Bizimle iletişime geçiniz

Politika

HDP YSK Temsilcisi Tiryaki: YSK tarihinin en büyük meşrutiyet krizini yaşıyor

HDP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararına ilişkin YSK’nın açıkladığı gerekçeli karardaki muhalefet şerhinin karardan daha hukuki olduğunu ifade etti. Tiryaki, YSK’nın tarihinin en büyük meşrutiyet kriziyle karşı karşıya kaldığını da söyledi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nın, 250 sayfalık gerekçeli kararında, AKP-MHP ittifakının seçim sonuçlarının ardından sarıldığı ‘oylar çalındı’ iddiasına dair gerekçeler yer almazken, iptal kararı 754 sandık başkanının kamu görevlisi olmaması ve kimi oy sayım döküm cetvellerinde imza bulunmaması gerekçelerine dayandırıldı.

YSK 31 MART SEÇİMLERİ KARARLARIYLA MEŞRUİYETİNİ YİTİRDİ

16 Nisan referandumu sonrasında güvenirliğini tartışırlır hale gelen YSK’nın 31 Mart seçimleri kararıyla meşrutiyetini de yitirdiğini söyleyen Tiryaki, “Özellikle KHK ile ihraç edilmiş 6 belediye başkanlığımızın bir biçimde gasp edilmesine onay vermesi buna örnektir. Ardından 57 meclis üyemizin verilen mazbataları iptal edildi. İstanbul kararı ile beraber YSK tarihinin en büyük meşrutiyet krizini yaşıyor. Ortalama bir yurttaş bu ülkede artık YSK kararına güvenmiyor. Siyasi saiklerle hareket edildiğini ve iktidarın talepleri doğrultusunda karar verildiğini düşünüyorlar” dedi.

GEREKÇELİ KARARIN ÖZÜ SADECE 8-10 SAYFA

Tiryaki, YSK’nin gerekçeli kararını değerlendirdi. Kararın özünü sadece 8-10 sayfanın oluşturduğunu belirten Tiryaki, “601 tane oy kullanmaması gereken kısıtlı seçmen, hükümlü olduğu halde oy kullanmaması gereken 99 seçmen ve yerlerine oy kullanılmış 6 ölü seçmenin ayrıntılı bilgilerine yer veriliyor. Özünü oluşturan bölüm 8-10 sayfalık. Yani sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmadığına ilişkin bölüm” dedi.

TARTIŞILAN SAYI SAYI 155 İKEN, 754’E ÇIKTI!

YSK’de yapılan tartışmalar sırasında kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının sayısının 155 olarak geçtiğini aktaran Tiryaki, bu sayının kararda 754 kişiye çıktığına dikkat çekti. Tiryaki, şunları dile getirdi: “Bunun yaklaşık 530 tanesi özel eğitim kurumlarında görevli öğretmenler, yani bunlar aslında kamu görevlisi olarak sayılmaktadır. Dolayısıyla kamu görevlisi olup olmadığı tartışmalı bir alanda çalışan kişilerin kamu görevlisi değilmiş gibi listeler halinde yazılması ve kararın gerekçesinde yer alması YSK’nin kararını zayıflatan bir durum.”

GEREKÇEDE İNANDIRICI BİRŞEY YOK

Tiryaki, “Herhalde 100 tane kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı yazılmış olsa, bu kadar etki etmeyeceğini düşünmüş olmalılar ki kuruma 754 kişinin tamamı verilmiş. Bunun yanı sıra özel sağlık kuruluşunda çalışan sağlıkçılar, avukatlar, emekli polisler, mali müşavirler var. Dolayısıyla rakam şişirilmiş gibi. Tek başına kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık kurulu başkanı olarak belirlenmesinin seçim sonuçlarına nasıl etki ettiği, seçimin şaibeli hale nasıl getirdiğine dair kararın gerekçesinde inandırıcı hiçbir şey yok.” ifadelerini kullandı.

SAYIM DÖKÜM CETVELİ HİÇ BU KADAR ÖNEMLİ OLMAMIŞTI

Tiryaki sayım döküm cetvellerine ilişkin ise şunları söyledi: “Bu 108 sayım döküm cetvelinden 90 tanesi esasen eksik. Bir kısmına isimler yazılmış bazıları imza atmış, bazıları imza atmamış. YSK’nın tarihinde sayım döküm cetveline bu kadar anlam yüklediği seçim olmadı. YSK ve siyasi partiler esasen sandık sonuç tutanağına dikkat ettiler. Sandık sonuç tutanağı olmayan tek bir sandık yok. 31 bin 281 sandıkta oy kullanıldı ve bunların tamamının ıslak imzalı sandık tutanakları var. Sayım döküm cetveli sadece sandık tutanağını doldurmak için gereken bilgileri içeriyor.”

https:/2019/05/23/saadetin-adayi-ysk-kararini-yorumladi-kim-olursa-olsun-burada-yapilan-bir-haksizliktir/

Politika

Saray’dan korona açıklaması: Geçen yıl umut ediyorduk ama olmadı!

Koronavirüs krizini doğru yönetemediği için eleştirilen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayram sonrası ‘normalleşme’ sinyali verdi. “Geçen yıl umut ediyorduk ama olmadı” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, ‘normalleşme’ açıklaması yaptı. “İnşallah güzel günler bizi bekliyor” diyen Erdoğan, “Geçtiğimiz ramazan bayramında bu musibetten yıl bitmeden kurtulmayı umut ediyorduk ancak daha sonraki aylarda yeni dalgalar halinde tüm dünyayı etkisi altına alan salgının olumsuzluklarından kaçınılmaz olarak biz de etkilendik” ifadelerini kullandı.

Artan koronavirüs vakaları nedeniyle sınırlamalara gitmek zorunda kaldıklarını söyleyen Erdoğan, “Ramazan ayını da büyük ölçüde sınırlamaların gölgesinde geçirdik. Salgını kontrol altına almış olarak bayram sonrasında kontrollü bir şekilde normalleşme adımlarını atıyoruz” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan 11 yıldır Gazze’ye gidecek

İsrail’in Filistin’e dönük saldırıları AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl önce “En kısa zamanda gideceğim” dediği Gazze ziyaretini akıllara getirdi. Erdoğan, başbakanken “Gideceğim” dediği Gazze’ye hala gidemedi.

BOLD – 2010 yılındaki Mavi Marmara saldırısının ardından Erdoğan, Gazze’ye gitme kararı aldı. Filistinlilere destek vermek amacıyla Gazze’yi ziyaret edeceğini kaydeden Erdoğan, beraberinde yardım gemileri de götürme sözü verdi.

OBAMA GÖRÜŞMESİ SONRASINA ERTELEDİ

Mavi Marmara saldırısı sonrası Erdoğan ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasındaki ilk temas ABD eski Başkanı Barack Obama’nın araya girmesiyle telefonda gerçekleşti. 22 Mart 2013 tarihinde yapılan telefon diplomasisi sonrası Tayyip Erdoğan Gazze’ye ziyaretini iki kez erteleyerek Nisan 2013 yılına attı. Ancak 16 Mayıs 2013 yılında ABD eski Başkanı Barack Obama ile görüşmesi sonrasına 2013 mayıs ayı sonuna attığını açıkladı. Bu ertelemede ABD’nin talebinin etkili olduğu açıklanmıştı.

ZİYARET GÜZARGAHLARI BİLE ÇİZİLDİ

Erdoğan’ın koruma ekipleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Gazze ziyareti için izlenecek güzergahları bile çizdi. Batı Şeria’ya gidebilmesi için İsrail’den geçmesi gerektiği için Batı Şeria ziyaretinin yapılmayacağı sadece Gazze’ye gidileceği açıklandı.

HASRET İÇİNDEYİM DEDİ, BİR TÜRLÜ GİTMEDİ

Bütün planlar tamamlandığındı Tayyip Erdoğan, ”Gazze’ye ziyaretim söz konusu değil, fakat Gazze’yle ilgili ziyaret özlemimin olduğunu da açıkça söylemek isterim. En kısa zamanda da Gazze’yi ziyaret etmenin hasreti içindeyim bunu ifade edeyim.” diyerek Gazze ziyaretini yine erteledi.

Erdoğan’ın 11 yıldır ertelenen Gazze ziyaretini sosyal medya üzerinden Ak troller gerçekleştiriyor. Erdoğan’a giydirilen general üniformasıyla Gazze’ye girdiği fotoğraflar paylaşılıyor.

SÜREKLİ ERTELENEN ZİYARET
  • 23.03.2013: “Nisan’da Gazze’ye gideceğim”
  • 14.04.2013: “Tarih kesin, Mayıs sonu Gazze’deyim”
  • 21.04.2013: ABD Dışişleri Bakanı Kerry: Erdoğan’a Gazze’ye gitme dedim
  • 14.05.2013: Erdoğan: Kerry’nin demeci hiç şık değil Haziran’da Gazze’deyim
  • 18.05.2013: “Haziran’da Gazze’deyim”

Okumaya devam et

Politika

Akşener: Yeter ki vazgeçmeyelim biz vazgeçmeyeceğiz!

Meral Aksener

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Sözleşmesi üzerinden iktidara mesaj gönderdi. “Mutlu ve huzurlu bir Türkiye’yi hep birlikte kurabiliriz. Yeniden ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ diyebiliriz. Yeter ki vazgeçmeyelim, biz vazgeçmeyeceğiz” dedi.

BOLD – Türkiye, 19 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile kadına yönelik her türlü şiddetle mücadeleye ilişkin standartlar getiren ilk belge niteliğindeki İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Karar büyük tepkiye yol açarken birçok kentte kadınlar tarafından protesto edildi. Türkiye imzacılardan biriyken bile uygulamadaki eksiklikler nedeniyle eleştirildi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının 10’uncu yılına özel video yayımladı. Akşener, Twitter paylaşımında şunları kaydetti: “Gözlerinizi kapattığınızda hayal ettiğiniz mutlu ve huzurlu bir Türkiye’yi hep birlikte kurabiliriz. Kadınları, çocuklarımızı ve ailemizi korumak için yeniden; ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ diyebiliriz. Yeter ki vazgeçmeyelim, biz vazgeçmeyeceğiz…”

İyi Parti liderinin, “Gözlerinizi kapattığınızda nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz” sorusuyla başlayan videoda beş tane kadının cevabı yer alıyor. Videonun sonunda da konuşan Akşener, şunları söylüyor:

“Bunların hiçbiri aslında hayal değil. Böyle bir Türkiye mümkün. Bir şey değişir ve her şey değişir. Bir zihniyet değişir ve tüm hayatımız değişir. Yeter ki inanalım. Kadınları, çocuklarımızı ve ailemizi koruyabiliriz. Mutlu ve huzurlu bir Türkiye’yi hep birlikte kurabiliriz. Hep birlikte yeniden, ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ diyebiliriz. Yeter ki vazgeçmeyelim, biz vazgeçmeyeceğiz.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0