Connect with us

Gündem

Hesabı sorulamayanlar tekrarlanır: 12 Eylül

İşkence, ağır hak ihlalleri, hücrede ölümler, gözaltında kayıplar, işten atılmalar, yurt dışına sürgünler, vatandaşlıktan çıkarılmalarla 12 Eylül’ün bir yıldönümü daha.
BOLD – Kanlı ve karanlık süreciyle 12 Eylül.. İdam, işkence, fişleme, baskı ve insanlık dışı uygulamalara tanık olduğumuz 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin üzerinden 39 yıl geçti.Dönem boyunca yaşananların hukuk önünde ve toplumsal olarak hesabı sorulmadı.

12 Eylül’de yaşananların benzeri önce 90’lı yıllarda sonrasında ise 15 Temmuz sürecinde tekrarladı.

39 yıl dönümünde 12 Eylül’ün izlerini bir kez daha hatırlama zamanı.

RAKAMLARLA 12 EYLÜL
* Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı ve yaklaşık dokuz yıl süren askeri düzende, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
 *Askeri Yargıtay’ın onayladığı idam cezası: 124
* Dosyası Meclis’te bulunan idam hükümlüsü: 259
* İnfaz edilen idam cezası: 50
* 650 bin kişi gözaltına alındı
* Yüzlerce kişi şüpheli bir şekilde öldü. Cezaevlerinde 299 kişi yaşamını yitirdi.
* 171 kişinin “işkence”den yaşamını yitirdiği belgelendi. 95 kişi “çatışmada” yaşamını yitirdi.
*16 kişi “kaçarken” vuruldu. 73 kişiye “doğal ölüm” raporu verildi.
* 14 kişi açlık grevinde yaşamını yitirdi.
* 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.
*Tüm grevler yasaklandı.
* 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklanırken, birçoğu da kısmi sansüre uğradı.
*  3 bin 854 öğretmen, 120 akademisyen işlerinden ihraç edildi.
* 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla katledildi.
*Gazetecilere toplam 3 bin 715 yıl hapis cezası verildi.
*30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitti.
*1 milyon 683 bin kişi fişlendi
* 388 bin kişiye pasaport verilmedi

12 EYLÜL’DE KADIN OLMAK: GÜLTEN KIŞANAK

Darbeci Kenan Evren’in “Diyarbakır Cezaevi’ni 12 Eylül’e yetiştirdik”  ifadesi ile  Diyarbakır Cezaevi henüz tamamlanmadan tutukluların buraya nakledildiği 1980’de Esat Oktay’ın iç güvenlik amiri olarak göreve başlatıldığı dönemde, Diyarbakır Cezaevi işkencenin merkezi haline geldi. Bu işkencelere en fazla maruz kalanlar kuşkusuz kadınlar oldu. “Meydan dayağı” diye adlandırılan işkence yöntemi ile koğuş avlusunda saçları çekilerek, darp edilerek saatlerce işkenceye uğrayan kadınlara, tazyikli su sıkma, tecavüz, elektrik verme, aç ve susuz bırakma gibi işkence yöntemleri uygulandı.Önceki dönem yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve 2013’te Paris’te katledilen Kürt siyasetçi Sakine Cansız ve daha binlerce kişi darbe döneminde Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’nde hapis yatıp işkence gördü. Bu anlamda Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ndeki işkenceler birçok kitaba ve belgesele de konu oldu.1980 darbesi döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde bir yıl kalan Rahime Kesici, “5 Nolu’da Kadın Olmak” adlı ilk kitabında “işkencehanelerde kadın olma” durumuna ışık tutmuştu. Sakine Cansız, Aysel Türkkaya, Cahide Şenel, Emine Turgut, Hüsniye Kıllı, Gönül Ataman ve Gültan Kışanak’ın da bulunduğu cezaevinde işkenceci Esat Oktay’ın parçası olduğu sistemin diz çöktürme çabalarının, hiç kafasında olmadığı halde özgürlük mücadelesini seçmesine vesile olduğunu anlatan Rahime, “O çekilenleri bir şekilde kusmak gerekirdi. Bedensel gücü olmayanlar bile gitti. O nefreti Esat büyüttü. Esat’ın parçası olduğu sistem bıçağı biledi” diyordu.

6 AY KÖPEK KULÜBESİNDE

“Eylül’ün Kadın Yüzleri” adlı belgeselde, 12 Eylül döneminde gördüğü işkencelerin ruhunda derin yaralar açtığını belirten Gültan Kışanak ise, 12 Eylül sabahını, “Biz Türkiye’deki diğer insanlar gibi darbe olduğunu TRT’den öğrenmedik. Diyarbakır Cezaevi’nde dayak yiyerek öğrendik” sözleriyle tanımlıyor. Gültan o günleri belgeselde şu sözler ile dile getiriyor: “Çok dayak yedik. Mazgallardan izlenirdik. Mahremiyet diye bir şey yoktu. Şak diye kapı açılır Esat Oktay köpeği ile beraber içeri girerdi. Saatlerce bağırırdı, ‘Burası kadın koğuşu burası bizim namusumuz’ diye. Esat Oktay bana 6 ay boyunca köpeği Jo’nun kaldığı kulübede ‘Ben Kürt değilim Türküm’ demediğim için hücre cezası verdi. Yaşadıklarım ruhumun derinliklerinde derin yaralar açtı. Hala vücudumda fiziksel izlerini taşıyorum. Ayak bileklerimde söndürülen sigaraların izleri, falaka izleri hala duruyor.”

Tahir Elçi’nin katilini ortaya çıkartabilecek delilin Adli Tıp Kurumunda yok edilişinin belgesi

Gündem

Üniversitede torpil iddiası: Birinci olan elendi, müdürün eşi alındı

Balıkesir Üniversitesi öğretim görevlisi alımında, ön değerlendirme sınavına 17 kişi girdi, 6 kişi kazandı. ALES puanı 74 olan 5. sıradaki Fatma Girgin 1. olurken, 92 puanla 1. olan Engin A. ise giriş sınavında yedekte kaldı.

BOLD – Balıkesir Üniversitesi’nin öğretim görevlisi alımında ALES ve lisans puanı düşük olan aday 90 puan verilerek kazandırıldı. ALES ve lisans puanı yüksek olan adaya ise sınavda 48 puan verilmesi dikkat çekti.

YÜKSEK PUANLA YEDEKTE KALDI

Üniversite, 8 Nisan’da Balıkesir Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Bölümü’ne alacağı öğretim görevlisi için sınav açtı. Ön değerlendirme sınavına 17 kişi girdi, 6 kişi kazandı.

ALES puanı 74 olan 5. sıradaki Fatma Girgin, giriş sınavını birincilik ile kazanırken, ön değerlendirmedeki aynı sınavda 92 puanla birinci olan Engin A., ise giriş sınavında ikinci olup, yedek sırada yer aldı.

MÜDÜRÜN EŞİ OLDUĞU İDDİASINA “OLABİLİR EVET’ DİYE YANIT VERDİ

Sınavı düşük puan almasına rağmen birincilikle kazanan Fatma Girgin’in, Sındırgı MYO Müdürü Göksel Kemal Girgin’in eşi olduğu iddia edildi. Sözcü gazetesine konuşan Balıkesir Üniversitesi Genel Sekreteri Yemliha Yanar, “Olabilir evet” diye yanıtladı.

“KOMİSYON BÖYLE TAKDİR ETMİŞ”

Yanar, “Tabi ki puanlar birinci elemede sıralamaya etkin. Ama bir de akademik komisyon oluşuyor. Kişinin akademik yeterliliği ile ilgili. Komisyon, burada bir takım sorular soruyor. Takdir edersiniz ki herhangi bir çalışanın eşi olması, onun başarılı olduğunda alınmayacak anlamını taşımaz. Dolayısıyla akademik komisyon, akademik yeterliliğine bakar. Komisyondan o şekilde takdir görmüş. Tamamen üst yönetimin dışında olan şeyler” dedi.

Galatasaray’dan Hakan Şükür’süz UEFA şampiyonluğu videosu

Okumaya Devam Et

Gündem

Tuvalet ücreti 5 liraya çıktı: Erdoğan’ın “Bu günleri de gördük” videosu viral oldu

Gelen zamlar sonrasında umumi tuvalet ücretleri 5 liraya çıktı. Bu büyük zamla birlikte AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın umumi tuvalet ücretlerini 1 liraya düşürdüklerini anlattığı videosu sosyal medyada binlerce kez izlendi.

BOLD – Enflasyon’un yüzde 70’lere çıkması sonrası Türkiye’nin birçok erinde olduğu gibi Muğla’nın Marmaris ilçesinde de umumi tuvalet ücretleri 5 liraya çıkarıldı.

ZAMMIN GEREKÇESİ YÜKSEK ENFLASYON

Muğla’nın Marmaris ilçesindeki umumi tuvalet fiyatları da Marmaris Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından alınan karar ile 3.5 liradan yüzde 43 zam ile 5 liraya çıkarıldı. Marmaris sakinleri, sosyal medya platformları üzerinde bulunan hesaplarından paylaştıkları umumi tuvaletlerin fiyat belgesine tepki gösterdi. Marmaris Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Ayyıldız, “Enflasyon yüzde 70 olunca bu zam kaçınılmazdı” diyerek zammı savundu.

ZAM TALEBİ İŞLETMECİLERDEN GELDİ

Zamla ilgili konuşan Marmaris Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Ayyıldız, “Ülke genelinde malum fiyat artışları yaşanıyor. Başta kira ve elektrik ücretleri aşırı zamlandı. Giderlerin normalin üzerinde çok yükselmesi her şeyde etkili oldu. TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon yüzde 70 oldu. Biz de tuvalet işletmecilerinin başvurusunu göz önüne alarak geçen yıl 3,5 lira olan ücreti 5 TL yaptık” şeklinde açıklamada bulundu.

ERDOĞAN 1 TL’YE İNDİRMEKLE ÖVÜNÜYORDU

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, birçok konuşmasında paradan sıfır atarak umumi tuvalet ücretlerini 1 milyon liradan 1 liraya düşürdükleri örneğini veriyordu. Bu zamlarla birlikte Erdoğan’ı bu örneği de çöp oldu.

 

Erdoğan satmaya müşterileri almaya doymuyor: Apar topar yıkılan Atatürk Havalimanı için kime söz verildi

Okumaya Devam Et

Gündem

Eski MİT’çi Darıcılı, Gülen Hareketi üyelerinin nasıl kaçırıldığını anlattı: Afrika’dan rüşvetle getiriyoruz, Almanya’da mümkün değil

MİT’te 15 yıl yurtiçi ve yurtdışı görevler yapan Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı, Gülen Hareketi mensuplarının yurtdışından kaçırılmasıyla ilgili çarpıcı itiraflar yaptı. Gülen Hareketi üyelerinin Afrika ve Orta Asya ülkelerinden rüşvet karşılığı kaçırıldığını söyleyen Darıcılı “Çünkü o ülkeler çok güçlü devlet yapısına sahip değil. Rüşvet vererek vesaire hallediyorsunuz. Ama bunu Almanya’dan yapmanız pek mümkün değil.” dedi.

BOLD – MİT eski çalışanı Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı, Bizim TV adlı YouTube kanalında gazeteciler Şaban Sevinç ve Burcu Uğur’un sorularını cevapladı.

“AVRUPA’DAN AMERİKA’DAN NEDEN GETİRMİYORSUNUZ?”

Sık sık teknik sorunların yaşandığı yayında gazeteci Şaban Sevinç, “Beklerim ki ben bir vatandaş olarak Milli İstihbarat Teşkilatı gitmiş, Zekeriya Öz’ü paketleyip gelmiş Almanya’dan getirmiş mesela Ankara’ya, Esenboğa Havalimanı’na indirmiş uçağı. İşte Abdullah Öcalan’a 99’da Afrika’dan, Kenya’dan getirdikleri gibi. Bunu yapmıyorlar, yapamıyorlar… Avrupa’da Amerika’da cirit atıyorlar, neden mesela MİT bir tanesini paketleyip getiremezler?” diye sordu.

Darıcılı ise, “Çünkü yurt dışında bu tip faaliyetleri icra etmek konjonktür gereği çok şey değil, mümkün değil.” yanıtını verdi.

“İLGİLİ ÜLKENİN İÇİŞLERİNE MÜDAHALE ANLAMINA GELİR”

Sevinç’in, “Ama Afrika’dan getiriyorsunuz?” sorusuna ise eski MİT’çi Afrika ve Orta Asya ülkelerinde yerel işbirlikçiler bularak ve onlara rüşvet vererek yasa dışı insan kaçırıldığını anlattı. Darıcılı, ““Çünkü o ülkeler “Failed state (aciz devlet, düşkün devlet)”, yani çok güçlü devlet yapısına sahip değil. Rüşvet vesaire ile hallediyorsunuz. Ama bunu Almanya’da yapmanız mümkün değil. Böyle örtülü faaliyeti icra ederken deşifre olursanız uluslararası hukuk nezdinde çok büyük sorun yaşarsınız. Bu ilgili ülkenin içişlerine müdahale anlamına gelir.”

“KÜÇÜMSEMEYİN, KİME RÜŞVET VERECEĞİNİ BİLMEK DE ÖNEMLİ”

Sevinç araya girerek “Ama Burak bey, rüşvet vererek ben de getiririm yani, MİT’e gerek yok ki… Ben de giderim Gana’ya, Gana’daki İçişleri’ne gerekli rüşveti veririm, alırım gelirim.” dedi. İstihbaratçı Darıcılı ise “Ama o kadar küçümsemeyin. Kime rüşvet verileceğini bilmekte önemli yani.” karşılığı verdi.

“ESKİ MİT’ÇİNİN İNTERNETİ SÜREKLİ KESİLDİ”

Bursa Teknik Üniversitesi ve Milli Savunma Üniversitesi’nde dersler verdiğini söyleyen Darıcılı’nın ifşaatları devam ederken sürekli internetinin kesilmesi dikkat çekti. Programı yapan gazetecilerin sesinde sorun yaşanmazken sesinin sık sık kesilmesi üzerine Darıcılı, kanaldan ayrılmak zorunda kaldı.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar