Connect with us

Ekonomi

İşçilerden Türk-İş Yönetimine tepki: Miatlarını doldurdular

Türk Harb İş Sendikası Eskişehir Şubesi, Türk-İş ile hükümet arasında varılan anlaşmayı da Türk-İş’in bu tutumunu da kabul etmediklerini belirterek, her türlü platformda haklarını arayacaklarını açıkladı.

BOLD – Türk-İş ile hükümet arasında varılan anlaşmaya tepkiler büyüyor. Türk Harb İş Sendikası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Atak, Türk İş ile Hükümet arasında varılan anlaşmayı da Türk İş’in tutumunu da kabul etmediklerini belirterek, konuyu her platformda gündeme getirip her türlü demokratik mücadeleyi göstereceklerini kaydetti. Atak, 20 yıldır “kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir”den başka açıklama yapamayan Türk İş Genel Merkez Yönetimi’in miatlarını çoktan doldurduklarını belirtti.

YÜZDE 25 İSTEYİP YÜZDE 8’E RAZI OLDULAR

Yönetim kurulu ile birlikte açıklama yapan Atak, Türk-İş’in hükümetle yaptığı anlaşmaya onay vermelerinin mümkün olmadığını belirterek, “Görüşmeler başladığında Türk-İş, tüm işçilerin maaşlarına seyyanen 300 TL üzerine yüzde 15 zam istemişti. Yani kamuoyuna yansıtıldığı gibi ilk altı ay için sadece yüzde 15 değil toplamda yaklaşık yüzde 25 zam istenmişti. Hükümet bunu bile fazla bulup karşı teklifi % 5 olarak masaya getirdi ve % 8 oranında anlaşıldı” dedi.

TÜRK-İŞ BAŞKANI TESLİM OLMUŞTUR

İşçileri enflasyona ezdirmeme sözlerinin tutulmadığını, hatta bugüne kadar kazanılmış haklarda geriye gidişlerin olduğunu vurgulayan Atak, “Varılan anlaşma işçi sınıfına hakaret ve saygısızlıktır. Daha iki gün önce grev ve mücadele diyenler ne olmuştur da bu rakamlara evet demiştir? Türk İş Genel Başkanın hem siyaset üstüyüm demesi hem de “zam oranını Cumhurbaşkanı görüşerek aldık, yoksa bunu da vermeyeceklerdi” demesi içine düştüğü açmazın ve teslimiyetin yansımasıdır. Türk İş işçiler tarafından kendisine emanet edilen hakları ve hukukları koruyamamıştır” dedi.

TÜRK-İŞ YÖNETİMİ ÇOKTAN MİADINI DOLDURDU

Son 20 yıldır “kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir” den başka açıklama yapamayan Türk İş Genel Merkez Yönetimi miatlarını çoktan doldurduğunu söyleyen Atak, Türkiye’de kişisel çıkarlarını sınıfsal ortak çıkar ve kazanımların önüne koyan ilkeli sendikacılık anlayışını terk eden bu zihniyetin değişmesinin artık şart olduğunu vurguladı. Türk İş ile hükümet arasında varılan anlaşmayı da Türk İş in bu tutumunu da kabul etmediklerinin altını çizen Atak, konuyu her platformda gündeme getirip her türlü demokratik mücadeleyi göstereceklerini kaydetti.

 

 

Türk-İş Başkanı’na istifa çağrısı: “İşçinin alın terini Saray’a sattı”

 

Ekonomi

Selvi: İş dünyasının yatırım korkusu Erdoğan ile değil kurumlarla ilgili

İş dünyasının artık AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile konuşabildiğini belirten Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, iş adamlarının görüşmelerde yatırım yapmaktan korktuklarını ifade edebildiğini kaydetti.

BOLD – Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında iş dünyasının konuşmama sorununu aştığını ve TOBB’un düzenlediği ekonomi şûrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor” dediklerini aktardı.

İŞ ADAMLARI: ÇEKİNCE SİZDEN DEĞİL, KURUMLARDAN

Selvi, yazısında “İş dünyasının bir sorunu vardı. Konuşmuyorlardı. Ama artık konuşuyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmede ‘İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor’ diyebiliyorlar. Erdoğan’ın ‘Ben yatırımları destekleyen bir cumhurbaşkanıyım. Neden yatırım yapmaktan korkuyorlar?’ diye sorması üzerine, ‘Siz yatırımları destekliyorsunuz. Sizden kaynaklanan bir korku yok. Tam aksine, siz teşvik ediyorsunuz. Ama bazı kurumlar iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi. Onlardan çekindikleri için yatırım yapmıyorlar’ diyorlar. Erdoğan bunun üzerine, ‘Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı sizinle toplantı yapacaklar. Ona göre hazırlığınızı yapın’ diyor.”

Öğretmenin gündemi geçim derdi

Continue Reading

Ekonomi

Hükumete güvensizlik borç vadelerini kısalttı

Ekonomiye olan güvensizlik giderek artıyor. Bu da kredi vadelerine yansıyor. 2015 yılında iç borç stokunda vade 4,6 yıl iken, geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Vade düşerken borç miktarının üç kat artması tedirginlik oluşturuyor.

BOLD – Merkezi yönetimin borçlarının vadesi kısalıyor ancak borçlar artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim ayı verilerine göre merkezi yönetimin borcu 1 trilyon 934 milyar liraya yükseldi. Merkezi yönetimin borçluluk verilerinde vadeye kalan sürelerin azalması ise dikkat çekti. Borç artarken vadenin kısalması dikkat çekti.

GÜVENSİZLİK BORÇ VADESİNİ KISALTIYOR

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre Kovid-19 salgını, ekonomik kriz derken Hazine’nin döviz cinsinden borçları tavan yaptı. Türk Lirası’nın değer kaybı döviz cinsinden borçların maliyetini artırırken ekonomi yönetimine olan güvensizlik de borcun vadesini kısaltıyor. İç borç stokunda 2015 yılında vadeye 4,6 yıl varken aradan geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Dış borçta ise 2015 yılında vadeye kalan süre 9,5 yıl iken bu yıl 8,3 yıla düştü.

5 YILDA BORÇ 3’E KATLANDI

5 yılda merkezi yönetimin borç stoku yaklaşık 3 katına çıktı. 2015 yılında 678 milyar TL olan toplam borç 5 yılda katlanarak 1 trilyon 934 milyara ulaştı. Eylülde 1 trilyon 862 milyar TL olan borç sadece 1 ayda 71,8 milyar lira arttı. Yıl sonunda toplam borç tutarının 2 trilyon lirayı aşması bekleniyor.

Eşimi öldürdüler, sorumlular hakkında hukuki süreç başlatıyoruz

Continue Reading

Ekonomi

Kadın işçiler isyanda: Hatice Dursun gibi ölmek istemiyoruz!

Metal İşçisi Hatice Dursun, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Kadın işçiler, Hatice Dursun gibi hasta olduklarında doktora gitmek için izin günlerini beklemek zorunda olduklarını vurguladı.

BOLD – Metal İşçisi Hatice Dursun, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu dönem işsizlikten daha çok koktuklarını dile getiren kadın işçiler, bu nedenle hasta olsalar bile hastaneye gitmek için izin günlerini beklediklerini kaydetti.

Evrensel’den Ebru Yiğit’in haberine göre Gebze’de bir firmada çalışan Hatice Dursun’un, “ücretinden iki günlük kesinti olacak” diye doktora gitmediği, koronavirüsten hayatını kaybetti. Kendilerinin de Hatice gibi olduklarını belirten kadın işçiler, “İşsiz kalmamak bütün işçilerin en büyük korkusu, hayat pahalılığı içerisinde bir gün bile işsiz kalırsa açlığa mahkum olacak milyonlar var” dedi.

Uzun yıllar metal işçiliği yapan iki çocuk annesi Sevgi ise, “Ben iki çocuk annesiyim, yaşamım boyunca çalışarak geçindim. Hem evimin hem de ekmeğimin savaşını verirken iki çocuk büyüttüm. İşveren çalışırken sırtını sıvazlar ağrıların olur da çalışamaz duruma gelince kapının önüne koyar. Aç kalırsın açıkta kalır kira ödeyemezsin diye hiç düşünmez. Devlete sesleniyorum emek ve ekmek için savaşan biz kadınlar Hatice gibi ölmek istemiyoruz. Hastalıklı değil, sağlıklı bireyler olarak çalışıp emekli olmak istiyoruz” dedi.

İŞ VEYA CAN İKİLEMİNDE BIRAKILDIK

“İş mi can mı” ikileminde bırakıldıklarını söyleyen işsiz olan Funda ise, “Hatice’yi okuyunca bir kez daha utandım, yaşanan her şeyde hepimizin hatası var. Kuruşu hesaplama dönemindeyiz. Ailemizi düşünüp sağlığımızı hiçe saydığımız günleri yaşıyoruz. Her seferinde yeter böyle de olmaz dediğimizde daha kötüsü ile karşılaşıyoruz. Bugün Hatice diye okuduğumuzu yarın bir başka kadının adıyla okumamak için, bunca sömürüye sessiz kalmayalım” dedi.

ÖLECEĞİMİZİ BİLSEK DE YİNE ÇALIŞIRIZ

Ford Otosan’da çalışan bir kadın ise “Yarın öleceğimizi bilsek bile yine çalışırız. İşsizlik hepimizi çok korkutuyor. Şu an çalıştığım fabrikadan kovulmak istemiyorum. Bu yüzden virüsü kapmış olursam ya da temaslı bile olsam ne olacak diye korkuyorum. İşe iki maske takıp öyle geliyorum. İki gün işsiz kalsak neler olacağını biliyoruz. Yukarıdakiler abarttığımızı düşünüyor olabilir, bir gelip kendileri bu hayatı yaşasalar da görsek bir nasıl oluyor” dedi.

Alman Ordusu Türk gemisine neden çıkarma yaptı?

Continue Reading
Advertisement

Popular