Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Akciğer ameliyatı yapılıp hapse geri gönderilen Yargıtay üyesi risk altında

Geciktirilen tedavisi nedeniyle akciğer zarı sıyrılan eski Yargıtay üyesi Mehmet Sait Demiröz, ameliyat edildikten sonra hapse geri gönderildi. Korona nedeniyle yüksek risk altında.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Üç ay önce akciğer zarı iltihabı ameliyatı (ampiyem) geçiren Yargıtay eski üyesi Mehmet Sait Demiröz, tekrar cezaevine gönderildi. Konya Ereğli T Tpi Cezaevinde kalan 56 yaşındaki Demiröz, halen rutin kontrollere götürülmüyor. Cezaevlerinde oldukça yavaş olan sağlık hizmetleri koronavirüsü salgını dolayısıyla daha da yavaşladı. Hasta tutuklu yakınları bu yüzden çok endişeli.

“EŞİM ÖLÜMDEN DÖNDÜ”

3,5 yıldır tutuklu bulunan Demiröz’ün eşi Melek Demiröz, “Eşim ameliyat olmadan önce 6 ay hastaneye gitti geldi, gitti geldi. İlk başta nefes zorlukları vardı. 20 kilo kaybetti. Doktor için dilekçe verdi. Hemen götürmediler. Ya 3 hafta sonra götürdüler ya da götürdüler. O zaman da hiçbir tedavi yapılmadı. Ateşin var mı diye soruyorlar. İğne yapıp gönderiyorlar. Kaç kere böyle oldu. Ne bir film çekilde, ne bir incelemeye aldılar.” dedi.

Eşinin ölümden döndüğünü ifade eden Melek Demiröz, “Doktor, bir gün sonra gelseydi eşinizi kurtaramazdık, dedi. Son duruşması 27 Şubat’ta oldu. Ameliyat durumunu mahkemeye raporlarıyla sunmamıza rağmen dikkate almadılar, tahliye etmediler.” ifadelerini kullandı.

Melek Demiröz, cezaevi koşullarında ve şu andaki salgın şartlarında yaşamaya devam ederse eşinin organ yetmezliği sorunuyla karşılaşabileceğini, ayrıca kalp krizi riski bulunduğunu vurguladı.

KALBİ DURACAK DÜZEYE GELDİ

Melek Demiröz:

“6 ay önce aslında hastanede 3 gün yatmıştı. Diabetten dolayı. Eşimin şeker hastalığı yoktu ama cezaevinde şeker komasına giriyor. Vücutta enfeksiyon yükseldiği için Tip 2 adı verilen diabet ortaya çıkıyor. Ciddi nefes darlığı ve kilo kaybı şikâyeti ile hastaneye götürülüyor. Öncesinde iki hafta bu şekilde cezaevinde bekletiyorlar. Doktorların ifadesine göre hastaneye götürüldüğünde kalbi duracak düzeye gelmiş. Yüksek dozda insülin vererek şekerini düzeltiyorlar. Ama asıl sorun akciğerdeki enfeksiyon. Değerleri ne kadar yüksek görünse de öncesinde hiçbir doktor müdahale etmedi. Kaç ay boyunca.

CİĞERDE 1 CM KALINLIĞINDA ENFENKSİYON

Şeker tedavisinden 4 gün sonra tekrar hastaneye kaldırılıyor. Durumu artık son raddeye gelmiş. Ereğli Devlet Hastanesindeki doktor acilen bir röntgen çekilmesini istedi. Kendisine ‘Yarın seni Konya’ya göndereceğim’ demiş ama ertesi güne kalmadan hemen gönderildi. Akciğer zarı iltihabı teşhisi konuldu ve 16 Aralık 2019’da ameliyata alındı. Ciğerinde 1 cm kalınlığında enfeksiyon oluşmuş. Enfeksiyonun sıvısı, yaklaşık 1,5 kg ciğerine akmış. 7 saat süren bir bir ameliyatla ciğer zarını sıyırdılar.

7 gün içinde tekrar cezaevine göndereceklerdi, baktılar ki yara kapanmıyor, enfenksiyon devam ediyor, bu şekilde gönderemeyiz dediler. Tedavi süreci 3 haftayı buldu. 7 Ocak 2020’de taburcu oldu.

TEŞHİS GEÇ KONULDU, TEDAVİ GECİKTİ

Doktor dedi ki, tanı geç konulduğu için antibiyotik tedavisine cevap vermedi. Erken tanı konulup ilaç tedavisi yapılsaydı ameliyata gerek kalmayabilirdi. Şimdi enfenksiyon riski devam ettiği için her zaman bu riskle yaşamak zorunda. Kötü şartlarda, cezaevi koşullarında yaşama devam ederse organ yetmezliklerinden herhangi biri ortaya çıkabilir, böbrek yetmezliği gelişirse acil diyaliz tedavisi işlemi gerekebilir denildi. Kalp krizi riski de bulunuyor. Diabet olduğu için ise beslenmede sıkıntı çekiyor. Kilo alamıyor. Çok kilo kaybettiği için toparlanamıyor. ”

YARGITAY USULDEN BOZDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 21 Temmuz 2016’da tutuklanan Mehmet Sait Demiröz, iki ay Sincan Cezaevinde kaldıktan sonra Konya Ereğli T Tipi Cezaevine gönderildi. Hücrede kalan Demiröz 2 aydır 10 kişilik koğuşta yaşam mücadelesi veriyor. 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Demiröz’ün dosyası Yargıtay tarafından usul yönünden bozuldu. Mahkemesi devam ediyor. 26 Mart 2020’de duruşması görülecek.

Korona tehdidi cezaevlerinde: Tarsus’ta 4 bin kişi tehlike altında

BOLD ÖZEL

Çocukların uzaktan eğitim için kullandıkları bilgisayarlarına el konuldu

Bu sabah İstanbul’da gözaltına alınan 3 çocuk sahibi Sümeyra Kaya serbest bırakıldı. Eşi de dört yıldır tutuklu olan Kaya’nın çocuklarının online eğitim için kullandıkları bilgisayarlara ise el konuldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla bu sabah gözaltına alınıp Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürülen Sümeyra Kaya (38) akşam üzeri Çağlayan’da hakim karşısına çıktıktan sonra serbest bırakıldı. En son Kastamonu’da yurt müdiresi olarak görev yapan Sümeyra Kaya’nın Hasan (11), Hümeyra (9) ve Akif (4) adlı üç çocuğu var.

EBA İÇİN KULLANILAN BİLGİSAYARLARINA EL KONULDU

Kaya’nın aile yakınlarından alınan bilgiye göre saat 03.00’te yapılan baskında tencereden buzluğa kadar evleri arandı. Çocukların uzaktan eğitim sistemi EBA için kullandıkları bilgisayarlarına da el konuldu. Şu anda eğitimleri aksayan çocuklar derslere katılamıyor. Hepsi gergin, anne yok, baba yok. Yeni sünnet olan Akif’in ise gece yarısından beri ‘anne’ diye ağladığı belirtiliyor. Aile yakınlarının baktığı çocuklar annelerine kavuşmayı bekliyor.

EŞİ DÖRT YILDIR TUTUKLU

Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Sümeyra Kaya’nın eşi Turgut Kaya da Kasım 2016’dan bu yana Kastamonu Cezaevinde tutuklu. Kapatılan dershanelerde muhasebeci olarak görev yapan Kaya’nın mahkemesi 4 yıldır sonuçlanmadı.

TERS KELEPÇE TAKILDI

İstanbul merkezli operasyonlarda bu sabah 28 kişi gözaltına alındı. Aralarında bebekli annelerinde olduğu operasyonda bazı kişilere ters kelepçe takıldı. Ümraniye, Namık Kemal Mahallesi’nde bir adrese yapılan baskında mesajlaşma programı Bylock kullandığı iddia edilen E.D. da gözaltına alınanlar arasında. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan isimler sağlık kontrollerinden sonra Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Sümeyra Kaya ve yeni sünnet olan 4 yaşındaki oğlu Akif.

İstanbul’da Bylock operasyonu: Bebekli annelerin de olduğu 28 kişi gözaltına alındı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Kardeşim suçsuz! Türkiye’ye iade edilirse işkence görecek”

Kırmızı bülten nedeniyle Panama’da tutuklanan iş adamı Muaz Türkyılmaz’ın Türkiye’ye iade edilmemesi için kardeşinden çağrı, “O suçsuz! İade edilirse işkence görecek.”

BOLD – İş adamı Muaz Türkyılmaz’ın Panama’dan Türkiye’ye iade edilmemesi için ailesi ve sivil toplum kuruluşları devrede.

Turkish Minute’ten Cevheri Güven’in haberine göre; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 47 yaşındaki işadamı Muaz Türkyılmaz iki hafta önce Panama’da pasaport kontrolü sırasında tutuklandı. Gerekçe Türkiye’nin Türkyılmaz’ı kırmızı bültenle aramasıydı. Türkyılmaz, Türkiye tarafından Fethullah Gülen Cemaatiyle irtibatlı olmakla suçlanıyor. Türkyılmaz’ın tutuklanmasının ardından ailesi ve Panama’daki insan hakları aktivistleri, Türkiye’ye iade edilmemesi için yoğun çaba sarf ediyor.

Muaz Türkyılmaz’ın kardeşi Usame Türkyılmaz, Panamalı yetkililere; “Kardeşim iade edilirse Türkiye’de işkence görecek ve yıllarca hapiste kalacak. İade gerçekleşmemeli” çağrısını yapıyor.

YÖNELTİLEN ÜÇ SUÇLAMA

Muaz Türkyılmaz hakkında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın Panama’ya gönderdiği belgelerde üç suçlamada bulunuluyor. Kimse Yok mu isimli insani yardım kuruluşuna kredi kartıyla defalarca bağışta bulunmak;  Bank Asya’da yaklaşık 2 bin dolarlık hesabının bulunması ve Whatsapp benzeri bir cep telefonu uygulaması olan Bylock aplikasyonunu indirmiş olması.

Bu suçlamalarla Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişi tutuklu. Ancak Türkyılmaz’ın avukatları Türkiye’nin üç gerekçesinin de uluslararası hukuka göre suç olmadığını Türkiye’nin tutuklama ve iade talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkemeye itirazda bulundular.

İtiraz dilekçesinde; yardım kuruluşlarına bağışta bulunmanın suç olmadığını; Gülen Grubu’na yakın bir bankada hesap açmanın suç sayılamayacağı ve Google Play’den Bylock isimli aplikasyonu indirmenin suç olmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Ancak Türkiye, GooglePlay’den Bylock isimli haberleşme programını indirenleri listeledi ve program kullanıcıları hakkında “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla soruşturmalar başlattı.

KARDEŞİ DE DEPORT EDİLDİ

Muaz Türkyılmaz 2017 yılına kadar Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye hurma ticareti yapan bir firmayla çalışıyordu. Kardeşi Usame Türkyılmaz da Arabistan’da yaşıyordu. Türkiye’nin iade talebi üzerine Usame Türkyılmaz ve ailesi Suudi polisi tarafından gözaltına alınarak Türkiye’ye deport edildi. Usame Türkyılmaz, Türkiye’den gönderilen özel uçakla iade edildiklerini söylüyor ve yaşadıklarını anlatıyor:

“Türkiye’ye iade edildikten sonra tutuklandım. Cezaevi şartları çok kötüydü. Şeker hastası olduğumu söylememe rağmen iğnelerimi vermediler. Çok az yemek veriyorlardı. Temiz içme suyunu kendi paramızla bile almamıza izin yoktu. Halen daha cezaevinde ortaya çıkan sağlık sorunlarıyla uğraşıyorum. 30 kilo verdim tutuklu olduğum sürede. Vücudumda yaralar var hala. Aradan 2.5 yıl geçmesine rağmen polis görünce korkuyorum. Hapisteyken kötü şartlar nedeniyle tutuklu bir polis şefi hayatını kaybetti. Şartlar çok kötüydü.  Panama kardeşimi iade ederse aynı şeyleri o da yaşayacak. Belki işkence görecek. Kaç yıl hapiste kalacağını öngöremiyorum. Türkiye’de adil yargılama yok.”

14 GÜNDÜR HÜCREDE

Muaz Türkyılmaz, Panama’dan çıkış yaptığı sırada pasaport kontrolünde gözaltına alındı ve tutuklandı. Kovid-19 tedbirleri çerçevesinde tek kişilik hücreye kondu. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin Panama Dışişleri Bakanlığı üzerinde devreye girdiği öğrenilirken, Türkyılmaz’ın avukatları da mahkemeye itirazda bulundu. Avukatlar, Türkyılmaz’ın serbest bırakılmasını, iade prosedürünün işletilmemesini talep ediyor.

100’DEN FAZLA İNSAN ZORLA TÜRKİYE’YE GÖTÜRÜLDÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen Cemaatine karşı sert politikalar yürütmeye başladıktan sonra 100’den fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dünyanın farklı ülkelerinden Türkiye’ye götürüldü. Milli İstihbarat Teşkilatı’na ait özel uçaklar Kosova, Karadağ, Suudi Arabistan, Pakistan ve Somali gibi ülkelerden 100’den fazla Gülenist’i Türkiye’ye götürdü. İadelerde çoğu zaman yasal yollar kullanılmadı. Ancak Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin iade taleplerini, delillerin suç unsuru oluşturmadığı gerekçesiyle reddediyor.

Türkiye’ye götürülen Gülenistlerden bir kısmı MİT’e ait Dış Operasyonlar Başkanlığı’nda işkence gördüklerini dile getirdiler. Kazakistan’dan kaçırılan Zabit Kişi ve Pakistan’dan kaçırılan Mesut Kaçmaz, yaşadıkları ağır işkenceleri mahkemede anlattılar.  Dayak, elektrik verme, susuz ve aç bırakma, hareket edemeyecekleri kutuların içine hapsetme, uykusuz bırakma, aşırı soğuğa ya da aşırı sıcağa maruz bırakma, kollarından ve bacaklarından asma gibi çeşitli işkence yöntemleri mahkeme tutanaklarına geçmiş durumda.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Cezaevinde bayıldıktan sonra beyin ölümü gerçekleşen KHK’lı öğretmen hayatını kaybetti

Bir KHK’lı öğretmen daha hayatını kaybetti. 30 aydır Siirt Cezaevinde tutuklu olan fizik öğretmeni Cengiz Karakurt geçen hafta karantina hücresinde bayılmıştı.

BOLD ÖZEL – Bir hafta önce cezaevinde bayılıp hastaneye kaldırılan KHK’lı öğretmen Cengiz Karakurt hayatını kaybetti. Aort yetmezliği olduğu için 10 yıl önce açık kalp ameliyatı olan Cengiz Karakurt, 15 Eylül sabahı tek kişilik karantina hücresinde baygın bir şekilde bulundu. Siirt Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 41 yaşındaki öğretmen, hastanenin yoğun bakımında korona nedeniyle yer olmadığı için Siirt Özel Hayat Hastanesi’ne götürüldü. Bir haftadır yoğun bakımda yatan ve beyin ölümü gerçekleşen Karakurt, bu akşam üzeri öldü.

Bold Medya’ya konuşan eşi Hatice Karakurt, eşinin bir aydır hasta olduğunu, hastaneye götürüldüğünü ve her seferinde ‘üşütmüşsün’ deyip antibiyotik verilip gönderildiğini söylemişti. Karakurt, eşinin son kez 14 Eylül’de hastaneye götürüldüğünü ve cezaevinde kalmasında mahsur yoktur diye geri gönderildiğini de belirtmişti. Cengiz Karakurt, beyin ölümü gerçekleştikten bir gün sonra ise hemen tahliye edilmişti.

GERGERLİOĞLU: “MAHPUSLARIN HAYATI BÖYLE UCUZ OLMAMALI”

Cengiz Karakurt’un hastane sürecini takip eden HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Siirt Cezaevinde riskli hasta grubunda olan ve günlerdir yoğun bakımda yatan KHKlı mahpus Cengiz Karakurt Covid 19 nedeniyle bugün vefat etti. Yine önemli ihmaller ve ihlaller var! Mahpusların hayatı böyle ucuz olmamalı. Tek kişilik koğuştaydı!” dedi.

KHK İLE İHRAÇ EDİLDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında 16 Nisan 2018’de tutuklanan fizik öğretmeni Cengiz Karakurt, 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyordu. En son Batman’da bir ortaokulda görev yapan Karakurt ikinci KHK ile ihraç edilmişti.

Tutuklu KHK’lı öğretmen hücrede beyin kanaması geçirdi

Okumaya devam et

Popular