Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Suriye’nin kırılgan ekonomisine ABD’den “Sezar Yasası” darbesi

Suriye Lirası dolar karşısında rekor değer kaybı yaşarken ABD ülkeye yönelik yeni yaptırımları devreye soktu. Yaptırımların kötü durumdaki Suriye ekonomisini olumsuz etkilemesi bekleniyor.

BOLD – ABD, Suriye yönetimine yönelik “uzun süreli” yeni ekonomik yaptırımların ilkini dün uygulamaya koydu. Yaptırım uygulananlar arasında ilk kez Suriye Devlet Başkanı Besar Esad’ın eşi Esma Esad da yer aldı. Yaptırım listesine alınan ve aralarında Esma Esad’ın da olduğu 39 kişinin, eğer varsa ABD’deki mal varlıkları da dondurulacak.

Sezar Yasası adı verilen kanunla Beşar Esad yönetiminin “sivillere yönelik cani saldırılarını durdurmasının” ve “barışçıl bir siyasi geçiş sürecine zorlanmasının” hedeflendiği açıklandı.

“İŞ YAPAN KİŞİ VE KURUMLARA DA YAPTIRIM”

Yasa ismini “Sezar” kod adlı bir askeri fotoğrafçıdan alıyor. Bu fotoğrafçının, Suriye hapishanelerinde işkence ve ölümü belgeleyen 52 bini aşkın fotoğraf çektiği belirtiliyor.

Listede Esma Esad’ın yanı sıra Beşar Esad’ın kardeşi Mahir, önde gelen Suriyeli iş insanlarından Muhammed Hemşo ve Suriye’de rejim saflarında savaşan Afgan Şii Müslüman Fatımiyyun grubu da bulunuyor.

Washington, Suriye hükümeti ya da listede bulunan kişilerle ticaret yapan kişi ya da firmalara da yaptırım uygulayabilecek.

“ESMA ESAD, SAVAŞIN EN FENA VURGUNCULARINDAN BİRİ”

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Sezar Yasası uyarınca yaptırım uygulanacak kişilerin listesini bugün kamuoyuyla paylaştı.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo açıklamasında “Çok daha fazla yaptırım öngörüyoruz ve Esad ve rejimi, Suriye halkına karşı gereksiz, vahşi savaşı sona erdirinceye kadar da durmayacağız” diye konuştu.

Pompeo yaptırımların “Esad rejiminin gelirleri ve savaşı sürdürmek için edindiği destek üzerinde bir ekonomik ve siyasi baskı kampanyasının başlangıcı olduğunu” söyledi.

İngiltere’de doktor bir baba ile diplomat bir annenin kızı olan ve geçmişte yatırım bankacılığı yapan Esma Esad, rejimin reformcu ve modern yüzü olarak biliniyor. Pompeo Esma Esad’ın ve ailesinin eşine verdiği destek ile “Suriye’deki savaşın en fena vurguncularından biri olduğunu” söyledi.

SURİYE EKONOMİSİ ZORDA

Yaptırımların kötü durumdaki Suriye ekonomisini olumsuz etkilemesi bekleniyor. Suriye Lirası aylardır değer kaybediyor. Yıl başında bir dolar 1000 Suriye Lirası’ndan işlem görürken bir doların değeri 3 bin 500 Suriye Lirası’na kadar yükseldi. 2011 yılında iç savaşın patlak vermesi öncesinde ise bir dolar 50 Suriye Lirası’ndan işlem görüyordu.

Sosyal medyaya Suriye Lirası banknotlarının sigara sarmak için kağıt olarak kullanıldığı görüntüler yansıdı.

Suriye’de paranın değeri düşerken gıda maddelerinin fiyatı ise artıyor. Bazı ürünlerde fiyat artışlarının yüzde 60 ila 70 seviyesine kadar yükseldiği belirtiliyor. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) ülke çapında açlık ve yoksulluğun giderek daha da arttığını duyurdu. OCHA verilerine göre Suriye’de yaklaşık 9 milyon 300 bin insan yeterli beslenemiyor. Bu sayının altı ay önceye göre 1 milyon 400 bin kişi daha artarak şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığı belirtiliyor.

OCHA Sözcüsü Danielle Moylan Suriye’deki açlık ve yoksullukla ilgili bir açıklama yaptı. Moylan “Bu yeni krizin ortaya çıkmasında öncelikle rekor düzeydeki gıda fiyatları rol oynadı” dedi.

Suriye Lirası’nın aşırı değer kaybetmesi sonrası ülkenin kuzeybatısında silahlı muhalif grupların kontrolünde olan İdlib vilayetinde Türk Lirası kullanılmaya başlandığı medyaya yansımıştı.

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de Türk Lirası kullanılmaya başladı

Dünya

Sanatın ve gençliğin kalbi dostluk ve iyilik için Romanya’da attı

Uluslararası Dil ve Kültür Festivali (IFLC), dünya turunu sürdürüyor. Romanya’da online ortamda gerçekleştirilen etkinlikte 14 ülkeden 55 öğrenci, sanat diliyle iyilik, dostluk ve değerlere saygı mesajları verdi.

BOLD – IFLC Romania YouTube kanalından yayınlanan etkinlikte, Endonezya’dan Mozambik’e, Amerika’dan Beyaz Rusya’ya kadar 4 kıtadan gençler, kendi dillerinde ve Türkçe performanslar sergiledi. Romanya ve Moldova’dan folklor grupları, halk dansları sundu.

DEĞERLERE SAYGI PROJELERİ

Programda öğrenciler, şarkı ve dans kombinasyonları eşliğinde sosyal mesaj vermeyi de ihmal etmedi. Bir projede öğrenciler, ülkenin tanınmış kültür insanlarını anarken, bir diğer çalışmada ünlü bir şarkı eşliğinde yardımseverlik duygusu üç farklı örnekle anlattı.

Etkinlikte Romanya’nın tanınmış parçalarından birini, beş ülkeden öğrenciler Romence seslendirdi. Balkan ülkelerinden derlenen Türkçe parçalar ve Romanya’nın farklı yörelerinden icra edilecek eserler, programa coşku kattı.

Programı Romanya devlet televizyonu spikeri İuliana Marciuc sundu. Uluslararası Dil ve Kültür Festivali, Romanya’dan sonra Amerika ve Avrupa kıtalarındaki etkinliklerle sanat yolculuğunu sürdürecek.

Okumaya devam et

Dünya

Beyrut’taki patlamadan siyasileri sorumlu tutan halk sokaklarda…

Beyrut Limanı’nda 6 yıldır tutulan amonyum nitratın patlamasından siyasileri sorumlu tutan Lübnan halkı, sokaklara çıktı. “Öfke Günü” adı verilen protestolarda sorumluların cezalandırılması isteniyor.

BOLD – Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 160 kişinin öldüğü patlamadan dört gün sonra halk “Öfke Günü” protestoları için Şehitler Meydanı’nda toplandı. Güvenlik güçleri protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Siyasi liderlere karşı düzenlenen protestolara çok sayıda Lübnanlı katıldı.

SİYASİLERE YOLSUZLUK SUÇLAMASI

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Beyrut Limanı’nda depolanan amonyum nitratın salı günü patlaması sonucu 5 bine yakın kişi de yaralandı. 300 bin kişi evsiz kaldı. Yaşananlarda hükumetin ihmali olduğunu düşünen halk, siyasileri “yolsuzluk yapmakla” suçluyor. İnfilak eden amonyum nitrat, kargo gemisinden 6 yıl önce çıkarılıp depoya konmuştu. Hükümet olayın sorumlularının bulunacağı sözü verdi ama halkın çoğunluğunun iktidara güveni yok. Patlamadan zarar gören mahalleleri ziyaret etmek isteyen iki Lübnanlı bakan halk tarafından bölgeden kovulmuştu.

SIRA ONLARI CEZALANDIRMAYA GELDİ

AFP’ye konuşan 29 yaşındaki Fares Halabi, “Öfke Günü” protestoları öncesi “Üç gün temizlik yaptıktan, molozları taşıdıktan ve yaralarımızı sardıktan sonra şimdi sıra öfke patlamasına ve onları cezalandırmaya geldi” dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun patlamayla ilgili uluslararası soruşturma açılması çağrılarını reddetti ve patlamaya “dış müdahale” olup olmadığını yerel yetkililerin inceleyeceğini söyledi.

PATLAYICI YAPIMINDA KULLANILIYOR

Lübnan Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, 2 bin 750 ton amonyum nitratın patladığını söyledi. Amonyum nitrat gübre olarak da kullanılıyor ama bu malzemeden patlayıcı da yapılabiliyor. Amonyum nitrat, 2014’ten bu yana herhangi bir güvenlik önlemi bulunmaksızın limandaki depoda tutuluyordu. Malzemeler MV Rhosus kargo gemisinden çıkarılmıştı. Bu kadar büyük bir patlayıcı maddenin şehrin merkezine yakın bir depoda bu kadar zaman tutulması tepkileri artırıyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, çarşamba günkü açıklamasında Lübnanlı yetkililerin şeffaf bir soruşturma yürütecekleri sözünü verdi ve ihmali tespit edilen sorumlulardan hesap sorulacağını ve en ağır cezaya çarptırılacaklarını söyledi.

İHMAL, KAZA YA DA ROKET…

Aoun, hükumetin yürüttüğü soruşturmanın üç ihtimale baktığını söyledi: İhmal, kaza veya roket, bomba ya da herhangi başka bir yolla dış müdahale…

Yetkililer patlamanın “malzemelerin alev alması” sonucu çıktığı ihtimali üzerinde duruyor ama Aoun’un bahsettiği “dış müdahaleye” ilişkin henüz bir kanıt bulunmuyor.

Aoun’un siyasi müttefiki Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah da patlamayla bir ilgileri olmadığını söyledi ve limanı Hizbullah’ın kontrol etmediğini, limanda herhangi bir silah veya mühimmat depolamadığını söyledi.

Nasrallah, “Açık ve net olarak bu depodaki patlama olayıyla hiçbir ilgimiz olmadığını ilan ediyorum. Füze, amonyum nitrat, mermi, yok böyle şeyler. Şimdi de yok, geçmişte de yoktu. Soruşturmayla açığa çıkacak. Eğer askeri bir eylemse soruşturma bunu ortaya koyar” dedi.

Okumaya devam et

Dünya

Koronadan sonra şimdi de SFTS virüsü alarmı verildi: Adres yine Çin!

Çin’de keneden bulaşan SFTS virüsünün yeni ve öldürücü bir salgına yol açtığı açıklandı. Virüs, keneden insana bulaşıyor ve öldürücü nitelik taşıyor.

BOLD – Global Times gazetesinin haberine göre Çin’de keneden insana bulaşan SFTS virüsünün yeni ve öldürücü bir salgına yol açtığı saptandı. Açıklanan son verilere göre Çin’in iki farklı vilayetinde görülen virüs şu ana kadar 60 kişiye bulaştı. Hastalananların 7’si hayatını kaybetti. SFTS önce Jiangsu, ardından Anhui vilayetinde görüldü.

Virüse yakalanan bir kadın, gazeteye demecinde hastalığın semptomlarının öksürük ve yüksek ateş olduğunu, ayrıca kandaki lökosit ve trombosit seviyesinin düştüğünü anlattı. 2011’de tespit edilen SFTS virüsü, kenelerden insana bulaşıyor. Araştırmacılar, viral enfeksiyonun belirli koşullar altında kan veya mukozadan kişiden kişiye de yayılabileceğini ifade ediyor.

Okumaya devam et

Popular