Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

2 kilo uyuşturucuyla yakalanan Emniyet Müdürü, “İçiciyim” deyip beraat etti

Manisa’da otomobilinde 2 kilogram uyuşturucuyla yakalanan Emniyet Müdürü Zafer Ç, “İçiciyim” dedi. Mahkeme, uyuşturucu ticareti yapmak suçundan yargılanan polise beraat verdi.

BOLD Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 9 Haziran günü ilçe girişindeki uygulama noktasında otomobili durdurdu. Narkotik ve Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri, narkotik köpeği Nmak ile otomobilde arama yaptı. Aramada, 2 kilo skunk ile reçeteyle satılan ve uyuşturucu etkisi bulunan 10 hap ele geçirildi. Skunk, çok çabuk halüsinasyon etkisi gösteren, esrardan daha güçlü ve beyin ölümüne daha hızlı götüren uyuşturucu bir madde olarak biliniyor.

Aracın sahibi İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 3. Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Ç. ile beraberinde bulunan Necip Boğaçhan T. gözaltına alındı. İki şüpheli, sevk edildikleri adliyede, ‘uyuşturucu ticareti yapmak’ suçundan tutuklandı. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşmasında, içiçi olduklarını, uyuşturucu satmadıklarını öne süren Zafer Ç. ve Necip Boğaçhan T., tahliye edildi.

UCUZ BULUP ALMIŞ

Davanın üçüncü duruşmasında ise tutuksuz sanıklar Zafer Ç. ve Necip Boğaçhan T. ile avukatları katıldı. Bir önceki duruşmada savcının sunduğu mütalaaya karşı savunmasını yapan oto- kiralama şirketi sahibi Necip Boğaçhan T., 15 yaşından beri uyuşturucu madde kullandığını, operasyon günü araçta bulunan uyuşturucuyu satmak için değil kullanmak için yanında taşıdığını söyledi. Necip Boğaçhan T., ucuz bulduğu için yüklü miktarda uyuşturucu madde aldığını belirtti.

SATMA MAKSADIM YOKTU

Sanık Emniyet Müdürü Zafer Ç. de yıllarca başarıyla görev yapmış bir polis memuru olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçlamasıyla hakim karşısında olmaktan büyük utanç duyduğunu söyledi. Zafer Ç., “Bu bana hayatımın en büyük dersi oldu. Kesinlikle satmak gibi bir maksadım yoktu” dedi. Avukatı Ercan Dönmez ise operasyonda ele geçen uyuşturucu miktarının yasalarda belirtilen kullanım sınırı içerisinde olduğunu, uyuşturucunun satışına yönelik delil olmadığını belirtti.  Savunmaların ardından mahkeme heyeti, 2 sanığı da beraat ettirdi.

Asker sınırın ötesinde, polis sınırın içinde ‘Barış Pınarı’ operasyonu yapıyor

 

Gündem

İTO: Salgın politikası çöktü, İstanbul için acil kapanma zamanı

Koronavirüs salgınında İstanbul için bir ikaz da İstanbul Tabip Odası’ndan (İTO) geldi. Acil olarak uygulanması gereken 7 madde açıklayan İTO, iktidarın salgın politikasının çöktüğünü vurguladı. Tabipler İstanbul için acil kapanma istedi.

BOLD – İstanbul Tabip Odası koranavirüs sebebiyle hayatını kaybeden doktorlar Mesut Cem İlkin ve Yalçın Özdemir’i anmak için bir araya geldi. Bir de basın toplantısı düzenleyen yönetim kurulu, “İstanbul için acil kapanma zamanının geldiğini” vurgulayarak yedi maddelik acil eylem planını açıkladı.

İTO: GERÇEK RAKAM RESMİ RAKAMIN 3 KATI

Sağlık Bakanlığı, 9 Kasım itibarıyla salgın sebebiyle ölenlerin sayısını 10 bin 972 kişi olarak açıklamıştı.  Düzenlenen basın toplantısında resmi rakamların gerçekleri yansıtmadığı, gerçek rakamın açıklanandan yaklaşık 3 kat fazla olduğu ileri sürüldü. Açıklamada, “En ağır bedeli ise Sağlık Bakanı’nın daha salgının başlangıcında ‘Türkiye’nin Wuhan’ı’ olarak tanımladığı, bugün ise Wuhan’ı geride bırakmış olan İstanbul ödüyor” denildi.

AMBULANSLAR HASTA TAŞIMAYA YETİŞEMİYOR

Açıklamada Kovid-19’la mücadelede yaşanan yetersizlikler de dile getirildi. “Ambulanslar Covid-19 hastalarını taşımaya yetişemiyor, hastalar saatlerce sedyelerde bekletiliyor” denilen açıklamada, “Hastanelerde mevcut servisler yetmiyor, her gün yeni yeni Covid-19 servisleri açılıyor. Servise yatması gereken birçok hasta yeterli yatak olmadığı için acillerde tutuluyor. Yoğun bakımda yatması gereken birçok hasta acillerde ya da servislerde bekletilip yoğun bakım yataklarının ‘boşalması’ bekleniyor” ifadeleri yer aldı.

İSTANBUL İÇİN 7 KRİTİK TEDBİR UYARISI

Basın açıklamasında, “İstanbul için acil kapanma zamanı” denilerek yedi acil tedbir şöyle sıralandı:

1-İstanbul’un sağlık altyapısının bu gidişe dayanabilmesi mümkün görünmemektedir. Başta şehre giriş-çıkış kısıtlaması, en az SARS-CoV-2’nin kuluçka süresi olan 14 güne kadar toplumsal hareketliliğin azaltılması/sokağa çıkma kısıtlaması, temel/zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde çalışmanın durdurulması olmak üzere virüsün yayılmasını azaltacak/durduracak önlemler hızla hayata geçirilmelidir.

2-Salgınla mücadele hastanelerde değil, sahada kazanılır. Etkin bir filyasyon çalışması için birinci basamak sağlık hizmetlerindeki Aile Hekimliği-İlçe Sağlık Müdürlüğü ikiliği kaldırılmalı, Aile Sağlığı Merkezleri hızla bölge tabanlı olarak organize edilmelidir.

3-Salgının kontrol altına alınamamasının sorumluluğunu vatandaşlara yıkıp sadece “Maske-Mesafe-Hijyen” tekerlemesiyle pandemiyle başa çıkılamaz. Yapılması gereken, Dünya Sağlık Örgütü’nün başından beri önerdiği gibi çok sayıda test yaparak hastalık tanısı konanlara katı bir izolasyon uygulamak, evde izolasyon koşullarının sağlanamadığı durumlarda yerel yönetimlerle de işbirliği yaparak barınma olanakları sağlamaktır.

4-Pandeminin bütün insanlığı tehdit ettiği koşullarda sağlık piyasanın vahşi koşullarına terk edilemez, özel hastanelerin Covid-19 hastalarından para talep etmesine hiçbir şekilde göz yumulamaz. Kamu sağlık kurumlarının ihtiyaca cevap veremediği her durumda özel hastaneler Sağlık Bakanlığı’nın kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.

5-Covid-19 dışı hastaların aylardır ertelemek zorunda kaldıkları sağlık hizmeti ihtiyacı daha fazla bekletilemez. Bölge ve nüfus özellikleri dikkate alınarak “pandemi dışı hastaneler” belirlenmeli ve ilan edilmelidir.

6-Salgın mücadelesi ancak yüksek motivasyonlu ve yeterli sayıda sağlık çalışanlarıyla kazanılabilir. Covid-19 pandemisinin oluşturduğu istihdam ihtiyacı göz önüne alınarak KHK ile ihraç edilmiş ve ataması yapılmayan hekimler/sağlık çalışanları acilen göreve başlatılmalı; aylardır pandemi mücadelesi nedeniyle yorgun düşmüş sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve özlük hakları hızla düzeltilmelidir.

7-Bugüne kadar izlenen eksik, yanlış, tutarsız uygulamalara derhal son verilmeli, acilen aklın ve bilimin ışığında açık, şeffaf, güvenilir, toplumun bütün kesimlerinin katılımına açık yeni bir salgın politikası oluşturulmalıdır.

Okumaya devam et

Gündem

Korona aşısının arkasında onlar var

Dünya, Pfizer ve BioNTech firmasının geliştirdiği Kovid-19 aşısıyla umutlandı. Parmak ısırtan başarının arkasında ise gurbetçi ailelerin çocukları olan Uğur Şahin ve Özlem Türeci çifti var.

BOLD – Ortak çalışmaların ardından Amerikan Pfizer ve Alman BioNTech şirketleri yaklaşık 1 buçuk milyon insanın ölümüne sebep olan Kovid-19 için aşı geliştirildiğini açıkladı. Gözler bir anda bu iki şirkete çevrildi.

Ortaklığın Almanya ayağındaki BioNTech firmasının başarısına gurbetçi bir çiftin imza attığı ortaya çıktı. Başarının ardında ise Uğur Şahin ve Özlem Türeci çifti var. BioNTech şirketi aileleri Türkiye’den Almanya’ya göçmüş Uğur Şahin ve Özlem Türeci tarafından 2008 yılında kuruldu.

İKİ BİLİM İNSANI DA GURBETÇİ AİLE ÇOCUĞU

Prof. Dr. Uğur Şahin, 19 Eylül 1965 yılında İskenderun’da doğdu. Henüz 4 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya’ya gitti. Ailesi Köln’de Ford fabrikasında çalışıyordu. Prof. Şahin ise Köln Üniversitesi’nde tıp okudu. Profesörünün teklifi üzerine Hamburg Saar’daki üniversitede çalışmaya başladı. Kansere karşı araştırmalarla adını duyuran Şahin, kanserli hücreyle sağlıklı hücreyi birbirinden ayırıp, kanserli hücreyi yok eden bir aşı geliştirdi.

Göğüs, kalınbağırsak, akciğer, pankreas ve prostat kanserinde hastalıklı hücrelere karşı savunmaya geçen antikorlar üzerinde çalışma yürüten Prof. Şahin, eşi Dr. Özlem Türeci ile birlikte melanom adı verilen cilt kanserine karşı bir aşı üzerinde çalışma yürütüyordu. Prof. Şahin, COVID 19’un yayılması üzerine bu alana yöneldi. Prof. Şahin, 1996’da Nobel Tıp Ödülü alan İsviçreli bilim insanı Rolf Zinkernagel ile birlikte çalıştı. Sahibi olduğu BioNTech’de bugün 80 civarında bilim insanı kanser üzerine araştırmalar yapıyor.

Şirketin kurucularından olan Dr. Özlem Türeci ise on yıl boyunca Klinik ve Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev yaptıktan sonra 2018’de BioNTech Tıp Şefi oldu. 53 yaşındaki Türeci aynı zamanda Kanser İmmünoterapi Derneği Başkanı. Babası İstanbul’da bir doktor olan Türeci’nin ailesi, doğumundan önce Almanya’ya göçmüş. Türeci eşiyle Hamburg’da çalışırken tanışmış. Türeci “Düğün günümüzde bile laboratuvarda çalıştık” diyor.

Şahin ve Türeci çifti Ganymed şirketinde modifiye edilmiş genetik kodlarla bağışıklık sistemine kanserle mücadele etmeyi öğreten çalışmalar yapıyordu. Bu uygulamada bağışıklık sistemi, kanserli hücreleri vücuda giren bir virüs gibi algılayarak onları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ganymed’i satışları, Almanya’da o tarihe kadarki en büyük tıp şirketi satışı olmuştu. BioNTech şirketinde de mRNA teknolojisini kullanarak aşı alanında bir devrim yapmayı hedefleyen çift, şimdi bu yöntemi koronavirüs aşısı için kullanıyor.

Bir fabrika işçisinin çocuğu olan Şahin, bugün eşiyle birlikte Almanya’nın en zengin 100 kişisi arasında. Çift, ilk şirketleri Ganymed’i 1,4 milyar euroya satmıştı. BioNTech’in piyasa değer ise 20 milyar euroyu aştı.

Okumaya devam et

Gündem

Devrimci Parti üyesi Kadıköy’de kaçırıldı: Saray komplolarına diz çökmeyeceğiz!

İstanbul’da dün polisler tarafından kaçırıldığı belirtilen Devrimci Parti eski PM Üyesi Çağla Deniz Gündüz ile ilgili açıklama yapan Genel Başkan Elif Torun, “Saray komplolarına diz çökmeyeceğiz” dedi.

BOLD – Devrimci Parti, Kadıköy’de dün polisler tarafından kaçırıldığı öne sürülen partilerinin eski PM Üyesi Çağla Deniz Gündüz için Ankara’da basın toplantısı düzenledi.

6 Kasım günü parti avukatlarının da tutuklandığına dikkat çeken Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, “Saray komplolarına diz çökmeyeceğiz. Halkları biat ya da 90’ların Torosları arasında tercih yapmak zorunda bırakanlar, halkların direniş cevabı karşısında insanları kaçırmaya başladı. Dün Çağla Deniz Gündüz’ün kaçırılmasını engellemek için toplanan halk yarın sizin iktidarınızı yıkmak için daha kalabalık olarak karşınıza çıkacak” şeklinde konuştu.

Devrimci Parti: 'Saray komplolarına diz çökmeyeceğiz!'

Devrimci Parti, Twitter hesabından kaçırılan üyeleri Çağla Deniz Gündüz’ün Vatan Emniyeti’nde olduğunu öğrendiklerini duyurdu.

Musa Anter ve Uğur Kaymaz pankartı basan reklamcıya hapis cezası

Okumaya devam et

Popular