Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Baba siyanürle intihar etti, eşi ve çocuğu kokudan zehirlendi”

Bahattin Delen siyanürle intihar ederken, eşi ve çocuğunun kokudan etkilenerek hayatlarını kaybettikleri belirtildi. Zübeyde Delen’in evden çıkmaya çabaladığı anlaşıldı.

BOLD – Kapalıçarşı’da kuyumculuk yapan iş adamı Bahattin Delen ile eşi Zübeyde ve yedi yaşındaki çocukları Ali’nin ölümünün siyanürden olduğu açıklandı. Baba Bahattin Delen’in siyanürle intihar ettiği, eşi ve çocuğunun da kokudan etkilenerek öldükleri değerlendiriliyor.

EŞİ DAİREDEN ÇIKMAYA ÇALIŞMIŞ

Olay sabah 06.45’te Bakırköy Osmaniye Mahallesi Çoban Çeşme Sokak 6 nolu apartmanda yaşandı. Apartman sakinleri, 8 numaralı dairenin açık olan kapısı önünde, anne Zübeyde Delen’in cansız bedenini görüp, polisi aradı. Eve giren AFAD ekipleri evin salonunda yerde, Kapalıçarşı’da kuyumcu olan Bahattin Delen (38) ile çiftin 6 yaşındaki oğulları Ali’nin cansız bedenini buldu. Evde yapılan incelemede bir odada siyanür bulundu. Yapılan araştırmalar sonunda annenin, siyanürden zehirlenmeye başladığı anda can havliyle yardım istemek için daire kapısını açtığı ancak burada hayatını kaybettiği belirlendi.

EVDEN ÇIKMAYA ÇALIŞMIŞ

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, 1’i çocuk 3 kişinin hayatını kaybettiği evde yaptığı incelemenin ardından açıklamalarda bulundu. Kerimoğlu, “Kesin olmamakla birlikte ağır borç batağında olan eş kendisini zehirledi, eşi ve çocuğu da siyanür etkisiyle onlar da buna maruz kaldılar. Çünkü eşi hanımefendi son bir gayretle evden çıkmaya teşebbüs etmiş” dedi.

BAŞSAVCILIK’TAN KAYIT DIŞI TİCARİ İŞLEMLER AÇIKLAMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “BD’nin, Kuyumcukent’teki iş yerinde altın ticareti ile uğraştığı ve bir takım internet siteleri üzerinde kayıt dışı ticari işlemler nedeniyle aşırı derecede borçlandığı, girdiği bunalımın etkisiyle önce eşinin ve çocuğunun zehirlenmesine sebebiyet verdikten sonra intihar ettiği değerlendirilmiştir. Olay yerinde AFAD ekipleri tarafından gerekli güvenlik önlemleri alınmıştır.”

MAHALLELİ OLAYIN ŞOKUNDA

Mahalle bakkalı Mehmet Çevik, Bahattin Delen’in en son 2 gün önce alışveriş yaptığını ifade ederek, “Herhangi bir sıkıntılar olmayan çok temiz bir aileydi. Hâlâ olayın şokundayız. Ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Kelimeler boğazımıza düğümleniyor. Küçük çocuğu vardı daha okula yeni başlamıştı. En son alışverişini 2 gün önce yapmıştı. Ayak üstü sohbet etmiştik. ‘Çay içelim’ demiştim, ‘daha sonra içeriz’ dedi” dedi.

Tuncer Çetinkaya Welt’e konuştu: “Ameliyata askerlerin eşliğinde girdim, ailemin haberi yoktu”

Gündem

Ankara Emniyeti’ndeki işkenceyi cezaevinden anlattı: Tecavüzden avukatlar kurtardı

Ankara Emniyeti’nde yaşanan işkencenin detayları cezaevinden yazılan bir mektupla ortaya çıktı. Engelli olmasına rağmen Emniyet’te 5 kişi tarafından dövülen ve tecavüzle tehdit edilen Halis Uçkan, avukatların nöbetiyle tecavüzden kurtuldu.

BOLD – Ankara Barosu’nun raporuyla belgelenen Ankara Emniyeti’ndeki işkence iddialarının detayları ortaya çıktı. Geçen yıl sonunda Ankara Emniyeti’nde işkenceye uğrayan isimlerden biri olan Halis Uçkan, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yazdığı mektupta uğradığı işkenceleri anlattı.

GERGERLİOĞLU’NUN DUYURDUĞU İŞKENCELER BELGELENDİ

Geçen yıl Aralık ayının 17-18-19’unda Ankara Emniyeti’yle ilgili işkence iddiaları kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu’nun sosyal medyadan “ACİL..! ACİL..! Yine Ankara Emniyeti… Gözaltında bulunan eski Adalet Bak. çalışanları hakkında işkence iddiaları geliyor..! Çırılçıplak soyup döven ve ‘yarın gece yine geleceğiz’ diyenler kimdir? İddialar için açıklama..!?” sözleriyle duyurduğu işkence iddiaları üzerine Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden bir grup avukat emniyete giderek işkence iddialarını yerinde incelemiş ve daha sonra tutulan raporla da işkence belgelenmişti.

ENGELLİ OLMASINA RAĞMEN İŞKENCELERE UĞRADI

Kronosnews’ten Yavuz Genç’in haberine göre o günlerde Bursa’dan gözaltına alınarak Ankara Emniyeti’ne getirilen Halis Uçkan, 14 gün gözaltında tutulduktan sonra hakim karşısına çıkarıldı. Gözaltı sırasında Ankara Barosu’nun raporuna da yansıyan işkencelere uğradı. Engelli olmasına rağmen önce üç, ardından beş kişi tarafından dövülen Uçkan, kendisine süre verilerek, bu sürenin bitiminde tecavüzle tehdit edildi. Nezarette bulunan bir kişinin avukatına durumu anlatmasıyla Ankara Barosu’nun devreye girmesi ve avukatların sabaha kadar Uçkan’nun yanında kalmasıyla tecavüz engellendi.

İŞKENCENİN DETAYLARINI MEKTUPTA ANLATTI

İşkenceleri bizzat yaşayan Uçkan, tutuklu bulunduğu Bursa H Tipi Cezaevi’nden HDP Milletvekili Gergerlioğlu’na yazdığı mektupta yaşadıklarını bir bir anlattı. İşkence ve tecavüzden Gergerlioğlu ile Ankara Barosu sayesinde kurtulduğunu kaydeden Uçkan, “Eğer intihar etmeyip hala hayatta isem bu siz ve sizin gibi insan hakları savunucuları sayesindedir” dedi. Halis Uçkan’nun Ankara Emniyeti’ndeki işkenceyi belgeleyen mektubu şöyle:

BEYİN AMELİYATI GEÇİRDİM, KAFAMDA PROTEZ VAR

Sayın vekilim, size bu mektubu Bursa Cezaevinden yazıyorum. Size teşekkürlerimi ve minnettarlığımı bildirmek istiyorum. Size çok minnettarım. Eğer intihar etmeyip hala hayatta ise bu siz ve sizin gibi insan hakları savunucuları sayesindedir. Ben 13 Aralık 2019’da Bursa’da evimin önünde gözaltına alındım. Fetö ile ilgili bir dosya kapsamında beni Ankara’ya götürdüler. Ankara Emniyet Müdürlüğünde 14 gün gözaltında kaldım. 10 kişilik nezarethanede 24 kişi kalıyorduk. Ben engelliyim. Geçirdiğim beyin ameliyatı sonrası sol tarafım felç oldu. Ayrıca kafamda protez var.

DİNLEMEDEN DÖVDÜLER

Nezarethanedeki 3. günümden itibaren işkenceler başladı. Birer ikişer kişi 5. kata çıkarıp işkence yaptılar. İşkence sonrası geri getirilen arkadaşlar ayakta duramıyorlardı. Onların o halini görmek bile benim için bir işkenceydi. Engelli olduğumu söylersem herhalde bana işkence yapmazlar diye düşündüm. Nihayet sıra bana geldi ve ellerimi arkadan kelepçeleyip 5. kata çıkardılar. Orada beni bekleyen iri yarı üç kişi vardı. İçeri girer girmez üzerime atlayıp dövmeye başladılar. Ayakları altında tek duyduğum şey ‘anlat… anlat’ kelimesiydi. Ne anlatayım, siz sorun ben söyleyeyim dedim ama hiç dinlemeden dövmeye devam ettiler.

“SOL AYAĞIM FELÇ” DEYİNCE DAHA ÇOK VURDULAR

Sol ayağım felç, vurmayın dedim, daha çok vurmaya başladılar. Kafamda protez var kırılabilir dedim ama onlar tokatlamaya devam ettiler. Hiç tanımadığım kişilerin fotoğrafını gösterip bu adam cemaattedir dememi istediler. Ama ben bu adamları tanımıyorum dediğimde, tanımana gerek yok ki onları sohbetlerde gördüğünü, para verdiklerini söyle seni bırakalım dediler. Ben kabul etmeyince içeri iki kişi daha girdi ve dövmeye devam ettiler. Ben yine de kabul etmeyince beni nezarethaneye indirdiler ve akşama kadar bana süre verdiler. Eğer dediklerini yapmazsam akşam bana tecavüz edeceklerini söylediler.

“AVUKATLAR SABAHA KADAR YALNIZ BIRAKMADI”

Bir önceki gün nezaretten bir arkadaşın avukatı gelmişti. O arkadaş benim durumumu avukatına anlatmış. O avukat da sosyal medyada paylaşınca olay duyuldu ve sanırım siz de haberdar oldunuz. Ben tir tir titreyerek beklerken Ankara Barosu İnsan Hakları Biriminden bir grup avukat geldi. Benimle görüştüler. Sizin de bu olaydan haberdar olduğunuzu ve işkenceyi durdurmak için mücadele ettiğinizi söylediler. Ben gözyaşları içinde o avukatlara anlattım. Tutanak tuttular ve akşam onların o çirkin eylemine engel olmak için o avukatlar sabaha kadar beni yalnız bırakmadılar. Nihayet 14. günde hakim karşısına çıktım ve adli kontrol (ev hapsi) ile serbest kaldım.

SİZDEN RİCAM YILMADAN MÜCADELENİZE DEVAM ETMENİZ

8 ay boyunca ev hapsinde kaldım ve ev hapsi devam ederken 10 Eylül 2020’de polisler tekrar beni aldı ve tutuklandım. Size tekrar bütün kalbimle teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Sizden ricam hiç yılmadan insan hakları konusundaki mücadelenize devam etmenizdir. En azından engellilerin tutuksuz yargılanmaları veya cezaları ev hapsi şeklinde çekmeleri konusunu gündeme getirmenizi rica ediyor, saygılar sunuyorum.

17.11.2020, Bursa H Tipi C.İ.K. K-3 Koğuşu-Nilüfer/Bursa

90’lara dönüşün bir ayağı daha tamamlandı: Bütçe’de en büyük pay ‘faiz’in

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul’da cenazeler otobüs bagajında taşınıyor

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, bugün İstanbul’da 231 kişinin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybettiğini duyururken, İBB otobüslerinin bagajında taşınan cenazeler de basına yansıdı.

BOLD – İstanbul’daki bulaşıcı hastalık kaynaklı ölümleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu bir süredir gündeme taşıyor.

Konuyla ilgili CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Sağlık Bakanlığının koronavirüs tablosunu açıklamasının ardından dikkat çeken bir açıklamada bulundu.

DERDİM MORAL BOZMAK DEĞİL

Sağlık Bakanlığı, bugün koronavirüs nedeniyle Türkiye genelinde 174 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Kaftancıoğlu ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün İstanbul’da 231 vatandaşımızı kaybettik. Sayıdan bağımsız 231 aileye ateş düştü” dedi.

Kaftancıoğlu paylaşımının devamında: “Salgın her geçen dakika yayılıyor. Derdim tasam moral bozmak değil, durumu doğru tespit edip gereğini yapmak. İstanbul için daha fazla gecikmeden gereğini yapın” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Sözcü gazetesinin İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığından edindiği bilgiye göre, İstanbul’da bugün yaşamını yitiren 493 kişi’den 231’i bulaşıcı hastalık kaynaklı vefat etti. Sözcü gazeteci ayrıca, Kilyos Mezarlığı’nda yeni defnedilmiş cenazelerin mezarları, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedilmeyi bekleyen tabutların ve Alibeyköy Gasilhanesi’nde bekleyen cenazeler ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) otobüslerinin bagajında taşınan tabutları görüntülendi.

Resmi rakamlara göre koronavirüsten can kaybı 13 bini geçti, yeni vaka 29 bin 132

Okumaya devam et

Gündem

Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık koronavirüsten hayatını kaybetti

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık’ın koronavirüs tedavisi gördüğü Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybettiğini duyurdu.

BOLD – Koronavirüse yakalanan 61 yaşındaki Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık bir süredir Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görüyordu.

Kısık’ın yarın Eyüp Sultan Camisi’nde öğle vakti kılınacak namazın ardından son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Vefat haberini teessürle öğrendiğim Büyükçekmece Başsavcı Vekilimiz Zülkarneyn Kısık’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve yargı camiasına başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

Vefat haberi sonrası sosyal medya hesabından taziye yayınlayan Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ da: “Vefat eden İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zülkarneyn Kısık’a Allah’tan rahmet; ailesine,yakınlarına ve yargı mensuplarına başsağlığı ve sabır dilerim. Rabbim, merhameti ve mağfiretiyle muamele eylesin. Mekanı cennet olsun” dedi.

Özdağ’ın kirli çamaşırları ortalığa saçıldı: Devlet belgeleri ne diyor?

Okumaya devam et

Popular