Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Hamile tutuklu sayısı üçe çıktı: Hatice Aydın 11 haftalık hamile

Ankara ve Manisa’da gözaltına alınıp tutuklanan hamile kadınların sayısı üçe çıktı. En son tutuklanan Hatice Aydın 11 haftalık hamile.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Beş gün önce Manisa’da gözaltına alınan 11 haftalık hamile Hatice Aydın’ın (38) tutuklandığı bugün ortaya çıktı. 4 Haziran 2020 perşembe günü alınan Aydın aynı günün akşamında tutuklanıp Manisa Cezaevine gönderildi. SEGBİS ile Manisa’ya bağlanan Ağrı Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği kanunlara rağmen hamile kadının tutuklanmasına karar verdi.

KHK ile kapatılan Ağrı Nil Özel Eğitim Kurumlarda fen bilgisi öğretmenliği yapan Hatice Aydın’ın Elif Erva (2,5) ve Yavuz Selim (7) adında iki çocuğu daha bulunuyor.

Hatice Aydın’ın Elif Erva (2,5), Yavuz Selim (7) adında iki çocuğu daha bulunuyor.

EŞİMİN HEM DÜŞÜK RİSKİ HEM DE SAĞLIK PROBLEMLERİ VAR

Bold Medya’ya konuşan Hatice Aydın eşi Fatih Aydın, “Eşim 11 haftalık hamile. Düşük riski olduğu için doktor ilaç vermişti. Onları kullanıyor. Aynı zamanda fizik tedavi gördü. Bel fıtığı vardı, omuzlarında da kist var. Bu nedenle her ay hastaneye gidip geliyordu. Kötü huylu bir kist değil ama hamile kalınca kist tedavisini doktor daha sonra yaparız demişti. Fizik tedaviden sonra başka tedavi uygulanacak dedi ama koronavirüs çıkınca hastane tedaviyi durdurdu. Eşim aynı zamanda kronik bronşit.” dedi.

İŞSİZ KALINCA DÜKKAN İŞLETMEYE BAŞLADILAR

Karı-koca aynı kurumda çalışan Aydın çifti, işsiz kalınca Manisa’ya yerleşti ve burada bir bakkal dükkanı işletmeye başladı. Eşinin hamileliğine itiraz için dilekçe yazdıklarını ve belge hazırladıklarını söyleyen Fatih Aydın, “Hakim eşime iki yıldır arandığını söyledi. Oysa ki bizim bir bilgimiz yok, bir tebligat gelmedi. Saat 11.00’de kimlik ve sürücü belgesi yenileme işlemleri için Şehzadeler Manisa İlçe Nüfus Müdürlüğüne gitmiştik. Sivil giyimli polisler gelip eşimi aldı. Bakkal dükkanı eşimin üzerineydi, adresimiz belli. Eşim hem hamile hem de hasta olduğu için sürekli hastaneye gidip gelen biri. Yerimiz yurdumuz belli.” ifadelerini kullanıldı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Hatice Aydın’ın eşi Fatih Aydın da 13 ay cezaevinde kaldı. Kasım 2018’de aynı gerekçelerle tutuklanan Fatih Aydın, hakkında verilen 6 yıl 10 ay verilen cezayı İstinaf Mahkemesi bozduğu için Kasım 2019’da tahliye edilmişti.

2 HAMİLE DAHA TUTUKLANMIŞTI

4 Haziran 2020 Perşembe günü Ankara’da da iki kadın eşleriyle birlikte gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Sehat Sarı 5, Ümmiye Kara ise 7 aylıktı. Sehat-Samet Sarı çiftinin 1 yaşındaki Mustafa Vedat adlı oğulları, Ümmiye-Oktay Kara çiftinin ise 1 kız, 1 erkek çocukları bir anda hem annesiz hem babasız kaldı.

3 HAMİLE CEZAEVİNDE DÜŞÜK YAPTI

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, daha önce tutuklanan üç hamile kadının hapiste bebeklerini kaybettiğine dikkat çekerek bu durumun yasaya aykırı olduğunu dile getirdi. Gergerlioğlu, “Hatice Aydın (2.5 aylık), Sehat Sarı(5 aylık), Ümmiye Kara (7 aylık) hamile ve tutuklanmaları yasayla ertelenmesi gerektiği halde cezaevindeler! Daha öncesinde yine 3 hamile kadın cezaevinde bebek düşürmüştü! Yine olursa bu yasaya aykırı fiilin hesabını kim verecek..!??” dedi.

Nurhayat Yıldız 19 haftalık ikizlerini Sinop Cezaevinde, Hanife Çiftçi 3 aylık bebeğini Osmaniye T Tipi Cezaevinde, Gülden Aşık ise 10 haftalık bebeğini Bandırma Cezaevinde düşürdü. Hapiste düşük yapan başka kadınlar da bulunuyor ama henüz onlar yaşadıklarını anlatmak istemiyor.

HATİCE AYDIN’IN RAPORLARI

Hatice Aydın hamilelik belgesi.

Hatice Aydın’ın düşük riskine karşı kullandığı ilaçların reçetesi.

Hatice Aydın’ın fizik tedavi gördüğüne dair epikriz raporu.

Hamile kadınlar tutuklandı: 3 çocuk annesiz babasız kaldı

BOLD ÖZEL

Annesi gözünün önünde tutuklanan KHK’lı çocuğu Elif Rana’nın günlüğünden: Hayatım karanlığa gömüldü

Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu olan eşini ziyarete gittiği gün kendisi de gözaltına alınan ve tutuklanan ev hanımı Günnur Şahin’in büyük kızı Elif Rana, o gün yaşadıklarını ve hissettiklerini günlüğüne yazdı. “Hayatım karanlığa gömüldü. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda” diyen Elif Rana’nın cümleleri yürekleri dağlıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 Eylül 2016’dan beri hapiste olan KHK’lı memur İbrahim Şahin’in eşi Günnur Şahin, 23 Kasım 2021’de eşini ziyarete gitti. O gün yanında 11 yaşındaki büyük kızı Elif Rana da vardı. 8 yaşındaki kızı Beyza Nur ise dede ve babaannesinin yanında kalmıştı.

Elif Rana görüş için gelen diğer çocuklarla kapıda oynarken Günnur Şahin’in yanına Afyon KOM Şube’den polisler gelmiş ve ifade vermesi gerektiğini söylemişti. Eşi beş yıldır tutuklu olan Şahin’in başından aşağı kaynar sular dökülmüştü. İki kızı vardı, şimdi ne olacaktı, eşine bu haberi nasıl verecekti? Çok zor bir görüş geçirdiler.

“BEN HASRET KÖRÜYDÜM”

Halen Afyon E Tipi Cezaevinde tutuklu olan Günnur Şahin’in yarın ilk mahkemesi görülecek.

Annesinin gözaltına alınmasına şahit olan Elif Rana hissettiklerini daha sonra günlüğüne yazdı. Anne-babası tutuklu bir çocuğun kaleminden dökülenler, tıpkı Bahadır Odabaşı gibi KHK’lı ailelerin yalnız bırakılan çocuklarının yaşadıklarını gözler önüne seriyor.

“Hayatım karanlığa gömüldü. Hiçbir şey görmüyordum. Ben hasret körüydüm. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda. Ben kendimi tek başıma karanlık ve sessiz bir yolda yürüyormuş gibi hissediyorum.” diyen Elif Rana’nın üç bölüm şeklinde yazdığı günlüğü:

Kızının gözü önünde tutuklanan Günnur Şahin: O nezarethaneyi hatırlamak bile istemiyorum

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yargıtay’ın cezasını onadığı gazeteci Recai Morkoç tutuklandı

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 16 ay hapis yatan ve 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan gazeteci Recai Morkoç, üç gün önce Edirne’de tutuklandı.

BOLD ÖZEL | Daha önce Antalya L Tipi Cezaevinde 16 ay hapis yatan KHK ile kapatılan Cihan Medya Ajansı Antalya bölgesi editörlerinden Recai Morkoç, yeniden tutuklanarak cezaevine konuldu.

Hapisten çıktıktan sonra İstanbul’da çalışarak geçimini sağlayan Recai Morkoç Edirne Cezaevine gönderildi. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında yargılanan Morkoç, Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Morkoç’un dosyası Yargıtay tarafından da onaylandı.

59 GAZETECİ HALA TUTUKLU

CHP İstanbul Milletvekili ve Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde açıkladığı rapora göre  AKP iktidara geldiği 2002 yılından 2021 yılı sonuna kadar en az 811 gazetecinin tutuklandı. Türkiye cezaevlerinde şu anda 59 gazeteci de tutuklu bulunuyor.

10 Ocak Gazeteciler Günü raporu: AKP iktidarında 811 gazeteci tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Tutuklu avukat Turan Canpolat: Hakkımdaki onama kararı sahtedir

2 yıldır hücrede tutuklu bulunan avukat Turan Canpolat, hakkında verilen cezanın hukuksuz olduğunu, Yargıtay savcısının tebliğnamesinin kendisine ve avukatlarına gönderilmeden karar verildiğini söyledi. Canpolat, “Hakikate aykırı olarak düzenlenmiş her belge sahtedir.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 10 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu avukat Turan Canpolat, Yargıtay Başsavcılığı’nın hakkında yazdığı 4 Aralık 2018 tarihli tebliğnamenin ne kendisine ne de avukatlarına gönderilmediği için onama kararının hukuka aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini yazdı.

Canpolat, “Maddi gerçeğe ve hakikate aykırı olarak düzenlenmiş her belge, mahkeme ilamı hukuken sahtedir. Bu husus hakkımdaki onama ilamı için de aynen geçerlidir.” dedi.

HİÇBİR DİLEKÇESİNE CEVAP VERİLMEDİ

Altı yıl önce tutuklanan, 2 yıl önce ise Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde hücreye atılan Turan Canpolat, 9 Eylül 2021’de onaylanan 10 yıllık cezasının hukuksuz olduğuna dair aylardır hücresinden resmi makamlara dilekçe gönderiyor.

Hiçbir dilekçesine cevap verilmeyen Canpolat, en sonunda sorumlular hakkında görevlerini yapmadıkları için soruşturma başlatılması için bir dilekçe yazdı. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Fatih Gökçen, Canpolat’ın iddiasına 17 Eylül 2021 tarihinde cevap verdi.

Fatih Gökçen, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği resmi evrakta, tebliğnamenin Turan Canpolat’ın avukatlarına e-tebligat yoluyla 8 Nisan 2019’da gönderildiğini, bu nedenle karara itirazı gerektiren bir durum olmadığını belirtti.

DOSYA NUMARASI YANLIŞ

Ancak tutuklu avukat Turan Canpolat, tebligatın hiç kimseye ulaşmadığını iddia ediyor. Avukatlarına gönderildiği iddia edilen e-tebligatın bir kopyasının kendisine de gönderilmesini de defalarca talep etti. Bugüne kadar o da iletilmedi. Avukatları da söz konusu tebliğnamenin kendilerine gelmediğini Yargıtay Başsavcılığı’na bildirdi.

Ayrıca Fatih Gökçen’in bölge mahkemesine gönderdiği belgedeki 2019/6796 dosya numarası Turan Canpolat’a ait değil. Canpolat’ın dosya numarasının 2019/1529 olduğunu ifade eden ailesi, bu yanlışlığın ya da karışıklığın bilinçli yapıldığını iddia ediyor.

“TAM BİR KANUNSUZLUK HALİ”

Turan Canpolat, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı dilekçesinde kendilerine tebliğ edilmeden yapılan temyiz incelemesinin tam bir kanunsuzluk hali olduğunu ifade etti.

Canpolat, “Suç tarihi, yeri ve zamanı yazılı olmayan bir iddianameyle yargılama yapılamaz. İddianamede gösterilemeyen, kavram dahi olarak geçmeyen Bylock ve Bank Asya iddialarına ilişkin deliller sübut delili sayılamaz. Takipsizlik kararı verilmiş olan Bylock iddiasına ilişkin iddia mahkumiyet gerekçesi yapılamaz. Bütün bu maddi gerçeklerin görmezden gelinmesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısı gerçeğe aykırı olması sebebiyle sahteliği sonucunu doğurur. Evet maddi gerçeğe ve hakikate aykırı olarak düzenlenmiş her belge, mahkeme ilamı hukuken sahtedir. Bu husus onama ilamı için de aynen geçerlidir.” dedi.

27 Ocak 2016’dan bu yana tutuklu olan Turan Canpolat, daha önce de dosyasına giren bazı belgelerin sahte olduğunu mahkemede ispat etmiş ve bu mücadelesi nedeniyle 8 Mayıs 2017’de Malatya Cezaevinden Elazığ’a sürgün edilmişti.

TAHLİYE EDİLMESİ GEREKİYOR

Bir kişi hakkında bölge adliye mahkemesinin verdiği karar önce Yargıtay savcısına gönderiliyor. Yargıtay savcısı, yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olduğuna ya da olmadığına dair kendi görüşünü içeren bir tebliğname düzenliyor.

Bu tebliğname, savunma hakkının tesisi için yargılanan kişiye ya da avukatlarına kanunen gönderilmek zorunda. Gönderilmezse Yargıtay Ceza Dairesi’nin verdiği onama kararı hukuksuz sayılıyor. Kararın bozulması ve tutuklunun da tahliye edilmesi gerekiyor.

AİHM VE YARGITAY KARARLARINA GÖRE HAK İHLALİ

Türkiye’de en son Yargıtay Genel Kurulu Raportör hakimliği yaparken ihraç edilen Süleyman Bozoğlu, tebliğnamenin tutuklu açısından önemini Bold Medya’ya değerlendirdi:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay’ın kararlarına göre, tebliğnamenin tutukluya ve avukatlarına tebliğ edilmemesi silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Turan Canpolat hakkında verdiği onama kararı, eğer tebliğname tutuklunun kendisine ya da avukatlarına tebliğ edilmeden verildiyse hukuka aykırıdır. Bu durumda Yargıtay’ın onama kararına Yargıtay Başsavcılığınca itiraz edilmesi ve Ceza Genel Kurulunca onama kararının kaldırılması gerekir. Kural olarak tebliğname sanığa tebliğ edilmeden ve bu tebliğ, belgeyle ispatlanmadan dosya Yargıtay Ceza Dairesinde incelemeye alınmaz. Aksi halde sanığın savunma hakkı kısıtlanmış olur. Bununla birlikte bizim kanunlarımız avukatla takip edilen işlerde avukata yapılan tebligatı yeterli görüyor. Fakat ideal olan bu değil. Gerçek anlamda savunma hakkının tesis edilebilmesi için tutukluya ve tutuklunun avukatlarına ayrı ayrı tebliğnameyi tebliğ etmek gerekir. Somut olayda; eğer Turan Canpolat’a tebliğname tebliğ edilmemişse, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin onama kararına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından “hak ihlali” kararı verilecektir. Nitekim bu konuda pek çok emsal karar bulunmaktadır.”

TURAN CANPOLAT’IN DİLEKÇELERİ

Hücredeki avukattan mektup var: Tarihe geçtiğimin farkındayım

Okumaya devam et

Popular

Shares