Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bylock’tan yargılanan herkes için Yargıtay’dan çok kritik karar

Yargıtay’ın aldığı yeni karara göre Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’na itiraz etmeyen herkese otomatik olarak örgüt üyeliği cezası verilecek. Bu nedenle itiraz çok önemli.

Bylock konusunda uzman Avukat Murat Akkoç, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Bylock’la ilgili aldığı yeni kararı duyurdu.

Bylock kullanımının ispatında çok sayıda şüpheli durum oluşması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu yeni bir karara imza attı. Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’nı baz alan Yargıtay, bir kişi eğer bu tutanağa ya da bu tutanağın sahteliğine ilişkin itiraz etmezse, tutanağın doğru kabul edilip örgüt üyeliği cezasının verilmesini kararlaştırdı.

Durum Bylock’tan yargılanan herkesi ilgilendiriyor ve Avukat Akkoç’a göre Bylock’tan yargılanan herkes Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’na itiraz etmek zorunda.

İTİRAZ ETMEYENE TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİNDEN OTOMATİK HÜKÜM

Erkam Tufan Aytav’ın youtube kanalına konuk olan Akkoç şöyle konuştu: “Yargıtay Ceza Genel Kurulu yeni kararıyla; Eğer yargılanan kişi Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’nın içeriğindeki bilgilere itiraz etmemişse veya sahtecilik itirazında bulunmamışsa, ‘Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’nı doğru kabul et ve User ID de varsa bu kişiye terör örgütü üyeliğinden 6. Yıl 3 ay ceza ver’ dedi.

Bu nedenle Bylock’tan yargılananların tamamı, Bylock Tespit ve Değrlendirme tutanağına karşı itiraz etmeliler. İçerikler, User ID ve  şifreleri kabul etmediklerini, bunların sahte olduğunu mahkemeye yazılı beyanla itiraz etmeliler. Bu dilekçe https://by1ocksavunma.blogspot.com/?m=1 sitesinde örnek Tespit ve Değerlendirme Tutanağı itiraz dilekçesi var.

Bu itiraz hayati önemde. Yazılı yapamazlarsa mahkemede sözlü itiraz etmeliler. Çünkü Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı diyor ki, itiraz etmezsen ben bu tutanağı doğru kabul ederim. Bu durumda şu an yargılanan 35 bin kişi değil, Bylock kullandıkları şüpheli olan 95 bin kişinin tamamı terör örgütü üyeliğinden ceza alır.

Ama 35 bin kişinin User ID’si yok, bunların itirazı çok daha hayati önemde.  Bir kişi sahtecilik iddiasında bulunmuşsa ve bu iddia araştırılmamışsa, İstinaf ve Yargıtay süreçlerinde bu davanın bozulması şarttır.”

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Erdoğan’ı zorlayan ikinci Halkbank Davası

ABD’de ikinci Halkbank Davası 3 Mayıs’ta başlayacak. Yargılama, Alman Der Spiegel dergisinin ifadesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk ekonomisini korkunç bir duruma sokabilir.

BOLD – Amerika Birleşik Devletleri’nde Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir dava var. Davanın sonunda Halkbank’a 20 milyar dolarlık bir ceza kesilebileceği ifade ediliyor. Reza Zarrab’ın itirafları davada önemli rol oynuyor. Biden’lı yeni dönemde Erdoğan için tünelin ucunda ışık görünmüyor.

Okumaya devam et

Gündem

Gergerlioğlu kararını onayan Yargıtay, IŞİD’lilerin dosyasını bekletiyor

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının sorumlularına verilen cezayı görmezden gelen Yargıtay, insan hakları mücadelesiyle iktidarın sabrını taşıran Gergerlioğlu’nun dosyasını gündemine alıp cezayı onadı.

BOLD – Yargıtay, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun barış yanlısı bir paylaşımı nedeniyle verilen cezayı onadı. Karar Meclis’te okunursa Gergerlioğlu hapse girecek.

t24.com.tr’den Gökçer Tahincioğlu, Gergerlioğlu’nun hapis cezası kararını jet hızıyla gündemine alan Yargıtay’ın IŞİD dosyalarını yıllardır beklettiğine dikkat çekti. Tahincioğlu, IŞİD’lilerin dosyalarının Yargıtay’da 3 ile 5 yıldır dondurulduğunu yazdı.

Yargıtay’ın bu tutumunu eleştiren Tahincioğlu’nun “O bombalar nasıl patladı: IŞİD beklesin, Gergerlioğlu’nu mahkûm edelim” başlıklı yazısı:

ARTIK YAPILANLAR KAVRAMLARLA AÇIKLANAMIYOR

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Türkiye, ne zamandır, “etik ve ahlak” üzerine konuşulamayacak bir ülke. Bir zamanlar, “iki yüzlü ahlak” üzerine konuşmak, etikle ahlakın benzerlikleri ve farkları üzerine yorum yaparak, olanı biteni yorumlamak mümkündü belki.

Sonrasında ahlak, kavramsal olarak, muhafazakârlığın amentülerinden biri haline geldi ve sadece mahalle baskısı, başkalarının hayatı üzerine ahkam kesmenin aracı olarak kullanıldı.

Etik de eğilip bükülen, felsefe ile bağı kopartılan kavramlardan birine dönüştü.

Ama konuşulamamasının nedeni aslında bunlar değil.

Eski ve yeni Türkiye gibi nafile ve gerçekten uzak karşılaştırmalar yapmak da değil.

Konuşulamamasının nedeni, artık birçok eylemin, yapılıp edilenlerin “naif” kavramlarla açıklanamayacak olması. O kavramların, doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, eksik kalması…

IŞİD’LİLER KISA SÜREDE SERBEST BIRAKILDI

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının mimarlarından İlhami Balı, ismi, IŞİD’in sınır emiri olarak bilinmeden önce de devlet tarafından tanınıyordu.

Balı, niyetini gizlemeyenlerden biriydi.

Defalarca dinlemeye takılmıştı.

2010 ve öncesinde El Kaide’nin Türkiye yapılanması içinde yer almıştı ve bomba yapımına yönelik malzemelerin temini, saklanması dahil birçok eyleme imza atmıştı.

Balı, uzunca bir takibin ardından yakalandı ama çok kısa bir süre cezaevinde kaldı. Adana ve çevresinde “Sanayi grubu” olarak bilinen El Kaide bağlantılı bu grupta Balı’nın dışında, Mehmet Gök ve Hasan Aydın da vardı. Çok kısa süre cezaevinde tutulup, serbest bırakılan bu isimler, davada yargılanan diğer üç sanıkla birlikte 2015’te 6 ila 8 yıl arasında hapse mahkûm edildiler.

Ancak artık ortada yoklardı.

Balı, o tarihte, çoktan IŞİD’e katılmıştı ve Türkiye’nin sınır emiri olarak görev yapıyordu.

Hasan Aydın, daha sonra yeniden yakalanıp serbest bırakılmıştı ve IŞİD saflarına, Suriye’ye geçmişti.

Mehmet Gök de Gaziantep grubu içinde faaliyet göstermeye başlamıştı.

YARGITAY 3 YILDA ANCAK ESAS NUMARASI VEREBİLDİ

Bu dosya, 2016’da Yargıtay’a geldi.

Yargıtay’da dosyaya sadece esas numarası verilmesi bile üç yıl sürdü. 2019’da nihayet Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde esas numarası alabildi.

Hemen burada bir virgül koymak gerekiyor.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, terör suçlarının temyiz incelemesini yapan, mühim bir daire.

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki 2 yıl 6 aylık hapis cezasını 19 Şubat’ta onamasıyla gündeme geldi.

Gergerlioğlu, internet sitelerinde yayımlanan yazıları sosyal medya hesabından paylaştığı için hapse mahkûm edildi. Eylemi bundan ibaret. Çözüm süreci devam ederken bu eylemleri yapsa ya da bir başka partiden olsa cezalandırılması bir yana, alkışlanacaktı. Türkiye’deki adalet sisteminin dönemlere, kişilere göre nasıl eğilip bükülebildiğinin sıcak kanıtı.

Gergerlioğlu’nun ceza aldığı eylemiyle ilgili iddianame, 4 Ağustos 2017’de hazırlandı. “Propaganda” ile suçlanan Gergerlioğlu, hızlı bir yargılama sonunda, 21 Şubat 2018’de hapse mahkûm edildi. Hemen ardından, 24 Haziran 2018 seçiminde milletvekili seçilmesine rağmen yargılaması durdurulmadı. Oysa, dokunulmazlık kapsamında olmayan suçlar arasında o güne kadar “propaganda” geçmiyordu. Gergerlioğlu söz konusu olunca, bu tartışılmadı bile.

KARAR TBMM’DE OKUNURSA GERGERLİOĞLU HAPSE GİRECEK

Sürdürülen yargılama sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, 7 Aralık 2018’de Gergerlioğlu’nun istinaf başvurusunu reddetti. Yargı paketiyle 5 yılın altındaki suçlar için Yargıtay yolu açılmasa, aslında ceza o sırada kesinleşecekti. Ancak dosya paket sayesinde Yargıtay’a taşındı.

IŞİD’lilerin dosyasını yıllardır bekleten Yargıtay, Gergerlioğlu için o kadar beklemeye gerek görmedi. Özellikle “sabır taşıran”, çıplak arama tartışmalarından hemen sonra Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dosyayı gündemine aldı ve 21 sayfalık bir kararla verilen cezayı onadı.

Bu cezanın TBMM Genel Kurulu’nda okunması halinde, Gergerlioğlu, cezaevine girecek. Üstelik Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu ile ilgili verdiği, “dokunulmazlık sürmeliydi” kararı ortadayken.

Şimdi IŞİD dosyasına dönebiliriz.

IŞİD’İN ÖNEMLİ İSİMLERİ HALA ARANIYOR

İlhami Balı, cezasının onanmadığı, elini kolunu sallayarak IŞİD saflarına geçtikten sonra yüzlerce kişiyi Türkiye sınırından Suriye’ye taşıdı. Yakıldıkları resmi makamlarca hâlâ kabul edilmeyen iki askerin kaçırılması dahil, sınırdaki onlarca eyleme imza attı. 10 Ekim Gar Katliamı başta olmak üzere, IŞİD’in Türkiye’deki bombalı saldırılarının tamamında, sınırdaki geçişlerde, planlamalarda görev alan bir numaralı isimdi. Halen firari olarak, “kırmızı bültenle” aranıyor.

Hasan Aydın, 2016’da, IŞİD’in yakarak öldürdüğü iki askerin videosunu çeken ve paylaşan isim. Tahliye olduktan bir süre sonra Suriye’ye geçerken bir kez daha yakalandı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sadece bir yıl sonra bu eyleme imza attı.

Mehmet Gök’ün onlarca telefon konuşması dinlemeye takıldı. Sınırdaki insan kaçakçılığının Türkiye tarafındaki etkin isimlerinden biriydi. Ancak ne hikmetse ne operasyon yapıldı kendisine ne hakkında yeni telefon dinleme kararları çıkartıldı. Brüksel’deki bombalı saldırılardan, Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik bombalı saldırıya kadar pek çok eylemde izine rastlanan Gök, Diyarbakır saldırısı davasında kısa süre sonra beraat etti. Gerekçe, dinlenen telefonların kendisine ait olduğuna yönelik somut kanıt bulunamamasıydı…

KANLI EYLEMLERİN MİMARLARI İLE İLGİLİ KESİNLEŞEN BİR KARAR YOK

Kanlı eylemlerin mimarı bu isimler hakkında Türkiye’de halen kesinleşmiş yargı kararı yok.

Dosyaları Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin önünde duruyor.

Gergerlioğlu, çok daha tehlikeli bir isim olacak ki daire, dosyasına öncelik verdi.

Basın açıklaması, protesto yürüyüşü gibi demokratik hak niteliğinde kalabilecek ancak terör kapsamında değerlendirilen sürüyle dosyaya öncelik verdiği gibi.

Elbette vardır tüm bunların bir hikmeti.

Ancak rafta saklansa da unutulmuyor o dosyalar, zamana bırakılsa da bu yapılanlar unutulmuyor.

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Gündem

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Emniyet Genel Müdürlüğü 600 bin gaz kapsülü, 5 bin adet kalkan ve TOMA suyunda kullanılmak üzere 40 ton gaz solüsyonu; jandarma ise 20 bin metal kelepçe, biber gazı, cop ve robocop teçhizatı alacak. Bu ihaleler toplumsal olaylara hazırlık olarak yorumlandı.

BOLD – İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı, binlerce gaz kapsülü, kalkan, TOMA’larda kullanılan suyun içerisine karıştırılan gaz solüsyonu ile kelepçe, cop ve robocop teçhizatı alımı için ihaleler düzenledi.

BİBER GAZI, SİS BOMBASI VE KALKAN ALINACAK

Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre Emniyet Genel Müdürlüğü, biber gazı kapsülü, biber gazı spreyi, biber gazı solüsyonu ve binlerce şeffaf kalkan alımı için 10 Mart ile 17 Mart tarihleri arasında dört ayrı ihale düzenleyeceğini açıkladı. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre emniyet 10 Mart’ta “OC Gaz Solüsyonu / 40 bin kg” adı altında tam 40 ton TOMA’larda kullanılan suyun içine karıştırılan gaz solüsyonu, “3 bin adet OC Gaz Spreyi alımı” adı altında 3 bin adet 400 mililitrelik biber gazı spreyi, 11 Mart’ta “40 milimetrelik gaz fişeği ve 40 milimetrelik sis fişeği” adı altında 600 bin biber gaz kapsülü ve 20 bin adet sis bombası ve 17 Mart’ta “2 Kısım Şeffaf Kalkan alımı” adı altında üç bini büyük boy ve iki bini de küçük boy olmak üzere toplam beş bin adet şeffaf kalkan alımı için ihaleye çıkacak.

JANDARMA DA TOPLUMSAL OLAYLAR İÇİN MALZEME ALACAK

Jandarma Genel Komutanlığı da 16 Mart tarihinde “6 Kalem Toplumsal Olaylara Müdahale Malzemesi” adı awltında bir ihale düzenledi. İhale ilanında alınacak malzemelerin sayısına yer verilmezken “ Vücut koruyucu teçhizat (robocop teçhizatı), vizörlü kask, şeffaf kalkan, cop, teleskobik cop ve göz yaşartıcı gaz” alınacağı ifade edildi. Ayrıca, Jandarma Genel Komutanlığı, 17 Mart’ta da ‘20 bin adet metal kelepçe’ alımı için ihale yapılacağını açıkladı.

İHALE SONUÇLARI GİZLİ TUTULUYOR

Savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarıyla ilgili ya da gizlilik içinde yürütülmesi gereken ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi olmadığı için ihalelerin sonuç ilanları açıklanmıyor. Bu tür ihalelerin sadece ilanı yayımlanırken ihalelerin hangi şirkete ve kaç milyon TL’ye verildiği gizli tutuluyor.

 

 

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0