Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İstanbul’da istihbarat oyunları: Rusya’nın İngiliz ajanı olmakla suçladığı Mesurier ölü bulundu

Rusya’nın geçen hafta İngiliz MI6 ajanı olmakla suçladığı, Suriye’deki Beyaz Baretliler  acil yardım kuruluşunun kurucularından, eski İngiliz asker James Le Mesurier İstanbul’da evinin yakınlarında ölü bulundu.

BOLD – Suriye’de acil yardım çalışmaları yürüten Beyaz Baretliler grubunun destekçisi Mayday Kurtarma Vakfı’nı kuran İngiliz vatandaşı James Le Mesurier ölü bulundu.

Karaköy’deki evinin yakınlarında bulunan Mesurier’in cansız bedeninin ilk olarak çevredeki caminin müezzini tarafından fark edildiği belirtildi.

POLİS, İNTİHAR OLARAK DEĞERLENDİRİYOR

Reuters’a bilgi veren bir güvenlik kaynağı, Le Mesurirer’in ofis olarak kullandığı evinin balkonundan düştüğünü ve olayın intihar vakası olarak değerlendirildiğini söyledi. Reuters’a konuşan diplomat komşusu da ölümüne ilişkin ayrıntıların netleşmediğini belirtti.

Reuters’a bilgi veren güvenlik kaynağı Le Mesurier’in eşinin polise sabah saat 4’te uyku ilacı aldıklarını ve yattıklarını söylediğini belirtti.

Güvenlik kaynağına göre, Le Mesurirer’in eşi, kapının çalmasıyla uyandığını ve sonrasında da eşinin etrafı polislerle çevrilmiş bir şekilde sokakta yerde yatarken bulduğunu söyledi.

İstanbul Valiliği de Le Mesurier’nin ölümüyle ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattıklarını açıkladı.

Mayday Rescue Vakfı’ndan yapılan yazılı açıklamada, medyadan James Le Mesurier’in ölümüne ilişkin soruşturma tamamlanana kadar gereksiz spekülasyonlardan kaçınması istendi.

ESKİ İSTİHBARATÇI ASKER MESURIER

İngiliz ordusunun eski bir askeri istihbarat görevlisi olan 48 yaşındaki İngiliz vatandaşı Le Mesurier, Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askeri olarak eski Yugoslavya’da görev yapmıştı.

Le Mesurier, 2014 yılında amacını ‘çatışma ve doğal afet bölgelerinde acil yardım müdahalesi’ olarak tanımlayan Mayday Kurtarma Vakfı’nı (Mayday Rescue Foundation) kurdu.

Vakıf, Lübnan ve Mogadişu’da bazı projeler geliştirmekle birlikte asıl olarak Suriye’yle ilgili faaliyet yürüttü.

Mesurier, vakfın Suriye projeleri için 2015’te İstanbul’da bir ofis kurdu. Le Mesurier’in başkanlığını yürüttüğü Mayday Kurtarma Vakfı’na birçok ülke ile birlikte Birleşmiş Milletler ve hayırseverler yardımda bulunuyordu.

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth 2016 yılında, “Suriye’deki sivil savunma ve sivillerin korunmasıyla ilgili yaptığı hizmetlerden ötürü” Le Mesurier’e şövalyelik unvanı verdi.

RUS DIŞİŞLERİ AJANLIKLA SUÇLADI

Geçen hafta Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, Le Mesurier’nin eski bir MI6 – İngiliz Dış İstihbarat Servisi- ajanı olduğunu, yıllarca Balkanlar ve Orta Doğu’da görev yaptığını söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın Twitter hesabından da paylaşılan açıklamada Zaharova, Le Mesurirer için, “Balkanlar ve Orta Doğu dahil olmak üzere tüm dünyada görülen James Le Mesurirer’in terör gruplarıyla bağlantısının Kosova’daki misyonu sırasında da bildirildiği” ifadesini kullanmıştı.

Rusya Dışişleri, aynı açıklamada Beyaz Baretlileri, provokasyon yapmak, en tehlikeli terör örgütlerini desteklemek ve anti-terör operasyonlarına engel olmakla suçladı. Rusya, Beyaz Baretlileri ayrıca sahte kimyasal silah saldırısı haberleri tertip etmekle de itham etti.

BEYAZ BARETLİLER

Mayday Kurtarma Vakfı’nın en önemli projelerinden birisi Suriye’deki Beyaz Baretliler sivil savunma ve acilyardım kuruluşunu eğitmek oldu.

Beyaz Baretliler, sekiz yıldır devam eden Suriye iç savaşında Esat rejimi ve Rus güçlerinin rejim karşıtı grupların denetimindeki bölgelerde düzenlenen bombardımanda binlerce kişinin kurtarılması için düzenlenen operasyonlarda yer aldı.

Beyaz Baretliler, birçok Batı ülkesinde insani yardım yönüyle öne çıkıyor ve önemli destek görüyor.

Türkiye’deki Beyaz Baretliler gönüllülerine Arama Kurtarma Derneği de (AKUT) eğitim desteği verdi.

Grup, 2016’da alternatif Nobel ödülü olarak görülen Right Livelihood ödülü alan kurumlar arasında yer aldı.

Grubun çalışmalarını anlatan Netflix yapımı ‘Beyaz Baretliler’ belgeseli 2017 yılında en iyi kısa belgesel film ödülünü kazandı.

Beyaz Baretliler’in Halep kentindeki çalışmalarını anlatan ‘Last Men in Aleppo’ (Halep’teki Son Adamlar) ise aynı yıl Sundance Film Festivali’nde belgesel dalında Büyük Jüri Ödülü’ne layık görüldü.

SURİYE VE RUSYA, PROPAGANDA YAPMAKLA SUÇLADI

Suriye yönetimi ve Rusya, grubu ‘insani yardım kılıfını kullanarak Suriye yönetimi karşıtı propaganda yapmakla’ suçluyor. Beyaz Baretlilerin ‘El Kaide bağlantılı grup üyeleri dâhil birçok militana bünyesinde yer açtığı, sahada onlarla işbirliği içinde hareket ettiği’ ileri sürülüyor.

Grubun bazı videolarının ‘gerçek değil mizansen olduğu’ da iddialar arasında.

Ayrıca grubun, Suriye yönetiminin ‘kimyasal silah saldırısı düzenlediği’ iddialarını, ‘teyitli edilmiş bir bilgi’ gibi kamuoyuna yayarak Suriye’ye yönelik olası bir ‘dış müdahaleyi meşrulaştırmaya çalıştığı’ da iddia ediliyor.

Hong Kong’da canlı yayında bir gösterici gerçek mermiyle vuruldu

Dünya

AB Türkiye’yi ‘güvenli seyahat listesine’ almadı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye’yi “güvenli seyahat edilen ülkeler listesine” yine almadı. Belçikalı tur operatörü TUI ise seyahat kısıtlamaları sebebiyle yaz tatilinde Türkiye’ye yönelik tüm tatil paketlerini iptal etti.

BOLD – Çin aşısı Sinovac ile Kovid-19 aşılamalarına başlayan Türkiye, son bir aydır Alman Pfizer Biontech aşısı uyguluyor. Birinci ve ikinci doz toplamda 40 milyon 563 bin aşılama yapan Türkiye, hala güvenli seyahat listesine giremedi.

AB Komisyonu, yüksek vaka sayıları nedeniyle Türkiye’yi, “zorunlu haller dışında gidilmemesi gereken ülkeler” listesinden henüz çıkarmadı.

DOMİNİK İLE AYNI SINIFTA

Tur operatörü TUI, turizm haraketliliğinin en yoğun olduğu Temmuz ve Ağustos döneminde Türkiye, Tunus ve Dominik Cumhuriyeti gibi popüler tatil ülkelerine turist göndermeyecek. Hollanda’da yayımlanan De Telegraaf gazetesine göre bu karar, AB seyahat kısıtlamaları nedeniyle alındı. AB tarafından 1 Temmuz’da güncellenecek listede, Türkiye’ye yönelik kısıtlamaların yumuşatılıp yumuşatılmayacağı da belli değil.

ABD DIŞINDA SEYAHAT ÖNERMİYOR

TUI Belçika sözcüsü Sarah Saucin, AB dışın zorunlu olmayan seyahatlerin hala önerilmediğine işaret ederek, bu konuda yakın gelecekte bir değişiklik olasılığı görünmediğini de vurguladı. TUI’nin iptal ettiği tatil ülkeleri arasında Türkiye’nin yanı sıra Tunus, Meksika, Jamaika, Maldivler, Dominik Cumhuriyeti ve Miami de bulunuyor.

AB SEYAHAT KISITLAMASI OLMAYAN ÜLKELER

Birliğin 2 haftada bir yaptığı güncellemeler kapsamında, kısıtlama uygulanmayacak ülkeler listesine Lübnan, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk dahil edildi. AB’nin seyahat kısıtlaması uygulamayacağı ülkeler şunlar: ABD, Arnavutluk Avustralya, Çin ( sadece Hong Kong. Karşılıklılık olursa ülkenin tamamı), Güney Kore, İsrail, Japonya, Lübnan, Kuzey Makedonya, Ruanda, Sırbistan, Singapur, Tayland, Yayvan ve Yeni Zelanda.

Sezgin Baran Korkmaz açıkladı: Veyis Ateş 10 milyon euro istedi

Okumaya devam et

Dünya

Alman hükümetinin Orhan İnandı’nın akıbetini sorduğu ortaya çıktı

Alman hükumeti, Hakan Fidan’ın başında olduğu MİT tarafından Kırgızistan vatandaşı Orhan İnandı’nın kaçırılmasıyla ilgili harekete geçtiği ortaya çıktı. Alman hükumeti, İnandı’nın akıbetini Bişkek hükümetine sordu ve yaşanan belirsizlikten duyduğu endişeyi dile getirdi.

BOLD – 1 Haziran 2021’den beri kendisinden haber alınamayan Türkiye kökenli Kırgızistan vatandaşı Orhan İnandı’nın akıbeti konusunda Alman hükümeti Bişkek hükümetiyle bağlantıya geçti.

Almanya Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Devlet Müsteşarı Miguel Berger’in, yöneltilen bir önergeye verdiği cevapta, “Federal Hükümet Kırgızistan’da kaybolan Orhan İnandı’nın olayını Kırgız hükümeti ile 3 Haziran’da konuşmuştur. Görüşmede belirsizliği süren vaka hakkında endişesini dile getirmiştir” denildi.

Önergeyi sunan Yeşiller partili Federal Meclis Milletvekili Cem Özdemir hükümete soru önergesi vermişti. Özdemir,  şu soruyu yöneltmişti: “Federal Hükümet, Türk hükümeti tarafından kaçırıldığı ve Bişkek’teki Türkiye Büyükelçiliği’nde tutulduğu tahmin edilen Türk-Kırgız Sapat Okulları’nın Başkanı Orhan İnandı’nın olayını Kırgız hükümeti ile görüştü mü, (görüştüyse tarih, içerik ve görüşülen kişileri listeleyiniz) ve Federal Hükümet benzer bir olayın Almanya’da olmayacağını garantileyebilir mi?”

Federal Hükümet, ellerinde Almanya’da söz konusu vakaya benzer bir tehlikeye işaret eden somut ipuçları olmadığını, olması halinde yasal sorumlulukları çerçevesinde bunların üzerine gideceği cevabını verdi.

DW Türkçe’ye önergeyle ilgili konuşan Cem Özdemir, Orhan İnandı’nın iki haftadan fazla süredir kayıp olduğunu belirterek, Alman hükümetinin bunu Bişkek hükümeti ile görüşmesinin doğru ve gerekli olduğunu belirtti. Özdemir, “Dünya çapında sürgünde yaşayan Türkiye kökenliler için tehlike sürüyor. Belarus’ta veya Türkiye’de, nerede olursa olsun, insanların kaçırılması devlet terörüdür ve böylesi olayların bir sonucu da olmalıdır” ifadesini kullandı.

Federal Alman Hükumetine Orhan İnandı’yla ilgili verilen soru önergesi.

19 GÜN OLDU ÇOK ENDİŞELİYİZ

DW’nin haberinde Orhan İnandı’nın eşi, dört çocuk annesi Reyhan İnandı’nın sözlerine de yer verildi. Reyhan İnandı, “Bugün 19 gün oldu, eşimin nerede olduğuna dair hâlâ hiçbir bilgi yok. Çok endişeliyiz” diye konuştu.

Haberde, Reyhan İnandı’nın eşiyle en son 31 Mayıs akşamı haberleştiği, daha sonra defalarca denemesine rağmen ona ulaşamadığı, bunun üzerine endişelenerek aramaya başladıkları ve boş aracı buldukları kaydedildi. Sorumlu emniyet birimlerine eşinin kayıp olduğunu bildirerek bulunması için başvuru yaptığını anlatan İnandı, o süre zarfında kendisine hem Kırgızistan’dan hem de yurt dışından çok sayıda telefon geldiğini ve bunlarda eşinin kaçırıldığı ve Bişkek’teki Türk Büyükelçiliği’nde tutulduğuna dair bilgilerin yer aldığını söyledi.

TÜRK BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN CEVAP ALAMADI

“Bundan şüphelenmek ve endişelenmek için önümüzde yeterince başka örnekler vardı zaten” diyen Reyhan İnandı, iddialar üzerine Türk Büyükelçiliği’ne de başvurduğunu, eşinin akıbetini sorduğunu ancak cevap alamadığını kaydetti.

İnandı, şunları söyledi: “Bence eşimi kaçıracaklardı ancak beklemedikleri kadar güçlü bir dayanışma ve kamuoyu desteği, tahminlerinin üzerinde bir siyasi baskı ve uluslararası dayanışmayı görünce başaramadılar. Bize burada halk, yüzlerce mezunumuz ve aileleri destek veriyor”

Orhan İnandı’nın kaybolmasından sonra başta Türkiye Büyükelçiliği önü olmak üzere Kırgızistan’da farklı yerlerde gösteriler düzenlenmişti.

Reyhan ve Orhan İnandı, 1995’te gittikleri Kırgızistan’da “Sebat Okulları” adıyla okullar zinciri kurmaya başladı. Gülen Hareketi’ne yakınlığıyla bilinen okullar, Reyhan İnandı’nın verdiği bilgiye göre 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Kırgızistan Eğitim Bakanlığı’na devredildi ve müfredatını da bakanlığın belirlediği bu okullar Sapat Okulları adını aldı. Halen kendi verilerine göre dört ilkokul, 16 lise, bir uluslararası okul ile bir de üniversitesi bulunan okullarda eğitim ağırlıklı olarak İngilizce yapılıyor. İlaveten Kırgızca, Rusça ve Türkçe dersler de veriliyor.

DW Türkçe’ye konuşan Reyhan İnandı, eşinin kaybolmasından sonra, Türkiye’nin Gülen yapılanması bağlantısı gerekçe gösterilerek 2019’da iadesinin talep edildiğini ancak Kırgız vatandaşı olması sebebiyle Ankara’nın iade talebinin reddedildiğini öğrendiklerini belirtiyor.

KORKUNÇ OLAYA RAĞMEN KIRGIZİSTAN’DAN GİTMEK İSTEMİYORUZ

Reyhan İnandı, şöyle konuştu: “Biz Kırgızistan’a 1995’te geldik, yedi aylık evliydik ve daha 20’li yaşlardaydık. Bizim bütün çocuklarımız burada doğdu, kendilerini buralı görüyorlar, şu yaşadığımız korkunç olaya rağmen buradan gitmek istemiyorlar. Biz Kırgızistan’ı ve halkını çok sevdik, onlar da bize çok hürmet gösterdi. Halkı eğitime çok önem veriyor, hem kız çocukları hem de erkek çocukları için eğitimi önemli görüyor. Burada kabul gördük, okullarımız 15 bin mezun verdi.”

Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Gülen yapılanmasına karşı farklı ülkelerde operasyonlar düzenliyor. Son olarak geçen ayın sonunda Fethullah Gülen’in yeğeni Selahaddin Gülen Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmişti. Önceki yıllarda da Kosova, Moldova, Azerbaycan ve Ukrayna gibi ülkelerden Gülen Hareketi üyesi olduğu belirtilen kişilerin MİT operasyonu ile kaçırılarak getirildiği açıklanmıştı.

En son 31 Mayıs’ta kendisinden haber alınan Orhan İnandı’nın aracı, kaybolmasından saatler sonra, lastikleri patlamış, kapıları açık, İnandı’nın telefonları da içinde boş şekilde bulundu. Hükumete yakın Sabah gazetesi yazarı Ferhat Ünlü, İnandı’ya yönelik operasyonun arkasında Kırgızistan gizli servisinin olduğunu iddia etmişti.

Erdoğan rejimi, Gülen Hareketi’ne yönelik cadı avını Kırgızistan’a taşımak istiyor

Okumaya devam et

Dünya

Rusya’dan Türkiye’ye: Azerbaycan’a üs kurarsanız…

Rusya’dan Türkiye’yle ilgili kritik açıklamalar geldi. Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye’nin Azerbaycan’da üs kurması halinde Rusya’nın adımlar atabileceğini söyledi.

BOLD – Rusya, Türkiye’nin Azerbaycan’da kurmayı planladığı askeri üssüyle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini açıkladı. Kremlin yönetimi, Türkiye’nin bu hamlesi nedeniyle Rusya’nın kendi güvenliğini ve çıkarlarını teminat altına almak için adımlar atmasının gerekebileceğini savundu.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Türkiye’nin Azerbaycan’da üs kurması ihtimaline ilişkin Peskov “Sınırlarımız yakınlarında (NATO) ittifak ülkelerinin askeri yapı konuşlandırmasına dikkatle yaklaştığımız bir husus olduğu gibi güvenliğimizi ve çıkarlarımızı korumak için adım atmamızı gerektirebilir” dedi.

Azerbaycan’a üs kurma konusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu hafta içinde yaptığı Azerbaycan ziyaretinde gündeme geldi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0