Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Tutuklu gazteci Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç: Kantinler kapalı, hijyen yok

Cezaevlerindeki durumu paylaştığı için hakkında soruşturma açılan Hülya Oruç, tutuklu gazeteci eşinden aldığı bilgileri aktardı. Kantinlerin kapatıldığını, karantinaya alınanlar olduğunu söyledi.

BOLD – Tüm dünyada koronavirüs (Kovid-19) salgınından kaynaklı ölümler artarak devam ediyor. Vaka ve ölüm sayısı gittikçe artan Türkiye’de salgın nedeniyle tartışmaların odağında ise infaz yasası bulunuyor. Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen infaz düzenlemesinde siyasi tutuklular kapsam dışında bırakıldı. Düzenlemeye tutuklu aileleri tepki gösteriyor. Ağrı’nın Patnos ilçesinde bulunan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gazeteci Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç, cezaevlerinde herhangi bir önlem alınmadığını söyledi.

“ZATEN LAĞIM KOKUSUNDA YAŞIYORUZ”

Son görüşmenin 4 Mart’ta gerçekleştiğini kaydeden Oruç, koğuşlarda hiçbir tedbirin alınmadığını aktardı. Tutukluların başlı başına bir hijyen problemi yaşadıklarını ifade eden Oruç, eşinin son görüşmede kendisine, “zaten bizim koğuşta korona dışında hijyen problemi var. Sürekli lağım kokusu ile yaşıyoruz. İstifra, mide bulantısı, ateşlenme ve halsizlikten yatıyoruz’ dediğini aktardı. Salgından kaynaklı hala tedbirlerin alınmadığını aktaran Oruç, “Aylardır hiçbir önlem, tedbir yok. İki haftada toplam 20 dakika konuşmuş oluyorum. Durumu nasıl, ne yapıyorlar, ne haldeler bilmiyoruz. Aziz’in 2 buçuk aydır doktor talebi var. Kabul etmiyorlar. Doktora çıkarılmayan insanların hasta olduğunu nasıl kontrol edilecek. Cezaevleri hiçbir şekilde güvenli değil” diye konuştu.

Tutuklu gazeteci Aziz Oruç

CEZAEVİNDEKİ DURUMU PAYLAŞTI DİYE SORUŞTURMA

Cezaevlerine önlem alınmadığına dair sosyal medyada paylaşım yaptığı için hakkında soruşturma başlatıldığını aktaran Oruç, “Bu devlet hasta tutukluları ölürken bıraktı. Mevcut durumda da bunu yapacaklar. Bu şekilde saklanmak için ‘salgını biz mi getirdik’ diyecekler. Salgını siz getirmediniz ama tutukluları korumak için hiçbir şey yapmadınız” dedi.

KANTİNDEN HİÇBİR ALIŞVERİŞ YAPAMIYORLAR

Eşi Oruç ile dün telefonla görüştüğünü aktaran Oruç, tutukluların 10 günden fazla hiçbir şekilde alış veriş yapamadıklarını belirtti. Sürekli alışveriş fişlerinin geri çevrildiğini dile getiren Oruç, “Aziz ile konuştuğumda durumlarının çok kötü olduğunu söyledi. Bir kalp hastası tutuklunun rahatsızlandığını, 10 gündür kendisinden haber alınamadığını söyledi. Cezaevinde karantinaya alınmış olabileceği düşünülüyor. Aziz cezaevinde hastalık söylentilerinin olduğunu, birkaç kişinin karantinada olduğu duyumu aldıklarını söyledi. Kaç aydır hiçbir önlemin alınmadığını, hijyenik olmayan koşullar içinde yaşadıklarını sürekli tekrarlıyordu” diye belirtti.

Aziz ve Hülya Oruç

SUSKUN KALMAYACAĞIZ

İnfaz yasasından yine siyasi tutukluların yok sayıldığının altını çizen Oruç, şunları söyledi: “Dünyanın her yerinde eleştirilen İran gibi bir ülkede ayrım yapılmadan tutuklular serbest bırakıldı. Yıllardır demokratik bir ülkeden bahsediyor. Fakat kendi kurallarını çizen iktidarlar tarafından yönetiliyoruz. Bizler tutukluların sesi olmaya devam edeceğiz. Susarsak hiç etkili olmayacağız. Herkes cezaevlerindeki sorunların çözümü için sesini yükseltmelidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Portakal hakkında suç duyurusunda bulundu!

Medya

Metin Uca’ya 24 Haziran cezası: 1 yıl 2 ay 17 gün hapis

Gazeteci Metin Uca’ya, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde, Anadolu Ajansı’nın önceden açıkladığı verilerle sonuçların uyuşmasına dair paylaşımı sebebiyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi.

BOLD – Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdürü Şenol Kazancı ve Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya’nın Metin Uca aleyhine açtığı davada, İstanbul 52’nci Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Uca’ya ‘görevli memura görevi nedeniyle hakaret’ suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. Mahkeme, ilgili sosyal medya paylaşımının ‘ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını’ savundu. Mesajın, ‘aleni ortamda yapıldığı’ ve ‘birden fazla kişiye yönelik olduğu’ gerekçesiyle ceza artırımına gitti.

ALGI OPERASYONUNA TEPKİ İÇİN MESAJ ATTIM

Gazeteci Uca ise savunmasında kendisine yöneltilen suçu reddedip şunları söyledi: “24 Haziran seçimlerinden önce rastlantısal olarak seçim sonuçlarıyla örtüşecek şekilde seçim sonuçları ekrana yansıdı. O dönemde hazırlık çalışması olduğu söyledi. Ancak seçim gecesi sonuçların ekrana yansıyan yüzdelerle aynı olduğunu görünce ben de ilk tweeti attım. Burada amacım algı operasyonuna tepkimi dile getirmek ve sandık başında görevli olanların sandık başından ayrılmalarını engellemekti.”

Meral Akşener: Enis Berberoğlu’ndan terörist çıkmaz

Okumaya devam et

Medya

AYM’den gazeteci Acar’a 30 bin lira manevi tazminat!

15 Temmuz’dan sonra tutuklanan Gazeteci Cihan Acar’ın 31 Mart 2017’de ikinci kez tutuklanmasına AYM, hak ihlali kararı verdi.  

BOLD – Cemaat soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan 17 gazeteciden Cihan Acar, 1 Mart 2017’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ilk duruşma tahliye edilmiş ancak tahliyeye yapılan itiraz sonucu cezaevi çıkışında, “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme” ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” iddiasıyla tekrar gözaltına alınıp tutuklanmıştı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı ikinci iddianame nedeniyle cezaevi çıkışında yeniden tutuklanan 17 gazeteci, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde bir hafta gözaltında kaldıktan sonra yeniden tutuklanmıştı.  

17 gazeteci ile birlikte Cihan Acar haklarında açılan “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme” ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlamasından beraat etmişti. İkinci kez tutuklanmalarına neden olan suçlama da hak ihlali yaşandığı gerekçesiyle Cihan Acar, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.  

AYM, Cihan Acar’ın başvurusunu değerlendirerek “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal” kararı verdi.  

Türkiye’deki ifade özgürlüğünü kullandığı için soruşturma ve kovuşturmaya uğrayanlar hakkındaki yasal süreci takip eden expressioninterrupted.com sitesindeki habere göre, Acar’ın ikinci kez tutuklanmasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlâl ettiğine oy çokluğuyla karar veren AYM, Acar’a 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. AYM, Acar’ın başvurusundaki diğer iddiaları ise oy birliğiyle reddetti. 

Başvuruyu 22 Şubat 2020 tarihinde yaptığı toplantıda inceleyen AYM Birinci Bölümü, 27 Şubat 2020 tarihli kararında Acar’ın yeniden tutuklanmasının hak ihlâli olduğuna hükmetti. Oy çokluğuyla alınan kararda iki üye yargıç karşı oy kullandı. 

2018 yılında “terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilen gazeteci Cihan Acar’ın dosyası Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı. 18 Ağustos 2018’deki karar duruşmasında tahliye olan Acar, tutuklu kaldığı sürenin düşülmesiyle 2 yıl daha cezaevinde kalacak.  

Af yasasıyla tahliye olan Alaattin Çakıcı’dan Bahçeli’ye iadeiziyaret!

Okumaya devam et

Medya

Meşhur gazetecilerin ‘5 milyon dolar’lık kavgası

Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil’in “Sözcü’yü bırakmam için 5 milyon dolar önerdiler” çıkışını ‘küsurat yok’ diyerek eleştiren Ahmet Hakan Çoşkun’a köşesinden cevap verdi.

BOLD – HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil’in ‘Sözcü’yü bırakmam için 5 milyon dolar önerdiler’ çıkışını eleştiren Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’a köşesinden cevap verdi.

KOMİK OLMA

Ahmet Hakan Hürriyet’teki köşesinde, Özdil’in ifadelerinin teklif edilen miktarda küsurat olmadığı için geçeği yansıtmadığını iddia etmişti. Bugünkü yazısında Ahmet Hakan’a cevap veren Fatih Altaylı, ”Yahu Ahmet kardeşim, transfer rakamları tam da böyle olur! Az veya çok ama küsuratsız. Sen sen ol yarın birilerini transfer etmek istersen öyle küsurat işlerine falan girip komik olma. Sana bu paraları önermediler diye de bozulma” ifadelerini kullandı.

İŞTE O YAZI

Altaylı’nın yazısındaki ilgili bölüm şöyle, ”Yılmaz Özdil “Yandaş medya beni 5 milyon dolara transfer etmek istedi” diye açık açık yazınca Ahmet Hakan çok sinirlendi. “Bu Özdil’in müritleri öyle salak ki, küsuratsız sallamalarına bile inanmaya hazır bir okur kitlesi var” demeye getirdi.

Hakan’a göre Yılmaz Özdil’e böyle bir teklif olmamış. Teklif gerçek olsa imiş küsuratlı olurmuş. Yani 5 milyon değil de, 4 milyon 925 bin, 311 dolar gibi mesela. Niye böyle olması gerektiğini ise gerçekten anlamadım. Mesela şimdi Ahmet Hakan gelip bana transfer teklif etse, “Fatihçiğim sana 7 milyon 243 bin 858 dolar versek Hürriyet’e gelir misin?” mi diyecek.

Yahu Ahmet kardeşim, transfer rakamları tam da böyle olur! Az veya çok ama küsuratsız. Sen sen ol yarın birilerini transfer etmek istersen öyle küsurat işlerine falan girip komik olma. Sana bu paraları önermediler diye de bozulma.

Tabii bu olayda Yılmaz Özdil’in de bir eksiği var. Transfer teklifinin kimden geldiğini de açıklamalıydı. O olmadan eksik kaldı.”

İncil ile poz veren Trump, Kuran ile miting yapan Erdoğan’ı hatırlattı: “Şahsım’ın ABD şubesi”

 

Okumaya devam et

Popular