Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında sondaj faaliyetlerini durdurmasını istedi

Türkiye’nin 2. sondaj gemisinin Kıbrıs açıklarına ulaşması üzerine Avrupa Birliği’nden sonra ABD’den de tepki geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’den Kıbrıs adası çevresindeki doğal gaz sondaj faaliyetlerini durdurmasını istedi.

BOLD – ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu provoke edici adım bölgede tansiyonu yükseltmektedir. Türk yetkilileri bu operasyonları sonlandırmaya, bütün tarafları bölgede tansiyonu yükseltici eylemlerden kaçınmaya ve itidalle hareket etmeye çağırıyoruz” denildi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de Türkiye’nin ikinci sondaj gemisinin Kıbrıs adası açıklarına gelmesini sert bir biçimde kınamış ve bu adımın, egemenliklerinin ciddi bir biçimde ihlali olduğunu söylemişti.

Avrupa Birliği de Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeydoğusundaki girişimini “yasa dışı” olarak ilan etmiş ve bu durumun “ciddi endişe kaynağı” olduğunu söylemişti.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: YUNANİSTAN VE AB’NİN AÇIKLAMALARINI REDDEDİYORUZ

Dışişleri Bakanlığı ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz sondaj faaliyetlerine gelen uluslararası tepkilere yazılı bir açıklama ile cevap verdi.

Dışişleri Bakanlığı, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerinin Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile daha önce yaptığı anlaşmalar çerçevesinde ve Birleşmiş Milletler’e deklare edilen kıta sahanlığı içerisinde gerçekleştirildiğini belirtti.

Dışişleri Bakanlığı, sondaj faaliyetlerinin KKTC’nin 2011 yılında Türkiye Petrolleri’ne verdiği ruhsat sahaları içinde “Kıbrıs Türkleri adına” gerçekleştirildiğini vurguladı.

Dışişleri açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde sözde Ada’nın tamamını temsil ederek, Avrupa Birliği üyesi olduğu belirtilerek bu durumun Kıbrıs Türklerinin meşru hak ve çıkarlarını gasp etme hakkını vermediği vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı, “Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ve AB yetkilileri tarafından yapılan ve Türkiye’nin faaliyetlerini yasadışı olarak niteleyen açıklamalarını reddediyoruz” dedi.

Açıklamada, “Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendisinin kıta sahanlığı haklarını koruduğu gibi, Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türklerini hidrokarbon kaynakları konusunda gelir paylaşımı dahil karar alma mekanizmalarına dahil etmediği ve haklarını garanti altına almadığı sürece, Ada’nın etrafında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını da savunmaya devam edecektir” ifadeleri kullanıldı.

YAVUZ, BİR HAFTA İÇİNDE SONDAJ FAALİYETLERİNE BAŞLAYACAK

Uluslararası gemi trafiğini takip eden “Refinitiv Eikon” adlı şirket, Türkiye’nin Fatih’ten sonra 2. sondaj gemisi Yavuz, Kıbrıs adasının kuzeydoğu kıyılarına Karpaz Yarımadası civarına Pazartesi günü ulaştığını açıklamıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, hafta sonu yaptığı açıklamada Yavuz sondaj gemisinin KKTC’den alınan ruhsat bölgesi Karpaz’da bir hafta içinde sondaj faaliyetlerine başlayacağını açıklamıştı.

DOĞU AKDENİZ’DE SONDAJ GERGİNLİĞİ

Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs adası çevresinde kendi ilan ettiği münhasır ekonomik bölgelerde doğal gaz arama faaliyetlerine başladı. Batılı şirketlere sondaj ruhsatları verdi.

Kendilerini adanın tek hakimi ve resmi devleti olarak gören Rumların bu hamlesine Türkiye de kendi sondaj faaliyetlerini başlatarak cevap verdi.

Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anlaşarak belirlenen münhasır ekonomik bölgelerde kendi sondaj faaliyetlerini başlattı.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan, Avrupa Birliğinin Türkiye’ye sondaj faaliyetleri dolayısıyla yaptırım uygulamasını istiyor.

Geçtiğimiz ay Brüksel’de yapılan Avrupa Birliği Zirvesinde de AB liderleri Türkiye’ye karşı yaptırım uyarısında bulunmuştu.

Türkiye’nin 2. sondaj gemisi Yavuz, Kıbrıs açıklarına ulaştı

Dünya

Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluğu devam edecek

Avusturya’da mahkeme, Türkiye ve ABD tarafından kara para aklama soruşturması kapsamında iadesi istenen Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluk halinin kaldırılmasına ilişkin yapılan itirazı kabul etmedi.

BOLD – Avusturya’daki Wels Bölge Yüksek Mahkemesi, Türkiye ve ABD tarafından kara para aklama soruşturması kapsamında iadesi istenen Sezgin Baran Korkmaz’ın tutukluluk halinin kaldırılmasına ilişkin yapılan itirazı reddetti. Korkmaz’ın tutukluluk hâli 22 Eylül’e kadar uzatıldı

Wels Savcılığı Basın Biriminden Savcı Christoph Weber, Korkmaz’ın Wels Bölge Mahkemesinin 5 Temmuz’da aldığı tutukluluk halinin devam etmesine yönelik karara yapılan itirazın, Yüksek Mahkemece kabul edilmediğini aktardı.

Firar etme tehlikesi gerekçesiyle tutuklanmasına hükmedilen şahsın tutukluluk halinin devam etmesine karar verildiğini belirten Weber, Korkmaz’ın tutukluluk halinin 22 Eylül’e kadar devam edeceği bilgisini paylaştı.

Weber, 5 Ağustos’ta yapılması öngörülen Korkmaz’ın 3’üncü duruşmasının da başka bir tarihe ertelendiğini kaydetti.

ABD VE TÜRKİYE İADESİNİ İSTİYOR

SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz, ABD’nin talebi üzerine 19 Haziran’da Avusturya’nın başkenti Viyana’ya yaklaşık 250 kilometre uzaklıkta bir kasabada emniyet güçlerince gözaltına alınmıştı.

Korkmaz’ın 5 Temmuz’da görülen 2. davasında tutukluluk halinin devam etmesine hükmedilmiş, Korkmaz da bu karara itiraz etmişti.

Korkmaz’ı hem ABD hem de Türkiye ‘kara para aklama’ suçlarından yargılamak için Avusturya’dan istiyor.  Korkmaz’ın tutukluluk hali konusunda kararı Wels Bölge Yüksek Mahkemesi verecek. Ancak Korkmaz’ın iade talebi bu mahkemeden farklı olarak başka bir üst mahkeme tarafından değerlendirilecek.

Uluslararası yargılama usulüne göre mahkeme, ABD ve Türkiye’den gönderilecek dava dosyalarını inceledikten sonra Korkmaz’ın iki ülkeden birine iade kararı verecek.

Korkmaz ile ilgili ABD’de 2 ayrı dava bulunuyor. Bunlar birinde Korkmaz için 225 yıl, diğerinden de 25 yıl olmak üzere her 2 davada Korkmaz için istenen en fazla ceza 250 yıl.

Türkiye’de Korkmaz için istenen toplam ceza ise 10 yıl.

AB Ankara’ya yine sopa gösterdi: Kapalı Maraş meselesinde ‘yaptırım’ tehdidi

Okumaya devam et

Dünya

Mülteciler ölüyor dünya seyrediyor

Birleşmiş Milletler, bu yıl içinde Akdeniz’de hayatını kaybeden göçmen sayısının 970’e yükseldiğini açıkladı. Ülkelerini terk etmek zorunda kalanların çıktığı tehlikeli yolculukta ölenlerin sayısına Akdeniz, Ege ve Meriç sularında kaybolup cesedi bulunamayanlar dahil edilmiyor.

BOLD – Türkiye’de Afgan ve Suriyeli göçmenler üzerinden yaşanan tartışma alevleniyor. Muhalefet, mültecileri ülkelerine geri gönderme açıklamaları yapıyor. AKP iktidarı ise göçmenlerin ucuz iş gücü olarak çalıştırılmasını savunuyor. Avrupa Birliği de göçmenlerin Türkiye’de tutulması için AKP Hükumetine 3 milyar Euro para aktarıyor.

Mültecilerin insanlık dramını görmezden gelen dünya ülkelerini terk etmek zorunda kalanların yollarda ölmesini de izliyor. BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Akdeniz’den Avrupa’ya sığınmacı taşıyan tekne ve botların batması sonucu sadece bu yıl içinde en az 970 kişi hayatını kaybettiğini açıkladı.

DAHA İYİ GÖÇ YÖNETİMİ ŞART

IOM’in verilerine göre, Akdeniz rotası üzerinden geçişlerde bu yıl, hem durdurulan tekne ve botların sayısında hem de Avrupa’ya ulaşan sığınmacıların sayısında artış kaydedildi. Daha iyi göç yönetimi uygulamalarının yanı sıra, Avrupa Birliği (AB) üyesi devletlerden daha fazla dayanışma beklendiğini söyleyen IOM Sözcüsü Paul Dillon, ancak bu şekilde göçmen krizine “güvenli ve insani bir yaklaşım getirilebileceğini” ifade etti.

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Okumaya devam et

Dünya

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Ege Denizi’nde tekneyle İtalya’ya gitmeye çalışan çoğu Afgan 231 sığınmacı Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durduruldu. Operasyonda botu kullanan iki Türk vatandaşı da gözaltına alındı.

BOLD – Ege Denizi’nde 200’den fazla Afgan sığınmacının olduğu tekne Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından durduruldu ve teknede bulunanlar gözaltına alındı.

Sahil Güvenlik’ten yapılan açıklamada teknenin İtalya’ya gitmeye çalıştığı ve teknede bulunan 231 sığınmacının çoğunun Afgan vatandaşı olduğu belirtildi. Diğer sığınmacıların Suriye, İran, Eritre ve Pakistan uyruklu olduğu kaydedildi.

Tekneyi kullanan iki Türk vatandaşının da gözaltına alınanlar arasında olduğu ifade edildi.

Sığınmacıların Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğü öğrenildi.

Türkiye, son haftalarda Afganistan’da artan şiddet sonrasında yeni bir göçmen akınıyla karşı karşıya.

Bu arada Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, Türkiye-İran sınır güvenliğinin sağlanması, yasa dışı geçişler ile kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi ve teröristlerin sızmasının engellenmesi amacıyla 295 kilometrelik sınır hattının tamamına duvar örüleceğini açıkladı.

Mültecilere suyu çok gören Bolu Belediye Başkanı Özcan’a soruşturma

Okumaya devam et

Popular

Shares