Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Çatılar sızdırıyor, duvarlar nemli

Türkiye geneli en fazla harcamayı konut ve kira için yapılıyor. Harcamaların dörtte biri kiraya giderken, bu oran asgari ücretlilerde maaşın yarıdan fazlasını geçiyor. Yeterli geliri olmayan vatandaş bakım yaptıramadığı çatısı akan evlerde, nemli duvarlar arasında yaşam mücadelesi veriyor.

EĞİTİM VE SAĞLIĞA PAY AYRILAMIYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre hanehalkları Türkiye geneli en fazla harcamayı konut ve kira için yapıyor. Kira tüketim amaçlı yapılan harcamaların içinde yüzde 24,7 ile zirvede yer alıyor. Harcamalarda ikinci sırayı yüzde 19,7 ile gıda ve alkolsüz içeceklerin, üçüncü sırayı ise yüzde 18,7 ile ulaştırma harcamaları bulunuyor. Vatandaş eğitim ve sağlığı için yeterli payı ayıramıyor.

KİRADA OTURANLARIN SAYISI ARTIYOR

Son üç yılda Türkiye’de ev sahibi olma oranı düşerken kirada oturanların oranı istikrarlı bir şekilde artıyor. TÜİK verilerine göre vatandaşların yüzde 59,1’i kendi konutlarında ikamet ederken, daha önce 23,3 olan kirada oturanların oranı ise yüzde 24,7’ye yükselmiş durumda.

EVLERE BAKIM YAPTIRILAMIYOR

Bireylerin yüzde 40,8’i konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşıyor. Sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. nedenlerle sorun yaşayanların oranı ise yüzde 36,6. Vatandaşın yüzde 22,9’u trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşıyor.

TÜİK’e göre enflasyon aylık yüzde 1.69, yıllık yüzde 19.50 arttı

Ekonomi

TMSF Başkanı: Mahkemelerden 1-2 onama bekliyoruz

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal’dan, yargıya talimat olarak yorumlanan bir açıklama geldi. Gülal, “2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir” dedi.

BOLD – TMSF’nin yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Gülal, fonun el koyduğu 796 şirketin 2020 yılı kârının yüzde 36 artışla 3.4 milyar TL olduğunu söyledi. Kayyım atanan şirketlerde 40 bin 61 kişinin çalıştığını kaydeden Gülal, “42.5 milyar lira aktif büyüklükle devraldığımız bu şirketlerde yüzde 65 büyüme sağlayarak 70.2 milyar lira seviyesine ulaştık. 18 milyar lira olan öz kaynak büyüklüğü yüzde 61 artışla 29.1 milyar liraya ulaştı. Şirketlerimiz 2020’yi olağanüstü performansla kapattı.” dedi.

MAHKEMELER HIZLI KARAR VERMELİ

Devletin ve TMSF’nin bu kadar fazla şirketi yönetmesinin zor olduğunu ve bu yükten kurtulması gerektiğini kaydeden Gülal, “Bu şirketler ile ilgili gelecek projeksiyonu yapmak için davaların sonuçlanması gerekir. En hızlı şekilde bu kararların çıkmasını ümit ediyorum. Müsadere kararı çıkanlar var. 2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir.” diye konuştu.

AĞRI’DA ALTIN ÇIKARACAĞIZ

Akın İpek ve ailesine ait olan ancak TMSF’nin el koyduğu Koza Altın’ın geçen yıl üretiminin azaldığını itiraf eden Gülal, şirketin cirosunun yüzde 14, net kârının yüzde 2.5 arttığını belirtti. Koza’nın Ağrı’daki Mollakara madeninde tesis kurmayı gerektirecek bir altın rezervi olduğunu belirten Gülal, “Mayıs sonu ya da Haziran itibariyle tesisimizi kuracağız. Minimum 300 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Oradan altın çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu. Gülal, Ağrı’da yaklaşık 1000 kişilik istihdam sağlanacağını aktardı.

KÂR EDEN ŞİRKETLERİ SATMIYORUZ

Gülal, mevcut şirketlerin satılıp satılmayacağına ilişkin soruya şu cevabı verdi: “Şirketin ekonomik devamlılığı tehlike arz ediyorsa şirketin satışı gündeme gelebiliyor. Koza’yı, Erciyes’i ve diğer kar eden şirketleri şu andaki hukuki altyapıyla satmamız mümkün değil. Naksan Grubu’nu satabiliriz. Royal Halı ve Naksan Plastik’in satışı ile ilgili ihale süreci yaşadık. Salgın şartları nedeniyle talip çıkmadı, önümüzdeki dönemde tekrar ihale yapmak istiyoruz.”

Halka arz konusuna ilişkin bir soruya karşılık Gülal, Erciyes Anadolu Holding, Aydınlı Grubun arz edilebileceğini belirterek, Koza’daki arz oranını artırabileceklerini söyledi.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Halk kahvaltıda omlet yemeğe de hasret kaldı

Resmi istatistiklere de yansıyan gıda fiyatlarındaki artış durdurulamıyor. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52 oranında arttı. Tereyağının yanına yaklaşamayan halk, sıvı yağ ile omlet yapmaya bile hasret kaldı.

BOLD – Yoksulun temel gıda ürünleri son bir yılda yüzde 50’leri aşan oranlarda zamlandı. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52, mercimek yüzde 50 arttı.

MUTFAK YANGIN YERİNE DÖNDÜ

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı gerçek hayattan uzak fiyat artışları bile yoksulun mutfağının bir yılda adeta yangın yerine döndüğünü gösterdi. Pandeminin bütün ağırlığının yaşandığı geçen yılın şubat ayından bu yılın şubat ayına kadar geçen bir yıllık sürede yoksulun mutfağına giren 50’yi aşkın temel gıda ürünü içerisinde neredeyse zam görmeyen ürün kalmadı. Birçok temel gıda ürününün fiyatı zamlarla yükselirken, geliri ve alım gücü düşen halk, boğazından kesip sofrasındaki tabağı küçülttü.

RESMİ RAKAMLAR ÇARŞI, PAZARI YANSITMIYOR

Halkın yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığı eleştirilerine uğrayan TÜİK’in çarşı, pazar ve marketlerden derlediği temel gıda maddelerinin fiyatları bile son bir yılda olağanüstü yükseldi. TÜİK’in derlediği çarşı pazar, market fiyatlarına göre, geçen yılın şubat ayında litresi 10 lira 90 kuruşa satılan ayçiçeği yağı bu yılın şubat ayında yüzde 55.4 gibi olağanüstü düzeyde artarak 16 lira 97 kuruşa fırladı. Aynı şekilde geçen yıl tanesi 54 kuruştan satılan yumurta bu yılın şubat ayında yüzde 52 artarak 82 kuruşa çıktı. 7 lira 64 lira olan mercimeğin kilosu 11 lira 47 kuruşa, portakalın kilosu 3 lira 73 kuruştan 5 lira 74 kuruşa yükseldi.

SEBZE FİYATLARI YÜZDE 40 ARTTI

Yoksulu temel gıda ürünlerine yaklaşamaz hale getiren zamlar bununla da kalmadı. Geçmişte en düşük maliyetli yemekler arasında yer alan lahana ve pırasanın fiyatı sadece bir yılda yüzde 40’lara varan oranlarda arttı. Pirinç, bulgur, ekmek, makarna, tavuk eti gibi yoksulun tenceresinden eksik olmayan gıdalar bile yüzde 20 ile yüzde 40 aralığında zamlandı. Süt ve yoğurttaki artış yüzde 20’leri aştı. Geçen yıl 29 lira olan balık bile bir yılda 40 liraya dayandı.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Ekonomi

Destek sona eriyor, patronlar 1 milyon işçiyi kapının önüne koyacak

Hükumetin koronavirüs salgını nedeniyle patronlara sunduğu teşvik, bu ay sona erecek. Destek alamayacak patronların 1 milyonun üzerinde işçiyi işten çıkarması bekleniyor. İşçiler günlük 39 lira olarak verilen nakdi destek ödemesini de alamayacak.

BOLD – Kısa çalışma ödeneğinin mart sonuna bitecek olması nedeniyle şirketler işçi çıkarmaya hazırlanıyor. İşten atılacak işçi sayısının 1 milyonu aşacağı tahmin ediliyor.

PATRONLARA 20 MİLYAR TEŞVİK VERİLDİ

İşçinin, İşsizlik Sigortası’ndaki parasından geçen yıl 20 milyar teşvik alan patronlar, şimdi desteklerin sona ereceği gerekçesiyle işçileri kapı önüne koymayı planlıyor. Pandemi sürecinde ekonomik destek paketlerinin kaynağı olan işsizlik sigortası fonu, 2020 yılını 38.2 milyar TL gelire karşılık 66.6 milyar TL giderle geride bıraktı. İşten atmaların yasaklanarak ücretsiz izin uygulaması getirilmesi nedeniyle işsizlik maaşı alamaz duruma gelen işçiler, günde 39 TL nakdi desteğe mahkum edildi. Patronlar ise hem nakdi destek, kısa çalışma ödeneği gibi yardımlar sayesinde işçilere ücretli izin vermek gibi sorumluluklardan kurtarıldı.

İŞÇİLERİN FONU HIZLA ERİYOR

Evrensel’den Birkan Bulut’un haberine göre İşsizlik Sigortası Fonu’nun Ocak ayı raporunda, fonun 2020 yılın mali tablosu ortaya çıktı. İŞKUR tarafından açıklanan gelir-gider tablosuna göre; fonun 2019 yılında toplam 131.5 milyar TL olan menkul kıymet ve nakit fon varlığı, 2020 yılında 103.2 milyar TL’ye, 2021 yılında ise 101.8 milyar TL’ye düştü. 2019 yılında fonun geliri 40.3 milyar TL’ye karşın gideri 36.4 milyar TL idi. 2020 yılında ise 38.2 milyar TL’ye karşılık toplam gider 66.6 milyar TL oldu.

İŞÇİLER GÜNDE 39 TL’YE MAHKUM EDİLDİ

İşsizlik ödeneğinden faydalananların sayısı işten atmaların yasaklanmasından dolayı düştü. Geçen yıl Nisan ayından beri işten atma olmadığı için ücretsiz izine çıkarılanlara, işsizlik sigortası fonundan karşılanmak üzere güne 39.24 TL nakdi ücret verildi. Ücretsiz izine çıkarılanlar işten atılmamış gibi görünürken, hem işsizlik oranları düşük gösteriliyor hem de işçiler günde 39 TL gibi daha düşük ücrete mahkum edildi. İŞKUR verilerine göre bu kapsamda Nisan 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında 2 milyon 471 bin 134 kişiye, 8 milyar 265 milyon 914 bin 51 TL nakdi destek ödemesi yapıldı. Desteğin bu ay sona erecek olması nedeniyle 1 milyonun üzerinde işçinin işini kaybetmesi bekleniyor.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0