Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Bakanlık, çiğ süt desteğini “geriye dönük” olarak 25 kuruştan 10 kuruşa düşürdü

Tarım ve Orman Bakanlığı, yerel seçimlerden önce litre başına 10 kuruştan 25 kuruşa çıkarılan çiğ süt destekleme primini, “Bütçede para yok!” diyerek yeniden ve geriye dönük olarak 10 kuruşa indirdi.

BOLD – Tarım destekleri çok geç ödenmesi nedeniyle mayıs-haziran dönemi süt primleri henüz ödenmedi. Çiftçi 25 kuruştan prim ödemesi yapılacağını beklerken, bakanlık primi mayıstan geçerli olmak üzere 10 kuruşa düşürdü.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 22 Aralık 2018’de yaptığı yazılı açıklamada Ocak, Şubat ve Mart 2019’da çiğ süt destekleme priminin litre başına 15 kuruşluk artışla 25 kuruş olarak çiftçiye ödeneceğini müjdelemişti.

31 Mart 2019’da yapılan yerel seçim öncesinde çiğ süt priminin 25 kuruşa çıkarılması çiftçiyi memnun etmişti. Seçimden sonra sadece nisan ayında 25 kuruşluk prim ödemesi devam etti. Şimdi mayıs-haziran dönemi primler ödenecekken bakanlık bütçeyi gerekçe göstererek primi 10 kuruşa düşürdü.

“HERKESE PARA VAR, ÇİFTÇİYE GELİNCE YOK”

Çiftçi tepkili. İnşaat, sanayi, turizm ve bir çok sektöre yönelik destek paketleri, teşvik edici krediler çıkarılırken kendilerinin “üvey evlat” olarak görüldüğünü belirten çiftçiler, “Herkese para bulunuyor, çiftçiye gelince yok diyorlar. Herkesin borçları ertelendi, ötelendi. Çiftçiye gelince borçlar ertelenmiyor. Bizim üretmemizi, yaşamamızı istemiyorlar” diye tepki gösteriyor.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulundan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bütçede para olmaması gerekçesi ile mayıs ve haziran aylarına ait süt prim destekleri 10 kuruş olarak ödeneceği haberi bizleri endişelendirdi. Bu durum, zaten sıkıntı çeken süt üreticisini daha da zor duruma sokacaktır.

Kasım ayına girmiş olmamıza rağmen ilk 4 aylık süt destek primi hariç hiçbir ödeme yapılmaması zaten sıkıntıda olan hayvancılık sektörünü çok kötü etkilemektedir. 2018 yılı desteklemeleri ile neredeyse aynı olan 2019 yılı desteklemeleri enflasyon kaynaklı değer kaybını bile karşılamazken süt prim desteklemelerinin mayıs ve haziran ayları için 25 kuruş yerine 10 kuruşa düşürülmesi kabul edilebilir değildir.”

RUSYA’DAN İTHALAT MI YAPILACAK?

Sektörün adeta can çekiştiği vurgulanan açıklamada üreticinin kaygısı şu sözlerle dile getirildi:

“Süt prim desteklemelerinin yüzde 60 azaltılması ile aynı dönemde Rusya Tarım Ürünleri Denetim Ajansının Türk pazarına süt ürünleri sevkiyatı için veteriner sağlık sertifikası konusunda Türkiye’yle mutabakat sağlandığını açıklamış olması geleceğe doğru biz üreticileri kaygılandırmaktadır.

TÜSEDAD olarak süt pirim desteklerinin düşürülmüş olmasını ve süt ürünlerinin ithal edilmesi konusunda yapılan çalışmaları yanlış buluyoruz ve bu yanlışlardan dönülmesini ve üretime köstek olmak yerine Tarım Bakanlığını destek olmaya davet ediyoruz.”

SÜTÜN FİYATI ARTTI AMA…

Ulusal Süt Konseyi, 2 Ekim 2019 tarihli toplantısında çiğ süt referans fiyatının 15 Kasım’dan itibaren 2 lira yerine 2 lira 30 kuruş olarak uygulanmasına karar vermişti.

Konseyin kararı 15 Kasım 2019’dan 31 Aralık 2020’ye kadar geçerli olacak. Yani önce çiğ süt fiyatı gelecek yılın sonuna kadar sabitlendi. Şimdi de daha çiftçi süt zammı almadan geriye dönük olarak Mayıs 2019’dan geçerli olmak üzere çiğ süt primi düşürülmüş oldu.

Yeni vergiler komisyondan geçti

Ekonomi

Ayakta kalma mücadelesi veren küçük esnaf sokağa iniyor

Ekonomik krizle boğuşan, koronavirüsle mücadele kapsamında getirilen kısıtlamalarla daha da sıkıntılı duruma düşen esnaflar, sokağa iniyor. Pandemi gerekçesiyle kapatılan küçük işletmelerin sahipleri, Kadıköy’de eylem yapacak.  

BOLD – Salgının faturasıyla boğuşan küçük esnaf, sokağa çıkıyor. Herhangi bir teşvik, kira desteği, vergi affı veya fatura desteğinde bulunulmadan kapatılan işletmelerin bağlı olduğu esnaf dernekleri, bugün Kadıköy’de eylem yapacak. Esnaflar, koronavirüsten mi, yoksa açlıktan mı ölecekleri ikileminde kaldıklarını kaydetti.

KAPATILAN İŞLETMELERDEN VERGİ ALINIYOR

Birgün’den Meral Danyıldız’a konuşan Kadıköy Esnaf Derneği Başkanı Tuncay Savaşlı, milyonlarca çalışanı olan işletmelerin kapatıldığını belirterek, tüm vergilerin alınmaya devam ettiğine dikkat çekti. Bankalardan faizsiz kredi verilmesini talep ettiklerini belirten Savaşlı, “Mevcut kredilerimizin ise bir yıl ötelenmesini istiyoruz. Toplu taşımalar çalışıyor, AVM’ler açık, sanki pandemiyi yaratan içkili mekânlarmış gibi bir algı oluşturulmaya başlandı. Her yer açık, tek çalışmayanlar tekel bayiler, içkili mekânlar, kafeler… Biz nasıl karnımızı doyuracağız?” dedi.

ÇAREYİ SOKAĞA ÇIKMAKTA BULDUK

Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği (BEYDER) Başkanı Aydın Kalaycı ise günah keçisi ilan edildiklerinin altını çizdi. Çareyi sokağa çıkmakta bulduklarını aktaran Kalaycı, “Dokuz aydır kapalı olan bir sektörümüz var. Akabinde haziranda yalnızca restoranlar açıldı. Diğer işletmelerin ise hepsi kapatıldı, hiçbir destek verilmedi. AVM’ler, toplu taşımalar kalabalık ama bu iş sanki meyhanelerden, barlardan geçiyormuş gibi bir algı yarattılar” diye konuştu.

SADECE BEŞİKTAŞ’TA BİNLERCE KİŞİ İŞSİZ KALDI

Beşiktaş Esnafları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Hasan Durmuş da, pandeminin en büyük zararının esnafa olduğunu belirterek, “Sokağa çıkmak için geciktik bile. Taleplerimizi yüksek sesle haykıracağız. Sadece Beşiktaş’ta bir ayda binlerce insan işsiz kaldı” dedi. Avcılar Cafe-Bar İşletmecileri Derneği (AKİD) Başkanı Murat Akbaş da yönetememe sorununun faturasının halka kesildiğini ifade etti. Akbaş, “Hak arama mücadelemizin bir parçası olduğu için sokaktayız” dedi.

DAHA NE KADAR DEVAM EDECEĞİ BELLİ DEĞİL

Türkiye Tekel Bayileri Platformu İstanbul Temsilcisi Ali Ekber Uçur ise çok yakın zamanda kapanmaya başlayacaklarını belirterek, “Bir teşvik verilmezse, tedbir alınmazsa biz çok yakın zamanda ‘tekel tekel’ kapanacağız. Bunların olmasını istemiyoruz. Devletin koronavirüs tedbirlerini Avrupa’da birçok ülke de alıyor ama esnafını da halkını da düşünüyor. Bizde ise böyle bir şey yok. Biz esnaf artık açlıktan mı yoksa koronavirüsten mi öleceğiz diye ikileme giriyoruz. Daha ne kadar devam edeceği belli değil. Belirsizlik içinde, yarınımızı bilmeden yaşayıp gidiyoruz” dedi.

Trump: Seçiciler Kurulu onaylarsa Beyaz Saray’ı terk edeceğim

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’nin yaptırdığı köprülerde şoför esnafına Deli Dumrul faturası

osmangazi köprüsü

Dolar üzerinden ücretlendirilen araç garantili köprü ve otoyollar, kamyon ve otobüsçüleri icralık hale getirdi. Pahalı yolları kullanmaya mecbur bırakılan şoför esnafı, ceza ve avukat parası da ödemek zorunda bırakılıyor.

BOLD – Araç garantili olması nedeniyle geçen geçmeyen herkesin para ödemek zorunda kaldığı özel köprü, tünel ve otoyollar, şoför esnafını icraya sürüklüyor. Bu yolları zorunlu olarak kullanan şoför esnafına icra yağdığını bildiren Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın, ayrıca yüksek geçiş ücretlerinin 4 katı ceza uygulandığının altını çizdi.

HABER VERİLMEDEN İCRA GÖNDERİLİYOR

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Apaydın, nakliyeci esnafının bilgi verilmeden kesilen cezalar yüzünden icra memurlarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Herhangi bir tebligat yapılmadan kesilen cezaların esnafı araçlarını satmaya zorladığını belirten Apaydın, “Esnafımız hesaplarını düzenli takip edemeyebiliyor. Kartında yeterli bakiyenin olmaması nedeniyle esnafımız geçiş ücretinin ödenmediğinin farkında olmayabiliyor. Böyle zamanlarda bir mesaj atılabilir ancak hiçbir uyarı olmadan doğrudan icra işlemi başlatılıyor. Geçiş bedelinin 4 katı cezaya maruz kalan esnafımız, bir de icra masrafları, avukatlık ücreti ödemek zorunda kalıyor” dedi.

HDP MİLLETVEKİLİ PAYLAN DA ŞİKAYETÇİ

HDP Milletvekili Garo Paylan da Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’na hitaben TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde yüksek ücretlerden şikayet etmişti. Paylan, İstanbul’dan İzmir’e gitmek için paralı köprü ve otoyolları kullanmak zorunda kaldığını, pahalı üçüncü köprü ve bağlı otoyolları kullanırken HGS kartındaki tüm paranın bittiğini, Osmangazi Köprüsü’nü geçmek için kartta para kalmayınca 125 lirayı nakit ödeyip yolda kalmaktan kurtulduğunu söyledi. Paylan, pahalı yollarda halkın mütevazı arabalarını değil, zenginlerin lüks arabalarını gördüğünü de kaydetti.

90’lara dönüşün bir ayağı daha tamamlandı: Bütçe’de en büyük pay ‘faiz’in

Okumaya devam et

Ekonomi

90’lara dönüşün bir ayağı daha tamamlandı: Bütçe’de en büyük pay ‘faiz’in

AKP’nin 90’lı yılların hükumetleri gibi, bütçeden en büyük payı faize ayırmak zorunda kaldığını söyleyen HDP’li Garo Paylan, bunun AKP döneminde ilk kez olduğunu belirtti.

BOLD – 1990’lı yılların mirası faili meçhul cinayetler, işkence, adam kaçırma, karakol ve cezaevlerinde infazların yeniden yaşanmaya başlandığı Türkiye’de bir konuda daha eskiye dönüş oldu.

Yeni Türkiye sloganıyla Başkanlık Sistemini getiren AKP, son 4 yılda, güvenlik, insan hakları, siyasi baskı, düşünce özgürlüğü ihlali dahil hemen her konuda 90’ları aratmadı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AKP’nin diğer konularda olduğu gibi ekonomi konusunda da sınıfta kaldığını söyledi. T24’te Şirin Payzın’a konuşan Paylan, ekonomiye dair açıklamalarda bulundu.

İlk olarak bütçeden garanti geçişlere ayrılan paylara değinen Paylan: “Yandaş şirketlere sadece ‘garanti’ verilmiyor, vergi indirimi de sağlanıyor” dedi.

90’LARDA DA BÖYLEYDİ

Meclis’te devam eden 2021 yılına dair bütçe görüşmeleri hakkında bilgi de veren Paylan, bütçede en büyük kalemin ‘faiz’ olduğunu söyledi. Paylan konuşmasının devamında, “Bu 90’lı yıllarda da böyleydi. AKP döneminde ilk kez faiz kalemi, en büyük kalemi oluşturuyor. Çünkü güveni yok ettiler. Yabancı sermayeyi kaçırdılar, yerliler dövize yatırım yapıyor… Bu anlamda faizi yükseltmek zorunda kaldılar. Ülkemiz ‘faiz-enflasyon-döviz kuru’ sarmalına girdi” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da cenazeler otobüs bagajında taşınıyor

 

Okumaya devam et

Popular