Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Vekilden Soylu’ya: 7 Haziran – 1 Kasım terör iklimi tekrarlanmasın

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yapılan “DEAŞ, Türkiye içerisinde son 2,5-3 yılda hiç olmadığı kadar hareketli” açıklamasını soru önergesi ile Meclis gündemine taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker “Bu açıklama akıllara AKP’nin tek başına iktidar olamadığı 7 Haziran seçimlerinin ardından 1 Kasım’a kadar geçen karanlık ve terörize edilmiş süreci getiriyor. Ancak herkes bilmeli ki ‘İstanbul’u verin, bu iş huzur içinde çözülsün’ tehditleri ile kimseyi korkutamazlar” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yapılan “DEAŞ, Türkiye içerisinde son 2,5-3 yılda hiç olmadığı kadar hareketli” açıklaması kamuoyunda ciddi bir tedirginlik ve tepkiye yol açmıştı.

31 Mart 2019 seçimlerinde İstanbullular tarafından seçilen Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının elinden alınması ve seçimin 23 Haziran’da tekrarlanması kararının hemen ardından yapılan bu açıklamanın AKP’nin tek başına hükümet kuracak sayıya ulaşamadığı 7 Haziran 2015 seçimleri ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında ülkemizin yaşadığı karanlık ve terörize edilmiş seçim sürecini hatırlattığını söyleyen CHP’li Şeker, Suruç katliamı ve Ankara Garı katliamına ilişkin ortaya çıkan istihbarat bilgilerini hatırlattı.

AKP PATLAMALARIN ARAŞTIRILMASINI İSTEMEMİŞTİ

20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta IŞİD eliyle gerçekleştirilen saldırıda 33 canımızı kaybederken 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleştirilen Gar Katliamı’nda 107 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

10 Ekim katliamının ardından hazırlanan müfettiş raporlarına göre IŞİD tarafından gerçekleştirilen saldırının istihbarat ve Emniyet tarafından bilindiğini söyleyen CHP’li Şeker, “Katliam günü dahil olmak üzere Ankara Emniyeti’ne gönderilen 66 istihbarat raporunun içerisinde intihar bombacısı Yunus Emre Alagöz’ün ismi dahi yazıyordu. Katliamların ardından gerçekleşen mahkeme sürecinde incelenen dinleme kayıtlarına göre, Suruç katliamını gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman Alagöz ile Yunus Emre Alagöz’ün kanlı eylem ve katliamlara hazırlandıklarının tespit edildiği ancak önlemedikleri ortaya çıktı. Bu karanlık sürecin aydınlatılmasını hedefleyen araştırma komisyonu kurulması önerilerimiz de AKP tarafından reddedildi” diye konuştu.

Türkiye tarihinde yaşanan en büyük katliamın ardından dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından söylenen ‘Şimdi Ankara’da ki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz oylarımızda bir yükseliş trendi var’ ifadesi ile 7 Haziran öncesi Recep Tayyip Erdoğan tarafından ifade edilen ‘400 vekil verin, bu iş huzur içinde çözülsün’ açıklamasını da hatırlatan CHP’li Şeker, “AKP yine benzer söylemler ile İstanbul seçimleri öncesi kamuoyunda endişe ve tedirginlik yaratmak istiyor” dedi.

 

IŞİD’lİ TERÖRİSTLER SERBEST BIRAKILMIŞTI

2018 yılı içerisinde basına yansıyan haberlere göre IŞİD saflarında silahlı faaliyet yürüten ve arananlar listesinde 1 milyon 500 bin TL ödül ile mavi listede bulunan Ayşenur İnci isimli teröristin 15 Aralık tarihinde Habur sınır kapısında güvenlik kuvvetlerine teslim olmasının ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince serbest bırakıldığını, gelen kamuoyu tepkisi üzerine tekrar tutuklandığını söyleyen CHP’li Şeker, “Ayşenur İnci gibi terör listesinde yer aldığı halde serbest bırakılan başka teröristlerin olup olmadığına ilişkin verdiğim soru önergesi bugüne dek cevaplanmayı bekliyor. Cezaevlerinden 100’e yakın Hizbullah yöneticisinin daha serbest bırakıldığı, cezaevinde ağır cezaya mahkûm Hizbullah hükümlüsü kalmadığı söyleniyor. Vatandaşlarda ‘IŞİD’liler ellerini kollarını sallayarak aramızda gezebiliyor’ paniği mevcut” dedi.

KATLİAM TEHLİKESİ BULUNMAKTA MI?

CHP’li Şeker, “Yakın geçmişimizde AKP’nin siyasi iktidarı kaybetmesinin ardından yaşanan böylesi bir tablonun sonrasında AKP’nin 31 Mart’ta İstanbul seçimlerini kaybetmesiyle birlikte bizzat İçişleri Bakanı tarafından yapılan “IŞİD hareketliliği” açıklaması alınan istihbaratlar üzerine gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı sorusunu da beraberinde getirmiştir” diyerek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan aşağıdaki sorulara yanıt istedi:

İçişleri Bakanı tarafından yapılan IŞİD hareketliliği açıklaması “İstanbul’u verin, bu iş huzur içinde çözülsün” anlamına mı gelmektedir?
Ülkemizde IŞİD tarafından bir hareketlilik yaşandığı yönünde alınan istihbaratlara ilişkin, 7 Haziran – 1 Kasım arası yaşanan vahim tablonun bir kez daha yaşanmaması için bu sefer gerekli tedbirlerin alınması düşünülmekte midir?
Suruç ve Ankara katliamları öncesinde yapılan dinlemelerde kanlı faaliyetlerin planlandığı tespit edilmiş ancak önlenmemişken, bugün itibariyle dinleme ya da başka istihbarat yöntemleri neticesinde öngörülen ya da tespit edilen başka kanlı faaliyet ya da katliam tehlikeleri bulunmakta mıdır?
7 Haziran sonrası IŞİD eliyle gerçekleştirilen saldırılar öncesinde IŞİD faaliyetlerine ilişkin çok sayıda rapor ve istihbaratın mevcut olduğu düşünülürse, bu istihbaratların gerektirdiği tedbirleri almayan sorumlular hakkında herhangi bir idari ve adli soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldı ise nasıl sonuçlanmıştır?
Şimdiye dek kırmızı, mavi, yeşil, turuncu ve gri listelerde yer alırken yakalanan ya da kendiliğinden teslim olan IŞİD mensubu teröristlerden Ayşegül İnci gibi serbest bırakılan ve hali hazırda serbest bir şekilde sokaklarda dolaşabilen IŞİD ve diğer terör örgütlerine mensup kişiler var mıdır? Varsa isimleri nelerdir?

Gündem

Gergerlioğlu kararını onayan Yargıtay, IŞİD’lilerin dosyasını bekletiyor

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının sorumlularına verilen cezayı görmezden gelen Yargıtay, insan hakları mücadelesiyle iktidarın sabrını taşıran Gergerlioğlu’nun dosyasını gündemine alıp cezayı onadı.

BOLD – Yargıtay, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun barış yanlısı bir paylaşımı nedeniyle verilen cezayı onadı. Karar Meclis’te okunursa Gergerlioğlu hapse girecek.

t24.com.tr’den Gökçer Tahincioğlu, Gergerlioğlu’nun hapis cezası kararını jet hızıyla gündemine alan Yargıtay’ın IŞİD dosyalarını yıllardır beklettiğine dikkat çekti. Tahincioğlu, IŞİD’lilerin dosyalarının Yargıtay’da 3 ile 5 yıldır dondurulduğunu yazdı.

Yargıtay’ın bu tutumunu eleştiren Tahincioğlu’nun “O bombalar nasıl patladı: IŞİD beklesin, Gergerlioğlu’nu mahkûm edelim” başlıklı yazısı:

ARTIK YAPILANLAR KAVRAMLARLA AÇIKLANAMIYOR

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Türkiye, ne zamandır, “etik ve ahlak” üzerine konuşulamayacak bir ülke. Bir zamanlar, “iki yüzlü ahlak” üzerine konuşmak, etikle ahlakın benzerlikleri ve farkları üzerine yorum yaparak, olanı biteni yorumlamak mümkündü belki.

Sonrasında ahlak, kavramsal olarak, muhafazakârlığın amentülerinden biri haline geldi ve sadece mahalle baskısı, başkalarının hayatı üzerine ahkam kesmenin aracı olarak kullanıldı.

Etik de eğilip bükülen, felsefe ile bağı kopartılan kavramlardan birine dönüştü.

Ama konuşulamamasının nedeni aslında bunlar değil.

Eski ve yeni Türkiye gibi nafile ve gerçekten uzak karşılaştırmalar yapmak da değil.

Konuşulamamasının nedeni, artık birçok eylemin, yapılıp edilenlerin “naif” kavramlarla açıklanamayacak olması. O kavramların, doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, eksik kalması…

IŞİD’LİLER KISA SÜREDE SERBEST BIRAKILDI

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının mimarlarından İlhami Balı, ismi, IŞİD’in sınır emiri olarak bilinmeden önce de devlet tarafından tanınıyordu.

Balı, niyetini gizlemeyenlerden biriydi.

Defalarca dinlemeye takılmıştı.

2010 ve öncesinde El Kaide’nin Türkiye yapılanması içinde yer almıştı ve bomba yapımına yönelik malzemelerin temini, saklanması dahil birçok eyleme imza atmıştı.

Balı, uzunca bir takibin ardından yakalandı ama çok kısa bir süre cezaevinde kaldı. Adana ve çevresinde “Sanayi grubu” olarak bilinen El Kaide bağlantılı bu grupta Balı’nın dışında, Mehmet Gök ve Hasan Aydın da vardı. Çok kısa süre cezaevinde tutulup, serbest bırakılan bu isimler, davada yargılanan diğer üç sanıkla birlikte 2015’te 6 ila 8 yıl arasında hapse mahkûm edildiler.

Ancak artık ortada yoklardı.

Balı, o tarihte, çoktan IŞİD’e katılmıştı ve Türkiye’nin sınır emiri olarak görev yapıyordu.

Hasan Aydın, daha sonra yeniden yakalanıp serbest bırakılmıştı ve IŞİD saflarına, Suriye’ye geçmişti.

Mehmet Gök de Gaziantep grubu içinde faaliyet göstermeye başlamıştı.

YARGITAY 3 YILDA ANCAK ESAS NUMARASI VEREBİLDİ

Bu dosya, 2016’da Yargıtay’a geldi.

Yargıtay’da dosyaya sadece esas numarası verilmesi bile üç yıl sürdü. 2019’da nihayet Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde esas numarası alabildi.

Hemen burada bir virgül koymak gerekiyor.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, terör suçlarının temyiz incelemesini yapan, mühim bir daire.

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki 2 yıl 6 aylık hapis cezasını 19 Şubat’ta onamasıyla gündeme geldi.

Gergerlioğlu, internet sitelerinde yayımlanan yazıları sosyal medya hesabından paylaştığı için hapse mahkûm edildi. Eylemi bundan ibaret. Çözüm süreci devam ederken bu eylemleri yapsa ya da bir başka partiden olsa cezalandırılması bir yana, alkışlanacaktı. Türkiye’deki adalet sisteminin dönemlere, kişilere göre nasıl eğilip bükülebildiğinin sıcak kanıtı.

Gergerlioğlu’nun ceza aldığı eylemiyle ilgili iddianame, 4 Ağustos 2017’de hazırlandı. “Propaganda” ile suçlanan Gergerlioğlu, hızlı bir yargılama sonunda, 21 Şubat 2018’de hapse mahkûm edildi. Hemen ardından, 24 Haziran 2018 seçiminde milletvekili seçilmesine rağmen yargılaması durdurulmadı. Oysa, dokunulmazlık kapsamında olmayan suçlar arasında o güne kadar “propaganda” geçmiyordu. Gergerlioğlu söz konusu olunca, bu tartışılmadı bile.

KARAR TBMM’DE OKUNURSA GERGERLİOĞLU HAPSE GİRECEK

Sürdürülen yargılama sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, 7 Aralık 2018’de Gergerlioğlu’nun istinaf başvurusunu reddetti. Yargı paketiyle 5 yılın altındaki suçlar için Yargıtay yolu açılmasa, aslında ceza o sırada kesinleşecekti. Ancak dosya paket sayesinde Yargıtay’a taşındı.

IŞİD’lilerin dosyasını yıllardır bekleten Yargıtay, Gergerlioğlu için o kadar beklemeye gerek görmedi. Özellikle “sabır taşıran”, çıplak arama tartışmalarından hemen sonra Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dosyayı gündemine aldı ve 21 sayfalık bir kararla verilen cezayı onadı.

Bu cezanın TBMM Genel Kurulu’nda okunması halinde, Gergerlioğlu, cezaevine girecek. Üstelik Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu ile ilgili verdiği, “dokunulmazlık sürmeliydi” kararı ortadayken.

Şimdi IŞİD dosyasına dönebiliriz.

IŞİD’İN ÖNEMLİ İSİMLERİ HALA ARANIYOR

İlhami Balı, cezasının onanmadığı, elini kolunu sallayarak IŞİD saflarına geçtikten sonra yüzlerce kişiyi Türkiye sınırından Suriye’ye taşıdı. Yakıldıkları resmi makamlarca hâlâ kabul edilmeyen iki askerin kaçırılması dahil, sınırdaki onlarca eyleme imza attı. 10 Ekim Gar Katliamı başta olmak üzere, IŞİD’in Türkiye’deki bombalı saldırılarının tamamında, sınırdaki geçişlerde, planlamalarda görev alan bir numaralı isimdi. Halen firari olarak, “kırmızı bültenle” aranıyor.

Hasan Aydın, 2016’da, IŞİD’in yakarak öldürdüğü iki askerin videosunu çeken ve paylaşan isim. Tahliye olduktan bir süre sonra Suriye’ye geçerken bir kez daha yakalandı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sadece bir yıl sonra bu eyleme imza attı.

Mehmet Gök’ün onlarca telefon konuşması dinlemeye takıldı. Sınırdaki insan kaçakçılığının Türkiye tarafındaki etkin isimlerinden biriydi. Ancak ne hikmetse ne operasyon yapıldı kendisine ne hakkında yeni telefon dinleme kararları çıkartıldı. Brüksel’deki bombalı saldırılardan, Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik bombalı saldırıya kadar pek çok eylemde izine rastlanan Gök, Diyarbakır saldırısı davasında kısa süre sonra beraat etti. Gerekçe, dinlenen telefonların kendisine ait olduğuna yönelik somut kanıt bulunamamasıydı…

KANLI EYLEMLERİN MİMARLARI İLE İLGİLİ KESİNLEŞEN BİR KARAR YOK

Kanlı eylemlerin mimarı bu isimler hakkında Türkiye’de halen kesinleşmiş yargı kararı yok.

Dosyaları Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin önünde duruyor.

Gergerlioğlu, çok daha tehlikeli bir isim olacak ki daire, dosyasına öncelik verdi.

Basın açıklaması, protesto yürüyüşü gibi demokratik hak niteliğinde kalabilecek ancak terör kapsamında değerlendirilen sürüyle dosyaya öncelik verdiği gibi.

Elbette vardır tüm bunların bir hikmeti.

Ancak rafta saklansa da unutulmuyor o dosyalar, zamana bırakılsa da bu yapılanlar unutulmuyor.

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Gündem

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Emniyet Genel Müdürlüğü 600 bin gaz kapsülü, 5 bin adet kalkan ve TOMA suyunda kullanılmak üzere 40 ton gaz solüsyonu; jandarma ise 20 bin metal kelepçe, biber gazı, cop ve robocop teçhizatı alacak. Bu ihaleler toplumsal olaylara hazırlık olarak yorumlandı.

BOLD – İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı, binlerce gaz kapsülü, kalkan, TOMA’larda kullanılan suyun içerisine karıştırılan gaz solüsyonu ile kelepçe, cop ve robocop teçhizatı alımı için ihaleler düzenledi.

BİBER GAZI, SİS BOMBASI VE KALKAN ALINACAK

Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre Emniyet Genel Müdürlüğü, biber gazı kapsülü, biber gazı spreyi, biber gazı solüsyonu ve binlerce şeffaf kalkan alımı için 10 Mart ile 17 Mart tarihleri arasında dört ayrı ihale düzenleyeceğini açıkladı. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre emniyet 10 Mart’ta “OC Gaz Solüsyonu / 40 bin kg” adı altında tam 40 ton TOMA’larda kullanılan suyun içine karıştırılan gaz solüsyonu, “3 bin adet OC Gaz Spreyi alımı” adı altında 3 bin adet 400 mililitrelik biber gazı spreyi, 11 Mart’ta “40 milimetrelik gaz fişeği ve 40 milimetrelik sis fişeği” adı altında 600 bin biber gaz kapsülü ve 20 bin adet sis bombası ve 17 Mart’ta “2 Kısım Şeffaf Kalkan alımı” adı altında üç bini büyük boy ve iki bini de küçük boy olmak üzere toplam beş bin adet şeffaf kalkan alımı için ihaleye çıkacak.

JANDARMA DA TOPLUMSAL OLAYLAR İÇİN MALZEME ALACAK

Jandarma Genel Komutanlığı da 16 Mart tarihinde “6 Kalem Toplumsal Olaylara Müdahale Malzemesi” adı awltında bir ihale düzenledi. İhale ilanında alınacak malzemelerin sayısına yer verilmezken “ Vücut koruyucu teçhizat (robocop teçhizatı), vizörlü kask, şeffaf kalkan, cop, teleskobik cop ve göz yaşartıcı gaz” alınacağı ifade edildi. Ayrıca, Jandarma Genel Komutanlığı, 17 Mart’ta da ‘20 bin adet metal kelepçe’ alımı için ihale yapılacağını açıkladı.

İHALE SONUÇLARI GİZLİ TUTULUYOR

Savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarıyla ilgili ya da gizlilik içinde yürütülmesi gereken ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi olmadığı için ihalelerin sonuç ilanları açıklanmıyor. Bu tür ihalelerin sadece ilanı yayımlanırken ihalelerin hangi şirkete ve kaç milyon TL’ye verildiği gizli tutuluyor.

 

 

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Gündem

4 milyonluk ziyaret: Başkanın makamına gitti, ihaleyi kaptı

Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’u makamında ziyaret eden AKP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Arıkan, ziyarette 4 milyon liralık ihaleyi kaptı. Arıkan, geçen yıl 118 milyon TL borç açıklayan belediyeden yapımı devam eden gençlik merkezinin yapım işini aldı.   

BOLD – AKP’li Eyyübiye Belediyesi’nin 4 milyon TL maliyetli Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin ihalesini, AKP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Arıkan’ın şirketi kazandı. İhale ile ilgili imzalar atıldı.

İHALEYE DÖRT TEKLİF VERİLDİ

BirGün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre kamu ihaleleri ile AKP’lilere sağlanan ayrıcalıklara bir yenisi daha eklendi. Geçen yıl 118 milyon TL borç açıklayan AKP’li Eyyübiye Belediyesi’nin, ilçede inşası devam eden Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin yapım işi AKP’li birisine verildi. 4 milyon liraya yapılacak Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin yapım işi için 20 Ocak’ta gerçekleştirilen ihaleye dört şirket teklif verdi. Teklifler üzerinde değerlendirme yapan belediye yönetimi, bir teklifi geçersiz sayarak sayıyı üçe düşürdü. İhaleye verilen teklifler üzerinde yapılan son değerlendirmenin ardından 10 Şubat tarihinde imzalar atıldı.

İHALE SÜRECİNDE İKİ KEZ ZİYARET ETTİ

İhale, 4 milyon 66 bin TL karşılığında Arıkan Gıda Maddeleri Giyim Dayanıklı Tüketim Maddeleri Pazarlama isimli şirkete bırakıldı. Merkezi Sicil Kayıt Sistemi’ndeki bilgilere göre, Eyyübiye ilçesinin AKP teşkilatında Yönetim Kurulu Üyesi olan İsmail Arıkan şirketin ortakları arasında yer alıyor. Arıkan, “Süleyman Şah Gençlik Merkezi Yapım İşi” ihalesinin onay tarihinden bir, ihalenin gerçekleştiği tarihten ise 12 gün önce Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’u makamında ziyaret etti. Arıkan, ziyareti sosyal medyada “Başkanımız Mehmet Kuş’u ziyaret ettik” diye duyurmuştu.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0