Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Üretici fiyatlarındaki düşüş marketlere yansımadı

Ramazan ayında fırsatçılık bu yıl da yaşandı. Markette 3 üründe fiyat değişmezken 19 ürünün fiyatı arttı. Üretici fiyatlarındaki düşüş marketlere yansımadı.

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan öncesine göre markette 37 üründen 3’ünde fiyat değişmezken 19’unda fiyat artışı, 15’inde fiyat azalışı, üreticilerde ise 29 üründen 10’unda fiyat değişmezken 8’inde fiyat artışı, 11’inde ise fiyat azalışı olduğunu bildirdi. Bayraktar, fiyatı en fazla artan ürünün üretici ve marketlerde limon, fiyatı en fazla düşen ürünün ise üreticide domates, markette kuru soğan olduğunu belirtti.

 

Ramazan ortasında fiyatları aldıklarını vurgulayan Bayraktar, halkı daha çok ilgilendiren market fiyatlarına bakıldığında, kuru incir, zeytinyağı ve kuru fasulye fiyatında değişim görülmezken, fiyat düşüşünün yüzde 53,25 ile en fazla kuru soğanda meydana geldiğini bildirdi. Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 31,91 ile kabak, yüzde 27,48 ile domates, yüzde 23,33 ile sivri biber, yüzde 20,46 ile marul, yüzde 17,63 ile patates, yüzde 6,93 ile kırmızı mercimek, yüzde 6,43 ile yeşil mercimek, yüzde 5,19 ile salatalık, yüzde 4,65 ile yumurta, yüzde 4,15 ile maydanoz, yüzde 2,33 ile yeşil soğan, yüzde 2,26 ile kuru üzüm, yüzde 1,69 ile nohut, yüzde 1,46 ile kuru kayısı izledi.

ET-SÜT ÜRÜNLERİ FİYATI ARTTI

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 21,62 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 17,09 ile süt, yüzde 7,30 ile elma, yüzde 6,19 ile ayçiçeği yağı, yüzde 6,15 ile mısırözü yağı, yüzde 5,92 ile patlıcan, yüzde 5,44 ile tavuk eti, yüzde 5,12 ile pirinç, yüzde 4,37 ile yoğurt, yüzde 4,07 ile tereyağı, yüzde 2,69 ile beyaz peynir, yüzde 2,59 ile havuç, yüzde 2,19 ile kaşar peyniri, yüzde, 2,02 ile kuzu eti, yüzde 1,70 ile dana eti, yüzde 1,64 ile Antep fıstığı, yüzde 1,15 ile iç fındık, yüzde 0,32 ile ıspanak, yüzde 0,16 ile toz şeker takip etti.”

ÜRETİCİ-MARKET ARASINDAKİ FİYAT FARKI ARTTI

Ramazan ortasında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla, kuru kayısı, kuru incir, nohut, süt, yeşil mercimek ve kabakta yaşandığını belirten Bayraktar, “Üretici ve market arasındaki fiyat farkı kuru kayısıda yüzde 351,35’i, kuru incirde yüzde 299,78’i, nohutta yüzde 267,62’yi, sütte yüzde 259,78’i, yeşil mercimekte yüzde 257,64 ve kabakta yüzde 251,49’u buldu.

Kuru kayısı 4,5 kat, kuru incir 4 kat, nohut 3,7 kat, süt ve yeşil mercimek 3,6 kat, kabak 3,5 kat fazlaya tüketiciye satılmaktadır. Bugün üreticide 8 lira 50 kuruş olan kuru kayısı markette 38 lira 36 kuruşa,15 lira olan kuru incir 59 lira 97 kuruşa, 3 lira 16 kuruş olan nohut 11 lira 62 kuruşa, 1 lira 79 kuruş olan süt 6 lira 44 kuruşa, 2 lira 40 kuruş olan yeşil mercimek 8 lira 58 kuruşa, 97 kuruş olan kabak 3 lira 40 kuruşa satılmaktadır” dedi.

 

 

Ekonomi

Babacan TÜİK’e Algıları Ayarlama Enstitüsü ismi verdi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun büyüme rakamlarını gerçekçi bulmadı. Babacan, TÜİK’e ‘Algıları Ayarlama Enstitüsü’ ismi verdi.

BOLD – Partisinin 1. Milas İlçe Kongresi’nde konuşan Babacan, 13 yıl bakanlık yaptığı AKP hükumetini eleştirdi. Babacan, “Algıları Ayarlama Enstitüsü diyor ki, Türkiye ekonomisi büyüdü. G-20 ülkeleri arasında Çin’den sonra ikinci ülke olduk büyümede. Algıları Ayarlama Enstitüsü’nün yeni oyuncağı da bu. Diyorlar ki geçen yıl 1,8 büyüdük. Milli gelir arttı diyorlar. Milli gelir enflasyondan fazla arttı diyorlar.” dedi.

Türkiye’de geçen yıl çalışan sayısının 2019 yılına göre 3 milyon azaldığına işaret eden Babacan, “Ülkede çalışan sayısı azalıyor, çalışanların çalışma saatleri de azalıyor, buna rağmen ekonomi büyüyor. Bu büyümeye akıl erdiren varsa bir bana anlatsın.” diye konuştu.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

TMSF Başkanı: Mahkemelerden 1-2 onama bekliyoruz

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal’dan, yargıya talimat olarak yorumlanan bir açıklama geldi. Gülal, “2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir” dedi.

BOLD – TMSF’nin yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Gülal, fonun el koyduğu 796 şirketin 2020 yılı kârının yüzde 36 artışla 3.4 milyar TL olduğunu söyledi. Kayyım atanan şirketlerde 40 bin 61 kişinin çalıştığını kaydeden Gülal, “42.5 milyar lira aktif büyüklükle devraldığımız bu şirketlerde yüzde 65 büyüme sağlayarak 70.2 milyar lira seviyesine ulaştık. 18 milyar lira olan öz kaynak büyüklüğü yüzde 61 artışla 29.1 milyar liraya ulaştı. Şirketlerimiz 2020’yi olağanüstü performansla kapattı.” dedi.

MAHKEMELER HIZLI KARAR VERMELİ

Devletin ve TMSF’nin bu kadar fazla şirketi yönetmesinin zor olduğunu ve bu yükten kurtulması gerektiğini kaydeden Gülal, “Bu şirketler ile ilgili gelecek projeksiyonu yapmak için davaların sonuçlanması gerekir. En hızlı şekilde bu kararların çıkmasını ümit ediyorum. Müsadere kararı çıkanlar var. 2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir.” diye konuştu.

AĞRI’DA ALTIN ÇIKARACAĞIZ

Akın İpek ve ailesine ait olan ancak TMSF’nin el koyduğu Koza Altın’ın geçen yıl üretiminin azaldığını itiraf eden Gülal, şirketin cirosunun yüzde 14, net kârının yüzde 2.5 arttığını belirtti. Koza’nın Ağrı’daki Mollakara madeninde tesis kurmayı gerektirecek bir altın rezervi olduğunu belirten Gülal, “Mayıs sonu ya da Haziran itibariyle tesisimizi kuracağız. Minimum 300 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Oradan altın çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu. Gülal, Ağrı’da yaklaşık 1000 kişilik istihdam sağlanacağını aktardı.

KÂR EDEN ŞİRKETLERİ SATMIYORUZ

Gülal, mevcut şirketlerin satılıp satılmayacağına ilişkin soruya şu cevabı verdi: “Şirketin ekonomik devamlılığı tehlike arz ediyorsa şirketin satışı gündeme gelebiliyor. Koza’yı, Erciyes’i ve diğer kar eden şirketleri şu andaki hukuki altyapıyla satmamız mümkün değil. Naksan Grubu’nu satabiliriz. Royal Halı ve Naksan Plastik’in satışı ile ilgili ihale süreci yaşadık. Salgın şartları nedeniyle talip çıkmadı, önümüzdeki dönemde tekrar ihale yapmak istiyoruz.”

Halka arz konusuna ilişkin bir soruya karşılık Gülal, Erciyes Anadolu Holding, Aydınlı Grubun arz edilebileceğini belirterek, Koza’daki arz oranını artırabileceklerini söyledi.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Halk kahvaltıda omlet yemeye hasret kaldı

Resmi istatistiklere de yansıyan gıda fiyatlarındaki artış durdurulamıyor. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52 oranında arttı. Tereyağının yanına yaklaşamayan halk, sıvı yağ ile omlet yapmaya bile hasret kaldı.

BOLD – Yoksulun temel gıda ürünleri son bir yılda yüzde 50’leri aşan oranlarda zamlandı. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52, mercimek yüzde 50 arttı.

MUTFAK YANGIN YERİNE DÖNDÜ

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı gerçek hayattan uzak fiyat artışları bile yoksulun mutfağının bir yılda adeta yangın yerine döndüğünü gösterdi. Pandeminin bütün ağırlığının yaşandığı geçen yılın şubat ayından bu yılın şubat ayına kadar geçen bir yıllık sürede yoksulun mutfağına giren 50’yi aşkın temel gıda ürünü içerisinde neredeyse zam görmeyen ürün kalmadı. Birçok temel gıda ürününün fiyatı zamlarla yükselirken, geliri ve alım gücü düşen halk, boğazından kesip sofrasındaki tabağı küçülttü.

RESMİ RAKAMLAR ÇARŞI, PAZARI YANSITMIYOR

Halkın yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığı eleştirilerine uğrayan TÜİK’in çarşı, pazar ve marketlerden derlediği temel gıda maddelerinin fiyatları bile son bir yılda olağanüstü yükseldi. TÜİK’in derlediği çarşı pazar, market fiyatlarına göre, geçen yılın şubat ayında litresi 10 lira 90 kuruşa satılan ayçiçeği yağı bu yılın şubat ayında yüzde 55.4 gibi olağanüstü düzeyde artarak 16 lira 97 kuruşa fırladı. Aynı şekilde geçen yıl tanesi 54 kuruştan satılan yumurta bu yılın şubat ayında yüzde 52 artarak 82 kuruşa çıktı. 7 lira 64 lira olan mercimeğin kilosu 11 lira 47 kuruşa, portakalın kilosu 3 lira 73 kuruştan 5 lira 74 kuruşa yükseldi.

SEBZE FİYATLARI YÜZDE 40 ARTTI

Yoksulu temel gıda ürünlerine yaklaşamaz hale getiren zamlar bununla da kalmadı. Geçmişte en düşük maliyetli yemekler arasında yer alan lahana ve pırasanın fiyatı sadece bir yılda yüzde 40’lara varan oranlarda arttı. Pirinç, bulgur, ekmek, makarna, tavuk eti gibi yoksulun tenceresinden eksik olmayan gıdalar bile yüzde 20 ile yüzde 40 aralığında zamlandı. Süt ve yoğurttaki artış yüzde 20’leri aştı. Geçen yıl 29 lira olan balık bile bir yılda 40 liraya dayandı.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0