle ABD ile ilişkiler, TCMB’nin rezervleri, döviz tasarruf sahiplerinin TL’ye geçme isteksizliği gibi risk unsurları da göz önünde bulundurulduğunda TL’deki baskının ve kurdaki yükselişin sürmesi bekleniyor.

İçerideki risklerin yanı sıra ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının tekrar alevlenmesi küresel bazda endişe yaratıyor. ABD, Çin’den ithal edilen 200 milyar dolar değerinde ürüne uyguladığı gümrük vergisini Cuma gününden itibaren yüzde 10’dan yüzde 25’e yükseltecek. Yatırımcılar ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergilerindeki artışı durdurmaya çalışan Çin’in müzakerecisi Liu He’nin 2 günlük Washington’da temaslarını yakından izliyor.

Ekonomi

Vatandaş fırından bayat ekmek, marketten çürük sebze meyve topluyor

Malatyalı bir fırıncı ziyarete gelen siyasilere işlerin kötü gidişini anlatırken, vatandaşın sıcak ekmek almaya gücü kalmadığını, kendisinin de artık marketteki çürük meyve sebzeye yöneldiğini söyledi.

BOLD – CHP’li Veli Ağbaba’nın Malatya’da ziyaret ettiği bir fırıncı günde ekmek satışlarının 300-400 ekmeğe düştüğünü söyleyerek isyan etti.

İnsanların bayat ekmeğe yöneldiklerini söyleyen fırıncı esnafı, çalışmasına rağmen kendisinin de marketlerdeki taze meyve ve sebzeyi alamadığı anlattı.

Doğalgaz ve elektrik faturalarının belini büktüğünü söyleyen esnaf çocuklarına çikolata bile alamadığını dile getirdi.

İşte kadın kanıyla yazılan AKP tarihi

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Babacan TÜİK’e Algıları Ayarlama Enstitüsü ismi verdi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun büyüme rakamlarını gerçekçi bulmadı. Babacan, TÜİK’e ‘Algıları Ayarlama Enstitüsü’ ismi verdi.

BOLD – Partisinin 1. Milas İlçe Kongresi’nde konuşan Babacan, 13 yıl bakanlık yaptığı AKP hükumetini eleştirdi. Babacan, “Algıları Ayarlama Enstitüsü diyor ki, Türkiye ekonomisi büyüdü. G-20 ülkeleri arasında Çin’den sonra ikinci ülke olduk büyümede. Algıları Ayarlama Enstitüsü’nün yeni oyuncağı da bu. Diyorlar ki geçen yıl 1,8 büyüdük. Milli gelir arttı diyorlar. Milli gelir enflasyondan fazla arttı diyorlar.” dedi.

Türkiye’de geçen yıl çalışan sayısının 2019 yılına göre 3 milyon azaldığına işaret eden Babacan, “Ülkede çalışan sayısı azalıyor, çalışanların çalışma saatleri de azalıyor, buna rağmen ekonomi büyüyor. Bu büyümeye akıl erdiren varsa bir bana anlatsın.” diye konuştu.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

TMSF Başkanı: Mahkemelerden 1-2 onama bekliyoruz

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal’dan, yargıya talimat olarak yorumlanan bir açıklama geldi. Gülal, “2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir” dedi.

BOLD – TMSF’nin yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Gülal, fonun el koyduğu 796 şirketin 2020 yılı kârının yüzde 36 artışla 3.4 milyar TL olduğunu söyledi. Kayyım atanan şirketlerde 40 bin 61 kişinin çalıştığını kaydeden Gülal, “42.5 milyar lira aktif büyüklükle devraldığımız bu şirketlerde yüzde 65 büyüme sağlayarak 70.2 milyar lira seviyesine ulaştık. 18 milyar lira olan öz kaynak büyüklüğü yüzde 61 artışla 29.1 milyar liraya ulaştı. Şirketlerimiz 2020’yi olağanüstü performansla kapattı.” dedi.

MAHKEMELER HIZLI KARAR VERMELİ

Devletin ve TMSF’nin bu kadar fazla şirketi yönetmesinin zor olduğunu ve bu yükten kurtulması gerektiğini kaydeden Gülal, “Bu şirketler ile ilgili gelecek projeksiyonu yapmak için davaların sonuçlanması gerekir. En hızlı şekilde bu kararların çıkmasını ümit ediyorum. Müsadere kararı çıkanlar var. 2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir.” diye konuştu.

AĞRI’DA ALTIN ÇIKARACAĞIZ

Akın İpek ve ailesine ait olan ancak TMSF’nin el koyduğu Koza Altın’ın geçen yıl üretiminin azaldığını itiraf eden Gülal, şirketin cirosunun yüzde 14, net kârının yüzde 2.5 arttığını belirtti. Koza’nın Ağrı’daki Mollakara madeninde tesis kurmayı gerektirecek bir altın rezervi olduğunu belirten Gülal, “Mayıs sonu ya da Haziran itibariyle tesisimizi kuracağız. Minimum 300 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Oradan altın çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu. Gülal, Ağrı’da yaklaşık 1000 kişilik istihdam sağlanacağını aktardı.

KÂR EDEN ŞİRKETLERİ SATMIYORUZ

Gülal, mevcut şirketlerin satılıp satılmayacağına ilişkin soruya şu cevabı verdi: “Şirketin ekonomik devamlılığı tehlike arz ediyorsa şirketin satışı gündeme gelebiliyor. Koza’yı, Erciyes’i ve diğer kar eden şirketleri şu andaki hukuki altyapıyla satmamız mümkün değil. Naksan Grubu’nu satabiliriz. Royal Halı ve Naksan Plastik’in satışı ile ilgili ihale süreci yaşadık. Salgın şartları nedeniyle talip çıkmadı, önümüzdeki dönemde tekrar ihale yapmak istiyoruz.”

Halka arz konusuna ilişkin bir soruya karşılık Gülal, Erciyes Anadolu Holding, Aydınlı Grubun arz edilebileceğini belirterek, Koza’daki arz oranını artırabileceklerini söyledi.

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0