Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği yaptırım tasarısı sonrası ne olacak? Türkiye ne tepki verdi?

ABD Temsilciler Meclisi’nde dün gerçekleştirilen ve Barış Pınarı Harekâtı gerekçesiyle Türkiye’ye yönelik sert yaptırımların devreye sokulmasını öngören tasarı 403’e karşı 16 oyla kabul edildi.

BOLD – Başkan Donald Trump’ın Suriye’den Amerikan askerlerini çekme kararına ve Türkiye’nin harekatına her iki parti içerisindeki sert öfkenin bir yansıması olarak görülen yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nin 1915 olaylarını ‘Ermeni soykırımı’ olarak tanıdığı kararın kabul edilmesinin hemen ardından gündeme alındı.

Barış Pınarı Harekatı’nın başlamasının ardından Temsilciler Meclisi’ne getirilen tasarıyı Dışişleri Komisyonu’nun Demokrat Başkanı Eliot Engel ve komisyonun en kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Mike McCaul hazırlamıştı.

TRUMP VE ERDOĞAN’A ÖFKE

Aralarında Trump’a yakın isimlerin de olduğu çok sayıda Cumhuriyetçi ve Demokrat siyasetçi, Başkan’ın asker çekme kararıyla ABD’nin IŞİD’e karşı mücadelede sahada ortaklık kurduğu Kürt güçlere “ihanet ettiğini” ve Türkiye’nin operasyonuna “yeşil ışık” yaktığını savunuyor.

Tasarının oylanmasından önce söz alan Eliot Engel, “Başkan Trump, Erdoğan’ı bölgenin istikrarını bozan haince saldırının sorumluluğundan muaf tuttu. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuzeydoğu Suriye’de yaşanan facianın sorumlularıdır. Her ikisinin de hesap vermesi gerekir” diye konuştu.

YASA TASARISININ KAPSAMI
  1. Yasa yürürlüğe girdikten sonraki 15 gün içinde Milli Savunma Bakanı, TSK Genelkurmay Başkanı, 2. Ordu Komutanı, Hazine ve Maliye Bakanı’nın ABD’ye girişlerinin engellenmesi, varsa ABD’deki mal varlıklarının dondurulması,
  2. Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda, en fazla 120 gün içinde ABD Dışişleri Bakanı’nın, istihbarat servisi ve Hazine Bakanlığı’yla birlikte çalışarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ailesinin tahmini mal varlığı, bilinen gelirleri ve yatırımlarına dair rapor hazırlaması,
  3. ABD’nin Silah İhracatını Kontrol Yasası’yla belirlenen herhangi bir Amerikan savunma aracı ya da hizmetinin, TSK’nın Suriye’deki operasyonlarında kullanması için Türkiye’ye gönderilmesinin engellenmesi,
  4. Tasarı yasalaştığı takdirde yürürlüğe girdikten sonraki 30 gün içinde Türk ordusu ve savunma sanayine para transferi yapan Türk mali kurumlarının belirlenmesi ve bu kuruluşlara mali yaptırımların uygulanması,
  5. Tasarının yasalaşması halinde Halkbank’a yaptırım uygulanması.
SENATO’DAKİ YAPTIRIM TASARISI

ABD Senatosu’nda da Türkiye’ye yönelik yaptırımların devreye sokulmasını öngören 2 yasa tasarısı bulunuyor.

Senato’daki ilk tasarı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ve Demokrat Senatör Chris Van Hollen tarafından hazırlandı. Ankara’nın Washington ve Moskova ile yaptığı anlaşmalar sonucunda Barış Pınarı Harekâtı’nı durdurmasının ardından 22 Ekim’de yaptığı basın açıklamasında Lindsey Graham, Başkan Trump ile görüştüğünü ve Beyaz Saray’ın diplomatik çabalarına fırsat tanıyabilmek adına Senato’daki yaptırım paketini şimdilik askıya aldığını açıklamıştı.

Senato’daki ikinci tasarı Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Jim Risch ve komisyonun en kıdemli Demokrat üyesi Bob Menendez tarafından hazırlandı. Menendez pazartesi yaptığı açıklamada, tasarıyı komisyonda oylamaya sunmak için uygun bir tarih belirleme üzerinde çalıştıklarını söyledi.

YAPTIRIM PAKETLERİNİN YASALAŞMASI

ABD Kongresi’nin her iki kanadının da yaptırım paketlerini birebir aynı şekilde onaylaması durumunda bu paketler Başkanın onayına sunulabilir.

Eğer Senato tasarının farklı bir versiyonunu geçirirse, Kongre’nin iki kanadından oluşturulacak bir komisyonun aradaki farklılıkları giderip ortak bir metin çıkarması gerekiyor. Bu ortak metin de iki kanattan geçtiği takdirde Başkan Trump’ın masasına gidecek.

Trump’ın düzenlemeyi veto yetkisi bulunuyor. Ancak paketin Kongre’ye geri gönderilmesi sonrası yapılacak oylamada üçte ikilik çoğunluk sağlanırsa Trum yasayı veto edemiyor.

DIŞİŞLERİ: ŞİDDETLE KINIYORUZ

ABD Temsilciler Meclisi’nde Salı günü kabul edilen Türkiye’ye yaptırım içeren tasarıya Ankara’nın tepkisi gecikmedi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Barış Pınarı Harekatımız gerekçe gösterilerek ülkemize yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısının bugün (29 Ekim) ABD Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesini şiddetle kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

NATO müttefikliği ilişkileri ruhuyla bağdaşmayan bu kararın, ABD Yönetimi’yle 17 Ekim tarihinde Suriye konusunda varılan mutabakata da aykırı olduğu belirtildi.

ABD YÖNETİMİNE MAZLUM KOBANİ TEPKİSİ

Açıklamada ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Kobani ile görüşmelerine de tepki gösterildi: “Son günlerde Müttefik bir ülke ile terör örgütü arasındaki farkı dahi gözardı eden söylem ve eylemleriyle, terörist bir şahsı meşrulaştırma gafletinde bulunan ABD yetkililerinin, tek taraflı yaptırım tehditleriyle bir yere varamayacaklarını görmeleri gerekmektedir.”

ABD BÜYÜKELÇİSİ DIŞİŞLERİNE ÇAĞRILDI

Temsilciler Meclisi’nin “Ermeni Soykırımı” ve “Türkiye’ye yaptırım” kararları sonrasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi Satterfield, yasa tasarılarıyla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığına çağrıldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da karar tasarıları için, ”Bizim için yok hükmünde karardır, oyunlarını bozduk intikam alıyorlar. Karar tasarı değil bir karar, hiçbir bağlayıcılığı yok, bağlayıcılığı yok diye alınan karara göz yumacak değiliz. Tepkimizi ortaya koyduk sizler de bizler de sebebini biliyoruz. Sebebi Suriye’de oyunu bozmamızdır” dedi.

ABD Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen “Ermeni Soykırımı” tasarısı ne getiriyor?

Dünya

Avustralya Afgan sivillerin öldürülmesi soruşturmasında 10 askeri ordudan ihraç etti

Avustralya, Afganistan’da görev yaparken savunmasız sivillerin ve tutukluların öldürülmesine ilişkin raporun yayınlanmasının ardından 10 askerin ordu ile ilişiğinin kesileceğini duyurdu.

BOLD – Avustralyalı askerlerin Afganistan’da savaş suçu işlediğine dair iddiaları soruşturan Avustralya Savunma Kuvvetleri Genel Müfettişi (IGADF) tarafından hazırlanan ve geçen hafta kamuoyu ile paylaşılan rapor, 39 Afgan sivilin öldürüldüğünü ortaya koymuştu.

Raporda, Afgan sivillerin Avustralya özel kuvvetler mensubu 19 asker tarafından öldürüldüklerine dair kanıtlar da sunulmuştu. Ancak raporda askerlerin isimleri açıklanmadı.

Avustralya medyası, ismini gizli tuttuğu 10 askere, görevden alınacaklarına dair resmi yazı gönderildiğini aktardı. Ancak bu askerlerin tanık veya aracı olduğu belirtilen haberde, sivillerin ölümüne karışan ve cezai suçlamaya muhatap olacak 19 askerden biri olmadıkları kaydedildi.

Raporun yayımlanmasının ardından Avustralya Genelkurmay Başkanı General Angus Campbell, “Afganistan halkından, Avustralya Savunma Kuvvetleri (ADF) adına, Avustralya askerlerinin herhangi bir suçu için içtenlikle ve kayıtsız şartsız özür dilerim” ifadelerini kullanmıştı.

Avustralya suçlamaları kabul etti: Askerlerimiz Afganistan’da 39 sivili öldürdü

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Parlamentosu Türkiye için ilk kez ‘üyelik’ dışında bir ilişki modeli önerdi

Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı bir raporda ilk defa Ankara ile üyelik yerine yeni ilişki modeli arayışı tartışmaya açıldı. İnsan hakları vurgusu dikkat çekiyor.

BOLD – Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye’nin AB üyelik sürecinin resmen askıya alınıp, iki taraf arasında “daha gerçekçi ilişki modelleri” arayışına başlanması çağrısında bulunmaya hazırlanıyor.

DURUM KÖTÜLEŞİYOR: ÜYELİK SÜRECİ ASKIYA ALINSIN

AP’nin yeni Türkiye raporunun taslak metni hazır. AP Sosyal Demokrat Grup (S&D) üyesi İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan taslak metinde, Türkiye’de durumun bir yıl önceye oranla “daha da kötüleştiği” not edilip, katılım (üyelik) sürecinin askıya alınması istendi.

İki tarafın “mevcut ilişki çerçevesini ve bu çerçevenin işlerliğini daha gerçekçi biçimde gözden geçirmeleri ve gelecekteki ilişkileri için olası yeni model arayışına başlamaları” görüşü ifade edildi.

Taslak rapora göre Türkiye’nin Avrupa değer ve standartlarından giderek ve sürekli uzaklaşması Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi düzeyde düşük seyretmesine neden oluyor.

“ÜÇ ANA ALANDA GERİLEME YAŞANIYOR”

Raportör Sanchez Amor, “hukukun üstünlüğü ve temel haklar”, “ters yönde kurumsal reformlar” ve “çatışmacı dış politika” olmak üzere, Türkiye’de üç ana alanda “kati bir gerileme” yaşandığına vurguda bulunuyor ve ekliyor: “AP bu gerilemenin artarak ve aleni biçimde AB karşıtı bir söylemle gerçekleşmesinden kaygı duymaktadır. Bu nedenle, tüm üyelik sürecinin yaşayabilirliğinin vazgeçilmez unsuru olarak Türkiye’yi AB yoluna bağlılıktaki samimiyetini yeniden değerlendirmeye çağırırıyoruz.”

“YENİ STRATEJİ BELİRLEME ZAMANI GELDİ”

Taslak metinde; “AB için Türkiye ile ilişkileri gözden geçirme ve tüm AB kurumları ve üye devletler için orta ve uzun vade hedefli, kapsamlı, müşterek ve uyumlu bir strateji belirleme zamanı gelmiştir” ifadelerine yer veriliyor.

Türkiye ile müzakere sürecine başlandığı tarihten bu yana ilk defa bir AP raporunda, iki taraf ilişkilerinde üyelik perspektifi yerine yeni bir ilişki modeli vurgusu bu kadar net biçimde dile getiriliyor.

AB’DE KAFALAR KARIŞTI

AP raportörü, buna rağmen, “Reform amacıyla Türk hükümetine normatif baskı uygulamak için en güçlü aracın, Türk toplumunun demokratik ve Avrupa yanlısı emellerini ayakta tutmak için de en iyi çerçevenin katılım süreci olduğunu” belirtiyor.

Bir yandan katılım sürecinin askıya alınıp yeni ilişki modellerinin gündeme getirilmesi, diğer yandan ise Türk hükümeti üzerinde nüfuz sahibi olmak için bu sürecin “en iyi araç” olarak gösterilmesi AP kulislerinde kafaları karıştırmış durumda.

Rapor, 3 Aralık’ta AP’nin Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek ve Komisyon 26 Ocak 2021 tarihi için planlanmış ikinci bir toplantıda genel kurul oturumu öncesi rapora son şeklini verecek. Raporun 9-11 Mart 2021 tarihleri arasında düzenlenecek AP genel kurul oturumları sırasında tartışılıp oylanması öngörülüyor.

İNSAN HAKLARI ŞARTI

Taslak metinde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda verilen mesajlar da ilginç. Gümrük Birliği’nin “Her iki taraf için de faydalı olacağı ve Türkiye’yi ekonomik ve normatif olarak AB’ye demirleyeceği” fikri savunuluyor. Buna karşılık; Gümrük Birliği’nin “insan hakları ve temel haklara bağlı sıkı koşullar temelinde güncellenebileceği” belirtiliyor. Mevcut şartlarda güncelleme düşünmenin ise “gerçekçi olmadığı” belirtiliyor.

TÜRKİYE’YE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Taslakta Türkiye’nin dış politikadaki son hamlelerine geçen yıllara oranla daha fazla yer veriliyor.

Ankara’nın Suriye, Libya ve Dağlık Karabağ’a müdahaleleri eleştiriliyor.

Doğu Akdeniz’de artan gerilimin “son derece kaygı verici” olduğu kaydedilip, Ankara’nın “Yunan ve Kıbrıs sularındaki yasadışı faaliyetleri” kınanıyor. Bu faaliyetlerin “AB üyesi devletlerin egemenlik hakları ve uluslararası hukuku ihlal ettiği” savunuluyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile “tam dayanışma” dile getiriliyor.

Ankara’nın Kıbrıs’taki son Maraş hamlesi de taslak raporda yerini aldı. “Maraş plajının kısmen açılması” olarak tanımlanan bu adım kınanıyor; Ankara’dan geri adım atması isteniyor.

AB: Türkiye ile ilişkiler ‘kritik bir anda’

Okumaya devam et

Dünya

NATO’da Türkiye’nin etkisini azaltacak reform planı

NATO’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesini ve vetoların zorlaştırılmasını da içeren bir reform planı üye ülkelere sunuldu. Türkiye’nin bazı reform önerilerini veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

BOLD – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bir yıl önce yaptığı “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” çıkışının ardından başlatılan reform planlarında ilk somut sonuçlar alındı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın girişimiyle oluşturulan uzmanlar komisyonu raporunu tamamlayarak dün üye ülkelere gönderdi. Rapor, NATO içinde siyasi işbirliği ve iletişimi güçlendirmek üzere 140 tavsiye içeriyor.

AB İLE İLİŞKİLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Eski bakan ve diplomatların da aralarında bulunduğu uzmanlar tarafından hazırlanan rapordaki öneriler arasında, NATO üyesi olmayan AB ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının NATO zirveleri çerçevesinde yapılan görüşmelere davet edilmesi yer alıyor. Bu öneriyle NATO ile AB arasında işbirliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ancak özellikle Kıbrıs sorunu nedeniyle NATO üyesi Türkiye’nin bu tür bir planı veto edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye AB üyesi Güney Kıbrıs’ı “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımıyor, bunun yerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ifadesini kullanıyor. NATO-AB yakınlaşmasına AB’den ayrılan Britanya’nın da sıcak bakmadığı belirtiliyor.

AB ülkeleri arasında NATO’ya üye olmayan ülkeler Kıbrıs’ın yanı sıra Avusturya, Finlandiya, İrlanda, Malta ve İsveç.

VETOLAR ZORLAŞACAK

Türkiye 2017 yılında Avusturya ile yaşanan siyasi gerilim nedeniyle Avusturya’nın NATO ile ortaklık programlarına dahil edilmesini de engellemişti.

NATO gündemine gelen raporda yer alan öneriler arasında üye ülkelerin ittifak kararlarını veto etmesinin zorlaştırılması da yer alıyor. Ancak bu planın da Türkiye’nin yanı sıra Macaristan’ın da direnişiyle karşılaşması bekleniyor.

Raporda, ittifak içindeki karar alma süreçlerini hızlandırmak üzere üst düzey siyasi görüşmelerin artırılması ve bu görüşmelerin sadece Brüksel’deki NATO merkezinde değil, bakanlar düzeyinde üye ülkelerde de gerçekleştirilmesi tavsiye ediliyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLARI RAPORU SALI GÜNÜ GÖRÜŞECEK

Komisyonun önerilerinin önümüzdeki hafta Salı günü yapılacak NATO dışişleri bakanlarının toplantısında ilk kez üst düzeyde istişare edilmesi bekleniyor. Ardından NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in üye ülkelerle somut bir eylem konsepti oluşturması ve çalışmaların bir sonraki NATO zirvesine kadar tamamlanması hedefleniyor. Bir sonraki zirvenin önümüzdeki yıl bahar aylarında düzenlenmesi ve ABD’nin yeni başkanı Joe Biden ile tanışma toplantısı işlevi de görmesi planlanıyor.

Raporun, dışişleri bakanları toplantısındaki resmi istişarelerin ardından kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, geçen yıl ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve Türkiye’nin Suriye’ye Barış Pınarı harekatını başlatmasına tepki olarak “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” ifadelerini kullanmış, bu tür önemli kararların müttefiklerle istişare edilmemesini ve NATO’nun sessiz kalmasını eleştirmişti.

AB: Türkiye ile ilişkiler ‘kritik bir anda’

Okumaya devam et

Popular