Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

“Er ya da geç kuzey enlemindeki her ülke koronavirüsle karşı karşıya gelecek”

Koronavirüse karşı bir ülkenin sonsuza kadar korunamayacağını belirten Prof. Dr. Gerard Krause, “Er ya da geç kuzey enlemindeki her ülke koronavirüsle karşı karşıya gelecek” dedi.

BOLD Almanya’daki Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi’nden Prof. Dr. Gerard Krause Deutsche Welle Türkçe’ye yeni tip koronavirüsle (Covid-19) mücadele konusunda hangi önlemlerin işe yaradığını anlattı. Virüsün yayılmasıyla ilgili de çok çarpıcı uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Gerard Krause’ye göre havaalanlarında  termal kameralarla yapılan ölçümler ve vücut ısılarını ölçme önlemlerinin prensipte bir getirisi olmadığını belirtiyor.

Prof. Dr. Gerard Krause, “Tam da bu virüs için böylesi sınır kontrolleri pek işe yaramıyor. Çünkü virüs tespit edilen kişilerin çoğunluğu başlarda belirti göstermiyor. Bu nedenle de kontrollerde tespit edilmeleri mümkün olmuyor” diyor.

İLLÜZYON YARATILMAMALI

Gerard Krause’ye göre seyahat önlemleri, kısıtlamalar ve organizasyon iptalleri de pek faydalı değil. Krause, İtalya’da virüsün yayınlamasıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Böylesi bir durumda salgını sınırlandırmaktan hafifletmeye geçişte doğru zaman aralığını belirlemek gerekiyor. Bir ülkenin böylesi bir enfeksiyona karşı sonsuza kadar korunabileceği illüzyonu yaratılmamalı. Bu virüste bu muhtemelen mümkün değil. Er ya da geç kuzey enlemindeki her ülke koronavirüsle karşı karşıya gelecek. Ancak yine de vakit geçirmeden daha en başından hastaneleri hazırlamak, uyarı sistemlerini devreye sokmak ve virüse dair daha fazla bilgi edinmek, virüse daha etkili karşı koymak bakımından akıllıca olur.

SEYAHAT UYARISI

Krause, “Şahsen seyahat edilmemesi yönünde bir tavsiye veremem. Çünkü Fransa, Almanya ya da başka ülkelerde de virüsün yayılacağı bölgeler olacağını tahmin ediyorum. Bu nedenle de artık oralara seyahat edilip edilmeyeceği sorusu gündeme gelmeyecektir… Bu önlemlerin bir işe yaramayacağı bir dönem gelecek. Şimdi yapılması ve titiz davranılması zaman kazanmak açısından iyi. Ancak bunu virüsün yayılacağı her kasaba ya da Avrupa ülkesinde yapmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Krause’nin hijyen konusundaki tavsiyeleri de şu şekilde: “Genel olarak hijyen konusunda bilinçlenilmeli. Eller yıkanmalı ve hasta olunduğunda diğer insanlarla temastan kaçınılmalı. Grip iken yapılan her şey şimdi de yapılmalı.”

Prof. Krause, maske kullanımı konusunda da bazı tavsiyelerde bulunuyor: “Piyasadaki basit maskeler, hasta olunduğunda ve başkalarına geçmesinin istenmediği durumlarda iyi. Ama kendinizi korumak istediğinizde FFP3 maskelerini kullanmalısınız. Onu da doğru takmalı ve sıklıkla yenilemelisiniz. Bu da çok zor ve genelde zayıf bir bağışıklık sistemi olan insanlar için geçerli. Bunun dışında korunmanız mümkün değil. Bir aşı ya da önleyici bir tedavisi yok.”

Koronavirüs salgınında son durum: İtalya ve İran’da ölümler artıyor

Dünya

Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey, servetinin dörtte birini bağışladı

Twitter’ın kurucusu ve CEO’su Jack Dorsey, kişisel servetinin dörtte birine denk gelen 1 milyar doları koronavirüs salgınıyla mücadele için bağışladı.

BOLD-Ünlü CEO Jack Dorsey, yeni tip Koronavirüs’ten (Covid-19) etkilenenlere yardım çalışmaları için bir milyar dolar bağışlayacağını duyurdu.

Dorsey bu miktarın kişisel servetinin yaklaşık dörtte birine karşılık geldiğini de belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Portakal hakkında suç duyurusunda bulundu!

Okumaya devam et

Dünya

Verem aşısı koronaya karşı etkili olabilir iddiası

Koronavirüse karşı aşı çalışmaları devam ederken bilim dünyası verem aşısı BCG’nin Kovid-19’a karşı korucu etkiye sahip olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Avustralya bu yönde klinik araştırmalar başladı.

BOLD – Dünyayı kuşatan koronavirüs (Kovid-19) salgınından en fazla etkilenen ülkelerden biri İspanya iken İber Yarımadası’nı paylaştığı komşusu Portekiz’de can kaybındaki düşüklük dikkat çekiyor.

İSPANYA’DAKİ CAN KAYBI KOMŞUSU PORTEKİZ’DEKİ VAKA SAYISINDAN FAZLA

Öyle ki İspanya’da 140 bin 510 vakaya karşılık Portekiz’de 12 bin 442 enfekte kişi var. Can kaybı sayısında ise İspanya 13 bin 798’ken Portekiz 345.

Euronews’ten Faruk Can ve Marta Rodriguez Martinez’in haberine göre iki ülkedeki verilerin niçin bu düzeyde farklılık gösterdiği henüz tam bilinmiyor. Ancak ülkelerin aşı politikalarının sonuçlar üzerinde etkili olması ihtimali değerlendiriliyor.

TÜBERKÜLOZ AŞISI İLE KORONA VAKA SAYISI ARASINDA BAĞLANTI OLABİLİR

Elbette şimdilik Kovid-19’a karşı aşı bulunabilmiş değil ama on yıllardır kullanılan tüberküloz (verem) aşısı gizeme cevap sunabilecek nitelikte.

Yeni bir bilimsel çalışma tüberküloz aşısının, diğer adıyla BCG’nin, zorunlu olduğu ülkelerle korona vaka sayıları arasında bağlantı olabileceğini ortaya koydu.

ZORUNLU OLAN ÜLKELER DAHA AZ ETKİLENDİ

New York Teknoloji Enstitüsü araştırmacılarından Gonzalo Otazu, BCG’nin zorunlu olmadığı İtalya, Hollanda ve ABD gibi ülkelerin koronavirüs salgınından aşının zorunlu olduğu yerlere oranla daha fazla etkilendiğini belirtti.

Gonzalo Otazu

Sosyal medya hesabından BCG’nin solunum yolu rahatsızlıklarına karşı koruma sağlayabileceği yönünde çalışmalar olduğunu, verilere bakıldığındaysa aşının zorunlu olmadığı ülkelerde kişi başına yaşanan can kaybı oranın yüksek seyrettiğini gördüklerini ilan etti.

İTALYA’DA HİÇBİR ZAMAN ZORUNLU OLMADI

Verem aşısının İtalya’da hiçbir zaman zorunlu olmadığını vurgularken can kayıplarının göreceli düşük kaldığı Japonya’da zorunlu olduğunu hatırlattı.

Araştırmacılar aşının zorunlu olduğu fakat bunu farklı zaman dilimlerinde uygulayan İran ve Japonya’yı da karşılaştırdı.

İRAN 1984’TE JAPONYA 1947’DE ZORUNLU HALE GETİRDİ

Japonya BCG’yi 1947’de zorunlu hale getirirken İran da 1984’ten itibaren zorunlu tatbik edilmeye başlandı.

Araştırma virüsün doğu ve batı Avrupa ülkeleri arasındaki yayılma hızında görülen farklılığın da aşı politikalarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

ALMANYA’NIN DOĞU EYALETLERİNDE VAKA SAYISI DÜŞÜK

Zorunlu verem aşısı eski Sovyet bloğu ülkelerinde batı Avrupa ülkelerine göre daha sıkı bir biçimde uygulanmıştı.

Robert Koch Enstitüsü verilerine göre 1990’a kadar doğu bloğundaki Almanya’nın doğu eyaletlerinde 100 bin kişiye düşen vaka sayısı ülkenin diğer bölgelerine göre daha düşük.

GENİŞ ÇAPLI KLİNİK DENEMELERE BAŞLANDIĞI DUYURULDU

Avrupa’da en çok ölüm sayısının görüldüğü ikinci ülke İspanya’da ise verem aşısı sadece Bask bölgesinde zorunlu uygulanmıştı.

Öte yandan Avustralya tüberküloz aşısının sağlık çalışanlarını koronavirüse karşı korumada etkili olup olmayacağını anlamak için geniş çaplı klinik deneme başlatıldığını duyurdu.

YAKLAŞIK 4 BİN HASTANE ÇALIŞANININ KATILACAĞI İLAN EDİLDİ

Melbourne Murdoch Enstitüsü araştımacıları 4 bine yakın hastane çalışanının BCG’nin korona semptomlarını azaltmada etkili olup olmadığını test için denemelere katılacağını açıkladı.

Hollanda, Almanya ve İngiltere’de de benzer çalışmalara başlanacak.

Klinik testler olumlu netice verirse koronaya karşı risk grubundaki yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlara gelecekteki olası koronavirüs salgınlarına karşı verem aşısı yapılabilecek.

İLK DEFA FRANSIZ BİLİM İNSANLARINCA 1908’DE GELİŞTİRİLDİ

Almanya merkezli bir çalışmada da sonuçların pozitif çıkması halinde Kovid-19’a özel geliştirilene kadar boşluğun verem aşısıyla doldurulabileceği vurgulandı.

BCG aşısı ilk 1908’de Fransız bilim insanlarınca geliştirildi ve insan üzerindeki ilk denemeler 1921’de başladı.

HAPŞIRMA VE ÖKSÜRME YOLUYLA GEÇİYOR

BCG yani Bacillus Calmette-Guerin ismi aşının geliştirilmesinde rol oynayan bakteriyologlar Albert Calmette ve Camille Guerin’den geliyor.

Tüberküloz, ciğerlere saldıran bir bakteriden kaynaklanıyor ve hasta insanlarla yakın temasta bulunan kişilere hapşırma ve öksürme yoluyla bulaşıyor.

HER YIL 1,5 MİLYON KİŞİNİN HAYATINA MAL OLUYOR

Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaşan vereme karşı BCG aşısının kullanımı 1950’lerde büyük verem savaş hastanelerinin kurulmasıyla arttı.

Oldukça bulaşıcı verem, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl 19 milyon insana bulaşıyor ve 1,5 milyon can kaybına yol açıyor.

Ruslar, korona ilaçlarının klinik araştırmasına başladı

Okumaya devam et

Dünya

Ruslar, korona ilaçlarının klinik araştırmasına başladı

Yeni tip koronavirüs tedavisi için Rusya’da geliştirilen Meflokin, Hidroksiklorokin ve Kolidavir ilaçlarının karşılaştırmalı klinik araştırmalarının başladığı ilan edildi.

BOLD – Dünya geneli 76 bini aşkın insanın hayatına mal olan koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında aşı ve ilaç çalışmaları hızla devam ediyor.

FEDERAL BİYOMEDİKAL AJANSI DUYURDU

Söz konusu noktada çalışmalarını yoğunlaştıran ülkelerden Rusya’da ilaçlarla ilgili yeni bir gelişme duyuruldu.

Rusya Federal Biyomedikal Ajansı (FMBA) açıklamasına göre Kovid-19 tedavisi için üretilen Meflokin, Hidroksiklorokin ve Kolidavir ilaçlar üzerinde klinik araştırmalar başlayacak.

HASTALARDAN YAZILI RIZA TALEP EDİLECEK

İ.A. Burnazyan Federal Tıbbi Biyofizik Merkezi’nde yapılacak testler öncesi hastalardan yazılı açık rızaları alınacak.

George Mason Üniversitesi Sistemsel Biyoloji Okulu’ndan Profesör Ancha Baranova, Meflokin ilacının etkinliğinin doğrulandığını ve muadillerine göre daha az toksik olduğunu söylemişti.

ABD’de bir günde 1.343 ölüm

Okumaya devam et

Popular