Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Suriye’de yakalanan “AB vatandaşı IŞİD’lı teröristler” ülkelerine iade ediliyor

Türkiye’nin Suriye’de yakalanan “yabancı teröristlerin” iadeleri devam ediyor. Bu kapsamda Danimarka vatandaşı bir kişi Kopenhag’a gönderildi. Fransa, iade edilecek kişilerin yargılanacağını belirtirken Hollanda’da mahkeme Suriye’deki IŞİD’e katılan kadınların çocuklarının ülkeye getirilmesi yönünde bir karar aldı.

BOLD – Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Türkiye’nin bu hafta sınır dışı edeceği 11 kişinin yargılanacağını ancak bu yargılamanın sivil mi, yoksa askeri mahkemelerde yapılacağı konusuyla ilgili görüşmelerin devam ettiğini açıkladı.

Fransız yetkili, Türkiye tarafından sınır dışı edilenlerin büyük bir bölümünü kadınların oluşturduğunu söyledi.

Fransız Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, 2014 yılında yapılan anlaşma kapsamında çok sayıda IŞİD üyesinin Türkiye tarafından iade edildiğini ancak bugüne kadar bu iadelerin sessiz bir şekilde yapıldığını söyledi.

Yetkili, “Cihatçılar ve aileleri, düzenli olarak Fransa’ya geri gönderiliyor ve uçaktan iner inmez tutuklanıyor. Bu işlem genellikle gizli bir şekilde yapılıyor. Bununla ilgili haberler ya çıkmıyor ya da olup bittikten çok sonra yayımlanıyor” dedi.

DANİMARKA VATANDAŞI KOPENHAG’A YOLLANDI

Türkiye’deki Geri Gönderme Merkezi’nde işlemleri tamamlanan bir Danimarka vatandaşı IŞİD üyesi, polis eşliğinde İstanbul Havalimanı’na götürüldü.

Daha sonra da Kopenhag’a gönderilmek üzere Türk Hava Yolları uçağına bindirildi.

ALMANYA: TÜRK TARAFI BİZE BİLGİ VERDİ

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın sözcü vekili Christofer Burger, Berlin’de yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bu hafta içinde sınır dışı edilmesi planan Alman vatandaşları hakkında kendilerine bilgi verdiğini açıkladı.

“Türk tarafı bize bugün, 14 Kasım’da yedi, 15 Kasım’da ise iki Alman vatandaşının sınır dışı edileceğini bildirdi” diyen Burger, bu kişilerin Alman vatandaşlığının Alman makamları tarafından teyit edildiğini söyledi.

Burger, Almanya’ya sınır dışı edilecek 10 kişiden üçünün erkek, beşinin kadın, ikisinin de çocuk olduğunu kaydetti.

Dışişleri Sözcüsü, Türkiye’de ayrıca sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan ve Alman vatandaşı olduğu belirtilen kişi sayısının “20’den az” olduğunu ifade etti. Alman Sözcü, henüz bu kişilerin Alman vatandaşlığının Alman makamlarınca resmi olarak teyit edilmediğini, Türk tarafının da kendilerine bu kişilerin sınır dışı edileceği konusunda henüz resmi bir bildirimde bulunmadığını kaydetti.

LAHEY MAHKEMESİNDEN KARAR

Bu arada Hollanda’da Lahey mahkemesi, Hollanda’dan IŞİD’e katılan 23 kadın ve 56 çocuğunun ülkeye geri getirilmesi için açılan davayla ilgili kararını açıkladı.

Mahkeme, Hollanda’nın IŞİD’e katılan kadınların çocuklarının ülkeye geri getirilmesine aktif olarak yardımcı olmasını kararlaştırdı. Ancak mahkeme bu çocukların anneleri için aynı yönde bir karar vermekten kaçındı.

Kızılhaç’a göre, Suriyeli Kürtlerin denetimindeki El Hore kampında 68 bin IŞİD militanıyla bunların eşleri ve çocukları tutuluyor.

Hollanda istihbarat servisine göre, bu kampta Hollanda’dan giden 55 IŞİD militanıyla, bunların 90 civarında çocuğu yaşıyor.

İADELER BU SABAH BAŞLADI

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçen hafta içerisinde yaptığı açıklamada, Türkiye tarafından IŞİD üyesi olduğu iddiasıyla yakalanan yabancı uyruklu şüphelilerin ülkelerine iadelerine bugün başlanacağını söylemişti.

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı da bu sabah ilk olarak bir ABD vatandaşının sınır dışı edildiğini duyurmuştu.

Çataklı, ayrıca Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan biri Alman diğeri Danimarka uyruklu iki kişiye ilişkin sınır dışı ve adli süreç işlemlerinin sürdüğünü söyleyerek, “Dolaysıyla bugün üç yabancı terörist savaşçının ülkemizden çıkışları sağlanmış olacak” demişti.

Türkiye, IŞİD’lilerin iadesine başladı

Dünya

Avustralya Afgan sivillerin öldürülmesi soruşturmasında 10 askeri ordudan ihraç etti

Avustralya, Afganistan’da görev yaparken savunmasız sivillerin ve tutukluların öldürülmesine ilişkin raporun yayınlanmasının ardından 10 askerin ordu ile ilişiğinin kesileceğini duyurdu.

BOLD – Avustralyalı askerlerin Afganistan’da savaş suçu işlediğine dair iddiaları soruşturan Avustralya Savunma Kuvvetleri Genel Müfettişi (IGADF) tarafından hazırlanan ve geçen hafta kamuoyu ile paylaşılan rapor, 39 Afgan sivilin öldürüldüğünü ortaya koymuştu.

Raporda, Afgan sivillerin Avustralya özel kuvvetler mensubu 19 asker tarafından öldürüldüklerine dair kanıtlar da sunulmuştu. Ancak raporda askerlerin isimleri açıklanmadı.

Avustralya medyası, ismini gizli tuttuğu 10 askere, görevden alınacaklarına dair resmi yazı gönderildiğini aktardı. Ancak bu askerlerin tanık veya aracı olduğu belirtilen haberde, sivillerin ölümüne karışan ve cezai suçlamaya muhatap olacak 19 askerden biri olmadıkları kaydedildi.

Raporun yayımlanmasının ardından Avustralya Genelkurmay Başkanı General Angus Campbell, “Afganistan halkından, Avustralya Savunma Kuvvetleri (ADF) adına, Avustralya askerlerinin herhangi bir suçu için içtenlikle ve kayıtsız şartsız özür dilerim” ifadelerini kullanmıştı.

Avustralya suçlamaları kabul etti: Askerlerimiz Afganistan’da 39 sivili öldürdü

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Parlamentosu Türkiye için ilk kez ‘üyelik’ dışında bir ilişki modeli önerdi

Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı bir raporda ilk defa Ankara ile üyelik yerine yeni ilişki modeli arayışı tartışmaya açıldı. İnsan hakları vurgusu dikkat çekiyor.

BOLD – Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye’nin AB üyelik sürecinin resmen askıya alınıp, iki taraf arasında “daha gerçekçi ilişki modelleri” arayışına başlanması çağrısında bulunmaya hazırlanıyor.

DURUM KÖTÜLEŞİYOR: ÜYELİK SÜRECİ ASKIYA ALINSIN

AP’nin yeni Türkiye raporunun taslak metni hazır. AP Sosyal Demokrat Grup (S&D) üyesi İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan taslak metinde, Türkiye’de durumun bir yıl önceye oranla “daha da kötüleştiği” not edilip, katılım (üyelik) sürecinin askıya alınması istendi.

İki tarafın “mevcut ilişki çerçevesini ve bu çerçevenin işlerliğini daha gerçekçi biçimde gözden geçirmeleri ve gelecekteki ilişkileri için olası yeni model arayışına başlamaları” görüşü ifade edildi.

Taslak rapora göre Türkiye’nin Avrupa değer ve standartlarından giderek ve sürekli uzaklaşması Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi düzeyde düşük seyretmesine neden oluyor.

“ÜÇ ANA ALANDA GERİLEME YAŞANIYOR”

Raportör Sanchez Amor, “hukukun üstünlüğü ve temel haklar”, “ters yönde kurumsal reformlar” ve “çatışmacı dış politika” olmak üzere, Türkiye’de üç ana alanda “kati bir gerileme” yaşandığına vurguda bulunuyor ve ekliyor: “AP bu gerilemenin artarak ve aleni biçimde AB karşıtı bir söylemle gerçekleşmesinden kaygı duymaktadır. Bu nedenle, tüm üyelik sürecinin yaşayabilirliğinin vazgeçilmez unsuru olarak Türkiye’yi AB yoluna bağlılıktaki samimiyetini yeniden değerlendirmeye çağırırıyoruz.”

“YENİ STRATEJİ BELİRLEME ZAMANI GELDİ”

Taslak metinde; “AB için Türkiye ile ilişkileri gözden geçirme ve tüm AB kurumları ve üye devletler için orta ve uzun vade hedefli, kapsamlı, müşterek ve uyumlu bir strateji belirleme zamanı gelmiştir” ifadelerine yer veriliyor.

Türkiye ile müzakere sürecine başlandığı tarihten bu yana ilk defa bir AP raporunda, iki taraf ilişkilerinde üyelik perspektifi yerine yeni bir ilişki modeli vurgusu bu kadar net biçimde dile getiriliyor.

AB’DE KAFALAR KARIŞTI

AP raportörü, buna rağmen, “Reform amacıyla Türk hükümetine normatif baskı uygulamak için en güçlü aracın, Türk toplumunun demokratik ve Avrupa yanlısı emellerini ayakta tutmak için de en iyi çerçevenin katılım süreci olduğunu” belirtiyor.

Bir yandan katılım sürecinin askıya alınıp yeni ilişki modellerinin gündeme getirilmesi, diğer yandan ise Türk hükümeti üzerinde nüfuz sahibi olmak için bu sürecin “en iyi araç” olarak gösterilmesi AP kulislerinde kafaları karıştırmış durumda.

Rapor, 3 Aralık’ta AP’nin Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek ve Komisyon 26 Ocak 2021 tarihi için planlanmış ikinci bir toplantıda genel kurul oturumu öncesi rapora son şeklini verecek. Raporun 9-11 Mart 2021 tarihleri arasında düzenlenecek AP genel kurul oturumları sırasında tartışılıp oylanması öngörülüyor.

İNSAN HAKLARI ŞARTI

Taslak metinde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda verilen mesajlar da ilginç. Gümrük Birliği’nin “Her iki taraf için de faydalı olacağı ve Türkiye’yi ekonomik ve normatif olarak AB’ye demirleyeceği” fikri savunuluyor. Buna karşılık; Gümrük Birliği’nin “insan hakları ve temel haklara bağlı sıkı koşullar temelinde güncellenebileceği” belirtiliyor. Mevcut şartlarda güncelleme düşünmenin ise “gerçekçi olmadığı” belirtiliyor.

TÜRKİYE’YE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Taslakta Türkiye’nin dış politikadaki son hamlelerine geçen yıllara oranla daha fazla yer veriliyor.

Ankara’nın Suriye, Libya ve Dağlık Karabağ’a müdahaleleri eleştiriliyor.

Doğu Akdeniz’de artan gerilimin “son derece kaygı verici” olduğu kaydedilip, Ankara’nın “Yunan ve Kıbrıs sularındaki yasadışı faaliyetleri” kınanıyor. Bu faaliyetlerin “AB üyesi devletlerin egemenlik hakları ve uluslararası hukuku ihlal ettiği” savunuluyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile “tam dayanışma” dile getiriliyor.

Ankara’nın Kıbrıs’taki son Maraş hamlesi de taslak raporda yerini aldı. “Maraş plajının kısmen açılması” olarak tanımlanan bu adım kınanıyor; Ankara’dan geri adım atması isteniyor.

AB: Türkiye ile ilişkiler ‘kritik bir anda’

Okumaya devam et

Dünya

NATO’da Türkiye’nin etkisini azaltacak reform planı

NATO’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesini ve vetoların zorlaştırılmasını da içeren bir reform planı üye ülkelere sunuldu. Türkiye’nin bazı reform önerilerini veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

BOLD – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bir yıl önce yaptığı “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” çıkışının ardından başlatılan reform planlarında ilk somut sonuçlar alındı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın girişimiyle oluşturulan uzmanlar komisyonu raporunu tamamlayarak dün üye ülkelere gönderdi. Rapor, NATO içinde siyasi işbirliği ve iletişimi güçlendirmek üzere 140 tavsiye içeriyor.

AB İLE İLİŞKİLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Eski bakan ve diplomatların da aralarında bulunduğu uzmanlar tarafından hazırlanan rapordaki öneriler arasında, NATO üyesi olmayan AB ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının NATO zirveleri çerçevesinde yapılan görüşmelere davet edilmesi yer alıyor. Bu öneriyle NATO ile AB arasında işbirliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ancak özellikle Kıbrıs sorunu nedeniyle NATO üyesi Türkiye’nin bu tür bir planı veto edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye AB üyesi Güney Kıbrıs’ı “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımıyor, bunun yerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ifadesini kullanıyor. NATO-AB yakınlaşmasına AB’den ayrılan Britanya’nın da sıcak bakmadığı belirtiliyor.

AB ülkeleri arasında NATO’ya üye olmayan ülkeler Kıbrıs’ın yanı sıra Avusturya, Finlandiya, İrlanda, Malta ve İsveç.

VETOLAR ZORLAŞACAK

Türkiye 2017 yılında Avusturya ile yaşanan siyasi gerilim nedeniyle Avusturya’nın NATO ile ortaklık programlarına dahil edilmesini de engellemişti.

NATO gündemine gelen raporda yer alan öneriler arasında üye ülkelerin ittifak kararlarını veto etmesinin zorlaştırılması da yer alıyor. Ancak bu planın da Türkiye’nin yanı sıra Macaristan’ın da direnişiyle karşılaşması bekleniyor.

Raporda, ittifak içindeki karar alma süreçlerini hızlandırmak üzere üst düzey siyasi görüşmelerin artırılması ve bu görüşmelerin sadece Brüksel’deki NATO merkezinde değil, bakanlar düzeyinde üye ülkelerde de gerçekleştirilmesi tavsiye ediliyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLARI RAPORU SALI GÜNÜ GÖRÜŞECEK

Komisyonun önerilerinin önümüzdeki hafta Salı günü yapılacak NATO dışişleri bakanlarının toplantısında ilk kez üst düzeyde istişare edilmesi bekleniyor. Ardından NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in üye ülkelerle somut bir eylem konsepti oluşturması ve çalışmaların bir sonraki NATO zirvesine kadar tamamlanması hedefleniyor. Bir sonraki zirvenin önümüzdeki yıl bahar aylarında düzenlenmesi ve ABD’nin yeni başkanı Joe Biden ile tanışma toplantısı işlevi de görmesi planlanıyor.

Raporun, dışişleri bakanları toplantısındaki resmi istişarelerin ardından kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, geçen yıl ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve Türkiye’nin Suriye’ye Barış Pınarı harekatını başlatmasına tepki olarak “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” ifadelerini kullanmış, bu tür önemli kararların müttefiklerle istişare edilmemesini ve NATO’nun sessiz kalmasını eleştirmişti.

AB: Türkiye ile ilişkiler ‘kritik bir anda’

Okumaya devam et

Popular