Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sandıkta kaybeden AKP’den belediye başkanlarının yetkisine tırpan

Büyükşehirleri kaybeden AKP, CHP’li belediye başkanlarının yetkisini tırpanlayan bir genelge yayınladı. Yönetici atama yetkisi başkandan alınarak belediye meclisine verildi.

BOLD – Yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul gibi büyükşehir belediye başkanlıklarını kaybeden, ancak belediye meclislerinde üyelerin çoğunluğunu elinde bulunduran AKP hükümetinden belediye başkanlarının elini kolunu bağlamak için karşı hamleler gelmeye başladı. Ticaret Bakanlığı’nın mayıs ayında yayımladığı genelge ile artık belediye iştiraklerine yönetici atama yetkisi belediye başkanlarından alınarak belediye meclisine verildi. Ancak genelgenin kanuna aykırı olduğu ortaya çıktı.

TÜRMOB Disiplin Kurulu Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, “Belediye başkanlığı seçimini kazanan başkanının, mecliste çoğunluğu yoksa elleri, kolları ve ayakları bağlanmak istenmektedir. Hukuki dayanağı olmayan bu yazıyı ticaret sicil memurluklarının dikkate almaması gerekir. Eğer, sicil memurlukları bu talimata uygun olarak belediye şirketlerinin genel kurullarını tescil etmezlerse, buna karşı, ticaret mahkemelerinde tescil davası açılması kaçınılmaz olur. Maalesef bu konu siyasette de bir başka gerilim noktası olacaktır.” değerlendirmesi yaptı.

31 MART’TAN SONRA GÖRÜŞ İSTENDİ

Ticaret Bakanlığı’na bağlı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, 31 Mart yerel seçimlerinden 24 gün sonra 24 Nisan 2019 tarihinde “Bakanlığımıza yazılı ve sözlü olarak yapılan başvurulardan; belediyenin aynı zamanda tüzel kişi yönetim kurulu üyesi veya müdürü olduğu belediye iştiraki şirketlerde, yönetim kurulu veya müdürler kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil etmek üzere yetkilendirilen gerçek kişilerin değiştirilmesine yönelik tescil taleplerinde ve yine pay sahibi belediyeyi temsilen şirketlerin genel kuruluna katılacak temsilcilerin belirlenmesinde, belediyedeki hangi organın (belediye başkanı, belediye encümeni, belediye meclisi) kararının aranması gerektiği hususunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır” diyerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nden görüş istedi.

BAKANLIK: YETKİ BELEDİYE MECLİSİNDE

Bu başvuru üzerine de hemen kolları sıvayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de 20 Mayıs 2019 tarihinde gönderdiği cevabi yazısında, belediye şirketlerinde atama yetkisinin belediye meclisinde olduğuna dair görüş bildirdi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan gelen “Belediye şirketlerine yönetici atama yetkisi belediye meclisindedir” şeklindeki mütaalayı tüm ticaret sicili müdürlüklerine gönderdi.

YETKİ GASBI

Yetki darbesi anlamına gelen iki bakanlığın yazışmalarının ve Ticaret Sicili Müdürlükleri’ne yazının gönderilmesinin ardından ilk yetki gaspı da Ankara’da yaşandı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Halk Ekmek Yönetim Kurulu’na atadığı isimler, bu genelgeye dayanarak Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından onaylanmadı.

GENELGE YASAYA AYKIRI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, belediye şirketleri ile ilgili alınacak kararlarda meclisin onayını gerektirecek hükümleri ve şirketlerle ilgili meclisin yetkilerini tek tek sıralamasına karşın şirketlere yönetici atama konusunda yasalarda yer alan bir maddeye cevap yazısında yer vermediği görüldü. Belediye hukuku uzmanları, Ticaret ve Çevre Bakanlıklarının 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 37. maddesinde “Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir” hükmünü göz ardı ettiğini belirtiyor. İlgili bakanlıkların, kanunun şirketlerin kurulması, sermaye artırımı, borçlanması, genel kurula gidilmesi, şirketlerin kapanması ya da özelleştirilmesi gibi konularda meclisin yetkili olmasına atıfta bulunarak “Madem ki meclis bunlara yetkilidir o halde bu şirketlere yönetici atamalarını da meclis yapmalıdır” türünde zorlama bir yorumda bulunduğuna işaret ediliyor.

GENELGENİN HUKUKİ DAYANAĞI YOK

Uluslararası bağımsız denetim şirketi İHY Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRMOB Disiplin Kurulu Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Müdürlüğü’nün bugüne kadar belediye başkanlarında olan belediye şirketi ve iştiraklerine yönetici atama yetkisinin başkanlık makamından alıp belediye meclisine vermesine yönelik genelgesinin “yok hükmünde” olduğunu belirtti. Söz konusu genelgenin 5393 sayılı Belediyeler Kanunu ile çeliştiğine dikkat çeken Yıldız, “Ne olduysa yıllardır süren bir kanuni uygulamaya, Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün, ticaret sicil müdürlüklerine gönderdiği bir yazı ile engel konulmuştur” dedi. Yıldız, şunları söyledi: “Ticaret Bakanlığı’nın dayandığı görüşün hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18 maddesinde, belediye meclisinin görevleri ve yetkileri tek tek sayılmıştır. Elbette belediye meclisinin, bütçeye ilişkin, belediyenin gelir ve giderlerine ilişkin mali konulardaki görev yetkileri bulunmaktadır. Kanunun hiçbir yerinde belediye şirketlerindeki, belediye tüzel kişiliğine ait payları kimin temsil edeceği, bu şirketlerde belediye tüzel kişiliği adına yönetim kurullarına kimin seçileceği hususları, (Bu şirket genel kurulunda belirlenir) belediye meclislerinin görev ve yetkileri arasında sayılmamıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 37 maddesi, “Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir’ hükmüne amirdir. Yıllardır, kanunun öngördüğü şekilde belediye şirketlerinin genel kurullarında, belediye tüzel kişiliğini belediye başkanları temsil etmiş ve oy kullanmışlardır. Belediye şirketlerindeki pay sahibi, belediye tüzel kişiliğidir, belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi de belediye başkanıdır. Oldukça açık olan bu hukuki durumun yorum gerektiren bir yanı bulunmamaktadır. ”

Gündem

Devlet-mafya-medya üçgeni: Hadi Özışık, Soylu ve Peker arasında böyle aracılık yaptı

Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında aracılık yaptığı iddialarını “Söyleyen şerefsizdir” diyerek yalanlayan Hadi Özışık’la ilgili 2 video paylaştı. Peker-Özışık telefon görüşmelerinin yer aldığı videolarda devlet-mafya ilişkisinin medya ayağı da gözler önüne seriliyor.

BOLD – Türkiye’deki düşmanlarına tripodu ve kamerasıyla savaş açan Sedat Peker, bu kez devlet-mafya ilişkisinin medya ayağını deşifre etti. Peker, Süleyman Soylu ile kendi arasında aracılık yapan İnternetHaber sitesinin sahibi Hadi Özışık’la yaptığı görüşmenin videosunu paylaştı.

AĞAR’A HAKARET

İkilinin konuşmasında Hadi Özışık, Peker’e Mehmet Ağar’ı kastederek, “Bugünün en önemli olayı seninkinin kendi kendine harakiri yapmış olması. Aptal herif ‘biz olmasak buraya mafya çökerdi’ dedi” diye konuştu.

STRAATEJİ Mİ UYGULUYOR ANLAMADIM

Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendi hakkında kullandığı ‘Pislik’ ifadesini hatırlatması üzerine Hadi Özışık, “Ben anlamamdım abi. Ben ona ‘niye sadece sen atlıyorsun hiç bir AKP’li konuşmuyor sen niye kendini ortaya artıyorsun’ dedim. Cevap vermedi. Burada bir strateji mi uyguluyor anlamadım” diye konuştu.

Soylu’ya 20 sene yatırım yaptığını belirten Peker, Berat Albayrak ile Soylu yüzünden düşman olduğunu söyledi.

SEN HAKLISIN

İkilinin arasında kaldığını söyleyen Hadi Özışık da, “Ben anlam veremiyorum. Ben çözemedim. Ben sana şöyle bir şey söyleyeyim sen haklısın” dedi.

Peker’in videolarını yayınlama konusunda siyasilerden uyarı aldıklarını fakat geri adım atmadıklarını söyleyen Hadi Özışık, cepheyi genişlememesi konusunda da Peker’e tavsiyeler de bulundu.

Peker’in paylaştığı 2. videoda ise Hadi Özışık arabuluculuk yaptığı bilgisini paylaşan Peker’e sitem ediyor. Adının geçmesinin sıkıntı yaratacağını söyleyen Hadi Özışık, Süleyman Soylu ile görüşmeye kardeşi Süleyman Özışık’ın gittiğini belirtiyor.

HİLE YAPMAM  REZİL DURUMUNA DÜŞMEM

İki videoyu peş peşe paylaşan Peker, “Kıymetli dostlarım, İnternethaber sitesinin sahibi olan Hadi Özışık – Süleyman Özışık kardeşler en yakınları olan Süleyman Soylu’yla benim aramda aracılık yaptıklarını yalanlamışlar. ‘Söyleyen şerefsizdir’ demişler. Ben kimseye hile yapmam, ancak kendimi de rezil duruma düşürmem” ifadelerini kullandı.

Peker’in resmi Twiter hesabından paylaştığı video kısa sürede 3 milyon izlenirken, ‘Yalancı Hadi Özışık’ etketi sosyal medyada gündem oldu.

 

Devlet Bahçeli’nin ‘tanımayız’ dediği mafya arşivi

Okumaya devam et

Gündem

Sosyetede Sedat Peker temizliği

Türkiye’nin gündemine oturan Sedat Peker videoları şarkıcıları ve ünlüleri telaşlandırdı. Peker ile fotoğraf paylaşan, Peker’i öven tweetler atan sanatçılar sosyal medya hesaplarını temizlemeye başladı.

BOLD – Yayınladığı 5 videoyla 15 milyondan fazla izlenen suç örgütü lideri Sedat Peker magazin dünyasında da sarsıntıya sebep oldu. Peker’le fotoğraflarını sosyal medya hesaplarına koyan ünlüler, paylaşımlarını silmeye başladı.

PEKER’İN YANINDA OLMAKLA ÖVÜNENLER

Peker’in, AKP ve Saray çevresiyle ilgili kirli ilişkileri açıklaması sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan çekinen ünlü isimler, ne yapacağını şaşırdı. Geçmişte Peker’i öve öve bitiremeyenler YouTube videolarının ardından sosyal medya temizliğine başladı.

BÜLENT SERTAÇ İLE TEKNEDE ŞARKI

Sanatçı Demet Akalın, “Reis diye yazılır adamı diye okunur. İyi ki doğdun can Reis” paylaşımı yapmış. Şarkıcı Gökhan Özen ise “Mangal yürekli adam” şarkısını Peker için yazdığı ortaya çıktı. Bülent Sertaç’ın da Peker ile teknede şarkı söylerken çekilmiş videoları yer alıyor.

İŞTE PEKER SEVER SANATÇILAR

Polis fezlekesinde Peker dostu sanatçılar olarak şu isimler sıralanıyor: Ebru Gündeş, Hande Yener, Emel Müftüoğlu, Elif Karlı, Seda Sayan, Davut Güloğlu, İsmail Türüt, Mehmet Ali Erbil, Stelyo Pipis, Bülent Serttaş, Demir Karahan ve Onur Sarıkaya.

Okumaya devam et

Gündem

Ankara 22. Ağır Ceza ‘çeviride sahtecilik’ yaparak Demirtaş’ı tahliye etmedi

Kobani Davası’nda ilk tutukluluk incelemesinde bir skandal yaşandı. Mahkeme, AİHM Büyük Dairesi’nin Selahattin Demirtaş kararını yanlış tercüme etti. Ardından da hatalı çeviriyi gerekçe göstererek tutukluluk halinin devamına hükmetti.

BOLD – Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 108 siyasetçinin yargılandığı Kobani Davası’nın ikinci duruşması sürüyor. Duruşmada, mahkeme heyetinin ilk tutukluluk incelemesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi tarafından 22 Aralık 2020’de HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği tahliye kararını yanlış çevirdiği ortaya çıktı.

Davaya bakan Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, avukatların ve Demirtaş’ın tüm ısrarlarına rağmen AİHM Büyük Daire’nin “tahliye” kararının çevirisini “Bizi bağlamıyor” diyerek, dosyaya almamıştı. Ancak mahkeme heyetinin Kobani Davası’nda tutuklu bulunan kişiler hakkında yaptığı ilk tutukluluk incelemesinde, AİHM kararını yanlış çevirerek, tutukluluk halinin devamına gerekçe olarak sunmuştu.

Mahkeme, AİHM kararında geçen “Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına atfen” denilen bölümü yanlış çevirerek, AİHM kararının “sadece Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına ilişkin” olduğuna dair ibareyle tutukluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme, AİHM kararını hangi kaynaktan çeviri yaptığına dair bilgi yer almazken, Demirtaş Kobani Davası’nın görülen 2’inci duruşmasında “Kaynak AKP-MHP” dedi.

ÇEVİRİDE SAHTECİLİK

Konuyu duruşmada gündeme getiren Demirtaş, mahkeme heyetinin AİHM kararının çevirisinde sahtecilik yaptığını belirtti ve “Mahkeme heyeti sadece korsan çeviri yapmakla yetinmemiş çeviride sahtecilik yapmış. AİHM kararını aleyhime kullanabilmek için hile yapmış, AİHM kararındaki en kritik cümle tutanağa yanlış geçmiş. Bu ağır bir suçtur ve belgelerle kesinleşmiştir” ifadelerini kullandı.

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 Şubat’ta yapılan tutukluluk incelemesinde, Demirtaş’ın bahsettiği “kasıtlı çeviri” şu şekilde yer almıştı:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Selahattin Demirtaş Türkiye Davası kararında 63. paragrafta Selahattin Demirtaş hakkında Diyarbakır Savcılığının 39 ayrı ceza soruşturmasını tek bir dosyada birleştirdiğini, hali hazır yerel mahkemeler önünde başvurucu hakkında yedi ayrı ceza davasının devam ettiğini, söz konusu soruşturmalar ve kovuşturmaların bu başvurunun konusunu oluşturmadığını belirterek verdiği kararın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ile ilgili olacağını belirtmiştir. AİHM aynı kararda 4 Kasım 2016 tarihi sonrasında 12 HDP milletvekiline yapılan operasyon sonucunda sanığın yakalandığını, Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla tutuklandığını, itirazın 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiğini belirtmiştir. AİHM başvurucu hakkında yukarıda belirtilen inceleme konusu tutukluluğu ile ilgili karardan sonra başvurucunun 20 Eylül 2019 tarihinde hükmedilen ve halen devam eden ikinci tutukluluğu (Mahkememiz dosyasındaki tutuklanması) değil 4 Kasım 2016’dan 7 Aralık 2018’e kadar devam eden tutukluluğunun inceleme konusu olmadığını, ilk tutukluluğunun inceleme konusu olduğunu belirtmiştir. Söz konusu mahkememizdeki tutuklulukla ilgili Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru halen derdesttir. Dolayısıyla mahkememiz dosyasında mevcut olan tutuklulukla ilgili herhangi bir inceleme yapılmamış olduğundan ve bu durum da AİHM tarafından teyit edildiğinden bahsi geçen kararın mahkememiz yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0