Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Suriyeli işçiler Türkiye’de köle statüsünde

Yasalara göre mülteci çalışma izni alabilmesi için 8 yıl patronuna köle olarak çalışmalı. Milyonlarca Suriyeli mülteciden sadece 31 bini kölelik testini geçebildi.

BOLD – Türkiye’de mevcut ve yeni düzenlenen yasalara göre mültecilerin çalışma izni alabilmesi için 8 yıl “modern köle” olarak patrona biat etmesi gerekiyor.

Suriye savaşı 8 yılı geride bırakırken yabancılara yönelik çalışma yasalarının geç ve kusurlu düzenlendiğini dile getiren işçi hakları uzmanı Evrensel Gazetesi yazarı Ercüment Akdeniz, “İş Kanunu’muz mevcut haliyle yabancı işçilerin de yararlanabileceği bir kanun olarak tarif edilmiş ama eğer sigortalı olurlarsa. Ama İş Kanunu’na göre sigortalı olmanın önüne iki büyük sorun koyulmuş. Birincisi; göçmen ya da mülteci işçiler kendi rızaları ile sigorta girişlerini yapamıyor. Göçmen ya da mülteci işçinin bir yerde çalışabilmesi için onun çalışma iznini patronu alabiliyor. Hemen akabinde de şu söyleniyor, bir yıl sorun çıkartamadan çalışırsa yine patronu tarafından iki yıl daha uzatılabiliyor. Ancak 8 yılın sonunda kendi emeğini satma hürriyetine sahip oluyor. Bu 8 yıl boyuncu modern köle olarak patrona itiraz etmemesi biat etmesi demek” dedi.

VALİNİN KÖLELİK İZNİ VERME HAKKI VAR

Diğer sorunun mevsimlik tarım işçilerinde yaşandığını söyleyen Akdeniz, “Şuan mevsimlik tarım işinde 300 ile 400 bin arasında Suriyeli işçinin çalıştığı tahmin ediliyor. Düzenlenen iş kanununa göre, isteyen toprak sahibi, istediği kadar işçiyi valilikten muafiyet kağıdı almak şartı ile kayıt dışı çalıştırabiliyor. Aslında uluslararası yasalara ve Türkiye anayasasına aykırı bir durum yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Akdeniz, yasanın yabancı işçilerin geriye dönük haklarını da yok saydığını vurguladı. Akdeniz, “8 yıl boyunca çalışmış mülteci ya da göçmen işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, emeklilik hakkı gibi bütün birikmiş hakları ne olacak. Buna dair yasal bir düzenleme yok. Geri dönük haklarını alabilecekleri yasal bir mekanizma yok” diye belirtti.

KAYIT DIŞI MÜLTECİ İŞÇİ SAYISI

Suriye’de 2011 yılında başlayan çatışma sürecinden itibaren Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü’nün verilere göre, dünya genelinde yaklaşık 5 milyon 635 bin kayıtlı Suriyeli mülteci bulunuyor. İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Suriyeli bu mültecilerin 3 milyon 614 bini Türkiye’de. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın bir soru önergesine verdiği cevaba göre, 31 Mart 2019 tarihi itibariyle Türkiye’de geçerli çalışma izni bulunan Suriyeli sayısı ise 31 bin 185.
Gerçek sayının bu olmadığını ifade eden Evrensel Gazetesi yazarı Ercüment Akdeniz, yaklaşık 1 milyon 400 bin Suriyelinin kayıt dışı çalıştığını belirtti.

 

Ekonomi

TÜİK: Türkiye ekonomisi 6,7 büyüdü!

Verileri nedeniyle tartışılan TÜİK, Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekteki büyüme rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre Türkiye ekonomisi, Temmuz-Eylül dönemini kapsayan yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 6,7 büyüdü.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekteki büyüme rakamlarını açıkladı. TÜİK verilerine göre ekonomi, koronavirüs salgınının olumsuz etkilerinin sürdüğü yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 büyüdü.

EN BÜYÜK ARTIŞ FİNANS SİGORTA FAALİYETLERİNDE

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 41,1, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 15,0, sanayi yüzde 8,0, inşaat yüzde 6,4, tarım yüzde 6,2, diğer hizmetler faaliyetleri yüzde 6,0, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,8, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,4 ile hizmetler yüzde 0,8 arttı. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,5 azaldı.

HALTIN TÜKETİM HARCAMALARI YÜZDE 9.2 ARTTI

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 22,6 artarak 1 trilyon 419 milyar 483 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 197 milyar 377 milyon olarak gerçekleşti. Devletin nihai tüketim harcamaları, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1,1 arttı. Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları yüzde 9,2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 22,5 arttı.

İHRACAT YÜZDE 22.4 AZALDI

Mal ve hizmet ithalatı, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 15,8 artarken ihracatı yüzde 22,4 azaldı. İşgücü ödemeleri, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,7, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 32,1 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 32,9 iken bu oran 2020 yılında yüzde 29,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 50,5’ten yüzde 55,3’e arttı.

TÜİK Başkanı Muhammet Cahit Şirin, KADEM’de yönetim kurulu üyesi olarak çalışan ve daha sonra Emine Erdoğan’ın özel kalem müdürü olan Elif Esen ile evli.

Tutuklu üsteğmen Silivri’den yazdı: Toplu tıbbi deneye tabi tutulduk 

Okumaya devam et

Ekonomi

TMSF’den 910 milyon liralık hata

TMSF’ye borçlu bir bankadan yapılacak tahsilat yanlış hesaplandı. Hesaplama hatası borçlu bankadan, borcuna karşılık 116 milyon 363 bin dolar (910 milyon lira) eksik tahsilat yapıldı. Eksik tahsilat yapılan bankanın ismi açıklanmadı.

BOLD – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) tartışmalı işlemlerine bir yenisi daha eklendi. Bünyesindeki şirketlerin yönetiminde yaşanan sorunlar, yöneticilerine sağladığı kıyaklarla tartışılan fonun, bir alacak hesabında yapılan yanlış, kamuya 910 milyon liraya mal oldu.

BANKANIN BORCU EKSİK HESAPLANDI

Sayıştay’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınan 2019 Denetim Raporu’nda, 116 milyon doların kamu yerine bir sermaye grubunun kasasına girmesine yol açan hesap hatası ele alındı. İsmi açıklanmayan borçlu grup ile fon arasında 1 Şubat 2019 tarihinde imzalanan protokole ilişkin olarak borç hesaplaması yapıldı. Protokolde borç miktarı, 31 Mayıs 2010 tarihinde 1 milyar 563 milyon 457 bin dolar olan borç miktarına yüzde 50 iskonto uygulandıktan sonra grubun yüzde 50 hissesinin satışından elde edilen 232 milyon 726 bin dolar düşülerek hesaplandı. Bu nedeniyle bankanın borcu, 116 milyon 363 bin 208 dolar eksik hesaplandı.

TMSF’NİN BORCU AZALTMA YETKİSİ YOK

Sayıştay’ın raporunda, Bankacılık Kanunu’nun, TMSF’ye takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dahil olmak üzere her türlü tasarrufta bulunma yetkisi verdiği belirtilerek, “Ancak bu hükme göre Fon’un sahip olduğu genel yetkinin takipli alacaklara ilişkin olduğunu ve yasal takip akabinde tahsilata dönüşmüş bir alacak için Fon’un alacak miktarını azaltıcı bir tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığını belirtmek gerekmektedir” denildi. Raporda tahsilatların gerek borçlu gerekse alacaklı bakımından herhangi bir hak kaybına neden olmadan yapılması gerektiğine dikkat çekildi.

CHP, “ŞANSLI” GRUBUN KİM OLDUĞUNU SORDU

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, “Kim bu şanslı sermaye grubu?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini bildirerek, “Kamu kaynaklarının yandaşlar için peşkeş çekildiği tek adam rejimi, Sayıştay’ın bulguları üzerinden rahatlıkla görülmekte. Fona borçlu gruptan tahsilat yapılmış ama ödeme sonrası yapılması gereken iskonto, baştan yapılarak 116 milyon 363 bin 208 dolar eksik hesaplanmış. Böyle bir yanlışlık olur mu?” dedi.

AKP’nin paralel Hazinesi

Okumaya devam et

Ekonomi

Artan maliyetler üretimi vurdu gelen zamlar tüketimi azalttı

Süt üreticileri artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Sütte kayıt dışı pazar büyüyor. SETBİR Başkanı Tezel, sanayicinin artan maliyetlerle, üreticinin ise çiğ süt fiyatlarının sabit kalmasından dolayı mağdur olduğunu kaydetti.

BOLD – Salgının derinleştirdiği ekonomik kriz, hem üretici ve sanayiciyi hem tüketiciyi vurdu. Artan maliyet sanayiciyi, sabit kalan fiyatlar süt üreticisini mağdur ederken, içme sütüne gelen yüzde 13.4’lük zam kişi başı yıllık süt tüketimini yüzde 8.7 azalttı.

ARTÇI EKONOMİK DALGALAR İÇİN ÖNLEM ALINACAK

Cumhuriyet’ten Gamze Bal’a konuşan Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Başkanı Tarık Tezel, bu yılki mevcut koşulların 2021’de de değişmeyeceğini söyleyerek, “Özellikle gıda sektöründe ev dışı kanalın neredeyse kapanması önemli bir sorundu. Sektörün ticaret hacminin yüzde 30’una denk gelen bu tıkanıklık, beraberinde ciddi bir finans yükü de getirdi. Sektörde ortalama maliyetler yüzde 27 yükseldi. Artçı ekonomik dalgalara göğüs gerebilecek önlemler alınması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

KAYIT DIŞI PAZAR BÜYÜYOR

En temel sorunun finansman kaynağı olduğunu söyleyen Tezel, “Bu döneme özel de olsa, özellikle temel gıda ürünlerinde katma değer vergisi oranlarının gözden geçirilmesine ve sanayi üretiminin maliyetlerinin düşürülmesine yönelik temel tedbirlere ihtiyaç var” diye konuştu. 2020 sonu itibarıyla ortalama kişi başı süt tüketiminin yüzde 8.7 düşerek 240 litre olmasını öngördüklerini belirten Tezel, “2020’nin ilk yarısında, sanayi tarafından toplanan inek sütü miktarı 4 milyon 250 bin ton civarında. Bu miktarın toplam çiğ süt üretimine oranı maalesef yüzde 43. Yani kayıt dışı pazar, payını artırmaktadır. 2019 yılı ilk altı ayında bu miktar 4.9 milyon ton civarında idi” dedi.

Koronavirüste sağlık çalışanı ölümleri de zirve yaptı

Okumaya devam et

Popular