Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Adalet Bakanı Gül’e, “Cezaevlerinde ‘deprem acil eylem planı’ var mı?” sorusu

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, cezaevlerinde bulunan 270 bin tutuklu ve hükümlünün deprem esnasında can güvenliklerinin nasıl sağlanacağını Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e sordu.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, cezaevlerinde Deprem Acil Eylem Planı olup olmadığını ve deprem anında mahkumların koğuşlarından dışarı çıkarılmadığına yönelik iddiaları Meclis’e taşıdı.

CANLARI DEVLETE EMANET

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Sertel, İstanbul’da yaşanan depremlerde insanlar evlerine giremezken mahkumların güvenlik gerekçesiyle koğuşlarından çıkarılmadığını söyledi. Türkiye genelinde 400’e yakın cezaevinde 270 binden fazla tutuklu veya hükümlü bulunduğunu ifade eden Sertel, cezaevi binalarının depreme dayanıklı olmasının ve mahkumların can güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu söyledi.

ÖNLEMLERİNİZ NELER KAMUOYU İLE PAYLAŞIN

İstanbul’da ardı ardına yaşanan depremlerin ardından mahkumlardan çok sayıda telefon aldığını belirten Sertel, “Silivri merkezli depremde özellikle Silivri Cezaevi’nde yaşayan mahkumlar normal olarak büyük bir korku yaşamışlar. Deprem esnasında ve sonrasında koğuşlarından çıkmak istemelerine rağmen avluya bırakılmamışlar ve gardiyanlar tarafından yataklarınızın altına gizlenin talimatı almışlar. Depremde cezaevi binaları yıkılsa ve mahkumlar canlarından olsa bunun hesabını kim verecek? Cezaevleri için hazırlanan Acil Eylem Planı var mıdır? Büyük bir depremde mahkumlar nasıl tahliye edilecektir? Bu soruların cevabı Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’dedir ve bu cevapları kamuoyuyla paylaşmalıdır” dedi.

 

Almanya, Türkiye’ye silah satışını durdurma kararı aldı

Gündem

Özel hastanelerde korona ticareti: Para yoksa yatış da yok

Özel hastaneler, koronavirüs tedavisini ticarete dönüştürdü. Bakanlığın 250 TL olacağı talimatına rağmen korona testi için 500-600 lira alan özel hastaneler, salgın öncesi 1-2 bin TL arasında değişen yatak ücreti için ise 10 bin TL’yi geçti.

BOLD – Koronavirüs hasta sayısında yaşanan artış ve yoğun bakımlardaki doluluğu, özel hastaneler ticarete dönüştürmeyi başardı. Paralı hastaları seçen özel hastanelerin tedavi sonrası çıkardığı fatura tutarı ise 70 bin TL’yi buluyor.

PARA YOKSA YATIŞ YOK

Sözcü’den Ümit Türk’ün haberine göre özel hastanelerdeki fiyatlar SGK’lı ve SGK’sız olarak 2 bin ila 10 bin TL arasında değişiyor. Hastaneler yoğun bakımda yer olmadığını söylerken, bazı özel hastanelerin bir gecelik yatış için istedikleri fiyatlar ise şöyle: “Bağcılar’da tek gecelik yatış ücreti SGK’lı ise 3 bin, değilse 7 bin TL; Esenler’deki özel hastane yatış ücreti 2 bin lira. Giriş için 7 günlük 14 bin kapora isteniyor. Kadıköy’de özel bir grup hastanesi SGK’lı ise günlük 4 bin TL. SGK yoksa 8-10 bin arasında değişiyor. Avcılar’daki özel bir hastanede günlük ücret 2500 TL’den başlıyor. Güngören’de ise özel bir hastane günlük hasta yatışı 6 bin TL.”

HASTA KABUL ETMİYORLAR VEYA SEÇİM YAPIYORLAR

Türk Tabipler Birliği de bazı özel hastanelerin salgını fırsat bilerek fiyat artışına gittiklerini duyurdu. Açıklamada “Acil servisler dolu iken ve 112 acil hastalar için yer ararken özel hastanelerin birçoğu Kovid-19 hastası kabul etmemekte veya sadece seçili hasta kabul etmektedirler” denildi.
Sağlık Bakanlığı’ndan özel ve vakıf hastanelerinin olanaklarının kamuya sunulmasını istedi.

HASTA YAKINLARI DETAYLI FATURA TALEP ETMELİ

Tıp Hukuku Uzmanı Avukat Merve Gürcan da SGK’nın ödemelerinin cüzi olduğu için özel hastanelerin hastalardan fark ücretleri talep edebildiklerini ancak bu ücretlendirmelerin yönetmeliğe uygun olmak zorunda olduğunu belirtti. Gürcan, “Bir gecelik oda ücreti 4-5 bin TL’den başlayıp 10-15 bin TL’yi bulabiliyor. Özel yatak, teşhis için yapılan her türlü tetkik, tedavi için yapılan serum ve ilaç uygulamaları hatta kullanılan ıslak mendil dahi ücretlendirilmektedir. Burada hasta ve hasta yakınları her aşamada detaylı fatura talep etmeli” dedi.

Koronaya karşı dut pekmezi öneren AKP’nin doktor milletvekili koronaya yakalandı

Okumaya devam et

Gündem

Muhalif basın istenmiyor: Van’da 40 günde 5 gazeteci tutuklandı

Van’da 40 günde 5 gazetecinin tutuklanmasına siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinden tepki geldi. Açıklamalarda muhalif basının tutuklamalarla terbiye edilmek istendiğinin altı çizildi.

BOLD – OHAL’in 4 yıldır sürdüğü Van’da son 40 günde 5 gazeteci tutuklandı. Muhalif basının AKP tarafından susturulmak istendiğini vurgulayan sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, gazetecilerin tutuklanmasına tepki gösterdi.

KÖYLÜLERİN HELİKOPTERDEN ATILMASI BÜYÜK SES GETİRDİ

Mezopotamya Ajansı (MA) Van bürosuna bağlı muhabirler Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile birlikte Jinnews muhabiri Şehbiran Abi ve gazeteci Nazan Sala, Van’ın Çatak ilçesinde Osman Şiban ile birlikte Servet Turgut’un helikopterden atıldığını belgeleriyle haber yaptı. Ardından 4 gazeteci gözaltına alındı ve 9 Ekim’de tutuklandı.

24 Kasım’da ise yine Mezopotamya Ajansı muhabirlerinden Dindar Karataş, evinde gözaltına alındı ve yaptığı haberler gerekçe gösterilerek tutuklandı. Her iki olayın ardından Mezopotamya Ajansı bürosunda arama yapılarak, gazetecilik faaliyetlerinin sürdürüldüğü araç ve gereçlere el konuldu.

STK’LARDAN TUTUKLAMALARA ORTAK TEPKİ

Muhalif basına yönelik tutuklamalara tepki gösteren İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkan Yardımcısı Menice Gülmez, “Kendisi gibi düşünmeyen gazetecileri gözaltına almak insafsızca bir yaklaşım. Son zamanlarda özellikle Van genelinde gazetecilerin gözaltına alınması kabul edilemez bir durum” dedi. Gülmez, gerçeklerin vatandaşlardan saklanmak istendiğini belirterek “Sürekli gözaltılar ve tutuklamalara maruz bırakmaları, Van halkının gerçekleri görmesini engelleme çabasından başka bir şey değildir. Basın çalışanlarının gözaltına alınmasının hiçbir gerekçesi olamaz” diye konuştu.

“AKP ve MHP bloğu yapılan hukuksuzlukları toplumun görmesini istemiyor” diyen HDP Van İl Eşbaşkanı Ökkeş Kava ise tutuklamaların altında helikopterden atma haberinin olduğunu ileri sürdü. Kava, “En son yaşanan işkenceleri yalnızca özgür basın gün yüzüne çıkardı. Bu yüzden özgür basının sesini kesmek istiyorlar. Van’da 5 özgür basın çalışanı tutuklandı. Bunun tek bir sebebi var; O da helikopterden atılan yurttaşların haberini yapmalarıdır. Gazetecilerin yaptıkları bu haber, tüm toplum ve dünya gördü. Bu yüzden gazetecilere dönük bir nefret ve kin duyulmaya başlandı” ifadelerini kullandı.

GELECEK PARTİSİ TUTUKLU GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK İSTEDİ

Tutuklamalara bir tepki de Gelecek Partisi Van İl Başkanı Abdulhekim Karabıyık’tan geldi. Tutuklu gazetecilerin tamamına özgürlük isteyen Karabıyık “Gazeteciler, insanların düşüncelerini ve beklentilerini kaleme aldıklarında, onları gözaltına alıp tutuklarsanız ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Hem yerel çapta hem de ulusal çapta fikirlerinden dolayı tutuklanan gazetecilerin bir an evvel tahliyelerini istiyoruz. Türkiye’de fikirler özgür olsun” diye seslendi.

Türkiye’yi gazeteciler için “açık bir hapishane” olduğunu dile getiren İnsan Hakları Derneği Van Şube Başkanı Murat Melet ise “Muhalif basın terbiye edilmeye çalışılıyor. Ajansta çalışan gazetecileri aslında gözaltına alınıp daha sonra tutuklanması, özel bir politikanın sonucudur. Bir ülkede eğer gazeteciler ya da haber ajansları haberlerini özgür bir biçimde yazamıyorlarsa, kalemleri özgür değilse o ülkede insan hakları, demokrasi ve özgürlükten söz edemeyiz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

Asker ve polise operasyon: 104 kişi gözaltına alındı

İzmir’de asker ve polislere yönelik iki ayrı operasyon gerçekleştirildi. Ankesörlü telefonlarla görüştükleri iddiasıyla 70’i muvazzaf 82 TSK mensubu hakkında gözaltı kararı verildi. İkinci operasyonda ise Emniyet’ten ihraç edilmiş 41 polis gözaltına alındı.

BOLD – İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla TSK ve emniyet mensuplarına yönelik çok sayıda ilde operasyon gerçekleştirildi.

Ankesörlü veya büfe telefonlarından arandıkları iddiasıyla tamamı uzman çavuş rütbesinde olmak üzere 70’i muvazzaf 82 şüpheliye yönelik gözaltı kararı verildi. Polis ve jandarma ekiplerince İzmir merkezli 39 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 63 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin 60’ının Jandarma Genel Komutanlığı, 16’sının Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 5’inin Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 1’inin Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görev yaptığı belirtildi.

Hürriyet’in haberine göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının iltisak iddiasıyla aralarında albay, yarbay ve binbaşı gibi üst rütbede subayların da bulunduğu toplam 848 askeri personelin ihraç işleminin başlatılması için bu konuda hazırlanan delilerin ilgili komutanlıklara gönderildiği kaydedildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 44 eski polis memuru hakkında da gözaltı kararı verdiği öğrenildi. Şüphelilerden 41’i, İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İzmir, İstanbul, Amasya, Denizli, Balıkesir ve Afyonkarahisar’da gözaltına alındı.

ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜNÜN OĞLU DA GÖZALTINDA

Ankara’da da Bylock kullanıcısı oldukları iddiasıyla 20 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 12 zanlı gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında tutuklu eski Bingöl Emniyet Müdürü Ercan Taştekin’in oğlunun da bulunduğu belirtildi.

Diyanet Vakfı esnafa acımadı: Kiralara yüzde 12 zam!

Okumaya devam et

Popular