Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türkiye’nin Libya’ya silah sevkiyatını engellemek için Batılı operasyon timleri kuruldu

BM’nin gizli bir raporu, Türkiye’nin Libya’ya silah sevkiyatını engellemek için “Batılı” özel timler oluşturulduğunu ve operasyonların BAE’den yönlendirildiğini ortaya koydu. Özel tim, Hafter ile yaşadığı anlaşmazlık sonucu 4 gün kalıp Libya’dan ayrılmış.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne Şubat ayında sunulan gizli bir rapor, Türkiye’nin Libya’ya silah sevkiyatını engellemek için sekiz ülkeden katılımla özel bir tim oluşturulduğunu ortaya çıkardı.

Yaklaşık 80 sayfalık raporda “Opus Projesi” adı verilen misyonda, Libya açıklarındaki Türk gemilerine baskınlar düzenlemek üzere “Batılı” bir özel timin görevlendirildiği, projenin Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) yönlendirildiği belirtiliyor. Ülkedeki gizli bazlı şirketlerin de operasyona finansman sağladığı belirtiliyor.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA KAMUFLAJI

Raporda, 2019 yılı Haziran ayı sonunda en az 20 kişiden oluşan bir grubun Ürdün’ün başkenti Amman’da turboprop motorlu bir kargo uçağıyla General Halife Hafter’in kontrolündeki Bingazi şehrine gittiklerine dikkat çekiliyor.

Grubun resmi olarak Ürdün tarafından Libya’da “jeofizik ve hiperspektral araştırmalarda bulunma” görüntüsü altında görevlendirildiği belirtiliyor.

2019 yılının Haziran ayında Bingazi’de konuşlandırılan 20 askerin başında eski Güney Afrika Hava Kuvvetleri Komutanlığı yetkilisi Steve Lodge vardı.

80 MİLYON DOLAR ÖDENDİ

Lodge daha önce Nijerya’da da paralı asker olarak savaşmış bir isim. Tümü eski asker olan 20 kişiden 11’i Güney Afrika, beşi İngiltere, ikisi Avustralya, biri de ABD vatandaşıydı. 4 ülkeden 20 paralı askere 80 milyon dolar ödendiği belirtiliyor.

BM raporunda bilimsel çalışma adı altında gizlenen asıl görevin ise Türkiye’den Fayiz es-Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükumeti’ne (UMH) silah sevkiyatlarının engellenmesi olduğu, grubun özel güvenlik şirketlerinin görevlilerinden oluştuğu kaydediliyor.

BM verilerine göre Libya’da sadece Rusya’dan bin 200 paramiliter güç bulunuyor. Ancak BM’nin gizli raporunda Hafter’e yardım için görevlendirilen 20 kişilik Batılı gruptan “paralı asker” olarak bahsedilmemesi dikkat çekiyor. Raporda, “Opus projesinin hedefinin, Hafter’e Türkiye’den Trablus’a deniz yoluyla silah sevkiyatını kesme becerisi sağlamak” olduğu kaydediliyor.

DENİZ SALDIRI GRUBU

Grup içindeki konuşmaların dökümünün de BM’nin bu görüşünü desteklediği belirtiliyor. Bu konuşmalarda “görevin düşman nakliye gemilerine çıkılarak arama yapılması” olduğu, konuşmalardan birinde de bir deniz saldırı grubu”ndan bahsedildiği belirtiliyor.

ŞİŞME BOTLAR VE SALDIRI HELİKOPTERLERİ ALINDI

BM raporunda, gizli operasyonların BAE merkezli şirketler üzerinden yürütüldüğü tahminine yer veriliyor. Raporda “Lancaster6” ve “Opus Capital Asset” adlı şirketlerin ismi geçiyor. Bu şirketlerin 2019 Haziran ayı ortasında Güney Afrika’da üçü “SuperPuma”, üçü de “Aerospatiale SA 341” modeli olmak üzere altı askeri helikopter satın aldığı, helikopterlerin kara yoluyla Afrika’nın güneyindeki Botsvana’ya götürüldüğü ve ardından hava yoluyla Libya’da Bingazi’ye nakledikleri kaydedildi.

Rapora göre bu hareketlilikle eş zamanlı olarak binlerce kilometre ötede, Malta’da ise “Opus Capital Asset” şirketi 90 günlüğüne, günlüğü 5 bin eurodan iki askeri şişme bot kiraladı. Rapora göre helikopterler de şişme botlar da makineli tüfeklerle silahlandırıldı.

HAFTER’LE ANLAŞMAZLIK

27 Haziran’da botlar da Bingazi’ye gönderildi. Amman’dan havalanan “özel tim” Bingazi’ye indiğinde her şey hazırdı. Tim mensupları Bingazi’nin güneyinde, yerel milislerin koruduğu büyük bir eve yerleştirildi.

Bingazi’deki General Halife Hafter’in ise paralı askerlerin eski helikopterler getirmelerine çok sinirlendiği, ona yakın yetkililerinden birinin helikopterler için “Ahı gitmiş, vahı kalmış” ifadesini kullandığı bildiriliyor.

Askerlerin Hafter’le yaşadıkları anlaşmazlık nedeniyle Libya’da sadece 4 gün kalıp Malta’ya gittiklerini ortaya çıkardı.

YENİ BİR SENARYO KURGULANDI

2 Temmuz’da operasyon aniden sona erdirildi. Akşamında özel tim askeri botlara binerek Bingazi limanından 15 saatlik gece yolculuğu sonrası Malta’nın başkenti Valetta’ya ulaştı. Botlardan birinin bir hasar nedeniyle nedeniyle Bingazi’de bırakıldığına da raporda yer verildi.

Malta’da gruba bir avukat tahsis edildiği, grup üyelerinin petrol sektöründe çalıştığı ve Libya’yı güvenlik nedeniyle acilen terk etmeleri gerektiği senaryosunun kurgulandığı bildirildi.

DONANIM NEDEN LİBYA’DA BIRAKILDI

Raporu hazırlayan BM uzmanları, operasyonun arka planının hala açıklığa kavuşturulamadığına da dikkat çekti. Raporda, “Tahliye işleminin ve parasal değeri bulunan donanımın Libya’da bırakılmasının nedeni henüz soruşturulmadı” ifadesine yer verildi.

8 ÜLKEDE PLANLANDI

Raporda, operasyonun BAE, Ürdün, Malta, Libya, Angola, Botsvana, Güney Afrika ve ABD olmak üzere en az sekiz ülkede planlanıp uygulandığı belirtiliyor. Rapora göre operasyonda BAE, Britanya Virjin Adaları ve Malta olmak üzere üç ülkeden en az on şirket de yer aldı. Güney Afrika’dan bir şirketin de kimliklerin gizlenmesinde rol aldığı belirtildi.

TRUMP’A YAKIN İSİM

Şirketleri kontrol ettiği ya da kısmen sahibi olduğu belirtilen isim ise Avustralyalı iş adamı ve eski savaş uçağı pilotu Christian Durrant. Onun çok yakını olduğu vurgulanan kişi de Trump yönetimiyle yakın ilişkileriyle bilinen ABD’nin en ünlü paralı asker organizatörü Erik Prince.

BM, Prince’in Libya’daki başarısız paralı asker operasyonunda rol oynayıp oynamadığını soruşturuyor. Prince ise iddiaları reddediyor.

Devrik lider Ömer el-Beşir’in 4 milyar dolarlık malvarlığına el konuldu

Dünya

Ünlü oyuncu tekneyle açıldığı gölde kayboldu

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Ventura County’da tekne ile göle açılan ödüllü dizi Glee’deki Santana Lopez karakteri ile ünlenen oyuncu Naya Rivera kayboldu.

BOLD – Ventura County Şerif bürosundan yapılan açıklamada ünlü oyuncu ile ilgili kayıp ihbarının dün geç saatlerde alındığı belirtildi. Sabah saatlerinde başlayan arama çalışmalarında ünlü oyuncunun teknede bulunan 4 yaşındaki oğluna ulaşıldı.

BOĞULDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR

Göldeki bir kayıkçı tarafından teknede uyurken yalnız halde bulunan ve sağlık durumu iyi olduğu açıklanan çocuğun, annesinin gölde yüzdüğünü fakat tekneye hiç çıkmadığını söylediği öğrenildi. Polis 33 yaşındaki ünlü oyuncunun boğulmuş olma ihtimali üzerinde duruyor.

Nesli tükenme tehlikesindeki yaban keçileri ihaleyle avlanacak

Okumaya devam et

Dünya

Rusya’dan üstü kapalı “Türkiye, Libya’da ateşkes istemiyor” açıklaması

Rusya ile Türkiye’nin Libya’da acilen ateşkes üstünde anlaşılması için çalıştığını söyleyen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, buna karşın Türkiye’nin desteklediği Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin ateşkes yerine askeri çözüme bel bağlamış göründüğünü öne sürdü.

BOLD – Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Türk meslektaşlarımız ile Rusya ve Türkiye devlet başkanlarının onayını almış olan diyaloğumuz kapsamında, Libya’da acilen ateşkes ilan edilmesine olanak verecek bakış açıları üstünde anlaşılması için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

“ATILMASI GEREKEN ADIM ASKERİ EYLEMLERİN DURDURULMASI”

Rusya’nın Libya’daki tarafların hepsiyle görüşmelerini sürdürdüğü hatırlatmasını yapan Rus Dışişleri Bakanı, “Tarafların her birine ilettiğimiz sinyal açık: Atılması gereken ilk ve alternatifsiz adım, askeri eylemlerin tamamıyla durdurulduğunun ilan edilmesidir” vurgusunu yaptı. Lavrov şöyle devam etti: “Türk meslektaşlarımız da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile bu yönde çalışmaktadır. Umuyorum ki mevcut koşullardaki tek doğru çözüme ulaşabilirler.”

“ULUSAL MUTABAKAT HÜKUMETİ ATEŞKESE YANAŞMIYOR”

Rusya Dışişleri Bakanı, “Şu anda (General Halife Hafter liderliğindeki) Libya Ulusal Ordusu, bizim değerlendirmelerimize göre askeri eylemlerin derhal sonlandırılmasını içeren bir belge imzalamaya hazır. Ancak artık Trablus’taki hükumet (Ulusal Mutabakat Hükumeti) bunu yapmak istemiyor ve askeri çözüme bel bağlamış görünüyor” dedi.

6 yıl önceki patlamada can veren işçinin eşine 1.8 milyon liralık dava

Okumaya devam et

Dünya

ABD’den Alman Deutsche Bank’a 150 milyon dolarlık ‘Epstein’ cezası

Cezaevinde ölü bulunan pedofili ve fuhuş ağı suçlusu ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’in şüpheli para transferlerini tespit edemediği gerekçesiyle Alman Deutsche Bank’a 150 milyon dolar ceza kesildi.

BOLD – New York Finansal Hizmetler Departmanından yapılan açıklamada, Deutsche Bank’ın mevzuatları yerine getirmemesinin Epstein’e milyonlarca dolarlık yüzlerce işlem yapmasına olanak sağladığı belirtildi. Bankanın 150 milyon dolar cezaya çarptırıldığı duyuruldu.

Bankanın, Epstein tarafından yapılan birçok şüpheli işlemi daha önceki cinsel taciz suç kayıtlarına rağmen tespit edemediği vurgulandı. Açıklamada, Epstein’in para transferleriyle fuhuş ağındaki suç ortaklarına ve Rus modellere para ödediği ve Doğu Avrupa’dan birçok kadının otel masraflarını karşıladığı vurgulandı.

Öte yandan, Jeffrey Epstein’ın suç ortağı olmakla suçlanan kız arkadaşı Ghislaine Maxwell geçen hafta New Hampshire’de gözaltına alındıktan sonra pazartesi günü New York’ta bir hapishaneye transfer edilmişti. Maxwell, hakkındaki suçlamaları reddetmişti.

ABD’de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturmakla suçlanan milyarder Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesindeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu. Yetkililer, Epstein’ın ölüm sebebi olarak intihar ettiği bilgisini paylaşmıştı. Ölümünden birkaç hafta önce de Epstein, hücresinde gardiyanlar tarafından baygın halde bulunmuş, boynunda görülen çürük izleri intihar teşebbüsü veya diğer mahkumların saldırısına uğradığı şüphelerini gündeme getirmişti.

66 yaşındaki Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanıyordu.

Epstein’in kardeşi tarafından ölümünü araştırmak üzere özel görevlendirilen New York Adli Tıp Kurumu eski otopsi uzmanı Dr. Michael Baden ise Epstein’ın vücudunda intihar ile çelişen ve cinayete dair işaretler olduğunu söylemişti. Michael Baden, o gece intihar riskine karşı Epstein’ı her yarım saatte kontrol etmesi gereken iki gardiyanın uyuyakalması ve güvenlik kameralarının da arızalanmasının cinayet şüphesini güçlendirdiğini belirtmişti.

Okumaya devam et

Popular