Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Irkçı Yunan Türk Bayrağı’nı yırttı, Bakan Çavuşoğlu’ndan sert tepki geldi

Yunan Milletvekili Loannis Lagos, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda Türk bayrağını yırttı. Yunan milletvekilline tepki gösteren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Şanlı bayrağımıza uzanan elleri nasıl kırdığımızı en iyi bu ırkçı kafalar bilir” dedi.

BOLD – Brüksel’de düzenlenen Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda Türk bayrağını yırtan ırkçı Yunan milletvekilline Türkiye’den sert tepki geldi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Şanlı bayrağımıza uzanan elleri nasıl kırdığımızı, denize nasıl döktüğümüzü en iyi bu ırkçı kafalar bilir” dedi.

AVRUPA IRKÇILIĞA DUR DEMELİ

Brüksel’de düzenlenen AP Genel Kurulu’nda Yunanistan’ın ırkçı vekili Loannis Lagos kürsüde Türk Bayrağı’nı yırttı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise sosyal medyadan yaptığı paylaşımla aşırı sağcı vekile tepki gösterdi. Bakan Çavuşoğlu, Twitter’dan yayınladığı mesajda şu ifadeleri verdi: “Şanlı bayrağımıza uzanan elleri nasıl kırdığımızı, denize nasıl döktüğümüzü en iyi bu ırkçı kafalar bilir. Avrupa’nın şımarık, ırkçı çocukları hadlerini bilsin. Avrupa İslam karşıtlığı ve ırkçılığa artık dur demeli.”

EGE’DE DALGALANIRKEN BOL BOL GÖRECEKTİR

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Yunan milletvekili Ioannis Lagos’ın Yunan adalarındaki göçmenlerin durumuna ilişkin oturumda Türk bayrağını yırtmasına tepki gösterdi. Çelik, “O faşist, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de bayrağımızı gururla dalgalanırken bol bol görecektir” dedi.

Muhteşem ikili Hakan Fidan ve Erol Olçok’tan ‘Ümmetin Lideri’ Projesi: “Ben o işi parayla çözerim”

Gündem

Yasak konulan haberlerin yüzde 42’si Erdoğan ailesi ve AKP’ye ait

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, dikkat çeken bir rapora imza attı. Kasım 2019 ve Ekim 2020’yi kapsayan araştırmaya göre, internet erişimine yasak konulan haberlerin yüzde 42’si AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ailesi ve AKP’li isimler hakkında.

BOLD – Free Web Turkey projesi kapsamında hazırlanan “Haberin sonu: Türkiye’de internet sansürü” raporu tamamlandı. Rapora göre Kasım 2019- Ekim 2020 arasında en az 1910 URL engellendi. Engellenen URL’lerin 870’ini haber içeriği oluştururken, 26 haber sitesi erişime engellendi. Engellenen haberlerin yüzde 42’si doğrudan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ailesi, partinin belediye başkanları veya yöneticileriyle ilgili oldu.

Bianet’te yer alan habere göre Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin yürüttüğü Free Web Turkey projesi kapsamında yayımlanan rapor, karar mercilerinin iktidara yakın haberlerin yanı sıra kadın ve çocuklara yönelik suçların faillerini korumaya yönelik haberlere erişim engeli getirme eğilimini de ortaya koyuyor. Raporda “hükumetin ve Sulh Ceza Hakimliklerinin ülke yönetimine ilişkin eleştirel içeriklere ağır bir sansür uyguladığı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır” denildi.

ERDOĞAN VE ÇEVRESİNİN HABERLERİ

Erişime engellenen haberlerin yüzde 42’sini doğrudan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesi, partinin belediye başkanları veya yöneticileriyle ilgili olduğu tespit edildi. Bunlar arasında 2019 yılının Kasım ayında yayınlanan ve AKP Manisa İl Başkanlığı’na gelen kadınların seks işçiliğine zorlanmasını konu alan haber, 2020’nin Şubat ayında çıkan Emine Erdoğan’ın 50 bin dolarlık çantasıyla ilgili haber ve yine aynı ay içinde yayınlanan, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergahında arazi satın almasına ilişkin haberler yer alıyor.

Yine Yargıtay üyesi Aydıner hakkında yürütülen ‘çete soruşturması’na ilişkin haberler, Malatyalı bir çiftçinin Bilal Erdoğan ve çevresindekiler tarafından dolandırıldığı iddiasına ilişkin haberler, AKP’li Tevfik Göksu belediye borcuna karşılık cami verecek’ haberi, Antalya’nın AKP’li Serik Belediye Başkanının yolsuzluğa karıştığına dair haberler, Başkentgaz’ın, Bilal Erdoğan’ın kurucuları arasında yer aldığı TÜRGEV’e bağış yaptığı haberler, AKP’li Şehitkamil belediyesi ile ilgili ihale ve yolsuzluk haberleri ve Urfa AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın jakuzide halka hakaret etmesi gibi pek çok habere erişim engeli getirildi.

İNTERNET YASAKLARININ YÜZDE 65’İ HABERLERE YÖNELİK

Proje süresince tespit edilen ve en az 1910 URL’yi etkileyen erişim engellemelerine ilişkin 150 hakimlik kararı belirlenirken, bu kararların 26 haber sitesine ve 870 haber URL’sine yönelik olduğu ortaya kondu. Raporda, 150 karardan 101’inin haber URL’lerine (alan adları sayılmaksızın) yönelik olduğunun altı çizilerek, bu doğrultuda “hükumetin ve Sulh Ceza Hakimliklerinin ülke yönetimine ilişkin eleştirel içeriklere ağır bir sansür uyguladığı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır” denildi.

PANDEMİ SANSÜRÜ

Raporda ayrıca bu dönemde pandemi ile ilgili haberler içeren 56 URL’ye erişim engeli getirildiği belirtildi. Nisan’da hükümetin Kovid-19 pandemisini yönetme şeklini eleştiren gazeteci Fatih Portakal’ın sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Kuzguncuk’ta kiraladığı arazi üzerine inşa edilen yapıya ilişkin haberlerin de erişime engellendiği hatırlatıldı.

Raporda ayrıca erişime engellenen muhalif web siteleri teması altında Can Dündar’ın kurucusu olduğu Özgürüz’ün Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarında; Kürtçe, Türkçe ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayın yapan kadın haber ajansı Jinnews’in ise Şubat ve Ağustos aylarında birer kere, Ekim ayında iki kere ve Kasım ayında da bir kere engellendiği belirtildi.

Etkin Haber Ajansı ve Yeni Demokrasi gazetesi web siteleri de Ekim ayı içerisinde ikişer kez erişime engellenmişti. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi merkezli haber ajansı Rudaw’ın Türkçe web sitesi ve Nupel.Net haber sitesi de erişime engellenen haber siteleri arasında yer alıyor.

FAİLLERİ KORUYAN KARARLAR

Raporun tematik incelemesi kapsamında, tespit edilen erişim engeli kararlarının yaklaşık yüzde 9’unu (150 kararın 13’ü) kadın ve çocuklara karşı işlendiği iddia edilen suçlarda failleri korumaya yönelik kararların oluşturduğu belirlendi. Bu doğrultuda kocasının erkek kardeşi tarafından tecavüze uğradıktan sonra kocası tarafından öldürülen Fatma Altınmakas hakkındaki haberlerin yanı sıra, şüpheli şekilde ölü bulunan Duygu Delen, Aleyna Çakır ve Şeyda Yılmaz hakkında yayınlanan haberler ve ekşi sözlük başlıkları da erişime engellendi.

Okumaya devam et

Gündem

AKP okulları 15 Şubat’ta açmaya hazırlanıyor

Milyonlarca öğrenci ve velinin merak ettiği soruya Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan cevap geldi. Selçuk, okulların 15 Şubat’ta açılmasına yönelik bir kararlılık olduğunu söyledi.

BOLD – Koronavirüse bağlı vakalar ve ölümler devam ederken Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların açılmasına yeşil yaktı. Selçuk, “15 Şubat’tan itibaren toplumun, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların durumuna baktığımızda okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var” dedi.

SELÇUK’A GÖRE TOPLUM OKULLARIN AÇILMASINI İSTİYOR

Cumhuriyet’te yer alan habere göre Ziya Selçuk, merak edilen soruya Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Yönetim Kurulu ile yaptığı toplantıda cevap verdi. Bakanlığın salgın döneminde sahada yüzlerce araştırma yaptığını söyleyen Selçuk, “Bu araştırmalar bize gösteriyor ki bizim okulları bugün kapatmamız bugünün problemi değil, gelecek yılların da problemi hâline geliyor. Türkiye, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde okullarını en fazla süre kapalı tutan ülkeler arasında başlarda geliyor. Biz bunu daha kontrollü olabilmek, riski daha iyi yönetebilmek için yaptık ve bugün de bunun doğru bir karar olduğunu görüyoruz. Ancak 15 Şubat’tan itibaren toplumun, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların durumuna baktığımızda okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var. Bunu da ilgili tüm kuruluşlarla ve ortamlarda paylaşıyoruz, paylaşacağız. Bu anlamda literatüre ve uygulamalara baktığımızda, elbette küçük yaşların riski daha az” diye konuştu.

SELÇUK: OKUL TÜMÜYLE KONTROLLÜ BİR ORTAM

Bakan Selçuk, okulun tümüyle kontrollü bir ortam olduğunu ileri sürerek “Hem öğretmenler hem öğrenciler çok kontrollü bir biçimde belli kurallara dikkat ederek orada bulunuyorlar. Yani okulda bir çarşıdaki, pazardaki ya da sokaktaki gibi karmakarışık ya da kontrolsüz bir ortam yok. Okullardan kaynaklanan durumu da günlük olarak izledik, çocuklarımızı da izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Selçuk pandemi döneminde özel okullarda yüzde 8’den yüzde 1’e indirilen KDV oranının aynı şekilde devam etmesi yönünde Hazine ve Maliye Bakanlığına tavsiye görüşü bildirildiğini de açıkladı.

Okumaya devam et

Gündem

Saldırgan Selçuk Özdağ’dan şikayetçi oldu: Bizi darp edip ateş açtırarak hayatımızı tehlikeye attı

Selçuk Özdağ’a yönelik saldırıda gözaltına alınan 2 zanlının ifadeleri ortaya çıktı. Şüpheliler Özdağ ile tesadüfen karşılaştıklarını ileri sürerken şüpheli A.G, kendilerine ateş ettiğini ileri sürdüğü B. isimli kişiden ve onu yönlendirdiğini iddia ettiği Selçuk Özdağ’dan davacı ve şikayetçi oldu.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yönelik saldırıyla ilgili yürüttüğü soruşturma iki şüphelinin ifadeleri ortaya çıktı. Şüpheliler Özdağ’a yönelik planlı bir saldırı olmadığını ileri sürerken, şüphelilerden A.G, Özdağ’dan davacı ve şikayetçi oldu.

ORGANİZE SALDIRI İDDİASINA “TESADÜF” SAVUNMASI

Cumhuriyet’in haberine göre şüphelilerden A.G., ifadesinde, diğer tutuklu şüpheli G.T.’nin 3 yıllık arkadaşı olduğunu, olay günü iş aramak için sözleştiklerini, bir arkadaşlarından aldıkları otomobille Kızılay’da buluşup birlikte Çankaya’ya gittiklerini, aracı adresini bilmedikleri bir sokağa park ettikten sonra iş aramaya yaya olarak devam ettiklerini söyledi. A.G,  yolda giderken sosyal medya ve televizyondan tanıdığı Selçuk Özdağ’ı tesadüfen görerek, daha önce yaptığı açıklamaları sormak için yanına gittiğini belirterek,  “Selam verip kendisine ‘Siz Selçuk Özdağ mısınız?’ diye sordum. Evet cevabı alınca, ‘size bir soru sorabilir miyim?’ dedim. O da bana ‘evet’ dedi. Ben ‘Siz daha önce milletvekilliği yapmış, milletimizin vergilerinden maaş almış bir insansınız, FETÖ lideri Fetullah Gülen hakkında ifadelerini sordum. O da bana ‘Vatanseverliği sizden mi öğreneceğim p..ler  ’ diyerek saldırdı. Benim çeneme bir yumruk attı. Sonra yanımda bulunan G.T. bizi ayırmak istedi, ona da yumruk attı. Aramızda bir arbede çıktı, biz de kendimizi savunduk.

Arbede sırasında Selçuk Özdağ yere düşerek yol kenarında bulunan bahçe korkuluğuna kafasını vurdu. Yerden kalkarken orada bulunan kim olduğunu bilmediğim, tanımadığım şoförü ya da koruması olan kişiye seslenerek ‘B. vur p…’ diye bağırdı. Ben de bu kişinin elini beline doğru götürdüğünü görünce, onu tutarak orada bulunan bir aracın üzerine doğru itekledim. Bize ateş edeceklerini düşündüğümüzden G.T. ile birlikte olay yerinden uzaklaştık. Biz uzaklaşırken arkamızdan 4 el ateş edildi ancak, bize isabet etmedi, biz de park etmiş olduğumuz aracın yanına gittik ve aracımıza binerek olay yerinden uzaklaştık. G.T.’nin Gazi Mahallesinde bulunan evine gittik” dediği öğrenildi.

DİĞER 3 SALDIRGANI İNKAR ETTİLER

Selçuk Özdağ ile karşılaşmalarının tesadüf olduğunu ileri süren A.G., “Bizde ne sopa ne de silah yoktu, tam aksine bize karşı silahlı bir saldırı olmuştur. Kendisinin yapmış olduğu açıklamalar yalandır, olayın reklamını yapmaya çalışmaktadır” dedi. Sorgu sırasında aracı M.Ş. isimli ortak arkadaşlarından aldıklarını söyleyen A.G., olay yeri çevresindeki güvenlik kameralarından alınan görüntülerde,  olayı  5 kişinin gerçekleştirdiğinin tespit edildiğinin belirtilmesi üzerine  “Araç içerisinde ben ve G.T. bulunuyorduk, araç içerisinde başka kimse yoktu” dedi. Güvenlik kameralarından tespit edilen görüntülerde olay sırasında elinde sopa ve silah olan kişilerin kim oldukları sorusuna A.G., sadece kendisi ve G.T.’nin olay yerinde olduğunu, ellerinde sopa veya silah benzeri bir şey olmadığını savundu. Olay sonrası aynı araca binen diğer şüphelilerle ilgili soruya ise A.G., “Bizim aracımıza bizden başka binen olmadı. Kamera kayıtlarında bahsettiğiniz elinde bulunan silah olan kişi ise Selçuk Özdağ’ın korumasıdır, aracımıza binmemiştir” dedi.

“AYAĞI KAYDI DEMİR KORKULUĞA KAFASINI ÇARPTI”

Tutuklu şüpheli G.T.  de  aracı M.Ş. isimli kişiden emanet aldığını ve iş aramak için tesadüfen olayın yaşandığı adrese gittiklerini belirterek şu ifadeyi verdiği ortaya çıktı:

“Kar yağdığı için gitmiş olduğumuz yerlerde sokak aralarında aracın kayabileceğini düşünerek aracı park edip yaya olarak iş yerlerinin olduğu yerlere doğru yürümeye başladık. Hem yakın bir cami bulursak burada da cuma namazını kılarız, diye düşünüyorduk. Ben telefonla görüşme yaparken A.G. benim biraz önümden gidiyordu, o sırada biriyle tartıştığını gördüm. Onlara doğru yaklaşınca A.G.’nin tartıştığı kişinin sosyal medyadan sıklıkla gördüğüm Selçuk Özdağ olduğunu fark ettim. A.G., Selçuk Özdağ’a hitaben ‘Bu nasıl vatanseverlik, FETÖ terör örgütünü överek mi vatanseverlik oluyor, sen nasıl bu milletin vekili olacaksın’ dedi. Selçuk Özdağ da ‘Vatanseverliği sizden mi öğreneceğim lan p..ler’ diyerek küfür etti. Daha sonra Selçuk Özdağ A.G.’ye yumruk salladı. Değip değmediğini bilmiyorum, ben de araya girdim ve vurarak itekledim, uzaklaştırdım. Selçuk Özdağ yere düştü, hatta düşerken demir korkuluğa çarptı. Yerden kalktığında Selçuk Özdağ’ın kafasında kan olduğunu gördüm. Muhtemelen demir korkuluğa kafasını çarptığında başından yaralanmış olabilir.”

Selçuk Özdağ’ın beraberindeki kişiye silahını çekerek kendilerini vurmasını istediğini iddia eden G.T.’nin, “Seslendiği kişi elini beline atarak yanımıza doğru gelince A.G. ellerinden tuttu, itekleyerek engelledi. Selçuk Özdağ ısrarla bizi vurması için bağırmaya devam edince, o kişi silahını çekti, biz de can havliyle oradan kaçmaya başladık. Bir alt sokakta bulunan aracımızın yanına koşarak gittik, bu esnada o kişi peşimizden 4 el silahla ateş etti. Mermilerin yerden sektiği sesi duyabiliyordum, aracımızın yanına geldik ve aracımıza binerek oradan hızla uzaklaştık, aracı nereye bıraktığımı hatırlamıyorum, aracı bıraktığımız yerden dolmuşa bindik, hangi dolmuş olduğunu da hatırlamıyorum. A.G. ile birlikte Gazi mahallesindeki benim ikametime geldik, olayla ilgili gelişmeleri medyadan görünce biz de Ankara Emniyet Müdürlüğüne gelerek teslim olduk.” ifadelerini kullandığı öğrenildi.

“BAŞKA İNSANLAR ELLERİNDE SOPALARLA GELMİŞ OLABİLİR”

Güvenlik kameralarında araçtan 5 kişinin çıktığı, ellerinde sopalar ve bir kişinin elinde ise silah olduğunun tespit edildiğinin sorulması üzerine şüpheli G.T.  “Araçta sadece ben ve A.G. vardı, başka kimse yoktu. Bizde olayda ne sopa ne de tabanca kullandık. Tespit edilen araç başka bir araç olabilir, ayrıca çevreden başkaca insanlar da ellerinde sopa ile gelmiş olabilirler. Ben A.G.’den başka kimseyi tanımıyorum, olay sırasında benim gördüğüm tek tabanca B. isimli şahsın elindeki ve bize doğru ateş ettiği tabancadır” dedi.

G.T.,  silahlı kişilerin olaydan sonra aynı araca bindiklerinin tespit edildiğinin sorulmasına üzerine “Biz araçla olay yerinden ayrılırken başka kimseyi aracımıza almadık, daha önce de söylediğim gibi araçta sadece ben ve A.G. vardı. Silah kullanılması sebebiyle etrafta çok sayıda insan kaçıyordu, bu kaçan şahıslar da kendi aracıyla uzaklaşan şahıslar olabilirler” dedi. Şüpheliler aracın plakasının sökülmesine ilişkin soruya da ” Aracın plakalarını biz çıkarmadık, aracın plakalarının sökülmüş olduğunu da fark etmedim” dediği kaydedildi

ÖZDAĞ’DAN ŞİKAYETÇİ OLDU

Şüpheli A.G’nin. yaşanan olayda hakarete ve darba maruz kaldığını, üzerlerine ateş açıldığını, hayati tehlike yaşadığını belirterek, kendilerine ateş ettiğini ileri sürdüğü B. isimli kişiden ve onu yönlendirdiğini iddia ettiği Selçuk Özdağ’dan davacı ve şikayetçi olduğunu, uzlaşmak da istemediğini söylediği öğrenildi.

Okumaya devam et

Popular