Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Masum bebekleri cezaevinde tutan adalet; haraç kesen DEAŞ’liyi, 6 kez serbest bırakmış

Adana’da vatandaştan günlük “3 bin 500 lira” haraç toplayan sözde DEAŞ Emiri Mahmut Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. DEAŞ’lı Mahmut Ö’nün daha önce 6 kez gözaltına alındığı fakat tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi.

BOLD-AKP iktidarının kin ve nefretine hedef olan yüzbinlerce insan, kadın, çocuk ve bebekler, hiçbir somut gerekçe gösterilmeden “Terörist” suçlamasıyla özgürlükleri gasp ediliyor. Türkiye’de “Adalet” mekanizmasının çarpıklığını gösteren en somut örneği Adana’da yaşandı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 11 Temmuz’da gözaltına alınan sözde Adana’nın DEAŞ emiri Mahmut Ö. ve 18 şüpheli örgütün oluşturduğu baskı ve korkudan faydalanıp, haraç topladıkları ortaya çıkmıştı.

KOD ADI EBU HAMZİ

DEAŞ terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturmada, kendisini sözde ‘Adana emiri’ olarak tanıtan ‘Ebu Hamzi’ kod adlı Mahmut Ö.’nün de aralarında bulunduğu 18 kişinin örgüt adına haraç topladığı öğrenildi.

Mahmut Ö.’nün kendisini sözde ‘DAEŞ silahlı terör örgütünün Türkiye emiri’ olarak tanıttığı, şüphelilerin terör örgütünün oluşturduğu baskı ve korkudan faydalanıp tehdit, cebir ve şiddet kullanarak Suriye uyruklu fırıncılardan örgüt adına haraç topladıkları saptandı.

GÜNLÜK 3 BİN 500 LİRA HARAÇ TOPLUYORDU

DEAŞ operasyonlarında 6 kez gözaltına alınan ve serbest bırakılan Mahmut Ö., kendisine direnenlere hakkında çıkan haberleri göstererek ikna ettiği ifade edildi. Günlük haracını vermeyenleri darp ettiği öğrenilen Mahmut Ö., günlük 3 bin 500 lira haraç topluyordu. Mahmut Ö.’nün evinde yapılan aramada 9 bin 500 lira para ve örgütsel doküman ele geçirildiği aktarıldı.

Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edilen Mahmut Ö. ve 12 şüpheli tutuklanarak cezaevine konuldu. Diğer 5 zanlı hakkında ise ev hapsine karar verildi.

Mahmut Ö.’nün daha önceleri, “Canlı bomba” ve “DEAŞ hücre evi” gibi operasyonlarda 6 kez gözaltına alındığı ve ardından da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi.

Hizmet Hareketi’ne gönül verdiği gerekçesiyle yüzbinlerce insan “terörist” yaftasıyla yargılanıyor ve toplumdan dışlanıyor. 800’den fazla bebek annesiyle birlikte “terörist” suçlamasıyla cezaevinde özgürlüğü gasp ediliyor. Hayatı boyunca eline silah almamış ve hiçbir şiddet olayına karışmamış binlerce insan, Adana’nın sözde emiri DEAŞ’lı Mahmut Ö.’den daha tehlikeli görülerek tahliyelerine imkân verilmiyor.

Adana’daki DEAŞ operasyonu, Türkiye’deki adaletin nasıl işlediğini ve çarpıklığını gözler önüne seriyor.

Emine Mert’i yeni doğan bebeğiyle gözaltına almak için doğumhane kapısında dayandılar

Gündem

Sağlıkçılardan yoğun bakımda ‘yandaşa öncelik’ iddiası

Hükumetin salgına ilişkin gerçek verileri saklayarak sağlık sistemini tıkadığını iddia eden Genel Sağlık İş Sendikası, yoğun bakım için artık torpilin devreye girdiğini açıkladı.

BOLD – Genel Sağlık İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız tarafından yapılan yazılı açıklamada, koronavirüsün vurduğu sağlık sisteminde gelinen son durum kamuoyu ile paylaşıldı.

İNSANLIK DIŞI YAKLAŞIM

Saklanan gerçek veriler yüzünden sağlık sisteminde tıkanma yaşandığının belirtildiği açıklamada: “Siyasi iktidarın salgını yönetememesi nedeni ile yoğun bakım yatakları dolarken, siyasi nüfuz sahibi kişilerin, yoğun bakımda kendi hastaları için öncelik istedikleri yönünde ciddi iddialar vardır. Eğer bu vahim iddialar doğruysa, salgın yönetimindeki başarısızlığının bedelini halka ödeten siyasi iktidarın ve onun yandaşlarının şimdi de vatandaşların yaşam haklarını tehdit etmeleri insanlık dışı bir yaklaşımı temsil etmektedir” denildi.

ANAYASAL SUÇTUR

Bazı hastane yöneticilerinin boşalan yataklarda torpillilere öncelik için personele talimat verildiğinin belirtildiği açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Eğer bu inanılmaz iddialar doğru ise, ‘torpilli’ bir hasta için yoğun bakımda öncelik istenmesi hangi bilimsel tedavi, hangi ahlak, hangi vicdanla açıklanabilir? İnsan hayatının değeri siyasi yandaşlık ya da para ile ölçülemez. İddia edilen bu korkunç durum eğer doğruysa, insanlarımız hem salgın hem AKP zihniyeti nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler. Ekonomik nedenlerle gerekli tedbirleri almaya korkanlar, yandaşını kayırarak bedelini yine sade vatandaşa ödetmektedir. Yoksulların salgını daha ağır geçiriyor olması, salgının ekonomik boyutunun en çok yoksulları vuruyor olması, salgının sosyal eşitsizlik boyutunu zaten ön plana çıkarmaktadır ancak tedavi sırasında da bu iddialara konu olan ve ayrımcılığın da ötesinde, yaşama hakkının ihlal edilmesi anlamına gelen bu durum akıllara durgunluk vermektedir. Sağlık hizmetini ırk, din, dil, cinsiyet ve sosyal statü gibi farklılıklara bakılmaksızın herkese eşit ve adil dağıtmak siyasi iktidarların görevidir. Sağlık hizmetinin siyasi ve ekonomik nüfuz sahibi kişiler için önceliklendirilmesi anayasal bir suçtur. Bu iddiaların çok ciddi bir şekilde araştırılması ve eğer bu iddialar doğrulanır ise böyle bir konuda emir ve talimat veren kim varsa derhal adalet önünde hesap vermesinin sağlanması gerekir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı bu vahim iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorusuna yanıt vermeye ve bu gibi hukuk ve vicdan dışı taleplerde bulunanlar kadar, bu talepleri yerine getiren liyakatsiz yöneticilerin görevlerine derhal son vermeye ve adalet önüne çıkarılmasını sağlamaya davet ediyoruz.”

AKP’nin hukuk reformuyla dalga geçti: Reform bu galiba

 

Okumaya devam et

Gündem

Denizli’de 50 adet kalem suikast silahı ele geçirildi

Denizli’de bir otomobile düzenlenen operasyonda 50 adet kalem suikast silahı ve bu silaha ait 175 adet mermi ele geçirildi. Jandarmanın gözaltına aldığı 2 kişi hakkında adli işlem başlatıldığı belirtildi.

BOLD – Denizli’de bir araca düzenlenen operasyonda 50 adet kalem şeklinde suikast silahı ele geçirildi.

Denizli İl Jandarma Komutanlığına bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ekipleri tarafından alınan istihbarat bilgisi üzerine silah ve mühimmat kaçakçılığı yapan şahıslar takibe alındı.

Çevre illerden temin ettikleri silah ve mühimmatları Denizli’de silah kaçakçılığı yapan şahıslara satarak piyasaya sürüleceği ihbarı üzerine KOM ekipleri harekete geçti. Şahısların kullandıkları otomobil takibe alındı.

Operasyonda gözaltına alınan 2 şahsın karakolda ki ifadelerinin ardından haklarında adli işlem başlatıldığı bildirildi.

2 hafta önce de Samsun’da bir iş yerinde yapılan aramada 2 adet kalem tabanca diye tabir edilen suikast silahı ve 1 adet mermisi ele geçirilmişti.

Azerbaycan: Dağlık Karabağ’daki savaşta 2 bin 783 şehit verdik

Okumaya devam et

Gündem

Türk-İş Başkanı Atalay: Bu asgari ücretle 15 gün bile geçinilmez

Belirlenecek yeni asgari ücretin öncesinde açıklama yapan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay “Bu ücretle değil bir ay 15 gün bile geçinilmez” dedi. Komisyonda işveren ve hükümeti temsil eden üyelere de seslenen Atalay, “Bugünden itibaren başlasınlar bakalım 2 bin 324 lirayla kaç gün idare edebiliyorlar? diye sordu.

BOLD – Gözler yılbaşından itibaren geçerli olacak yeni asgari ücrete çevrilmişken, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’dan asgari ücrete ve ücreti belirleyen komisyona tepki geldi. Asgari ücretle geçinilemediğini herkesin bildiğini belirten Atalay, komisyonda sendikaların söz hakkı olmadığını ileri sürdü.

TÜRK-İŞ HENÜZ RAKAM AÇIKLAMADI

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yarın başlayacak asgari ücret görüşmeleri öncesinde bir basın toplantısı düzenledi. Bir rakam belirtmeyen Atalay “İşveren ve hükümetin, insanları tebessüm ettirecek, bizim de ‘evet’ diyeceğimiz bir rakam getireceğini bekliyor ve umut ediyoruz” ifadesini kullandı.

“ASGARİ ÜCRET, GEÇİM ÜCRETİ OLDU”

Eleştirilerini de dile getiren Türk-İş Başkanı Atalay, taban ücret olması gereken asgari ücretin Türkiye’de artık bir geçim ücreti haline dönüştüğünü belirterek, “Bugün asgari ücret net 2 bin 324 lira. Bu ücretle değil bir ay 15 gün bile geçinilmez. Komisyonda işveren ve hükümeti temsil eden üyeler, bugünden itibaren başlasınlar bakalım 2 bin 324 lirayla kaç gün idare edebiliyorlar?” diye sordu.

ATALAY: RAKAMI HÜKÜMET VE İŞVEREN BELİRLİYOR

Türkiye’de 7 milyondan fazla insanın asgari ücretle geçindiğini ve bunların yüzde 99’unun sendikasız olduğunu belirten Atalay, ücreti belirleyecek komisyona da itiraz etti. Sendikaların toplantılarda söz sahibi olmadığını ileri süren Atalay “Asgari ücret, işçi, işveren ve hükümetten beşer kişinin olduğu 15 kişilik komisyon tarafından belirleniyor. İşveren ve hükümet, çoğunluğu sağlayıp istediği gibi asgari ücret rakamını belirliyor. Bu sene yönetimle ‘Biz bu komisyona katılmasak mı?’ diye de düşündük. Bu komisyon adaletli bir komisyon değil. Toplumun bir kısmı bunu anlamıyor. ‘Sendikalar isterse belirli bir noktaya getirir.’ diyor. Kamu sözleşmelerinde ya da özel sektör sözleşmesinde bir sürü yaptırım hakkımız var ama asgari ücrette böyle bir yaptırım hakkımız yok.” dedi.

Diğer  yandan geçen yıl yapılan toplu iş sözleşmesi görüşmelerine Atalay ile Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk arasında geçen diyalog damga vurmuştu. Açık kalan mikrofondan yansıyan konuşmada Atalay, Selçuk’a “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” demişti.

Okumaya devam et

Popular